GÜNDEM - 23 Mart 2026 Pazartesi 15:58

Başkan Tugay: "İzmir’in hakkını sonuna kadar savunacağız"

A
A
A
Başkan Tugay: "İzmir’in hakkını sonuna kadar savunacağız"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Meslek Fabrikası binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne haksız şekilde devredilmesi girişimine karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini söyledi. Sabah erken saatlerde Meslek Fabrikası binasına giden İzmir Büyükşehir Belediye Tugay, burada yaptığı açıklamada "Bizim derdimiz nettir, duruşumuz açıktır. Bu konuda haklıyız ve bu haklılığımızı defalarca kamuoyuyla paylaştık. Ben burada olmak zorundayım. Bu mesele çözülene kadar da buradan ayrılmak istemiyorum. Çünkü bu yalnızca bir bina meselesi değil; bu, hukukun, kamu hakkının ve İzmir’in iradesinin korunması meselesidir" dedi.


Yıllardır binlerce İzmirliye meslek edindiren ve istihdam olanağı sağlayan Meslek Fabrikası’nın hizmet verdiği binanın da aralarında olduğu bazı tesislere Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce el konulması girişimine tepkiler sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay sabah erken saatlerde Halkapınar’daki Meslek Fabrikası binasına giderek burada bir açıklama yaptı.



"Mesele çözülene kadar buradayım"


Anlamsız bir kavga ya da değersiz bir sürtüşmenin tarafı olmadıklarını ifade eden Başkan Tugay, "Bizim derdimiz nettir, duruşumuz açıktır. Bu konuda haklıyız ve bu haklılığımızı defalarca kamuoyuyla paylaştık. Ben burada olmak zorundayım. Bu mesele çözülene kadar da buradan ayrılmak istemiyorum. Çünkü bu yalnızca bir bina meselesi değil; bu, hukukun, kamu hakkının ve İzmir’in iradesinin korunması meselesidir" dedi.



"Sonuna kadar mücadele"


Destek veren, iyi niyetle yanında olan olan herkese teşekkür ettiğini belirten Tugay, "Ancak şunu da açıkça ifade etmek isterim ki; iyi niyetli insanların olduğu bir yerde bu şekilde bir uygulama kabul edilemez. Bu durumu büyük bir üzüntüyle karşılıyorum. Elimden gelen her şeyi yapacağım. Bu yanlış, bu hukuksuz ve bu kötü uygulamayı durdurmak için sonuna kadar mücadele edeceğim. Kendisine ‘İzmir milletvekiliyim’ deyip İzmir’in malını Vakıflara devretmeye çalışanların da bir an önce kendilerine gelmesini temenni ediyorum. Herkes kendi görevini yeniden sorgulamalıdır. Bizim görevimiz, bu kentin hakkını savunmaktır. Biz İzmirliyiz. Bu şehirde büyüdük, hayatımız burada geçti. İzmir’in değerlerini, insanların hassasiyetlerini çok iyi biliyoruz. Ve açıkça söylüyorum: İzmir’e bu yapılmaz" diye konuştu.



"Binanın Vakıflarla bir bağı yok"


Binanın tarihçesinden de bahseden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay şunları söyledi:


"Söz konusu yapı, 1908 yılında özel kişiler tarafından un fabrikası olarak inşa edilmiştir. Vakıflar tarafından yapılmış bir eser değildir ve vakıflarla herhangi bir bağı bulunmamaktadır. 1926 yılında ise dönemin Bakanlar Kurulu kararı ve Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla bu yapı kamulaştırılmış, yani bedeli ödenerek kamu mülkiyetine geçirilmiştir. 1940 yılından itibaren de tapuda İzmir Büyükşehir Belediyesi adına tescil edilmiş ve o tarihten bu yana kesintisiz şekilde belediyenin mülkü olarak kalmıştır. 2007 yılında Vakıflar tarafından tapuya bir şerh konulmuş, ancak bu süreçte yaklaşık 1 milyon 300 bin lira ödeme yapılarak söz konusu şerh kaldırılmıştır. Yani bugün itibarıyla tapuda Vakıflara ait herhangi bir hak ya da şerh bulunmamaktadır. Daha sonra yapı restore edilmiş ve restorasyonun ardından bugüne kadar "Meslek Fabrikası" olarak hizmet vermeye devam etmiştir. Özetle; ortada hukuki dayanağı olmayan, kamu vicdanını yaralayan bir müdahale söz konusudur. Biz buna karşı durmaya, İzmir’in hakkını savunmaya devam edeceğiz."



