GÜNDEM - 29 Temmuz 2025 Salı 09:48

Bir hayal, üç kıta: İzmirli tasarımcı Can Akay’ın başarı hikayesi

A
A
A
Bir hayal, üç kıta: İzmirli tasarımcı Can Akay’ın başarı hikayesi

Yaşar Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra IKEA’da başarılı bir kariyer yapan Can Akay, markanın Finlandiya Ülke Ev Dekorasyonu ve Perakende Tasarım Müdürlüğü görevine getirildi.


Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’nden 2009 yılında mezun olup, IKEA Türkiye’de çalışmaya başlayan Can Akay, IKEA Türkiye´de 10 sene, IKEA Meksika’da 5 yıl görev yaptıktan sonra şimdi de IKEA Finlandiya’da Ülke Ev Dekorasyonu ve Perakende Tasarım Müdürü olarak göreve başladı.


2007-2008 akademik döneminde Erasmus öğrencisi olarak Portekiz’in Porto kentindeki Escola Superior de Artes e Design okulunda eğitim aldı. Erasmus kapsamında bulunduğu okul, firmanın yerel yapılanmasına stajyer sağlıyordu. Böylece henüz öğrenciyken firmanın organizasyon yapısını yakından tanıma şansı yakalayan Akay, mezun olduktan sonra kariyer hedefini netleştirdi.


2009 yılında Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’nden mezun olan Can Akay, kariyerine firmanın Bornova mağazasında İç Mekan Tasarım Uzmanı olarak başladı. 2010 yılında İsveç’teki planlama projelerinde yer aldı, 2013-2017 arasında ise iç mekan tasarım ekibine liderlik etti.



Kıtalar arası görev


Akay, 2017 yılında firmanın Türkiye Ülke İç Mekan Tasarım Lideri pozisyonuna terfi etti. Başarılı çalışmaları sayesinde 2019 Aralık ayında, firmanın yeni pazarı olan Meksika’da Ülke İç Mekan Tasarım Lideri olarak transfer oldu. Can Akay IKEA Meksika’daki 5 yıllık kariyer yolculuğu da şu bilgileri verdi: "Meksika’da toplam 5 yıl görev yaptım. 2019-2022 yılları IKAarasında Ülke İç Mekan Tasarım Lideri, ardından 2022-2024 yılları arasında Ülke İç Mekan ve Görsel Tasarım Müdürü olarak çalıştım. Bu süre zarfında, firmanın Meksika’daki ilk mağazasının açılışından başlayarak üçüncü mağazaya kadar tüm süreçlerde tüm kanallarda aktif rol aldım. Meksika’daki kariyerimin son senesinde ise mevcut görevime ek olarak firmanın Malezya, Filipinler, Singapur, Tayland ve Vietnam´daki mağazalarında iç mekan ve görsel tasarım operasyonlarına liderlik ettim. Bu dönem, uluslararası perakende ortamında liderlik etme, hızlı değişimlere uyum sağlama ve farklı kültürlerle etkin şekilde çalışabilmemi sağladı."



Son durak Finlandiya


2024 yılının sonundan beri IKEA Finlandiya’da Ülke Ev Dekorasyonu ve Perakende Tasarım Müdürü olarak görev yapmaya başlayan Akay, "Finlandiya´daki yeni görevim firmanın tüm kanallarda müşteri deneyimini sürekli olarak iyileştirmek, fonksiyonel ve ilham verici ev dekorasyonu çözümleri sunmak ve ticari hedeflerle tasarımı entegre etmek" dedi.



Üniversite adaylarına tavsiyeler


Aday öğrencilere ve halen eğitimine devam eden öğrencilere tavsiyelerde bulunan Akay şunları söyledi: "Yaşar Üniversitesi’nde aldığım iç mimarlık eğitimi, bugünkü uluslararası kariyerimin temelini oluşturdu. Disiplinler arası düşünme, problem çözme, kullanıcı ihtiyaçları ve mekânsal estetik anlayışı gibi alanlarda sağlam bir altyapı edindim. Yaşar Üniversitesi’nin sağladığı akademik yetkinliğin yanı sıra sunduğu sosyal ve kültürel zenginlik, global bir markada uluslararası kariyer yapmamda güçlü bir başlangıç noktası oldu.


