GÜNDEM - 25 Eylül 2025 Perşembe 14:51

Başkan Tugay: "Yoksa ben de cezaevinde olurdum"

A
A
A
Başkan Tugay: "Yoksa ben de cezaevinde olurdum"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "İzmir’de çöp depolama alanları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kapatıldı" diyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’i yalanladı. "Zeybek yanlış bilgilendirilmiş" diyen Başkan Tugay, "Harmandalı’nı Bakanlık kapatmadı, mahkeme kararıyla kapatıldı. Bakanlık yeniden açılma sürecinde şehrimizin sorunlarının çözümü için bize bir yol açtı. Doğruların ifade edilmesi açısından bunları söylüyorum" dedi.


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, gündemden düşmeyen şehirdeki çöp krizi ve kooperatiflerle ilgili basın toplantısı düzenledi. AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan’ın CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’in İzmir’deki çöp krizi ile ilgili olarak bakanlığı hedef alan açıklamalarının ardından yaptığı "Bundan sonra ricalarınız kapalı kapılar ardında değil! Bütün basının ve tüm İzmir’in önünde olacak" açıklamasına değindi.



"Kapalı kapalar ardında kimseyle görüşme yapmıyoruz"


Tugay açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bakanlıkla uyumlu çalışmak zorundayız. Zaman zaman iktidar partisinin İzmir temsilcileriyle de konuşmak zorundayız. Kapalı kapalar ardında kimseyle görüşme yapmıyoruz. Yapıcı bir anlayışla görüşüyoruz. İzmir’in atık bertaraf tesisi yapma işini birileriyle konuşmak kapalı kapılar adından konuşmak değildir. Kapalı kapılar ardında pazarlık yapmadık! Lütfen bunu düzeltsinler. Hiç kimseden hiçbir ahlaksız talebimiz olmadı, ahlaksız ilişkinin içinde olmadık. İzmir siyasete kurban edilmesin, yardımcı olabilecek herkesten tabi ki yardım isteyeceğiz. Yardım edene de teşekkür edeceğiz."



"Zeybek yanlış bilgilendirilmiş"


CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’in, çöp depolama alanlarının 10 gün önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kapatıldığını ve belediyelerin bu nedenle çöpleri depolayacak alan bulmakta zorlandığını iddia etmişti. Başta AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan olmak üzere diğer milletvekillerinin sert tepki gösterdiği Zeybek, Başkan Tugay tarafından da yalanlandı.


Başkan Tugay, "Zeybek’le telefonda görüştüm, kendisi yanlış bilgilendirilmiş. Harmandalı’nı Bakanlık kapatmadı, mahkeme kararıyla kapatıldı, yeniden açılma sürecinde Bakanlık gerçekten bizi de zorlayan bir süreç yürüttük ama şehrimizin sorunlarının çözümü için bize bir yol açtı. Bu süreci AK Parti İl başkanı Bilal Saygılı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan yakından takip etti. Bu sürecin çözümünde katkıları olmuştur. Doğruların ifade edilmesi açısından bunları söylüyorum" dedi.



Çöp konusu siyasete malzeme edilmesin


Danıştay kararı ile Harmandalı çöplüğünün kapatılmasının ardından kentte yaşanan çöp krizine ilişkin açıklamasında, "Çöp konusunun siyasete malzeme edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Siyaset üstü yapılması gerekiyor. Bir metropolde yaşıyoruz. Her gün 5 bin 500 ton civarında atık çıkıyor. Bu atıkların bertarafı halk sağlığı gözetilerek yapılması gerekiyor. Hangi partiden olursanız olun bu konu herkes için önemlidir. Bu sorun herkesi ilgilendirir. Bazı şeyleri herkesin doğru okuması lazım. Birileri kamuoyunun aklını karıştırmaya çalışırken herksin bu bilgilere sahip olması lazım. Atık 3 aşamalı. Çöpleri toplama, transfer bir diğeri de bertaraf. Toplama aşaması kanunla ilçe belediyelerine verilmiştir. Her ilçe belediyesi sınırları içerisinde her atığı toplamakla yükümlüdür. Toplama konusu Büyükşehir’in sorumluluğu değildir. Transfer konusu, ilçeden alıp nereye götürülecekse oraya götürme ve bertaraf etme konusunda Büyükşehir’in sorumluluğundadır. Bunları herkes aklında doğru oturtsun. İzmir’in çöpleri ile ilgili yeni bertaraf tesisleri kuralım diye çaba gösterilirken diğer taraftan ilerleme sağlanamayan konular ve ayrıca şehrin hızlıca büyümesi ve atık miktarının fazla olması nedeniyle Harmandalı kullanılmaya devam ediliyor. Harmandalı’nın çöp depolama ve bertaraf alanı olarak kullanılmasıyla ilgili bir sonuçlanmış bir dava var. Buna herkesin bakması lazım, bu bölgenin kullanılmasıyla ilgili neden dava açıldı. 2020 yılında heyelan riski nedeniyle açılmış bir dava var. 2023 yılında mahkemenin kararı var ama 25 Haziran 2025’te bu karar kesinleşti, Danıştay onayladı. Bu alanı kullanamamaya başladık" ifadelerine yer verdi.



