SAĞLIK - 08 Ağustos 2025 Cuma 10:24

Beynin derinliklerine uzanan umut: DBS

A
A
A
Beynin derinliklerine uzanan umut: DBS

Beynin belirli bölgelerine yerleştirilen elektrotlarla uygulanan Derin Beyin Stimülasyonu (DBS), Parkinson’dan epilepsiye kadar birçok hastalıkta yaşam kalitesini artırıyor. Gelişmiş görüntüleme ve yapay zeka destekli teknikler sayesinde her hastaya özel tedavi planları yapılabiliyor.


Her insan beyninde milyarlarca nöron bulunuyor ve bu hücreler elektriksel ve kimyasal sinyaller kullanarak birbirleriyle iletişim kuruyor. Çeşitli rahatsızlıklar, beynin farklı bölgelerindeki nöronların daha az aktif olmasına neden olabiliyor. Etkilenen beyin bölgesine bağlı olarak o bölgede kontrol edilen yeteneklerde bozulmalar yaşanabiliyor. Bu durumda önemli bir gelişme olarak kaydedilen Derin Beyin Stimülasyonu (DBS) ile Parkinson, epilepsi gibi hastalıkların tedavisinde umut olarak görülüyor.


Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, DBS yöntemi hakkında önemli bilgiler verdi. Parkinson hastalığı, distoni, epilepsi gibi hareket bozukluklarının yanı sıra tedaviye dirençli depresyon, takıntı hastalığı (OKB) ve bağımlılık gibi psikiyatrik hastalıklarda son yıllarda kullanılan Derin Beyin Stimülasyonu (DBS) pek çok hasta için umut olabiliyor. 3. Avrupa Nöroloji ve Nöropsikiyatri Kongresi’nde Derin Beyin Stimülasyonu (DBS) ile ilgili klinik sonuçlar ve güncel teknolojik gelişmelerle ilgili bilgi veren Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, bu yöntemin sadece motor semptomları değil, aynı zamanda hastaların yaşam kalitesini de belirgin şekilde artırabildiğini vurguladı.



Bilimsel olarak umut oluyor


Op. Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, "Artık beynin içindeki devreleri görüntüleme ve hedefe yönelik elektriksel uyarılarla yeniden dengeleme imkanına sahibiz. Bu, hem bilimsel hem insani anlamda büyük bir umut kaynağı" dedi. Ayrıca DBS’nin geleceği hakkında da bilgi veren Op. Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, "Gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve yapay zekâ destekli programlama sayesinde her hastaya özel tedavi planları yapılabiliyor. Özellikle Parkinson hastalarında kullanılan yeni nesil ‘yönlendirilmiş elektrot’ sistemlerinin, beyin içindeki hedef alanlara daha hassas uyarılar gönderebiliyor" ifadelerini kullandı.



Her hastada aynı düzey yanıt olmayabilir


Derin Beyin Stimülasyonu’nın, beyinde milimetrik düzeyde belirlenen hedeflere elektrot yerleştirilerek uygulanan cerrahi bir girişim olarak tanımlandığını söyleyen Op. Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, "DBS, yalnızca hareket bozukluklarında değil, bazı psikiyatrik tablolarda da umut verici sonuçlar verebiliyor ancak her hastada aynı düzeyde yanıt beklemek doğru olmaz. Bu yöntem dikkatli hasta seçimi, detaylı değerlendirme ve deneyimli merkezlerde uygulama gerektiriyor" değerlendirmesinde bulundu.



