SAĞLIK - 16 Ocak 2026 Cuma 10:43

Bir fincan şifa derken sağlığınızdan olmayın

A
A
A
Bir fincan şifa derken sağlığınızdan olmayın

Anadolu’nun kadim bakım ve şefkat geleneği olan bitki çayları, kış aylarında içimizi ısıtırken, bilinçsiz kullanımda ciddi sağlık risklerini de beraberinde getirebiliyor. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zeynep Altın, geleneksel şifayı bilimsel verilerle harmanlayarak hayati uyarılarda bulundu.


Hastalık durumunda ıhlamur kaynatma, boğazımız ağrıdığında adaçayı demleme yaşadığımız kültürün kıymetli parçalarından biri olsa da modern tıp, bu geleneksel uygulamaların her birey ve her şartta aynı derecede güvenli olmayabileceğini hatırlatıyor. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zeynep Altın, bitki çaylarını tamamen reddetmek yerine doğru bitkinin, doğru kişide ve doğru dozda kullanılması gerektiğini savundu.



"Doğal olan zararsızdır" yanılgısı


Toplumda bitki çaylarının tamamen zararsız olduğu yönünde yaygın bir kanaat bulunmakla birlikte, bu ürünler de ilaçlar gibi vücuda alındıktan sonra karaciğer ve böbrekler tarafından parçalanan edilen aktif maddeler içeriyor. Kontrolsüz ve uzun süreli tüketim, karaciğerde toksik etkiler oluşturabiliyor. Doç. Dr. Altın, klinik ortamda yeşil çay ekstresi, sinameki ve aloe vera gibi bitkilerin kontrolsüz kullanımına bağlı ciddi karaciğer ve böbrek hasarı olguları takip ettiklerini vurguladı.



Şeker ve yüksek ısı şifayı "Yük" haline getiriyor


Bitki çaylarının asıl faydası içeriğindeki polifenoller ve antioksidan maddelerden gelir. Ancak bu şifayı yanlış tüketim alışkanlıklarıyla yok edebiliyoruz:


- Bal ve pekmez uyarısı: Bal veya pekmez 40-45C’nin üzerindeki sıcaklıklarda eklendiğinde içindeki hassas enzimler kaybolur ve ürün sadece bir şeker yükü haline gelir.


- Bağışıklık yanılsaması: Rafine şeker eklenen çaylar kan şekerinde hızlı dalgalanmalara yol açarak bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve iyileşme sürecini uzatabilir.


- Öneri: Çaylar mümkünse şekersiz, tatlandırılacaksa ılık hale geldikten sonra çok az miktarda bal veya pekmezle tüketilmelidir.



Kronik hastalar ve ilaç etkileşimlerine dikkat


Vücut denge mekanizmaları hassas olan kronik hastalar için bitki çayları bazen bir tehdit haline gelebilir.


- Tansiyon ve kalp hastaları: Meyan kökü, vücutta kortizol benzeri etki yaparak tansiyonu yükseltebilir ve ritim bozukluklarına yol açabilir.


- Kan sulandırıcı kullananlar: Adaçayı, zencefil, zerdeçal ve yeşil çay gibi bitkiler kan sulandırıcılarla birlikte tüketildiğinde diş eti veya burun kanaması gibi kanama risklerini artırabilir.


- Diyabet hastaları: Tarçın veya aloe vera gibi bitkiler, şeker ilaçlarıyla etkileşime girerek gece saatlerinde tehlikeli olabilecek ani hipoglisemilere (şeker düşmesi) neden olabilir.



Ameliyat öncesi 1-2 hafta


Cerrahi bir operasyon planlanıyorsa, bitki çaylarının en az 1-2 hafta önceden bırakılması hayati önem taşır. Zencefil, sarımsak ve yeşil çay gibi bitkiler ameliyat sırasında kontrolü zor kanamalara yol açabilirken, bazı bitkiler de anestezi ilaçlarının etkisini öngörülemez hale getirerek kalp ritim problemlerine zemin hazırlayabilir.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu’da spor kulüpleri ve okullara 7 milyon TL değerinde malzeme desteği Kastamonu’da okullar ve spor kulüplerine sağlanan 7 milyon milyon değerindeki spor malzemesi düzenlenen törenle dağıtıldı. Kastamonu Valiliği himayesindeki Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından spor kulüplerine ve okul sporlarında başarı elde etmiş okul spor kulüplerine spor malzemesi desteğinde bulunuldu. 26 branşta, 141 kalem, yaklaşık 7 milyon TL tutarında spor malzemesi kulüpler ve okullara düzenlenen törenle teslim edildi. Hüsnü Tandoğan Spor Salonu’nda gerçekleştirilen törende Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, AK Parti Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekci tarafından malzemeler teslim edildi. Törende öğrenciler ve sporcula tarafından sergilenen karate, jimnastik ve halk oyunları gösterileri büyük beğeni topladı. Törende konuşan Milletvekili Fatma Serap Ekmekci, dağıtılan spor malzemelerinin yeni başarı hikâyelerine vesile olacağına inandığını belirterek, "Bu spor malzemeleriyle sporcularımızın başarı hikâyeleri yazmalarını yürekten diliyorum. Aralık ayında ilçelerimiz için yeni spor yatırımlarının sözleşmelerini imzaladık. Dün de Gençlik ve Spor Bakanımızdan yeni yatırımlar için destek sözleri aldık. Kastamonu’nun tüm ilçelerinde sporu tabana yaymak için gayretle çalışıyoruz" dedi. Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu ise Kastamonu’nun spor alanında Türkiye genelinde önemli bir konuma ulaştığını vurgulayarak, "Bakanlığımızın 81 il karnesi verilerine göre Kastamonu, sporda Türkiye 6’ncısı konumundadır. Bu tablo, spora verilen önemin ve güçlü altyapının bir sonucudur" ifadelerini kullandı. İl genelinde 157 spor kulübü ve 11 bin 317 lisanslı sporcunun aktif olarak faaliyet gösterdiğini belirten Kuşcu, okul sporlarındaki başarıların gelecek adına umut verdiğini ifade ederek, "Okul sporlarına katılım oranında Türkiye 12’ncisi, ilkokullarda spor dalı eğitimine katılım oranında ise Türkiye 11’incisi durumundayız. Bu da çocuklarımızın spora erken yaşta başlamasının ne kadar doğru bir adım olduğunu gösteriyor" diye konuştu.