"Özçelik, haksız iddialarla günah keçisi ilan edildi"


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kooperatif davasında Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Arzu Özçelik’e yöneltilen iddialara yanıt verdi. Tugay, "Arzu Özçelik hangi siyasi parti üyesi? Bu insan memur. Senelerdir İzmir BB’de daire başkanlığı yapmış. Bana bir tane yazı bulun altında sadece Özçelik’in imzası olsun. Kimse o dönem Genel Sekreter Yardımcısının adını telaffuz etmiyor. Halbuki kararların altında imzası var. Neden onu suçlamıyorlar? Genel Sekreter neden o dönemde sesini çıkarmadı? O dönem başkan kimdi? Böylesine haksız iddia olabilir mi? Arzu Hanım tertemiz bir insan. Geçen dönem o kadar hatalı işler yapıldı ki, kentsel dönüşüm daire başkanlığını kapattılar. Ben geldiğim zaman yeniden açtım. O dönem sordum, ‘bu işte kim iyidir?’ diye, ‘Arzu Hanım’ dediler. Kurumda ben geldiğimde de vardı. ‘Kurumun hafızasını yok ettiler’ diyorlar. Hafızayı Arzu Hanım da taşıyor. Arzu Hanım görevini iyi yapan bir insan. Kimse onu günah keçisi yapamaz. Başarılı bir daire başkanımıza bunların söylenmesini kabul etmiyorum" dedi.



"Bana iftira atıldı"


Üç gün süren kooperatif davasında kendisine yöneltilen iddiaların iftira olduğuna dikkat çeken Tugay, "Haksız yere suçlanmaktan rahatsız olduğumuz bir konu da İzmir BB’nin kentsel dönüşüm projelerinin kooperatifler eliyle yaptırılmasıyla ilgili süreç. Bu sürecin sonunda eski belediye başkanın, İZBETON eski Genel Müdürünün, il başkanımızın, genel sekreterin tutuklu olarak yargılanmaları konusu. En başında şunu söyleyeyim: Kooperatif konusunda biz hiçbir makama, savcılığa herhangi bir şikayette bulunmadık. Yargılamaların tutuklu olarak yapılmasını doğru bulmuyoruz. Bu yargılamalar tutuksuz yapılmalıdır. Serbest bırakılmaları bizim de talebimizdir. Suçlanan kooperatifler ve kişiler konuşmalarında zaman zaman adımı geçirerek ya da ima ederek şunu söylüyorlar, Tugay göreve geldikten sonra kooperatif inşaat yapmasını durdurdu. Bu detaylı olarak düzeltmeye ihtiyaç duyan bir iftiradır" dedi.



"Yoksa ben de cezaevinde olurdum"


Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın uyarıcı ve talimat verici bir yazı yazdığını dile getiren Cemil Tugay, "İZBETON yüklenici olarak kooperatifi veremez ve kooperatif de müteahhitlik belgesi olmadığı için inşaatların yapımını üstlenemez. Bu tespit Sayıştay tarafınca aynı şekilde yapıldı. Ben göreve geldikten sonra içişleri bakanlığından İzmir BB’ye gönderilen başmüfettişin incelemesi sonucunda rapora yansıdı. İZBETON’un bir alt yüklenici olarak kooperatiflere inşaatları veremeyeceği, kooperatif verme işlerinin ihalesiz yapıldığı raporlarda yazıyor beni kişisel görüşüm değil. Bugün İzmir BB Başkanı olarak ben ve diğer arkadaşlarımız bunların muhatabı durumundayız. Bunların üzerine kararlar almak zorundayız. En acımasız iddia şudur: bu kararın kooperatif sürecinin askıya alınması ve inşaatların İzmir BB tarafından durması kararı üzerinden husumet beslediğimiz konusu bir iftiradır. Bu kararı almamızın sebebi Sayıştay, Çevre Şehircilik Bakanlığı ve Teftiş kuruludur. Burada hukuksuzluk var diye belirttiği şeyleri dikkate almak zorundayız. Aksi takdirde ben de cezaevinde olurdum. Bürokrat arkadaşlarımız da yargılanırdı" dedi.


