KÜLTÜR SANAT - 28 Haziran 2025 Cumartesi 12:02

EÜ Etnografya Müzesi ’Bilim Kafe’ Etkinliğine ev sahipliği yaptı

A
A
A
EÜ Etnografya Müzesi ’Bilim Kafe’ Etkinliğine ev sahipliği yaptı

Ege Üniversitesi Bilim Kafe Etkinliğinde ’Güncel Bilim Işığında Koruyucu Kalp Sağlığı ve Modern Tedaviler’ konuşuldu.


Türkiye’de bilim ile toplum arasındaki bağları güçlendirmek, Türk bilim insanlarının ve üniversitelerin uluslararası tanınırlığını artırmak amacıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tüm üniversitelerde eş zamanlı olarak hayata geçirilen ’Bilim İletişimi Ofisi - Bilim Kafe Etkinlikleri’ kapsamında Ege Üniversitesinde ’Güncel Bilim Işığında Koruyucu Kalp Sağlığı ve Modern Tedaviler’ söyleşisi düzenlendi. Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından Etnografya Müzesinde düzenlenen etkinlikte konuşmacı olarak EÜ Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Serkan Ertugay yer aldı. Moderatörlüğünü EÜ Kariyer Planlama ve Başarı Koordinatörü Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu’nun üstlendiği etkinliğe; Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, EÜ üst yönetimi, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.


Etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "İlim, çoğu zaman bireysel bir gayret gibi görünse de özünde toplumsal bir faaliyettir. Mühendislerimizin laboratuvarlarda, sosyal bilimcilerimizin kütüphanelerde harcadığı emek, ancak muhatabına ulaştığında gerçek değerine kavuşur. Bilim, kendi içine kapanan bir çaba değildir. Bilimsel bilginin anlamı, onun toplumla buluşmasıyla ortaya çıkar. Bu anlamda bilim, bir sosyalleşme ve iletişim hadisesidir. Bilimsel faaliyetler sonucunda ortaya çıkan her ürün; bir makale, bir kitap, bir patent aslında birer iletişim aracıdır. İşte tam da bu nedenle bizler, üniversitemizde üretilen bilgiyi kampüs sınırlarının ötesine taşıma sorumluluğunu taşıyoruz. Bilimin muhatabı, sadece akademi dünyası değildir. Toplumun her kesimi bu bilginin doğal muhatabıdır. Bilim İletişimi Koordinatörlüğümüz, işte bu köprüyü kurmak üzere faaliyet göstermektedir. Bilimsel çalışmaları yalnızca üretmek değil, onları görünür ve anlaşılır kılmak da biz akademisyenlerin görevidir" dedi.



"Bilgi, ancak paylaşıldığında faydaya dönüşür"


Prof. Dr. Budak, "Bilgi, ancak paylaşıldığında faydaya dönüşür. Tecrübe, muhatabına ulaştığında toplumu dönüştürür. Bilim insanı, yalnızca bilen değil, bildiğini aktaran ve toplumla paylaşan kişidir. Bu anlayışla çıktığımız bu yolda, Bilim İletişimi Koordinatörlüğümüzün üniversitemizde ve bölgemizde çok önemli bir işlevi yerine getireceğine yürekten inanıyorum. Bu vesileyle, başta kıymetli hocalarımıza ve emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Katılımınız, katkınız ve desteğiniz için tekrar teşekkür ediyor, verimli bir program olmasını diliyorum. YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a da bu konuda bize sağladığı motivasyon için teşekkür ediyorum" diye konuştu.



