EĞİTİM - 13 Ocak 2026 Salı 10:13

Çeşme’de öğrencilerden hem öğretici ve hem lezzetli etkinlik

A
A
A
Çeşme’de öğrencilerden hem öğretici ve hem lezzetli etkinlik

Çeşme’de 15 Eylül Mustafa Çapkan İlkokulu 2-B sınıfı öğrencileri, velileriyle birlikte Namık Kemal İlkokulu Gastronomi Atölyesi’nde mantı yapma etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlik, öğrencilerin hem yöresel mutfak kültürünü tanımasına hem de aileleriyle birlikte uygulamalı öğrenme deneyimi yaşamasına olanak sundu. Ayrıca her iki okulun 4. sınıf öğrencileri de, velileri ile birlikte Namık Kemal İlkokulu’nun konferans salonunda film izleyerek eğlenceli vakit geçirdiler.


Çeşme’de ilkokullar arasında bir ilke imza atan Namık Kemal İlkokulu, okul bünyesinde açtığı Gastronomi Atölyesi ile öğrencilere çeşitli yemekleri uygulamalı olarak öğrenme imkânı sağlıyor. Bu kapsamda düzenlenen etkinliğe 15 Eylül Mustafa Çapkan İlkokulu Müdürü Züleyha Can, 2-B sınıfı öğretmeni Bengü Doğruyol, öğrenciler ve veliler katıldı. Programa ayrıca Çeşme Halk Eğitim Merkezi Müdürü Ali Rıza Doğruyol da eşlik etti.



"Aile-toplum iş birliğini güçlendiren etkinlik"


Etkinlikle ilgili bilgi veren Okul Müdürü Züleyha Can, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin aile-toplum etkinliği kapsamında velilerimizle birlikte Namık Kemal İlkokulu’nun Gastronomi Atölyesi’nde Kayseri mantısı yapma etkinliği düzenledik. Çocuklarımız hem yöresel bir yiyeceği tanıyor hem de aileleriyle birlikte keyifli ve öğretici bir etkinlikte yer alıyor" dedi.



"Çocuklar mutlu, bizler mutluyuz"


2-B sınıfı öğretmeni Bengü Doğruyol ise etkinliğin amacını şu sözlerle anlattı: "Velilerimizle çocuklarımızı farklı bir ortamda, farklı bir okulda bir araya getirmek istedik. Böylece çocuklarımızın başka bir okulda nasıl davranmaları gerektiğini de gözlemleme fırsatı doğdu. Okulların son haftalarının faaliyet haftası olarak düzenlenmesi genelgesi doğrultusunda anne-çocuk etkinliği yapmayı planladık. Namık Kemal İlkokulu Müdürü Ali Can’a gastronomi atölyesini bizlere açtığı için teşekkür ediyoruz. Çocuklar mutlu, bizler mutluyuz. Gerçekten çok güzel bir etkinlik oldu."


Etkinlik, öğrencilerin sosyalleşmesini ve mutfak becerilerini geliştirmesinin yanı sıra okul-aile iş birliğine de katkı sundu.