Detaylı değerlendirme şart


"DBS tedavisi öncesinde hastalar detaylı nörolojik ve psikolojik değerlendirmelerden geçirilir. Doğru hasta seçimi, tedavinin başarısında kritik bir rol oynar" diyen Op. Dr. Kaan Tuğberk Özdemir, "Cerrahi işlem sonrası hastalar birkaç gün hastanede izlenir ve ardından evde iyileşme sürecine devam eder. Tedavi sonrası, hastaların büyük bir kısmı hareket kontrolünde ve yaşam kalitesinde belirgin iyileşmeler bildirmiştir. Araştırmalarda DBS tedavisi uygulanan hastalar, günlük yaşamlarını daha rahat sürdürebildiklerini ve bağımsızlıklarını yeniden kazandıklarını ifade etmektedir. Parkinson hastaları, titreme ve kas sertliğinde azalmalar yaşarken, esansiyel tremor hastaları ise titremenin büyük ölçüde kontrol altına alındığını belirtmiştir" şeklinde görüş verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek" AK Parti Genel Başkanı Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, İsrail ordusunun Küresel Sumud Filosu’na düzenlediği saldırıya ilişkin, "Bir gün umuyoruz ki İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek. İsrail bunları ödesin diye biz de elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Umuyoruz ki sivil inisiyatifler Gazze’deki insan hakları ihlallerini çok daha fazla uluslararası gündeme getirsin" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Sivas’ta parti il başkanlığını ziyaret eti. Yalçın, düzenlediği basın toplantısında İsrail’in Gazze ablukasını kırmak ve insani yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda müdahalesini kınadı. İsrail’in canlı yayında soykırıma imza attığını ifade eden Yalçın, "75 binden fazla sivili katletti. Bu sivillerin maalesef yarısını çocuklar ve kadınlar meydana getiriyor. Gerçekten korkunç bir olayla karşı karşıyayız. Maalesef büyük güçler dediğimiz, uluslararası hukukun, insan haklarının, demokrasi gibi değerlerin temsilcisi olduğunu iddia eden birçok devlet, birçok devlet başkanı bu çıplak gerçekliği, bu soykırımı görmezden gelmeye devam ediyor. Biz Türkiye olarak uluslararası kamuoyunda her türlü zeminde ister Cumhurbaşkanımızın yaptığı ikili toplantılarda olsun, ister daha geniş katılımlı uluslararası toplantılar olsun her türlü bunu dile getirip uluslararası kamuoyunun zirvesine taşımaya çalışıyoruz. Türkiye’nin dış politika önceliklerinin merkezinde her zaman Gazzeli masumlar var ve her zaman masumların hakkını savunmaya gayret gösteriyoruz. Ama gördüğünüz gibi ortada bir ateşkes var olmasına rağmen hala Gazze’de insan hakları çiğnenmeye devam ediyor. Hala Gazze’de sivil insanlara saldırmaya devam ediyorlar. Hala Gazze’yi kıtlık ve açlığa sürüklemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu anlamda Gazze’ye yapılabilecek her türlü desteği, yardımı biz açıkça destekliyoruz. Ama İsrail bu tür sivil inisiyatiflere bile katlanamayacak bir terör yapısıdır. Gördüğünüz gibi yine uluslararası sularda yol alan sivil inisiyatiflere bile saldırabilecek kadar alçak bir yapıdan bahsediyoruz. Yine aynı suçu işledi" dedi. "İsrail bu yaptıklarını cezasını topyekun ödeyecek" İsrail’in dünyanın gözünün önünde bu suçları işlemeye devam ettiğini kaydeden Yalçın, "Bir gün umuyoruz ki İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek. İsrail bunları ödesin diye biz de elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Umuyoruz ki sivil inisiyatifler Gazze’deki insan hakları ihlallerini çok daha fazla uluslararası gündeme getirsin. Kamuoyunu daha fazla aydınlatsın. Umuyoruz ki İsrail’den korkan, laf edemeyen devlet başkanları, artık İsrail’in işlediği bu suçları daha açık bir şekilde dile getirmeye başlasınlar. Türkiye ve Cumhurbaşkanımız bu anlamda öncü bir rol oynuyor. Biz o rolümüzü oynamaya devam edeceğiz. İnşallah en kısa süre içerisinde Gazze başta olmak üzere tüm Filistin meselesinde daha iyi sonuçlar almak için elimizden geleni yapacağız. İsrail’in bu işlediği suçların cezasını görmesi için elimizden geleni ardımıza koymayacağız" şeklinde konuştu.
