SAĞLIK - 08 Nisan 2026 Çarşamba 10:48

Bebeklikte kansere yakalanan minik kahramanların umut veren zaferi

A
A
A

İzmir’de bebeklik döneminde kanser tanısı alan ve zorlu tedavi sürecini tamamlayarak sağlıkla büyüyen çocuklar ve aileleri ile tedavileri başarıyla tamamlanan yetişkin hastalar özel bir etkinlikte bir araya geldi. Aynı hastalıkla mücadele edip sağlığına kavuşan ve şampiyonalara hazırlanan Dolunay Elmacı’nın hikayesi ise benzer süreçleri yaşayan aileler için büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Minik Dolunay, "Ben bu hastalığı yendim, iyileştim. Bunu herkes başarabilir" diye umut dolu konuşma yaptı.

Henüz bebekken kanser teşhisi konulan ve günümüzde tedavilerini başarıyla tamamlayarak kimi eğitim hayatına adım atan kimi ise oyun çağının tadını çıkaran çocuklarla yetişkin hastalar 1-7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle Acıbadem İzmir Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü tarafından düzenlenen "Bir umut da sizden olsun" başlıklı etkinlikte buluştu. Yetişkin, çocuk hastalar ve aileleri tanıdan tedaviye kanser yolculuklarını, acı tatlı hatıralarını, deneyimlerini dinleyicilerle paylaştı.

Bebeklikte kansere yakalanan minik kahramanların umut veren zaferi

Bu özel etkinlikte renkli kostümler giyen maskotlar eşliğinde oyunlar oynayan çocuklar, yüz boyama aktivitesiyle keyifli anlar yaşadı. Hastane odalarındaki ağır tedavileri geride bırakan minikler ve aileleri, umutlarını dilek ağacına astı. Uzman hekimlerin de katıldığı anlamlı etkinliğin sonunda, çocukların sağlıkla büyümesi temennisiyle gökyüzüne rengarenk balonlar uçuruldu. Henüz 4-5 aylık bir bebekken nöroblastom tanısı konulan ve iki yıllık zorlu tedavinin ardından sağlığına kavuşan 10 yaşındaki Dolunay Elmacı da cimnastikte kazandığı madalyalarıyla organizasyonda yer aldı. Minik sporcunun kanseri yenerek şampiyonalara uzanan bu hikayesi, zorlu süreci yaşayan aileler için adeta bir umut ışığı oldu.

Bebeklikte kansere yakalanan minik kahramanların umut veren zaferi

"Erken müdahale başarıyı artırıyor"

Etkinlikte Acıbadem İzmir Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü Koordinatörü Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Karabulut "Günümüz kanser tedavisinde yeni yaklaşımlar ve umut veren gelişmeler", Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nur Olgun da "çocukluk çağı kanserlerinde dünden bugüne gelişmeler" başlıklı konuşmalar yaptı. Kanserde farkındalığı artırmanın, korkuları yenerek erken teşhis ve tedaviye odaklanmanın önemini vurgulayan Prof. Dr. Bülent Karabulut, "Her yıl nisanın ilk haftası Kanser Haftası olarak anılıyor. Bizler senenin her günü kanser hastalığıyla mücadele içindeyiz ve şifa bulan çok sayıda hastamız var. Bu mücadeleyi yalnızca bir haftaya sığdırmasak da bu dönemlerde toplumsal farkındalık daha da yükseliyor. Amacımız kanserden korunma, erken teşhis ve tedavi süreçlerinde toplumdaki korkuları yenerek hastaların vakit kaybetmeden hekimlere ulaşmasını sağlamaktır. Türkiye’de kanser genellikle ölümle özdeşleştirilen fobik bir hastalık olsa da artık bu algının değişmesi gerekiyor. İnsanlarımıza ’Ya kötü bir şey çıkarsa?’ korkusundan kurtularak, hastalığın tedavisinin mümkün olduğu bilincini yerleştirmeye çalışıyoruz. Günümüzde cerrahi, radyoterapi, tanı ve tedavi yöntemleri çok gelişti. Özellikle akıllı ilaçlar ve immünoterapiler, iyileşmez denilen hastalara dahi umut oluyor. Bu nedenle halkımızın süreci donanımlı merkezlerdeki uzman hekimlere bırakarak, korkmadan ve cesurca hastalıklarıyla yüzleşmelerini istiyoruz. Bu bilimsel yaklaşımın sonunda, dışarıdan bakıldığında olağanüstü gibi görünen ama bizim için sıradan olan büyük başarılar elde ediliyor." ifadelerini kullandı.