"Bin türlü yolla sürekli ayağımıza çelme takılıyor"


Konuşmasında İzmirlilere de seslenen Başkan Tugay, "İzmir halkı bunu anlamalı; bu hukuksuzluklar bizi bitiriyor. Biz hizmet etmeye çalışıyoruz. İzmir’in dört bir köşesinde iyi şeyler yapalım, insanların yardımına koşalım, sorunlarını çözelim diye uğraşıyoruz. Göreve başladığımızdan beri adeta burnumuzdan getirmek için her şeyi yaptılar. ‘Belediye para kazanmasın, belediyenin imkanlarını kısıtlayalım, engel olabildiğimiz kadar engel olalım.’ Bin türlü yolla sürekli ayağımıza çelme takılıyor, sürekli engelleniyoruz. Ancak hiçbir şekilde vicdanım kabul etmiyor; eğer ‘buraya çökün, burayı alın’ dersem görevimi yapmamış olurum. O yüzden bireysel kararımdır. Gelen herkese çok teşekkür ediyorum. Kimseyi özel olarak çağırmadım. Herkes kendi duyarlılığı ile burada ama ben bu binayı başkalarının zorla almaması için elimden geleni yapacağım. İnsanlara söylüyoruz; ülkenize sahip çıkın. Eğer bunları yapmazsanız bunların arkası gelecek. Bu binanın hakkını savunmak, belediyenin hakkını savunmak benim görevim. Herkes bir daha kendi görevleri neler diye düşünsün" dedi.



"Elimden geleni yapacağım"


İzmirlilerin duyarlı olduğunu dile getiren Başkan Tugay, "Biz İzmirliyiz. İzmir’de insanların duyarlılıklarını hepimiz biliyoruz ve İzmir’e bu yapılmaz. Memleketimizin hiçbir köşesinde hiçbir haksızlık yapılmamalı. İzmir gibi vatanına ve milletine bağlı insanların olduğu bir şehre, iyi yürekli insanların olduğu bir şehre bu yapılmaz. Bunu büyük üzüntüyle karşılıyorum. Bu yanlış, hukuksuz, kötü işi durdurmak için elimden geleni yapacağım. İnşallah ‘ben İzmir milletvekiliyim’ deyip de İzmir’in malını Vakıflara vermeye çalışanlar da biraz akıllarını başlarına toplar ve İzmir’in hakkına hukukuna sahip çıkmayı akıl ederler. Halkımızın anlayışına ihtiyacımız var. Halkımızın bizi doğru anlamasına ihtiyacımız var. Burada anlamsız bir kavga, gereksiz bir sürtüşme içinde değiliz. Çok haklı olduğumuz, haklılığımızı defalarca açıkladığım bir konuda burada olmak zorunda olduğumuzu söylüyorum. Ben burada olmak zorundayım ve bu konu çözülene kadar buradan gitmek istemiyorum" diyerek sözlerini sonlandırdı.



Umudun fabrikası


İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, kurulduğu günden bu yana 29 merkezde yürütülen çalışmalar kapsamında 5 bin 800 kurs açtı, 145 bin 77 kursiyere mesleki eğitim imkânı sunuldu. Özellikle Halkapınar Kurs Merkezi, 2016 yılından bu yana 531 kurstan 13 bin 149 mezun vererek istihdama önemli katkı sağladı. Meslek Fabrikası bünyesinde faaliyet gösteren Dijital Gençlik Merkezi ile 2025 yılı şubat ayından bu yana 385 genç dijital becerilerle geleceğe hazırlandı. İstihdamı Geliştirme ve Destekleme Birimi aracılığıyla 37 bin 44 kişi açık iş ilanlarına yönlendirildi, bu süreçte 2 bin 694 yurttaş iş hayatına kazandırıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü, 35 alan ve 215 branşta eğitim faaliyetlerini sürdürüyor ve özellikle gençler ve kadınlar için mesleki gelişim ve istihdam odaklı çalışmalar yürütülüyor.



