EĞİTİM - 11 Eylül 2025 Perşembe 10:09

Ege Üniversitesi uluslararası öğrencilerin buluşma üssü

A
A
A
Ege Üniversitesi uluslararası öğrencilerin buluşma üssü

Uluslararası öğrenciler için cazibe merkezi olan Ege Üniversitesinde 6 kıta ve 103 ülkeden 2 bin 543 yabancı uyruklu öğrenci eğitim alıyor.


Türkiye’nin köklü Ege Bölgesinin ilk üniversitesi olan Ege Üniversitesi; 11 kampüste, 79 lisans, 74 ön lisans, 1000’in üzerinde tematik eğitim ve araştırma laboratuvarı, yüzde yüz dolulukla çalışan Teknoparkı, 41 araştırma ve uygulama merkezi ile 53 bin 633 yurt içinden 2 bin 543 yurt dışından olmak üzere 56 bin 170 öğrenciye ev sahipliği yapıyor.


Ege Üniversitesi olarak Yükseköğretim Kurulunun hedef odaklı uluslararasılaşma stratejisi kapsamında yabancı uyruklu öğrenci sayısını her geçen yıl artırmaya devam ettiklerini ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, spor dostu kampüs unvanlı, sağlık temalı bir araştırma üniversite olan Ege Üniversitesinin aynı zamanda uluslararası standartlarda kaliteli eğitimi, ikili iş birlikleri ve akademiye rol model olan çift diploma programlarıyla yabancı uyruklu öğrenciler için çekim merkezi haline geldiğini söyledi.


Ege Üniversitesinin atılım sürecinde uluslararasılaşma hedefinin önemli ve öncelikli bir yer tuttuğunu bu kapsamda başta Asya, Türk Dünyası ve Avrupa olmak üzere 6 kıta ve 103 ülkeden 2543 uluslararası öğrencinin öğrenimlerine devam ettiğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Dünyanın dört bir yanından uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyoruz. Azerbaycan, Bulgaristan, Yunanistan, Rusya, İran, Kazakistan, ABD ve Almanya olmak üzere her kıtadan öğrencimiz bulunuyor. Üniversitemizi kazanan yabancı uyruklu öğrenciler, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde yer alan Türkçe Öğretim Biriminde Türkçe öğrendikten sonra kazandıkları fakültelerde eğitimlerine başlıyor. Orhun ve Erasmus programları kapsamında hem öğrenci hem de öğretim elemanı değişimlerimiz sürüyor. Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında 2025-2026 eğitim öğretim yılı için kabul ve yerleştirme onayı alan uluslararası öğrencilerin süreçleri devam ediyor. Koordinatörlüğümüz; değişim programları ile ilgili süreçleri takip ediyor. Üniversitemizin uluslararası düzeyde tanınırlığının ve bilinirliğinin artırılması için mevcut iş birliklerine yenilerini ekliyor" dedi.



"Hedefimiz uluslararası öğrenci sayımızı artırmak"


Ege Üniversitesinin uluslararası başarılarından bahseden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Türk yükseköğretiminde bir ilk olarak ikili diploma programımız Azerbaycan Devlet Tarım Üniversitesi ile Ziraat Fakültemiz arasında devam ediyor. Orhun Değişim Programının liderliğini sürdürüyoruz. Erasmus plus programına en çok öğrenci gönderen ve alan ilk beş üniversite içerisinde yer alıyoruz. Türkiye ve Özbekistan ortaklığında kurulan Ege üniversitesinin kurucu üniversiteleri arasında yer aldığı Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi bu sene eğitime başlıyor. Ege Üniversitesi olarak küresel düzeyde bilinirliğimizi ve tercih edilebilirliğimizi artırmaya ve farklı kültürleri bir araya getiren kapsayıcı bir eğitim ortamı sunmaya devam edeceğiz. Hedefimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada uluslararası öğrenci sayımızı periyodik olarak artırmak. Uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda her geçen yıl daha fazla öğrenciyi üniversitemizde ağırlayacağız. Bu öğrencilerin birer kültür elçisi olduklarının bilinciyle hareket ediyoruz. Bu gençler, bir yandan kendi kültürlerini ve umutlarını üniversitemize aktarırken bir yandan da bizim kadim değerlerimizi kurdukları dostluklarla ülkelerine taşıyorlar. Üniversitemizde ve ülkemizde edindikleri birikim ve tecrübeleri ile gönüllü kültür elçilerimiz oluyorlar. Burada aldıkları eğitimle ülkelerine döndüklerinde hem mesleklerini başarıyla icra edecekler hem de üniversitemizi ve ülkemizi en iyi şekilde temsil edecekler" dedi.



Ege Üniversitesi uluslararası öğrencilerin buluşma üssü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.