Çeşme’de öğrencilerden hem öğretici ve hem lezzetli etkinlik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Hava Tahmin Uzmanı Macit: "3 Büyükşehir’de hava sıcaklıkları pazar gününe kadar artacak" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Abdullah Macit, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Macit, "3 Büyükşehir’de hava sıcaklıkları pazar gününe kadar artacak" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Abdullah Macit, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çarşamba günü Batı Karadeniz’de, Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda ve Karadeniz’in özellikle doğu kesimlerinde yağışların devam etmesini beklediklerini belirten ifade eden Macit, sözlerine şu şekilde devam etti: "Vatandaşların ulaşımda aksamalara karşı dikkatli olmalarını istiyoruz" "Marmara’nın kuzeyinde yağışlar devam ediyor. Yağışlar genellikle iç kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde, kıyılarda yağmur şeklinde olacak. Perşembe ve cuma günü de Karadeniz’in tamamında, İç Anadolu’nun kuzeydoğusunda ve Doğu Anadolu’nun doğusunda yağışlar devam ediyor. Yağışlar kıyılarda yine yağmura dönecek ama iç kesimlerde kar şeklinde olmasını bekliyoruz. Özellikle buzlanma ve don olayı, yağışın geçmesiyle birlikte, yurdun iç ve doğu kesimlerinde kendini gösteriyor. Vatandaşların ulaşımda aksamalara karşı dikkatli olmalarını istiyoruz. Bir de Doğu Karadeniz’in iç kesimleriyle Doğu Anadolu’nun doğusunun yükseklerinde de çığ tehlikesi devam ediyor. Bu konuda da dikkatli olurlarsa vatandaşlarımızı uyaralım." "3 Büyükşehir’de hava sıcaklıkları pazar gününe kadar artacak" 3 Büyükşehir’de beklenen hava durumuna ilişkin konuşan Macit, "İstanbul’da sıcaklıklar artıyor. Hava sıcaklıkları önümüzdeki 3 gün boyunca 10-12 derece civarında olacak. İstanbul’da yağmur bekliyoruz. İstanbul’da sıcaklık düşüşü hafta sonu, pazar gününden itibaren bekleniyor. Ankara’da yağış beklemiyoruz ancak sabah saatlerinde hava sıcaklığı, çarşamba günü sabah, eksi 5 dereceye kadar düşüyor. Ama Ankara’da önümüzdeki 3 gün boyunca, yine gece sıcaklıkları ile beraber gündüz sıcaklıkları da artış gösterecek. İzmir’de yağış beklemiyoruz. Hava sıcaklığı 15-16 dereceye kadar çıkacak. Hava sıcaklıkları pazar gününe kadar, batı kesimlerde 3 büyük şehirde artıyor. Pazar günden itibaren azalış bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Eskişehir’in ihracatı 4,8 milyar dolar oldu Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, kentin 2025 yılı ihracatının bir önceki yıla göre yüzde 6,84 artarak 4,8 milyar doları aştığını açıkladı. Kesikbaş, sanayicilerin zorlu şartlara rağmen büyük bir özveriyle çalıştığını belirterek, 2026 hedefinin 5 milyar dolar olduğunu vurguladı. T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan ihracat rakamlarını değerlendiren Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir’de faaliyet gösteren firmaların Aralık 2025’te 465,1 milyon dolar ihracat yaptığını söyledi. Eskişehir ihracatının 2025 yılında önemli bir artış yakaladığını belirten Kesikbaş, "Açıklanan verilere göre, Eskişehir ihracat rakamı 2025 yılının tamamında geçen yıla göre yüzde 6,84 oranında artarak 4,8 milyar doları aştı. Ülkemizde ve dünyada yaşanan kısıtlara rağmen üretmeye ve istihdam oluşturmaya devam eden firmalarımızı ve çalışanlarımızı gönülden tebrik ediyorum" dedi. İhracat güçlü üretim yapısıyla desteklenmeli Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, ihracattaki yükselişin memnuniyet verici olduğunu ancak bunun güçlü bir üretim altyapısıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Kesikbaş, "Sanayicilerimiz tüm zorluklara rağmen üretmeye ve ihracat yapmaya devam ediyor. Bu tablo, Eskişehir sanayisinin direncini ve kararlılığını ortaya koyuyor. Ancak kalıcı başarı için imalat yatırımlarının daha güçlü şekilde desteklenmesi şarttır" dedi. İthalatta bağımlılık azaltılmalı İthalatta ilk 10 ülkenin payının yüzde 58’in üzerinde olmasının risk oluşturduğunu belirten Kesikbaş, "Sınırlı sayıda ülkeye aşırı bağımlılık, tedarik güvenliğimizi zayıflatmaktadır. Hem ihracatta hem ithalatta pazar çeşitliliğini artırmak zorundayız" ifadelerini kullandı. Kesikbaş, alternatif pazarlara erişimin güçlendirilmesi, sanayicinin finansmana daha kolay ulaşması ve enflasyon başta olmak üzere yatırım ortamını bozan unsurların azaltılmasının, üretimi ve ihracatı sürdürülebilir kılacağını vurguladı. Hedefimiz 2026’da 5 milyar doları aşmak Kesikbaş, Eskişehir’in ihracat potansiyeline olan inancını vurgulayarak, "Bugün ortaya koyduğumuz performans, doğru politikalar ve güçlü destek mekanizmalarıyla çok daha ileri taşınabilir. Sanayicimizin üretim azmi, yatırım iştahı ve ihracat kabiliyeti sayesinde 5 milyar dolarlık ihracat hedefimizi 2026 yılında yakalayacağımıza yürekten inanıyoruz. Eskişehir, Türkiye’nin üretim ve ihracat yolculuğunda daha güçlü bir konuma ulaşacaktır" dedi.
