KÜLTÜR SANAT - 30 Nisan 2026 Perşembe 16:14

Bergama Müzesi’nde ’Mimari Zerafet Buluşması’

A
A
A
Bergama Müzesi’nde ’Mimari Zerafet Buluşması’

İzmir’in Bergama ilçesinde gerçekleştirilen "Mimari Zerafet Buluşması" tarih ve mimarlık meraklılarını bir araya getirdi.


Bergama Müzesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte Bergama Kültür ve Sanat Vakfı (BERKSAV) Başkanı Fatih Özbek konuşmacı olarak katıldı. Söyleşinin açılışında konuşan Müze Müdürü Nilgün Ustura, bir önceki buluşmada Bergama dışındaki çalışmalara odaklandıklarını hatırlatarak, bu kez kentin kendi iç dinamiklerini ve mimari yapısını ele alacaklarını ifade etti.


BERKSAV Başkanı Fatih Özbek, Bergama’nın tarihsel gelişimini antik dönemden Roma dönemine uzanan geniş bir perspektifte değerlendirdi. Özbek, kentin yerleşim yapısının özellikle MÖ 2. yüzyıldan itibaren önemli değişimler geçirdiğini, Helenistik dönemde akropol çevresinde yoğunlaşan yaşamın zamanla ovaya ve batı yönüne doğru kaydığını anlattı.


Bergama’nın antik çağdaki kent dokusunun iki ana eksen üzerinden geliştiğini belirten Özbek, Selinus ve Kestaios (Bakırçay) çevresindeki yerleşimlerin zamanla birleşerek güçlü bir şehir yapısı oluşturduğunu ifade etti. Roma döneminde ise kentin, batıya doğru genişleyerek bugünkü çarşı ve yerleşim alanlarının temelini oluşturduğunu dile getirdi.


Özbek, Pergamon’un antik dünyadaki önemine de değinerek, kentin Efes Antik Kenti ve Smyrna (İzmir) ile birlikte güçlü bir rekabet ve etkileşim içinde olduğunu söyledi. Bu üçlü yapının, dönemin kültürel ve siyasi dengelerinde önemli rol oynadığını vurguladı.


Konuşmasında kentin mimari zenginliğine dikkat çeken Özbek, akropolün görkemli yapısının antik çağda güneş ışığında adeta parladığını ve uzaktan bile etkileyici bir siluet oluşturduğunu ifade etti. Kentin farklı bölümlerinin kendine özgü işlevlere sahip olduğunu belirten Özbek, özellikle aşağı kentte ticaret, yukarı kesimlerde ise idari ve dini yapıların yoğunlaştığını söyledi.


Sağlık merkezi olarak bilinen Asklepion hakkında da bilgi veren Özbek, buranın antik dönemde yalnızca bir tedavi merkezi değil, aynı zamanda ruhsal ve kültürel bir şifa alanı olarak görüldüğünü aktardı. Asklepion’un kentin son uzantısı olarak kabul edildiğini belirten Özbek, buraya ulaşımın bile özel bir mimari kurgu ile tasarlandığını ifade etti.


Roma döneminde Bergama’da büyük ölçekli projelerin hayata geçirildiğini dile getiren Özbek, imparatorluk kültü çerçevesinde inşa edilen tapınakların kente ayrıcalıklı bir statü kazandırdığını söyledi. Özellikle Augustus döneminde başlayan imparatorluk tapınağı geleneğinin, Bergama’yı öne çıkaran unsurlardan biri olduğunu vurguladı.


Konuşmada ayrıca Roma dönemi tiyatroları, hamam yapıları, eğitim alanları ve ticaret merkezleri gibi pek çok mimari unsur ele alındı. Özbek, bu yapıların yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamın da önemli parçaları olduğunu belirtti.


Söyleşinin devamında yeniden söz alan Nilgün Ustura ise günümüzde Bergama’da yürütülen koruma ve uygulama süreçlerine değindi. Ustura, kentte yapılan bazı yapıların altında kalan, ışıklandırılarak düzenlenmiş arkeolojik alanların önemine dikkat çekti. Bu çalışmaların hem tarihi görünür kılmak hem de kent yaşamıyla bütünleştirmek adına önemli olduğunu ifade etti.


Koruma sürecine ilişkin hassasiyetlerini dile getiren Ustura, "Bizden korkulmasını değil, bize yardımcı olunmasını istiyoruz. Bergama tarihine hep birlikte sahip çıkmalıyız" diyerek ortak sorumluluk vurgusu yaptı. Sit alanlarıyla ilgili süreçlere de değinen Ustura, bazı bölgelerin 3. derece sit alanından 1. derece sit alanına dönüştüğünü, bu alanlarda imar izni verilmediğini belirtti.


Müze Müdürlüğü olarak vatandaşların yanında olmaya çalıştıklarını ifade eden Ustura, kimi durumlarda imar planlarının tarihi kalıntılarla çakışabildiğini söyledi. Bu gibi durumlarda hem kültürel mirasın korunması hem de yapıların statik güvenliği göz önünde bulundurularak projelerde revizyon talep ettiklerini dile getirdi.