İçişleri Bakanlığı raporunun ardından kararlar almak zorunda kaldıklarını dile getiren Başkan Tugay, "İşin iki boyutu var. İnşaatlar yapılıyor muydu, ilerliyor muydu diye bakmamız lazım. İlerlemiyorsa kim mağdur oluyor? En önemli mağduriyet hala arsalarını belediyeye veren hak sahipleri. Hak sahiplerinin belediyeden aldığı bir söz var, belediye tapuları aldı ve ’evleri teslim edeceğiz’ dedi, etmezsek taahhüdümüzü yerine getirmemiş oluyoruz. Önemli olan konu İzmir BB adına verilmiş bu taahhüdün yerine getirilmesidir. Biz onu yapmak zorundayız. Değişik makamların müfettişlerin bağlı olduğumuz üst makamların uyarılarını dikkate almamak, dinlememek gibi bir lüksümüz olamaz. Kanunla problem yaşayacağımız çok açık. Kendi özgürlüğümüz yok o alanda, dikkate almak zorundayız. Sayıştay ‘İleride kamu zararı oluşmaması adına ivedi şekilde inşaat faaliyetlerinin durdurulması’ ifadelerini kullandı. En son İçişleri Bakanlığı müfettişi bize bunu raporladığında Temmuz 2024’tü. Ondan sonra biz bazı kararlar almak zorunda kaldık" dedi.



İnşaatların durumu


İnşaatların son aşamalarını anlatan Tugay, "Biz göreve geldiğimizde inşaatların durumu neydi? 5 tane kooperatif var. Örnekköy 3 ile 2021 yılında sözleşme imzalanmış, Kasım 2023’te bitmesi öngörülmüş yani biz göreve gelmeden aylar önce bitmesi gerekiyormuş, 210 gün süre uzatılmış ve Nisan 2024’te biz göreve gelince inşaat yüzde 20 seviyesinde tespit edilmiş. Ben o dönemde yorum dahi yapmadım. Temmuz 2024’te mahkeme aracılığıyla seviye tespiti yaptırdık ve yüzde 22 seviyesindeydi. ‘Bu inşaatlar yapılıyordu’ dedikleri inşaatın sözleşme süresi dolmuş, uzatma süresi de dolmuş, 4 ayda yüzde 2 ilerletilmiş. Siz belediye başkanı olsanız bu inşaat biter der misiniz? Sayıştay bu usulsüz, hukuksuz biz sözleşme diyor. Bu durumda biz ‘hayır sizi dinlemiyoruz 4 ayda yüzde 2 ile yapılan inşaatlara devam edeceğiz’ diyebilir miyiz. 4. Etap’ta Aralık 2023’te inşaatın bitmiş olması lazım. 7 ay ek süre verilmiş, 4 Temmuz 2024’te bitmiş olmalıydı. İnşaatların seviyesi yüzde 32, Temmuz sonunda yüzde ise 35. Biz inşaat yapıyorduk dedikleri yerde yüzde 3 ilerleme gerçeklemiş ve ek süreler dahil bitmiş. Daha vahimleri var. Uzundere’de Ağustos 2022’de sözleşme yapılıyor Kasım 2025’de teslim edilecek. Nisan 2024’te göreve geldiğimde arkadaşlarımızın saha tespitinde inşaat yüzde 4.9 seviyesinde. Temmuz 2024’te mahkemenin tespitine göre yüzde 5.3. Uzundere üçüncü etapta bazı binalarla ilgili inşaat ruhsatı belediyeden alınmamış. Uzundere dördüncü etapta nisan ve temmuz ayında inşaat seviyesi yüzde sıfır. Hiç inşaat yapılmamış. İnşaat ruhsatları da hiç alınmamış. 2023 mayıs ayında sözleşme imzalanıyor herhangi bir inşaat faaliyeti gerçekleşmemiş ve hiçbir inşaat yapılmamış. Bu durumu seyretmeye devam mı etmeliydik? Oradaki hak sahiplerinin evlerine kavuşması için inşaatları biz yapmaya karar verdik. Gaziemir’de Şubat 2022’de imzalanıyor Haziran 2024’de bitecek deniliyor. Nisan’da göreve geldiğimizde yüzde 9.5 temmuzda mahkemenin tespitinde 9.75. Binde 2 fark var ama hesaplamadan kaynaklanan bir şeydi. Gaziemir’de hiçbir faaliyet yok olduğu yerde duruyor" dedi.