Ankara Bakan Işıkhan: "(CHP’nin emekli aylığı nöbeti) Mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, CHP’li milletvekillerinin en düşük emekli aylığına ilişkin TBMM’de gerçekleştirdiği nöbete ilişkin, "Siz Mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin, SGK borçlarını ödemeyen belediye başkanlarınızdan hesap sorun" dedi. Bakan Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Avrupa Birliği (AB) finansmanıyla hayata geçirilen "Eğitimli Çocuk Bakıcılarının Teşviki Yoluyla Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi (EDU-CARE II) Kapanış konferansına katıldı. Burada konuşan Işıkhan, toplumların gerçek gücü ve zenginliğinin beşeri sermayelerini ne kadar etkin, ne kadar verimli ve ne kadar kapsayıcı kullandıklarıyla doğru orantılı olduğunu dile getirdi. Türkiye’yi sürdürülebilir kalkınma hedeflerine taşıyacak olan refah ortamını ise nüfusun yarısını oluşturan ve toplumun kurucu unsuru olan kadınların destekleriyle gerçekleşebileceğine vurgu yapan Işıkhan, "Bu kapsamda, kadınların üretime tam ve etkin katılımı, tam bağımsız yerli ve milli kalkınma hamlelerimizde kilit bir rol oynamaktadır. Öte yandan ülkemizin geleceği adına beka meselesi olarak gördüğümüz aile kurumunun, sağlam temeller üzerinde yükselebilmesi ve kimsenin çalışma hayatında zorluklara maruz kalmaması için tedbirlere devam etmekteyiz" şeklinde konuştu. "Mecliste nöbet tutacağınıza önce; emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin" Türkiye’de tüm vatandaşlar için uzun vadeli politikalar yürüttüklerinin altını çizen Işıkhan, belirli bir kesimin ise sadece şov ürettiğini belirterek eleştirilerde bulundu. Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "Bu kişiler maalesef, tamamen şov ve popülizm organizasyonuna dönüşen Cumhuriyet Halk Partisi yöneticileridir. Yüce Mecliste yine siyasi şov amaçlı yaptıkları sözüm ona nöbetten bahsediyorum. Bunlar işçi derler, emekçi derler; bunun siyasetini yaparlar ama kendi belediyeleri; işçilerimizin alın terini, hak ettiği ücretini ödemez. Emekli derler, gidip mecliste güya emekliler için nöbet tutarlar ama SGK’ya borçlarını ödemezler. Bugün emeklilere, emekli maaşı ödeyen SGK’ya, en fazla borcu olan kurumlar, artık çok iyi bildiğiniz gibi CHP’li belediyelerdir. Siz mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin. Meclis’te nöbet tutacağınıza, SGK borçlarını ödemeyen belediye başkanlarınızdan hesap sorun. Bugünkü zihniyet geçmişte emeklilerimizin aylıklarını ödemekte zorlanan bir zihniyettir." "Yerel seçimlerde emeklilerimize yönelik verdikleri vaatlerin nöbetini tutsunlar" Eleştirilerini sürdüren Işıkhan, şunları kaydetti:; "Gerçekten emeklilerimiz de, işçilerimiz de, gençlerimiz de, kadınlar da, bunların umurunda değildir. Şov için mecliste nöbet tutacaklarına; yerel seçimlerde emeklilerimize yönelik verdikleri vaatlerin nöbetini tutsunlar. Bunun hesabını aziz milletimize versinler. Çıksınlar verdikleri vaatlerle kandırdıkları vatandaşlarımızdan özür dilesinler; yolsuzlukların hesabını sorsunlar ve bunların hesabını versinler. Bizler 2002’den bugüne SGK’yı, nasıl