"En sık görülen ölüm nedeni kalp damar hastalıkları"


Yaptığı sunumda kalp ve damar hastalıkları konusunda bilgiler veren Doç. Dr. Serkan Ertugay, "DSO verilerine göre Ülkemizde özellikle 75 yaş üstünde en sık görülen ölüm nedeni kalp ve damar tıkayıcı hastalıklar. Özellikle pandemi döneminde bu konuda daha da artış oldu. Çünkü Covid hastalığı akciğerlere verdiği hasarın yanında kendisi direkt olarak kalp krizine sebep olabilen bir hastalık. Çünkü Covid, dolaşım sistemimizdeki pıhtılaşmayı da artırıyor. Bir kalp damar hastalığı endotel dediğimiz dokuda başlayan bir disfonksiyon ile başlıyor. Bu disfonksiyonun oluşmasında sigara, stres, şeker, yırtılma gibi pek çok sebep bulunuyor. Vücudumuz bu bozukluğu gidermeye çalıştığında hemen yağlı çizgiler oluşmaya başlıyor. Kandaki kolesterol zamanla burada birikiyor ve damar daralmaya başlıyor. Bu daralma sonucu uç kısımlara kan gitmemeye başlıyor ve bu da kalp krizine neden olabiliyor" dedi.



"Yaşam tarzımızı değiştirerek riski azaltabiliriz"


Risk faktörlerini değerlendiren Doç. Dr. Ertugay, "Risk analizine baktığımızda; birinci dereceden akrabalarınızda kalp hastalığı varsa sizde kalp ve damar hastalıkları riski yüzde 30-40 arasında artıyor. Eğer ebeveynlerinizden biri 50 yaşın öncesinde kalp krizi geçirdiyse bu risk daha da artıyor. Bu kötü genetik mirası yaşam tarzımızı ve beslenmemizi düzenleyerek değiştirebiliriz. Değiştirilebilir risk faktörlerinden birincisi sigara ve tütün kullanımıdır. Diğer riskler arasında; obezite, hareketsiz yaşam, yüksek tansiyon, insülin direnci, yüksek kolesterol gibi etkenler geliyor. Bu risk faktörlerini iyi bilip bütünüyle mücadele etmek ana amacımız olmalıdır. Beslenme konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta alınan kaloriyi mümkün olduğunca azaltmaktır. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmelidir. Tam tahıl ve yüksek lifli besinler tercih edilmelidir. Et olarak kümes hayvanlarını ve balık tüketimini derisiz şekilde yapmalısınız. Tuz tüketimi günde 5 gramın altına düşmelidir. Yapay tatlandırıcılardan uzak durulmalıdır. Haftalık toplam en az 150 dakika egzersiz önerilmektedir" diye konuştu.


Tedavi yöntemlerinden bahseden Doç. Dr. Ertugay, "Kalp Damar Hastalıklarında en sık uygulanan tedavilerden birisi stent tedavileridir. Damarın balon yoluyla genişletilip daha sonra yerleştirilen stentle geniş kalmasını sağlayan bir yöntem olarak biliniyor. Bu yöntem günümüzde teknolojik olarak da çok ilerledi. Bypass dediğimiz yöntemde de çeşitli damarlar aracılığı ile kan gitmeyen bölgelere bir nevi köprüleme yapıyoruz. Ancak bu yöntemler hastalığınızın bittiği anlamına gelmiyor. Mutlaka yine size doktorunuz tarafından reçete edilen ilaçları kullanmaya devam etmelisiniz" dedi.


Doç. Dr. Ertugay, felç ve felci oluşturan risk faktörlerini de katılımcılarla paylaştı. Konuşmasının ardından Ertugay, katılımcılardan gelen soruları yanıtlayarak kalp damar hastalıkları konusunda merak edilen noktalara açıklık getirdi.


Etkinliğin sonunda Doç. Dr. Serkan Ertugay ve Moderatör Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu’ya ’Teşekkür Belgesi’ takdimi yapıldı.