Kendimi savunmak zorundayım


Kooperatif davasıyla ilgili alakalarının olmadığını belirten Tugay "İZBETON’nun bazı harcamalarıyla ilgili teftiş kurumunun bazı belgelerini bildirdik ama davada konuşulan tamamen kooperatif ve kentsel dönüşüm konusu oldu. Onunla bizim hiçbir ilgimiz yok. Buradan siyasi hasımlık, biz kendi partilimiz olan bazı insanları zor durumda bırakıyoruz gibi ifade kimse kullanmasın. İçinde bulundukları mağduriyetten bize siyasi fatura çıkarmaya çalışıyorlar, bunu kabul etmiyorum. Bu kadar apaçık gerçekler, belgeli gerçekler varken kalkıp kimse bana bu iftirayı atamaz. Ben kooperatif konusunda kimseyle ilgili suç duyurusunda bulunmadım. Ben bu suçlamaya maruz kalmasaydım bu açıklamayı da yapamayacaktım. Önüne gelen anlamsız şekilde beni suçladığı için kendimi savunmak zorundayım" ifadelerini kullandı.



Başkan Tugay: "Yoksa ben de cezaevinde olurdum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Etkin pişmanlık ifadesi veren Özkan Yalım: "Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım" Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" dedi. Görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Yalım ifadesinde, "Ben etkin pişmanlık kapsamında samimi bir şekilde ikrarda bulunmak istiyorum. İfademi özel müdafilerim eşliğinde vereceğim. Detaylı şekilde anlatacağım üzere kamu zararı oluşturacak şekilde belediye kaynaklarını şahsi iş ve ilişkilerimde kullandığım için pişmanım, oluşan zararı gidereceğime söz veriyorum" diye konuştu. "2 futbolcunun eşini belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum" Uşakspor’da oynayan 10 futbolcunun belli dönemlerde belediye kadrosunda işçi gösterildiğini söyleyen Yalım, şunları kaydetti: "Uşakspor kadrosuna dahil futbolcuların ödemelerine yardımcı olmak maksadıyla hatırladığım kadarıyla 24 futbolcudan 10 tanesini belli dönemlerde belediyede işçi kadrosunda göstererek buradan maaş almalarını ve alınan bu maaşın kendilerine ödenmesi gereken maaştan eksik kalan kısmına mahsup edilmesini sağladım. Yine hatırladığım kadarıyla 2 futbolcunun eşini de aynı şekilde belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum. Bunlardan bir tanesi fiilen belediyede bir süre çalıştı ancak diğeri herhangi bir şekilde fiilen çalışmadı. Uşak’ta bulunan amatör basketbol takımı ‘İlkler Şehri’ isimli basketbol takımına destek olarak belediyenin bütçesinden yaklaşık 3-4 ay boyunca her ay 1 milyon 400 lira olacak şekilde para yardımında bulunuldu. Bu aylık ödenen 1milyon 400 bin liranın, 400 bin lirası basketbol takımı için kullanıldı ancak aylık ödenen paranın yaklaşık 1 milyon lirası Uşakspor futbolcularına kalan ödemelerine mahsup olacak şekilde ödendi. Uşakspor bir anonim şirket yapılanmasına sahiptir, yönetim kurulunda Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, o dönemde sonrasında özel kalem müdürü görevine getirilen Hasan Doğukan Kurnaz, Meclis Üyesi Özhan Özgöbek, Necati Köksal, Meclis Üyesi Akif Şanlı ve yine Meclis Üyesi Yüksel Doğan isimli şahıslar bulunmaktadır." Uşakspor’da oynayan futbolcuların maaşlarını şahsi olarak ödediği için Uşakspor’dan bağış olarak toplanan paraları alarak kendi şirketindeki çalışanlarına maaş olarak ödediğini ifade eden Yalım, "Bu paralar Uşakspor’a bağış adı altında gelen nakit paralardır. Ancak daha önce şahsi hesabımdan çekerek elden nakit olarak yapmış olduğum ödemelerden kalan alacağımı gelen bu bağışlar arasından bir bölümünü alıyordum. Bunları da yine kendi şirketim olan Yalım Garden çalışanlarına ödenmek üzere kullanmış olabilirim. Bazı