bunların getirdiği batma noktasından bugünlere getirdiysek, bundan sonra daha da güçlendirip emeklilerimizin refah artışını devam ettireceğiz. Emeklilerimizle, emektarlarımızla ve emekçilerimizle aramıza giremezler. Biz dün neysek, bugün de oyuz, yarın da o olacağız. CHP de ne yazık ki dün neyse, bugün de öyle, yarın da öyle olacak. Bugün dünyanın neresinde olursa olsun kurulan her masada artık Türkiye konuşuluyor, Türkiye’nin çıkarları gündeme geliyor. Avrupa’daki kendi mevkidaşları bile, bunları ciddiye alıp, 5 dakika randevu dahi vermiyor" açıklamasında bulundu. "Dün nasıl emeklilerimizin yanında olduysak, bugün de onların refahını artırmaya devam edeceğiz" Emekli vatandaşlara da seslenen Işıkhan, dünyada sözü dinlenen, ekonomisi güçlü, masada ağırlığı olan, krizleri yöneten bir Türkiye olduğunun altını çizerek, "Bu güçlü Türkiye’de, refah artışı lafla değil; icraatla olur ve bu refahın ilk adresi de her zaman vatandaşlarımız olmuştur. Biz, AK Parti olarak, emeklilerimizi hiçbir zaman siyasi malzeme yapmadık, yapmayız. Dün nasıl emeklilerimizin yanında olduysak, bugün de yarın da aynı duruşla, aynı samimiyetle onların refahını artırmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "EDU-CARE sadece bir mali destek paketi değil, aynı zamanda çalışan anneleri rahatlatan bir istihdam stratejisidir" Işıkhan, bugüne kadar, özellikle kadınların çalışma yaşamı ile aile hayatı arasında yaşadığı ikilemi ortadan kaldırmak için birçok projeyi ve kolaylaştırıcı düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyleyerek, "Bu anlamda, başarıyla uyguladığımız ve bugün itibariyle kapanışını gerçekleştirdiğimiz EDU-CARE projesi, bu tedbirlerimizin somut bir örneği olmuştur. EDU-CARE sadece bir mali destek paketi değil, aynı zamanda çalışan anneleri rahatlatan bir istihdam stratejisidir. Bu sayede, temel bakım hizmetlerinden yararlanmayı bir lüks olmaktan çıkarıp, çalışma hayatının olağan bir parçası haline getirilmesi için önemli bir adım atmış olduk. Bir yandan, istihdamdan kopma riskiyle yüzleşen annelerimize sağladığımız finansal destekle, onlara iş gücü piyasasında kalmaları için güçlü bir destek vermiş olduk. Diğer taraftan ise; çocuk bakım hizmetlerini kayıt dışılığın gölgesinden kurtararak bu değerli mesleği; standardı ve sosyal güvencesi olan, profesyonel bir meslek statüsüne kavuşturmayı hedefledik" ifadelerine yer verdi. EDU-CARE projesinin çalışma hayatında kritik öneme sahip kayıtdışı istihdamla mücadele hususunda da bize yeni bir fırsat sunduğunu dile getiren Işıkhan, projenin kayıtlı çalışmanın teşvik edilmesinde ‘ceza’ değil ‘ödül ve destek’ mekanizmasının ne denli etkili olduğunun ispatı olduğunun vurguladı. "Projeden elde ettiğimiz kazanımları 12. Kalkınma Planımız ve Orta Vadeli Program hedeflerimizle uyumlu bir şekilde ele alıyoruz" Bakan Işıkhan, projenin AB Delegasyonu ile gelecekteki iş birlikleri için de güçlü bir referans olduğunu da söyleyerek, "Bu projeden elde ettiğimiz kazanımları; 12. Kalkınma Planımız ve Orta Vadeli Program hedeflerimizle uyumlu bir şekilde ele alıyor, bunu geleceğe ait ulusal