İzmir Büyükşehir Belediyesi restore etti


1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile Meslek Fabrikası’nın Halkapınar’da yer alan binası, belediye mülkiyetine geçti ve uzun yıllar "un fabrikası" ve belediye deposu olarak kullanıldı. 2007 yılında İZSU mülkiyetindeki bina üzerinde bulunan "vakıf şerhi", bedeli ödenerek kaldırıldı ve mülkiyet tamamen İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne geçti. 2015-2017 yıllarında İzmir Büyükşehir Belediyesi, harabe halindeki tarihi binayı yaklaşık 17 milyon TL’lik büyük bir bütçeyle restore ederek "Meslek Fabrikası" adıyla hizmete açtı. Atıl durumda kalabilecek bir tarihî yapı kent yaşamına kazandırılarak İzmir halkının eğitim aldığı, üretim yaptığı ve meslek sahibi olduğu örnek bir kamusal mekâna dönüştürüldü. Bu yönüyle yapı yalnızca bir taşınmaz değil, İzmir halkının ortak emeğinin ve kamusal yararın somut bir örneği oldu.



Hukuki süreç


2025 yılının ekim ayında Vakıflar Genel Müdürlüğü, belediyeye hiçbir tebligat veya bilgi vermeden Tapu Müdürlüğü üzerinden binayı kendi üzerine tescil ettirdi. Bu işlem, Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırıldı. Bu yılın ocak ve şubat aylarında belediyenin mülkiyetin el değiştirdiğini öğrenmesi üzerine hukuki süreç başlatıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, "hukuksuz el koyma" iddiasıyla tapu iptal davası açtı. 25 Şubat’ta İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi bir açıklama yaparak Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve bir gasilhane binasının belediyeden habersiz şekilde Vakıflara devredildiğini kamuoyuna duyurdu. Mart ayının başında İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi, mülkiyet ihtilafı nedeniyle bina için "ihtiyati tedbir" kararı aldı. 10 Mart’ta Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün itirazı üzerine mahkeme ihtiyati tedbir kararını kaldırdı. Bu durum, binanın tahliye edilmesinin önünü açtı. 18 Mart’ta Vakıflar Bölge Müdürlüğü, belediyeye binanın boşaltılması için tebligat gönderdi.



Eski un fabrikasıydı


Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Tuzakoğlu Fabrikası adıyla anılan bina, 1908’de Osmanlı vatandaşı olan Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’nin girişimleriyle un fabrikası olarak inşa edildi. 1914’te İzmir’in sadece un sektöründe değil, bütün sektörleri içinde en büyük işletmelerden biri haline geldi. İzmir’e ilk giren Türk süvari müfrezesi, Halkapınar’daki Tuzakoğlu Fabrikası önünde yoğun bir ateşle karşılaştı, fabrikadan açılan ateşte dört Türk eri şehit düştü. Binanın hemen yanında Cumhuriyet’in ilk yıllarında dikilmiş ve üzerinde ‘Vatan ve Namus’ yazan Dokuz Eylül ‘Şehitler Abidesi’ yer alıyor. 1922’den sonra İzmir Belediyesi’ne geçen bina, bir ara ekmek fabrikası olarak işletildi, ardından da farklı alanlarda hizmet vererek günümüze kadar ulaştı.