Bebeklikte kansere yakalanan minik kahramanların umut veren zaferi

"Yaşam oranları yüzde 75’lere dayandı"

Kanser Haftası kapsamında düzenlenen halka açık panelde erken tanının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Nur Olgun, "Türkiye’deki bütün erişkin ve çocuk onkoloji klinikleri erken tanının önemini vurgulayarak kanserden korkulmaması gerektiği yönünde umut dolu mesajlar veriyor. Şu anda Türkiye çapında çocukluk çağı kanserlerinde geldiğimiz nokta çok iyi; yaşam oranları yüzde 70’leri geçerek yüzde 75’lere dayandı. Çocukların sağlık güvencesi altına alınmasının ve gelişen tedavi yöntemlerinin bu başarıdaki payını artırıyor. 0-18 yaş arasındaki tüm çocukların sağlık güvencesinde olması ve SGK kapsamında tedavi ediliyor olmaları çok önemli bir adımdır. Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi tekniklerdeki yenilikler bu başarılı sonuçları getirdi. 2025 yılı itibarıyla baktığımızda, önceleri yüzde 5 seviyesinde olan ileri evre hastalıklardaki yaşam oranları bugün yüzde 70-71’leri zorluyor. Hedefe yönelik tedavilerin ve immünoterapilerin de devreye girmesiyle bu tablonun daha da iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Sonuç itibarıyla Türkiye olarak çocuk onkolojisinde çok iyi bir konumdayız" dedi.

Bebeklikte kansere yakalanan minik kahramanların umut veren zaferi

"Hedefi Türkiye şampiyonluğu"

Hastalıkla mücadele edenlere umut olmak için etkinliğe katılan Dolunay Elmacı, 4-5 aylıkken kendisine nöroblastom tanısı konulduğunu ve iki yıl boyunca tedavi gördüğünü belirtti. Şu anda 10 yaşında olduğunu ifade eden Elmacı, cimnastik sporuna devam ettiğini ve Türkiye şampiyonalarına hazırlandığını kaydetti.

Bebeklikte kansere yakalanan minik kahramanların umut veren zaferi

Abdurrahman Derici - Hasan İnce

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Büyükşehir DESKİ’den Bekilli’ye 21,5 milyonluk su yatırımı Denizli Büyükşehir Belediyesi DESKİ ekipleri, Bekilli ilçesi Yeşiloba Mahallesi’nde kullanım ömrünü tamamlayan ve kapasitesi yetersiz kalan eski su deposunun yerine 21,5 milyon TL’lik yatırımla yeni bir içme suyu deposu ve iletim hattı yapılması için çalışma başlattı. Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi (DESKİ) Genel Müdürlüğü, vatandaşlara kesintisiz ve sağlıklı içme suyu ulaştırmak amacıyla yatırımlarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda vatandaşlara daha sağlıklı, kesintisiz ve güvenli içme suyu temin edilmesi amacıyla Bekilli ilçesi Yeşiloba Mahallesi’ne yeni içme suyu deposu ve iletim hattı inşa ediliyor. Zamanla yıpranan eski yapı su kayıp-kaçaklarına neden oluyor, depo hacminin küçük olması nedeniyle eski depo yetersiz kalıyordu. Yapının taşıyıcı sistemlerinde gözlemlenen deformasyonlar muhtemel yıkılma riski oluştururken, bu durum güvenlik açısından da ciddi bir tehlike arz ediyordu. Ayrıca deponun ayaklı yapısı, periyodik temizlik ve bakım çalışmalarının yapılmasını güçleştiriyordu. Yüksek kapasiteli modern çözüm Tüm bu sorunları ortadan kaldırmak amacıyla modern inşaat teknikleriyle ve uzun ömürlü malzemelerle inşa edilen yeni depo, hem kapasite hem de dayanıklılık açısından bölgeye sağlıklı su hizmeti verecek. Toplamda 21,5 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilecek olan proje kapsamında ayrıca 6 bin 230 metrelik içme suyu iletim hattı döşenerek suyun mahalleye güvenli, verimli ve kesintisiz biçimde ulaşması sağlanacak.