politikalarımızı belirmemize yardımcı olacak önemli bir referans kaynağı olarak değerlendiriyoruz. Çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerini de içerisine alan sosyal politika hamlelerimizi, ülkemizin dört bir yanında çok daha yaygın, ekonomik ve erişilebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Eş zamanlı olarak, kadın, engelli ve genç istihdamına yönelik teşvik mekanizmalarımızı sadeleştirip güçlendirerek, bu destekleri çok daha etkin ve sonuç alıcı bir yapıya kavuşturma gayretindeyiz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmanın ardından plaket takdimi gerçekleştirildi. Programa, Bakan Vedat Işıkhan’ın yanı sıra AB Türkiye Delegasyonu Başkan Vekili Jurgis Vılcınskas, Somali Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Salim Alio Ibro, SGK Başkanı Raci Kaya da katılım sağladı.
Antalya Kemer Belediyesi Kadınlar Lokali açılıyor Kemer Belediyesi sosyal belediyecilik anlamında yaptığı projeler arasında yer alan Kadınlar Lokali, ocak ayı sonunda hizmete başlıyor. Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Arslanbucak Mahallesi’nde yer alan düğün salonunun yanında yer alan Kemer Belediyesi Kadınlar Lokali’nde tamamlanan çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Topaloğlu ve beraberindekiler Kadınlar Lokali’ni gezerek, lokalin Kemer’e kazandırılmasında büyük emekleri olan Kemer Belediye Meclis Üyesi Mehmet Akın’dan bilgi aldı. Kadınlar Lokali’nin Kemer’deki kadınların buluşabileceği bir yer olduğunu ifade eden Başkan Topaloğlu, "Kadınlarımız burada gelip sohbet edip güzel vakit geçirecekler. Burada satranç, tavla, dama, okey oyunları mevcut. Çay, kahve ve diğer günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri alanlar da mevcut. Buradaki en büyük emek meclis üyemiz Mehmet Akın’a ait. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Meclis üyelerimizin de desteği çok fazla. Kemerimize hayırlı olsun" dedi. Meclis Üyesi Mehmet Akın ise Kemer’deki kadınları bir araya gelebileceği bir yer oluşturduklarına dikkat çekerek, "Kadınlar Lokali 50 kişilik. Kadınlarımız burada satranç, tavla, dama ve diğer oyunları da oynayarak vakit geçirebilecek. Ayrıca altın günleri, doğum günü partileri veya özel günlerini ücretsiz olarak yapabilecekler. Lokalimizde çay, kahve, tost ve hazır ürünlerimiz de olacak. Kemer Belediyesi olarak çıkardığımız Kemer Kart burada da geçerli olacak ve kadınlarımız yüzde 15 indirim hakkı elde edecek. Başkanımızın sosyal belediyecilik anlamındaki projelerini birer birer hayata geçiriyoruz" diye konuştu. Meclis üyesi Akın, şubat ayında Çamyuva Mahallesi’ndeki Kemer Belediyesi Hizmet Birimi karşısında yer alan park içerisinde de Deniz Kafe projesini hayata geçireceklerini, Kuzdere Mahallesi’nde de spor tesisi ve kafe yapacaklarını kaydetti. İnceleme sırasında Başkan Topaloğlu’na, Kemer Belediye Başkan Yardımcıları Emin Gül ile Semih Top, Kemer Belediye Meclis Üyeleri Mustafa Bilici, Mehmet Akın, Sema Özdemir, Cansın Efir, Ali Akar, Kemer Belediyesi Fen İşleri Müdürü Aziz Balaman ve Kemer Belediye Merkez Spor Kulübü Başkanı Ayhan Süel eşlik etti.