Kariyer yolculuğunuzun erken döneminde farklı alanlarda deneyim kazanmak büyük önem taşıyor. İlgi alanlarınızı keşfetmeye açık olun. Teknik bilgi kadar, güçlü iletişim, takım çalışması ve liderlik becerileri de sizi öne çıkaracaktır. Uluslararası deneyimler sadece profesyonel değil, kişisel gelişiminiz açısından da büyük katkı sağlar. Her adımı, her deneyimi bir sonraki fırsata hazırlık olarak görün. Küçük gibi görünen başlangıçların ileride ne kadar büyük etki oluşturabileceğini asla unutmayın."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Avrupa Taekwondo şampiyonu yine Türkiye Türkiye, Avrupa Taekwondo Şampiyonası’nda 3 altın, 2 gümüş, 3 bronz olmak üzere 8 madalya kazanarak şampiyon oldu. Türkiye, 2022 ve 2024’ten sonra üst üste 3. kez Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardı. Avrupa Taekwondo ve Para Taekwondo Şampiyonası’nın son gününde milli sporcular 5 madalya kazandı. Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenen şampiyonanın dördüncü ve son gününde taekwondoda 4, para taekwondoda ise 2 sıklette müsabakalar yapılırken, 8 milli sporcu madalya mücadelesi verdi. Milli sporcular son günde, 1 altın, ve 4 bronz olmak üzere toplam 5 madalya kazandı. Milli taekwondocu Elif Sude Akgül kadınlar 49 kiloda Avrupa şampiyonu olmayı başardı. +73 kiloda Nafia Kuş Aydın da bronz madalya kazandı. Para taekwondoculardan erkekler +80 kiloda Adem Arda Özkul ve Osman Ertürk ile kadınlar +65 kiloda Fatma Nur Yoldaş da bronz madalya elde etti. Türkiye, Avrupa’nın zirvesinde Türkiye dört gün süren şampiyonayı, 6 altın, 4 gümüş ve 12 bronz olmak üzere toplamda 22 madalyaya ile tamamladı. Taekwondoda 3 altın, 2 gümüş, 3 bronz olmak üzere 8 madalya eden Türkiye genel sıralamada Avrupa şampiyonu oldu. Türkiye, 2022 ve 2024’ten sonra üst üste 3. kez Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardı. Türkiye, 27. kez düzenlenen Avrupa şampiyonalarında toplamda 9. kez takım halinde şampiyon oldu. Türkiye kadın takım olarak da kürsünün en üst basamağında yer aldı. Türkiye, 1976 yılından bu yana yapılan Avrupa şampiyonalarında toplamda 66 altın madalyaya ulaşarak 64 madalyada kalan İspanya’yı geride bıraktı ve bu alanda da ilk sıraya yerleşti. Para taekwondocular ise şampiyonayı 3 altın, 2 gümüş ve 9 bronz olmak üzere 14 madalya ile tamamladı. 2022 ve 2024’te takım halinde şampiyon olan Türkiye, bir kez daha Avrupa’nın zirvesine çıktı. Para taekwondocular hem kadın hem erkek takım olarak da şampiyonluğu elde etti. Millilerin kazandığı madalyalar şöyle: Altın: Elif Sude Akgül (Taekwondo 49kg), Merve Dinçel Kavurat (Taekwondo 53kg), Berkay Erer (Taekwondo 68kg), Mahmut Bozteke (Para Taekwondo 63kg), Yusuf Yünaçtı (Para Taekwondo 70kg),Gamze Özcan (Para Taekwondo 57kg) Gümüş: Emine Gögebakan (Taekwondo 46kg), Sude Yaren Uzunçavdar (Taekwondo 73kg), Nurcihan Ekinci Gül (Para Taekwondo 47kg), Meryem Betül Çavdar (Para Taekwondo 52kg) Bronz: Hatice Kübra İlgün (Taekwondo 57kg), Nafia Kuş Aydın (Taekwondo +73kg), Enes Kaplan (Taekwondo 58kg), Büşra Emire (Para Taekwondo 47kg), Tuana Çelik (Para Taekwondo (57kg), Zehra Orhan (Para Taekwondo 65kg), Fatma Nur Yoldaş (Para Taekwondo +65kg), Ali Can Özcan (Para Taekwondo (58kg), Hamza Tarhan (Para Taekwondo (58kg), Emre Bulgur (Para Taekwondo 80kg), Adem Arda Özkul (Para Taekwondo +80kg), Osman Ertürk (Para Taekwondo +80kg)