dönemlerde şahsi şirketim olan Yalımlar şirketine ait SGK ödemelerinde param olmadığı için sıkıştığım durumlarda bunları Uşakspor’a bağış olarak gelen paralar içerisinde daha önceden olan alacaklarıma mahsup olacak şekilde alarak kendi hesaplarıma yatırttığım ve bununla şirketime ait sigorta borçlarını ödediğim de olmuştur" şeklinde konuştu. Belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerden bahseden Yalım, "Metin Çekçek isimli şahıs Uşak’ta tekstil alanında faaliyet gösteren varlıklı bir iş adamıdır ve daha öncesinde de Uşak Belediyesine birçok yardımda bulunmuştur. Soruşturmaya konu belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerin yakınlarında bulunan arazileri öncesinde satın alan Osman Nuri Vardı ve Adem Tuğrul Kaya isimli şahıslar bana ulaşarak ihale gerçekleşmediği için arazileri aldıkları fiyattan geri satmak istediklerini ilettiler. Ben bu arazileri şahsım adına satın almaya karar verdim ancak o dönemde yeteri kadar param olmadığı için Metin Çekçek isimli şahıstan 2025 yılı Eylül aylarında 130.000 dolar borç para aldım. Bu parayı Metin Çekçek’in kardeşi olan Çetin Çekçek’e ait Uşak’ta bulunan iş yerinde battaniyeye sarılı şekilde dolar olarak aldım. Çetin Çekçek bana yanlış anlaşılma ihtimaline binaen parayı battaniye içerisine sararak, sıfır bir battaniye poşetinin içerisine sıkıştırarak teslim etti. Ben de kendisine kendi düzenlediğim, imzalı ve borç olarak aldığıma dair beyanımı içeren kağıdı teslim ettim. Bu evrak Çetin Çekçek isimli şahıstadır" ifadelerini kullandı. "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu" Ebru Yurtuluğ ile olan ilişkisini anlatan Yalım, "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu. Kendisi Uşak Belediyesinde yaklaşık 3 ay çalıştı. Ben Ankara’dan Uşak’a dönerek belediye başkanı olduktan sonra Ebru Yurtuluğ belediyede işe başladı ve özel kalemde sekreter olarak çalışıyordu. Gönül ilişkimiz olduğu dönemde kendisiyle ortak kalma niyetiyle Safir Sitesinde bir daire satın aldım ve bu dairenin yüzde 50 hissesi bana, yüzde 50 hissesi Ebru Yurtuluğ adına tapuda kayıtlı olacak şekilde düzenlendi. Ancak bu dairede ikimiz de hiç yaşamadık. Dairenin parasını ben şahsi hesabımdan ödedim" dedi. Belediye parası ile eve aldığı halılardan pişman olduğunu ve karşılamak istediğini söyleyen Yalım, "Uşak’ta bulunan ve belediye iştiraki olan ‘Dokur Evi’ isimli şirketten bu daireye 4 adet halı gönderilmesi talimatı verdim. Şoförüm Murat Altınkaya’yı Dokur Evi’ne göndererek halıları teslim almasını ve Safir Sitesindeki eve götürmesini söyledim. Murat Altınkaya halıları alarak eve götürdü ve halılar bu eve serildi. Bu halıların teslim alındığına dair hatırladığım kadarıyla herhangi bir evrak imzalamadım. Belediyeye ait Dokur Evi’nde dokunan halılar el dokuması olup Uşak’a özgü halılardır ve metrekaresinin yaklaşık 5 bin lira civarında olduğunu hatırlıyorum. Bundan dolayı pişmanım ve meydana gelen zararı ödemek isterim" diye konuştu. Şahsi işleri için kullandığı kamu kaynaklarından bahseden ve pişman olduğunu ifade eden Yalım, şunları kaydetti: "Şahsıma ait Ankara Celal Bayar Plaza’da çocuklarım adına kayıtlı bir ofis bulunmakta ve bu ofiste bazı beyaz eşyalar ile mobilyalar yer almaktaydı. Ofis kiralandıktan sonra bu eşyaların kullanılmayacağı için Uşak’a getirilmesi gerekiyordu. Uşak Belediyesi adına Devlet Malzeme Ofisi’nden 4 adet araç satın alındı ve bu araçlar Ankara’da teslim alındı. Araçların Uşak’a getirilmesi süreci ile eşyaların taşınma sürecini aynı döneme denk getirerek araçların boş gelmemesi için