Ankara CHP kurultay davasının görülmesine devam edildi İstanbul’un görevden alınan Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da içerisinde bulunduğu tutuksuz 12 sanığın ‘seçim kanununa muhalefet’ suçundan yargılanmasına devam edildi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanıklar İmamoğlu, göreden alınan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner SEGBİS ile katılırken, Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve avukatlar hazır bulundu. Mahkeme hakimi bu celse sanıkların dinleneceğini bildirdi. "Ben kamuya mal olmuş bir siyasetçiyim" Söz verilmesi üzerine konuşan tutuksuz sanık CHP Parti Meclisi Üyesi Aydöner, "Ben geçtiğimiz yıl Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadeye çağrıldım. Kurultayın bir şaibeye bulaştırıldığı gerekçesiyle dava açıldı. Ben İstanbul Kartal’da sandık görevlisiydim. Son genel seçimde de ben çalışmalara katılmıştım. Son kurultay ve parti seçimlerinde o günden bugüne kadar seçimlere hile karıştırılmadı. Hiçbir suç isnatıyla karşılaşmadım. Hicap duyduğumu belirtmek isterim. Genel seçimlere hile karıştırılmamış nasıl olurda kurultaya hile karıştırmış olabiliriz. Partide doğmuş büyümüş birisi olarak hile karıştıracak bir hayat tarzım yoktur. Türkiye’de 81 il başkanı var hepsi de çok kıymetlidir. Türkiye’de siyaseti kazandık, kaybettik kelimelerini kullanmayan birisiyim. Ben kamuya mal olmuş bir siyasetçiyim. Parti içerisinde biz kazandık da kim kaybetti. Son olarak da şunu söylemek istiyorum" dedi. "Adaletin terazisine dedikoduyu, iftirayı ve sipariş ifadeleri koymak demokrasiye ve milletin iradesine büyük bir saldırıdır" İmamoğlu, "Çok üzüntü verici davalar silsilesiyle bazı parti yöneticilerimiz ve üyelerimiz karşı karşıyadır. Tarihte görülmemiş şekilde mahkemelerimizin bu şekilde meşgul edilmesi utanç vericidir, üzücüdür. Her seferinde aynı birkaç ismin tanıklık vasfı bulunmamasına rağmen tanık olarak karşımıza çıktığını görüyoruz, aynı senaryo, aynı ezber farklı dosyalarla dolaşıma sokulmaktadır. Bu akıl dışı beyanları kimlerin ezberlettiği, hangi odakların bu kişilere yol tarif ettiği neden sorgulanmamaktadır? Bu günü geldiğinde sorgulanacaktır. Türk yargısının bu kişileri muteber tanık olarak ilan etmesi hangi anlayışla açıklanabilir? Adaletin terazisine dedikoduyu, iftirayı ve sipariş ifadeleri koymak demokrasiye ve milletin iradesine büyük bir saldırıdır. İddia makamının bu iddiaları kaideye alması gerçekten utanç vericidir. Bu bir hukuki çürüme değil aynı zamanda milletin adalet duygusuna da açıkça ihanettir. Siyaseti sopa haline getiren ve buna sessiz kalan herkes, bu işin içerisinde rol alan herkesi uyarıyorum; buna ortak olmayın, yazıktır günahtır. Günü geldiğinde adil ve özgür bir ortamda kim bu işin içindeyse hesap verecektir" diye konuştu. "Delegenin özgür iradesiyle hayata geçirilen bir gündür" Parti kurultayının şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü ve delegeleri etkileme gibi bir durumun söz konusu olmadığını ifade eden İmamoğlu, "Benim divan başkanı olmamı teklif eden de tarafıma zaten dönemin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Kurultay sürecinde en ufak bir çatışma ve nahoş bir ortam yaşanmamıştır. Ciddi bir saygı ve sevgi çerçevesi içerisinde geçirilmesi de kurultayın