Düzce Kurbanlıklarda stres, besleme ve ayak sağlığına dikkat DÜZCE(İHA) – Düzce Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların strese maruz bırakılmadan geçireceği süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyeceğini söyledi. Veteriner Hekim Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların beslenme ve bakımının önemli olduğunu belirterek "Kurban Bayramına sayılı günler kala kurbanlıklarımızın seçim, bakım, besleme ve barınma konuları daha bir önem arz etmektedir. Zira bakım, besleme ve barınma konularındaki uygun olmayan şartlar tedavi amaçlı ilaç kullanımını zorunlu hale getirebilir. Gıda olarak değerlendireceğimiz kurbanlıklarımız için artık ilaç kullanım seçeneklerimiz iyice daralmaktadır. Kurban bayramına yaklaştığımız bugünlerde gıdada yasal arınma süresi uzun olan ilaçları kullanamayacak olmamız nedeniyle hastalıkların tedavi şansı azalacaktır. Kalan süreyi doğru yönetip değerlendirmek noktasına odaklanmalıyız. Öncelikle sağlıklı hayvanları seçmeliyiz. Dış bakıda ağız-burun akıntısı olmayan tüyleri parlak, yarasız, bakışlar canlı bir Veteriner Hekim muayenesinden geçmiş raporlu olan hayvanlar alınmalı. Yeni alınan hayvanlar alınan ortamda tutulmalı ya da aynı ortam şartları oluşturmalı ki solunum ve sindirim sorunları yaşamayalım. Hayvanları bakıp beslediğimiz ortamlarda hava cereyanı olmamalı, ahırlar iyi havalandırılmalı. Damızlık değeri olan dişi hayvanlarımızı kurban etmemeli, damızlık değeri olmayan ya da kaybetmiş dişi hayvanların gebelik kontrolleri yapılıp kurban vesilesi ile kurbanlığa ayrılıp verimli hayvanlarımızın sayısı artırma fırsatı olarak süreç değerlendirilmeli. Su baskınları yaşadığımız şu günlerde, sel ve su baskını yaşanan araziden hayvanlarımıza gıda amaçlı ot gibi gıda maddelerini tedarik ederken çok dikkatli olmalı, uzman desteği alınmalı, mümkün ise bu alanlardan istifade edilmemeli. Zira bu alanların ortamda yıllarca canlılığını devam ettiren sporlu bakterilerle ki bunlar hayvanlardan insanlara geçen zoonoz dediğimiz hastalık etkenleri bulaşık olabileceği hatırda tutulmalı. Kurbanlık beslemenin son ayında önerdiğimiz yüksek enerjili yemler, aynı zamanda tırnak ve ayak problemlerinin artması için zemin oluşturmaktadır. Zira bu enerji yemleri (arpa, buğday mısır gibi) hayvanlarımızda gizli asidoz dediğimiz beslenme hastalığını oluşturmakta, tırnaklarda Laminitis dediğimiz yangıyı oluşturup hassasiyet ve ağrılı yaralar oluşturmaktadır. Bu problemlerin görülmeye başladığı hayvanlarımızda veteriner hekim kontrolünde ya da danışmanlığında gıdada kalıntı yapmayan fosfor ve E vitaminleri kullanılıp, çayır ve yonca gibi kaba yem oranı rasyonda artırılmalı, yemek sodası diye bildiğimiz sodyum bikarbonat ilave edilmeli, tırnaklara tazyikli soğuk su tutulmalı ki ilaç kullanmak zorunda kalınmasın. Strese maruz bırakılmadan geçirilecek bu süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyecektir. Patojen mikroorganizmalar ve tıbbi ürünlerle kirlenmemiş gıdaların kurban sürecinde sofralarımız ya da ikramlılarımızda bulunması, bereketli kurbanlıkların arzı temennimizdir" ifadelerinde bulundu.