EÜ Etnografya Müzesi ’Bilim Kafe’ Etkinliğine ev sahipliği yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de bir evden tonlarca çöp çıktı Mersin’in merkez Akdeniz ilçesinde vatandaşların kötü koku ve haşere şikayetleri üzerine belediye ekipleri tarafından müdahale edilen çöp evden tonlarca katı atık çıkarıldı. Halk sağlığını tehdit eden evdeki atıklar iş makineleri yardımıyla tahliye edildi. Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Akdeniz ilçesine bağlı Mahmudiye Mahallesi’nde çevre sakinlerinin yoğun şikayetleri üzerine Akdeniz Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ile Zabıta Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Bölgede yapılan incelemelerde müstakil bir evin iç bölümleri ile avlusunun uzun süredir biriktirilen katı atıklarla tamamen dolduğu belirlendi. Evde biriken atıkların ağır kokuya neden olduğu, aynı zamanda haşere ve kemirgenlerin üreme alanına dönüştüğü tespit edildi. Yetkililer, biriken çöplerin yangın riski oluşturduğunu ve mahalle sakinlerinin sağlığını tehdit ettiğini bildirdi. Bunun üzerine belediye ekipleri bölgede güvenlik önlemleri alarak temizlik çalışması başlattı. İnsan gücüyle temizlenmesi mümkün olmayan atıklar kontrollü şekilde dışarı çıkarıldı. Daha sonra kepçe ve iş makineleri yardımıyla kamyonlara yüklenen tonlarca çöp, katı atık bertaraf merkezine taşındı. Mahalle sakinleri, çevreye yayılan kötü kokular nedeniyle uzun süredir sıkıntı yaşadıklarını belirterek belediye ekiplerine teşekkür etti.
Adana ADASO Başkanı Kıvanç: "Teknolojik devrim yaşanıyor" Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, küresel ölçekte büyük bir teknolojik devrim yaşandığına dikkat çekerek sanayicilerin ve iş insanlarının bu dönüşüme öncülük etmesi gerektiğini belirtti. Adana Sanayi Odası (ADASO) Adana Sanayi Odası Sakıp Sabancı Toplantı Salonu’nda düzenlenen "Vergi Denetiminde Dijital Dönüşüm ve İŞKUR İstihdam Teşvikleri Bilgilendirme Toplantısı" iş dünyası temsilcileri yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda; vergi denetim süreçlerinde devreye alınan yeni dijital uygulamalar, yapay zeka destekli denetim mekanizmaları, artan cezai yaptırımlar ve işletmelerin rekabet gücünü artıracak İŞKUR istihdam destekleri detaylı bir şekilde ele alındı. "Dijitalleşme bir tercih değil, zorunluluktur" Toplantının açılış konuşmasını yapan Kıvanç, küresel ölçekte büyük bir teknolojik devrim yaşandığına dikkat çekerek sanayicilerin ve iş insanlarının bu dönüşüme öncülük etmesi gerektiğini belirtti. Kıvanç, şöyle devam etti: "Artık sadece üretim bantlarımızda değil, mali süreçlerimizde ve kamu ile olan ilişkilerimizde de dijitalleşme bir tercih değil, zorunluluktur. Teknolojinin getirdiği şeffaflık ve hız, iş süreçlerimizi kolaylaştırırken bizlere yeni sorumluluklar yüklüyor. Ekonomik sürdürülebilirliğin en temel taşlarından biri de istihdamdır. İŞKUR tarafından sağlanan güncel teşvikler, işletmelerimizin rekabet gücünü artırmak adına hayati öneme sahip. Bugün burada uzmanlardan alınacak bilgiler, işletmelerimizin gelecekteki yol haritası için birer mihenk taşı olacaktır." Etkinliğe Adana Defterdarı Ahmet Balıkcı, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkanı Mesut Kesmen, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Ahmet Karaveli, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkan Yardımcısı Melih Akcan ve çok sayıda iş adamı katıldı.