bu şekilde bir düzenleme yaptık. Eşyaların yükleme ve indirme işlemlerini şoförüm Murat Altınkaya ve yanında bulunan belediye personelleri yaptı. Bu eşyalar hatırladığım kadarıyla 2 seferde Uşak’taki otelime taşındı. Yine İzmir’de bulunan ve oğlumun öğrencilik döneminde kullandığı evdeki eşyalar boşta olduğu için Uşakspor teknik direktörü Ergün Pembe’nin kullanması amacıyla Uşak’taki evime getirilmesi talimatını verdim. Şoförüm Murat Altınkaya ve belediye personelleri Uşak Belediyesine ait 2 araçla İzmir’e giderek eşyaları alıp Uşak’taki eve yerleştirdiler. Ancak Ergün Pembe bu evi fiilen hiç kullanmadı. Her iki olayda da belediye araçları ve personelleri kullanıldığı için oluşan kamu zararını gidermek isterim." "Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı doğrudur" Belediyeye ait araçların eşinin şahsi işlerinde kullandığını belirten Yalım, "Uşak’ta bulunan Bayram Reklam isimli firma belediye adına daha önce farklı tarihlerde ihaleler almış bir firmadır. 2025 yılı içerisinde ‘satarız.com’ isimli firmanın yüzde 30 hissesini oğlum Özhan Yalım adına satın aldım. Şahsıma ait bilboardlarda Bayram Reklam aracılığıyla bu firmanın reklamlarının yapıldığı doğrudur ancak bu reklamların ödemeleri şahsi şirketim tarafından yapılmıştır. Uşak Belediyesi adına kayıtlı çeşitli araçların eşim ve küçük oğlum Anıl’ın şahsi kullanımlarına tahsis edildiği doğrudur. Ayrıca 18 yaşından küçük oğlum Anıl Yiğithan belediyeye ait Vito marka araçla şahsıma ait Çeşme’de bulunan yazlığa götürülüp getirilmiştir. Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı da doğrudur. Bu durumlardan doğan kamu zararını ödemek isterim" sözlerini söyledi. "Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın dönüşüm işlemlerinin bedellerinin Uşak Belediyesi tarafından ödendiğini açıklayan Özkan Yalım, şunları kaydetti: "Uşak Belediyesi bünyesinde şahsım adına kullanılmak üzere Ankara’dan satın alınan V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri İstanbul’da Dizayn Oto tarafından yapılmıştır. Aynı şekilde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri de aynı firma tarafından yapılmış ve her iki aracın dönüşüm bedelleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir. Bu süreçte her iki aracın VIP dönüşüm faturalarının tek fatura olarak düzenlenerek Uşak Belediyesi Sosyal Tesisleri Şirketi tarafından ödendiğini biliyorum. Uşak Belediyesine ait araç için yaklaşık 25 bin Euro + KDV, Özgür Özel’in kullanımına tahsisli araç için ise yaklaşık 170 bin Euro + KDV ödeme yapıldığını hatırlıyorum. Bu işlemlerden dolayı pişmanım ve oluşan kamu zararını gidermek istiyorum. Benim Uşak’ta bulunan Yalım Garden Otelimde CHP milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları zaman zaman konaklamaktadır ancak bu kişilerden ücret alınmadığı için otel kaydı açılmamakta ve emniyete bildirim yapılmamaktadır. Gelen misafirler bazen konaklamakta, bazen kısa süreli kullanım için odaları kullanmaktadır. Özgür Özel de geçmişten gelen tanışıklığımız nedeniyle yaklaşık 7-8 kez otelde konaklamıştır." "CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim" 2023 CHP Kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılması için Özel’e 1 milyon 200 bin lira nakit para verdiğini söyleyen Yalım, "Eski Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ile Özgür Özel’in geçmişte otelin restoranında birlikte yemek yedikleri doğrudur ancak aralarında bir ilişki olup olmadığına dair kesin bir bilgim yoktur. Ayrıca pandemi döneminde Özgür Özel’in talebi üzerine Volkswagen bayisiyle görüşerek Taigo model bir aracı babası adına ayırttım ve fiyat farkı olan yaklaşık 180 bin lirayı kendi hesabımdan ödedim. Ayrıca 2022 yılında Özgür Özel’in ailesine hediye çantalar gönderdim ve kendisine de bir saat hediye ettim. 