Katılımcıların ilgiyle takip ettiği söyleşi, Bergama’nın zengin tarihi mirasını ve mimari katmanlarını farklı bir bakış açısıyla ele alarak büyük beğeni topladı.



Bergama Müzesi’nde ’Mimari Zerafet Buluşması’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Çankırı’da ihracat Mart ayında 40 milyon 702 bin dolar oldu Türkiye İstatistik Kurumu tarafından verilen bilgiye göre, Çankırı’da 2026 yılı Mart ayında ihracat 40 milyon 702 bin dolar oldu. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) ‘Dış Ticaret İstatistikleri’ni açıkladı. Paylaşılan verilere göre, 2026 yılının Mart ayında Çankırı’da yapılan ihracat 40 milyon 702 bin dolar oldu. Gerçekleşen ihracatın ISIC Rev4 ürün sınıflamasına göre dağılımı incelendiğinde ilk sırada 30 milyon 20 bin dolar ile "iç ve dış lastik imalatı" ürün grubu bulundu. Bu ürün grubunu 6 milyon 961 bin dolar ile "makarna, şehriye, kuskus vb. unlu mamullerin imalatı" ve 924 bin dolar ile "ana demir ve çelik imalatı" ürün grubu takip etti. Mart ayında Çankırı’dan ISIC Rev4 sınıflamasına göre 44 farklı ürün grubundan ihracat gerçekleşti. Mart ayında Çankırı’dan 77 farklı ülkeye ihracat yapılmış olup ilk sırada 9 milyon 923 bin dolar ile Almanya yer aldı. En fazla ihracatın gerçekleştiği ikinci ülke 7 milyon 221 bin dolar ile Birleşik Krallık olurken üçüncü sırada 4 milyon 47 bin dolar ile Fransa bulundu. Çankırı’nın 2026 yılı Mart ayındaki ithalatı ise 14 milyon 235 bin dolar oldu. 36 farklı ürün grubunda gerçekleştirilen ithalatta ilk üç sırada, 3 milyon 906 bin dolar ile "birincil formda plastik ve sentetik kauçuk imalatı" ürün grubu, 2 milyon 345 bin dolar "temel kimyasal maddelerin imalatı" ve 2 milyon 230 bin dolar ile "diğer çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerin yetiştirilmesi" ürün grubu yer aldı. Mart ayında 29 farklı ülkeden Çankırı’ya yapılan ithalatta ise ilk sırada 1 milyon 872 bin dolar ile Çin yer aldı. İkinci sırada 1 milyon 551 bin dolar ile Tayland, üçüncü sırada 1 milyon 502 bin dolar ile Rusya Federasyonu takip etti. Öte yandan, Mart ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı Çankırı’da 285,9 oldu.
Gaziantep Türk dünyası Şehitkamil’de buluşuyor Şehitkamil Belediyesi, kültür ve edebiyat alanında önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bu yıl 5’incisi düzenlenecek olan Uluslararası Türk Dünyası Edebiyat ve Kitap Festivali, 04-09 Mayıs tarihleri arasında geniş kapsamlı etkinliklerle gerçekleştirilecek. Şehitkamil Belediyesi tarafından Gaziantep Valiliği, Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfı, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı ve Uluslararası Eser Sahipleri Birliği’nin katkılarıyla hayata geçirilecek festival, Türk dünyasının ortak kültürel mirasını güçlendirmeyi hedefliyor. Festival kapsamında 4 gün boyunca sürecek kitap fuarı ve edebiyat etkinlikleri, kitapseverleri ve akademik çevreleri bir araya getirecek. 7 ülkeden uzman isimler katılacak 4 Mayıs’ta kapılarını açacak olan organizasyonda Türkiye’nin yanı sıra Macaristan, Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Türkmenistan ve Azerbaycan’dan alanında uzman yazarlar, akademisyenler ve kültür insanları yer alacak. Katılımcılar düzenlenecek konferans, panel ve söyleşilerde; tarih, edebiyat ve kültürel miras başlıklarında bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Dülük’te konser Festival, yalnızca edebi yönüyle değil, kültürel etkinlikleriyle de dikkat çekecek. Programın ikinci gününde sevilen sanatçı Osman Öztunç, tarihi atmosferiyle öne çıkan Dülük Antik Kenti’nde sahne alarak katılımcılara unutulmaz bir konser deneyimi yaşatacak. Müziğin ve tarihin iç içe geçeceği bu özel etkinlik, festivalin en dikkat çeken anlarından biri olacak. Kültür gezileri düzenlenecek Etkinliklerin üçüncü gününde ise katılımcılar, Gaziantep’in önemli kültürel miras alanlarından Dülük Antik Kenti ve Zeugma Mozaik Müzesi’ni ziyaret edecek. Bu gezi programı sayesinde misafirler, bölgenin köklü tarihini yakından tanıma fırsatı bulacak; aynı zamanda Türk dünyasının ortak geçmişine dair izleri yerinde inceleyebilecek. Şehitkamil’de gerçekleştirilecek olan 5. Uluslararası Türk Dünyası Edebiyat ve Kitap Festivali, kitapların, fikirlerin ve kültürlerin buluşma noktası olarak hem şehir hem de Türk dünyası adına önemli bir platform sunacak.