başarısıdır. Kemal Kılıçdaroğlu ile de yapılan görüşmeler kamuoyuna yansımıştır, çekilme gibi bir durum değil sakince geçmesi üzerine yapılan görüşmelerdir. Şu mahkemeyi asla ve asla meşgul etmeyecek olan seviyesiz ithamlardır bunlar. Delegenin özgür iradesiyle hayata geçirilen bir gündür. Sonradan kurgulu olan anlatıların ne hukuki ne de siyasi bir karşılığı vardır. Hukuki temelden yoksun, iftiraları şiddetle reddediyorum. Gerçeğin olmadığı bir senaryonun ayakta kalması mümkün değildir. Bu yargılamanın bir an önce sanık olarak bulunan arkadaşlarımın beraati ile sonuçlanmasını diliyorum. Bundan sonraki duruşmalara da katılmak istemiyorum" ifadelerinde bulundu. Söz alan Akpolat, 1 yıldır tutuklu olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Savcılık dosyalardan beraat edeceğime o kadar emin ki bu yüzden sürekli hakkımda yeni dosyalar açıyor. İleride İttihat ve Terakki üyeliğinden yargılanabilirsem şaşırmayın. İzahı olmayan şeyin maalesef mizahı oluyor. Bizim içinde olduğumuz durum da budur. Bize karşı yürütülen bu savaşın ne akılla, ne mantıkla ne de hukukla yakından ilgisi yoktur. Suçlandığımız konular hakkında savunma yapmak bizim için zuldür. Eski Beykoz Belediyesi Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş, kurultaya katılmamış zaten. Ancak söylediği şeyler dosyaya konmuş, itibar edilmiş ve biz de savunma yapmak zorunda kalıyoruz. Çocukluğumdan itibaren CHP’nin kurultay ve kongrelerinde bulunmaya çalıştım. Demokratik bir ortam vardır ama delegenin iradesini sakatlamak gibi bir durum söz konusu olamaz. Bugün burada olmamamızın nedeni nettir. Kurultay’da Özgür Özel yerine başka bir tercih yapsaydık, seçimlerde CHP birinci parti olmasaydı burada ne ben ne de arkadaşlarım yargılanacaktı. Ancak ben başka tercih yapsaydım umutları sömürülen partili arkadaşlarım yargılayacaktı. O yüzden bu yargılanmayı parti üyelerimizin yargılamasına tercih ederim." Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’da üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi. CHP’nin halkın umudu haline gelmiş bir parti olduğunu söyleyen CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, beraatini talep etti. Türkiye’nin 1. partisi olduklarını ifade eden CHP İstanbul İl Başkanı Çelik, "Sonrasında operasyonlar, davalar, adliyeler, cezaevleri aşamaları geldi. Cumhurbaşkanı olarak belirlediğimiz Ekrem İmamoğlu şu an cezaevinde. Ben 44 yaşıma kadar hiç mahkeme yüzü görmedim, hakim karşısına geçmedim. Üç ayrı davadan 22,5 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyorum. O yüzden diyorum Cumhuriyet Halk Partili olmak suç diye. CHP’nin 1. parti olması sonrasında hedef haline gelmeye başladık. Gazeteciler, öğrenciler tutuklandı. Tamamen susturmayla karşı karşıyayız. Yargı eliyle siyasetin dizayn edilmesi, vatandaşla CHP’nin gönül bağını engellemek amaçlanıyor. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının diploması iptal edildi. Dosya içeriği boş. İtirafçı, iftiracı kişilerin ifadeleri var. İmamoğlu’nun seçim kazanması suç sayılıyor iddianamelerde. Bu dava muhalefetsiz bir Türkiye yapılmak istenmesinin davasıdır. iPhone telefon dağıtıldı dediler asılsız çıktı, para verildi dediler asılsız çıktı. Herkes için adalet istiyoruz. Biz başarı yakaladığımız için yargılanıyoruz" ifadelerinde bulundu.