2023 yılı sonunda CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özgür Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim. Bu paranın 200 bin lirasını Manisa’daki evine bıraktım, 1 milyon lirayı ise Denizli’de yakın arkadaşı Demirkan isimli şahsa teslim ettim" sözlerini söyledi. Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahiplerinin Uşakspor’a bağış yapmak istediğini ifade eden Yalım, "Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahipleri Uşakspor’a bağış yapmak istediklerini ilettiler. Bu süreçte bazı kişilerden araç alımı için borç aldım ve işletme sahiplerinin Uşakspor’a düzenli bağış yapacaklarını öğrendim. Bu konuların ifadelerde geçen hususlarla ilgili olduğunu düşünüyorum. Gözaltına alındığım gün Seher Akay’ın üzerinde bulunan telefon bana aittir. Telefonu belediyeye götürmesi için kendisine vermiştim ve kendisinin herhangi bir suç kastı yoktur. Ali Rıza Demir isimli şahsın belediyeye verdiği 1 milyon 500 bin lira tutarındaki çekin futbolcu tarafından kabul edilmemesi üzerine bu çeki bozdurarak parasını şahsi işlerimde kullanmış olabilirim" dedi. "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım" Etkin pişmanlık kapsamında bildiği her şeyi anlattığını ifade eden Yalım, "Ebru Yurtuluğ’un evinde ele geçirilen belediyeye ait bilgisayarı kendisine hediye etmedim. Görevden ayrıldıktan sonra iade etmemiş olabileceğini düşünüyorum. Cezaevinde tarafıma CHP genel merkezinden gelen mektup sonrası savunma süresi verilmeden partiden ihraç edildiğimi öğrendim. Daha önce istifa dilekçesi verdiğim halde dikkate alınmadığını düşünüyorum. Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" diye konuştu. Yalım’ın avukatları ise, "Müvekkilimizin beyanlarına aynen katılıyoruz. Müvekkil tüm bildiklerini açık ve doğru şekilde anlatmıştır, deliller toplanmıştır, karartılacak delil yoktur. Tutuklama gerektiren bir durum bulunmamaktadır, öncelikle tahliyesini, aksi halde adli kontrol uygulanmasını talep ediyoruz" dedi.
İstanbul Interpol-Europol’ün ‘en çok arananlar’ listesinde bulunan şüpheli yakalandı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Antalya Emniyet Müdürlüğü ve MİT ile ortaklaşa düzenlediği operasyonda, ‘Difüzyon Mesajı ile Cinayet’ suçundan Interpol-Europol en çok arananlar listesinde bulunan şüpheli Antalya’nın Alanya ilçesinde yakalandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesiyle Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Antalya Emniyet Müdürlüğü, İnterpol-Europol tarafından ‘en çok aranan’lar listesinde bulunan Tunahan Çetkin (29) isimli şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Çalışmada, Europol tarafından hakkında "Difüzyon Mesajı ile Cinayet" suçundan aranma kaydı bulunan Çetkin’in bulunduğu adres tespit edildi. Şüphelinin Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunduğu adrese operasyon düzenlendi. Yapılan operasyonda şüpheli Tunahan Çetkin yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliye yönelik yapılan sorgulamada, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından kaydı olduğu tespit edildi. Ayrıca şahsa yönelik yapılan araştırmalarda, bir mesajlaşma uygulaması üzerinden eylem hazırlıkları yaptığı ortaya çıktı. Şüphelinin, Interpol-Europol tarafından yayınlanan en çok arananlar listesinin başında yer aldığı tespit edildi.