Başkan Tugay: "İzmir’in hakkını sonuna kadar savunacağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Büyükşehir’in açık hava buz pateni pisti bayramda 2 bin 820 kişiye hizmet verdi Kayseri Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. tarafından Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi içerisinde hayata geçirilen Açık Hava Buz Pateni Pisti, bayramda 2 bin 820 kişiye hizmet verdi. 16 Mart’ta hizmete açılan tesis, açılışa özel olarak bayram boyunca vatandaşlara ücretsiz buz pateni yapma imkânı sundu. Altın Bayrak ödüllü Avrupa Spor Şehri ve 2029 Dünya Spor Başkenti adayı Kayseri, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın spor vizyonu doğrultusunda spor yatırımlarına bir yenisini daha eklerken, Büyükşehir’in son hizmete açtığı tesislerden Açık Hava Buz Pateni Pisti, Ramazan Bayramı’nda ilgi odağı oldu. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin sporu tabana yayma ve vatandaşları farklı spor branşlarıyla buluşturma hedefi doğrultusunda, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın talimatlarıyla Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi içerisinde yapımı tamamlanan ve 16 Mart’ta hizmete açılan Açık Hava Buz Pateni Pisti, bayramda 2 bin 820 kişiye hizmet verdi. Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. tarafından işletilen ve bayram boyunca ücretsiz buz pateni hizmeti veren tesis, bayramda gençler başta olmak üzere buz pateni meraklıları ile doldu. Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi içerisindeki Açık Hava Buz Pateni Pisti’nde paten yapma imkânı bulan sporseverler, Büyükşehir Belediyesi’nin spor alanındaki hizmetlerinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, Başkan Büyükkılıç’a vizyoner hizmetlerinden dolayı teşekkür ettiler. Kayseri, Büyükşehir ile Spor Alanında Zirveye Yürüyor Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın spora ve sporcuya verdiği önem ve destek çerçevesinde Büyükşehir’in proje ve yatırımları, Kayseri’yi spor alanında emin adımlarla zirveye taşıyor. Şehrin uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapma hedefleri doğrultusunda geliştirilen Açık Hava Buz Pateni Pisti, özellikle gençlerin ve çocukların buz sporlarıyla tanışmasına da imkân sağlayacak. Modern altyapısı ve güvenli kullanım alanlarıyla dikkat çeken açık hava buz pisti, hem amatör hem de profesyonel spor meraklılarını bir araya getirmeyi amaçlıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, bu yatırımla birlikte sporu, dört mevsim yaşanabilir bir şehir kültürü haline getirmeyi hedefliyor.
Bursa Olgun gençler, yaşlılara saygı haftasında hünerlerini sergiledi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Aktif Yaşam Merkezi sakinleri, ‘Yaşlılara Saygı Haftası’ kapsamında birbirinden renkli etkinliklerle keyifli anlar yaşadı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Aktif Yaşam Merkezleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen programlar, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulması ile başladı. Etkinlikler, Ressam Şefik Bursalı Sanat Galeri’ndeki sergi ve Tayyare Kültür Merkezi’ndeki konserle devam etti. Huzurevi sakinleri tarafından hazırlanan eserlerden oluşan serginin açılışında, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen katılan Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız’ın yanı sıra, Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi, Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Düşünsel Şentürk, Büyükşehir bürokratları ve olgun gençler yer aldı. Sergiyi gezen Başkanvekili Saldız, eser sahipleriyle sohbet ederek çalışmalarından dolayı tebrik etti. Serginin ardından etkinlikler ‘Huzurevi Korosu’ konseriyle devam etti. İki bölümden oluşan konserin ilk bölümünde Şef Kemal Alevli’nin yönetiminde Türk Sanat Müziği eserlerini seslendiren olgun gençler, ikinci bölümde ise şef Kemal Kamalı yönetiminde solo ve koro halinde eserler icra etti. Huzurevi sakinleri, sergiledikleri başarılı performansla dinleyenlerden büyük alkış aldı. Konser sonunda konuşan Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, olgun gençlerin kent yaşamı içinde daha güçlü biçimde yer almaları, sosyal ve kültürel hayata daha aktif katılmaları ve kendilerini değerli hissetmeleri gerektiğini belirtti. Büyüklerimizin geçmiş ve gelecek arasında kurulan en güçlü köprü olduğunu söyleyen Saldız, düzenlenen etkinliklerin dayanışmanın, moralin, aidiyet duygusunun ve birlikte yaşama kültürünün güçlü bir yansıması olduğunu dile getirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Huzurevleri Vakfı Başkan Yardımcısı Gürkan Kaya ise sergideki eserlerin her birine titizlikle sahip çıkan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Konuşmaların ardından Başkanvekili Saldız, sanatçılara hediye takdim etti.