Manisa Manisalı Alp Türkiye Şampiyonu oldu Yunusemre Belediyespor’un genç judocusu Alp Canıtez, Bilecik’te düzenlenen Okul Sporları Türkiye Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak Manisa’ya büyük gurur yaşattı. Yunusemre Belediyespor’un başarılı judocusu Alp Canıtez, Bilecik’te düzenlenen Okul Sporları Küçükler Judo Türkiye Birinciliği’nde 60 kiloda şampiyon olarak önemli bir başarıya imza attı. Görgülüler Ortaokulu öğrencisi olan genç sporcu, turnuva boyunca sergilediği üstün performansla tüm rakiplerini geride bırakarak altın madalyanın sahibi oldu. Elde ettiği bu başarıyla hem kulübünü hem de Manisa’yı gururlandıran Canıtez, gelecekteki başarıları için de umut verdi. Yunusemre Belediyespor Kulüp Başkanı Bülent Kanik, elde edilen başarıya ilişkin yaptığı açıklamada, küçük yaşta kazanılan derecelerin Türk sporunun geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Kanik, "Altyapımızdan yetişen sporcularımızın Türkiye şampiyonu olması bizler için ayrı bir gurur kaynağı. Sporcumuzu ve emeği geçen antrenörlerimizi tebrik ediyorum. Bu yaş grubunda kazanılan altın madalyalar, milli takımın temelini oluşturuyor. Biz de bu bilinçle gençlerimizi Türk sporuna kazandırmaya devam edeceğiz" dedi. Kanik ayrıca Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın spora ve sporcuya verdiği desteğe dikkat çekerek, "Sayın Başkanımızın güçlü destekleri bu başarıların temel taşlarından biridir. Kendilerine katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Balıkesir Kimya ve lezzet buluştu Balıkesir Üniversitesi Altınoluk Meslek Yüksekokulu’nda düzenlenen "Kimya Haftası" etkinlikleri, zeytinyağının bilimsel analizini tadım sanatı ile birleştirdi. ETO (Edremit Ticaret Odası) Tadım Panel Lideri Yüksek Kimyager Zülal Taçar, öğrencilere ve katılımcılara zeytinyağındaki koku, tat ve aroma algısının kimyasal şifrelerini anlattı. Altınoluk Meslek Yüksekokulu, Kimya Haftası kapsamında bölgenin "sıvı altını" olarak bilinen zeytinyağını bilimsel bir mercek altına aldı. Yüksekokul konferans salonunda gerçekleştirilen "Zeytinyağında Koku-Tat ve Aroma Algısı: Zeytinyağı Tadımı ve Tadım Metodu" konulu etkinlik, kimyanın sadece laboratuvarlarda değil, günlük yaşamın ve sofraların tam merkezinde olduğunu bir kez daha kanıtladı. Edremit Ticaret Odası (ETO) Tadım Panel Lideri Yüksek Kimyager Zülal Taçar’ın konuşmacı olarak katıldığı programda, zeytinyağının kalitesini belirleyen duyusal analiz yöntemleri teorik ve pratik boyutlarıyla ele alındı. Etkinlikte, zeytinyağının içerisinde bulunan fenolik bileşenlerin ve uçucu yağların aroma, tat ve koku üzerindeki doğrudan etkisi katılımcılara aktarıldı. Duyusal analiz yöntemlerinin bilimsel temellerini paylaşan Taçar, kaliteli bir zeytinyağında olması gereken "meyvemsilik, acılık ve yakıcılık" gibi özelliklerin kimyasal altyapısını anlattı. Katılımcılar, doğru tadım metodunu öğrenerek zeytinyağındaki kusurları ve olumlu özellikleri nasıl ayırt edebileceklerini deneyimleme fırsatı buldu. Kimya biliminin gıda kalitesi üzerindeki belirleyici rolü, Edremit’in en önemli ekonomik değeri olan zeytinyağı üzerinden somut bir örnekle gözler önüne serildi. İlgiyle takip edilen etkinliğin sonunda, Altınoluk Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Züleyha Özer Arslankan tarafından katkılarından dolayı Yüksek Kimyager Zülal Taçar’a plaket takdim edildi. Akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlik, bölgedeki zeytinyağı üretiminde bilimsel farkındalığın artırılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi. Program, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve zeytinyağı tadım teknikleri üzerine yapılan karşılıklı görüş alışverişi ile sona erdi.