Malatya Kayısı üreticilerine manolya hastalığı uyarısı Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde görevli Ziraat Mühendisi Şevket Fidan, kayısılarda çiçeklenme döneminde görülen manolya hastalığına karşı üreticileri uyararak, özellikle yağış öncesi ve sonrası ilaçlamanın hayati önem taşıdığını söyledi. Kayısılarda çiçeklenmenin yüzde 5-10 seviyelerine ulaştığı dönemin kritik olduğunu belirten Fidan, pembe tomurcuk döneminde bakırlı ilaçların kullanıldığını, çiçeklenmenin yüzde 5-10’a ulaşmasıyla birinci, yüzde 90-100’e ulaşmasıyla ise ikinci ilaçlamanın yapılması gerektiğini ifade etti.Küresel iklim değişikliğiyle birlikte yağışların çiçeklenme dönemine denk geldiğine dikkat çeken Fidan, "Yağış bekleniyorsa çiçeklenme oranı yüzde 1-2 seviyesinde dahi olsa üreticilerimizin vakit kaybetmeden ilaçlama yapması gerekir. Yağış sonrası ise ilaçlama mutlaka tekrarlanmalıdır" dedi. Manolya hastalığının bulaştıktan sonra tedavisinin mümkün olmadığını kaydeden Fidan, "Bu hastalıkta en önemli mücadele yöntemi koruyucu ilaçlamadır. Hastalık oluşmadan önce önlem alınmalıdır. Yağmur ve nem hastalığın en önemli etkenleridir" ifadelerini kullandı Hastalığın görüldüğü bahçelerde 2 ila 3 yıl ürün alınamadığını belirten Fidan, üreticilerin doğru zaman, doğru doz ve doğru ilaç kullanımına dikkat etmesi gerektiğini söyledi. İlaç kullanımında etken maddeye dikkat edilmesi gerektiğini de ifade eden Fidan, üreticilerin her yıl farklı etken maddeli ilaçları tercih etmesi ve mutlaka il/ilçe tarım müdürlüklerinden reçeteli, kayısıya ruhsatlı bitki koruma ürünlerini kullanmaları gerektiğini kaydetti.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunmasına devam etti ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının sekizinci oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşma Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın savunması ile devam etti. Sukas, "Bir örgüte üye olduğum iddiasını kabul etmiyorum. Böyle bir örgütün varlığını da kabul etmiyorum. İddialar gerçek dışıdır ve bazı kişilerin tarafıma yönelttiği iftiradır. Ekrem İmamoğlu ile hiyerarşik ilişkim söz konusu değildir" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının sekizinci oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada bazı Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri, taraf avukatları, sanık yakınları ve izleyiciler hazır bulundu. Duruşmada geçtiğimiz hafta savunma yapmaya başlayan Ağaç A.Ş. Genel Müdürü tutuklu sanık Ali Sukas’ın beyanlarının alınmasına devam edildi. Sukas savunmasında, "Biz Sayıştay denetimine tabiyiz. Hem Ticaret Kanunu’na göre şirketin menfaatlerini korumamız gerekiyor hem de kanuna göre hareket etmemiz gerekiyor. Çok dikkatli ve prensipli hareket etmek zorundayız. Bizim zarar etme lüksümüz yok. 2023 seçimlerinde eşimin seçim çalışmaları için biz bir ön hazırlık yapmamıştık, geç kalmıştık biz. Seçimde çalışmaya yönelik küçük ticari araçlara ihtiyacımız vardı. Bu konuyu iş insanı Ahmet Sari ile konuştum. ‘8-10 tane bulduk’ dedi. Fiyatını konuştuk. Seçime 1 ay vardı. 180-200 bin civarında hepsine 1 ay kira bedeli biçti. Anlaştık. Seçimden sonra araçları teslim ettiğimizde, ödeme yapmak istedik ancak ‘bizim size desteğimiz olsun, katkımız olsun’ dedi. Ben bunu kabul etmek istemedim. Ahmet Sari benim gözümün içine bakarak ‘ben Ağaç A.Ş.’den alacaklarımı alamıyorum. O yüzden bunları vermek zorunda kaldım’ derse ben bu cezayı yatmaya hazırım. Bir örgüte üye olduğum iddiasını kabul etmiyorum. Böyle bir örgütün varlığını da kabul etmiyorum. İddialar gerçek dışıdır ve bazı kişilerin tarafıma yönelttiği iftiradır. Ekrem İmamoğlu ile hiyerarşik ilişkim söz konusu değildir. Bir çıkar örgütüne adanmışlık gösterdiğim iddiası söz konusu değildir. Dosyada suçlandığım eylemlerde tek bir para transferi yoktur. Beraat edeceğime inancım tam" dedi. Ali Sukas’ın savunmasının ardından duruşmaya 1 saat ara verildi.