Şırnak Beytüşşebap’taki sel bölgesinde inceleme AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, beraberindeki heyetle birlikte sel felaketinin ağır hasara yol açtığı Beytüşşebap ilçesinde incelemelerde bulundu. Son günlerde etkili olan şiddetli yağışların ardından meydana gelen sel felaketi ilçede hayatı olumsuz etkilerken, taşan dereler nedeniyle birçok noktada yollar zarar gördü, tarım alanları su altında kaldı ve bazı bölgelerde altyapıda ciddi hasar oluştu. Selin ardından bölgeye giden Milletvekili Tatar ve beraberindeki heyet, afetin etkilediği alanlarda incelemelerde bulunarak vatandaşların taleplerini dinledi. Selin etkilediği bölgelerde incelemelerde bulunan Tatar, mağdur vatandaşlarla bir araya gelerek sorunları yerinde dinledi. Özellikle dere yataklarına yakın bölgelerde büyük korku yaşandığını ifade eden vatandaşlar, altyapı ve taşkın riskine karşı kalıcı çözüm talebinde bulundu. Tatar ise devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini belirterek, zarar gören alanların en kısa sürede eski haline getirilmesi için yoğun çalışma yürütüldüğünü söyledi. İncelemelerin ardından koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Beytüşşebap Kaymakamlığı, Beytüşşebap Belediyesi, Şırnak İl Özel İdaresi, AFAD, Devlet Su İşleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Türk Kızılay ve ilgili kurum temsilcileri katıldı. Toplantıda selin yol açtığı hasar, riskli bölgeler, taşkın alanları, zarar gören yollar ve altyapı sorunları detaylı şekilde ele alındı. Özellikle dere yataklarında kalıcı taşkın önleme çalışmalarının hızlandırılması ve zarar gören bölgelerde acil müdahale sürecinin genişletilmesi kararlaştırıldı. Şırnak İl Afet ve Acil Durum Müdürü Muzaffer İşlek, selin ilk anından itibaren ekiplerin sahaya yönlendirildiğini, riskli bölgelerde tahliye ve güvenlik çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü belirtti. AFAD ekiplerinin hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğü öğrenilirken, özellikle kırsal bölgelerde oluşan zararların kayıt altına alındığı ifade edildi. Milletvekili Tatar’ın yaşanan sel felaketini doğrudan İbrahim Yumaklı ile Mehmet Akif Balta’ya telefonla ilettiği öğrenildi. Yapılan görüşmelerin ardından Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü ekiplerinin hızla bölgeye sevk edildiği ve dere yataklarında teknik inceleme başlatıldığı belirtildi. Özellikle taşkın riski bulunan bölgelerde yeni koruma projelerinin gündeme geldiği öğrenilirken, selin tekrar yaşanmaması için kapsamlı altyapı çalışmaları yapılacağı ifade edildi. İncelemeler sonrası açıklamalarda bulunan Tatar, devletin tüm imkanlarıyla Beytüşşebap halkının yanında olduğunu söyledi. Sel felaketinin ardından tüm kurumların koordineli şekilde sahada görev yaptığını belirten Tatar, "Vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi için gerekli tüm adımları atıyoruz. Devletimiz ilk andan itibaren sahadadır. Hiçbir vatandaşımız yalnız değildir" dedi. Tatar, afet sonrası oluşan zararların giderilmesi için gerekli çalışmaların hızlandırıldığını vurgulayarak, "Yollar, altyapı, dere yatakları ve zarar gören alanlarla ilgili kalıcı çözümler üretilecek. Beytüşşebap’ın yaşadığı bu afeti hep birlikte aşacağız" ifadelerini kullandı. Sel felaketinin ardından bölgede iş makineleriyle temizlik ve tahliye çalışmalarının sürdüğü öğrenildi. Ekiplerin dere yataklarında taş ve balçık temizliği yaptığı, zarar gören yolların yeniden ulaşıma açılması için yoğun çalışma yürüttüğü belirtildi. Yetkililer, vatandaşların özellikle dere yataklarına yakın bölgelerde dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulunurken, bölgede hava şartlarının yakından takip edildiği ifade edildi. Yaşanan sel felaketi sonrası devlet kurumlarının koordineli müdahalesi ve sahada yürütülen çalışmalar, Beytüşşebap’ta yaraların kısa sürede sarılması adına umut olurken, bölge halkı da kalıcı taşkın önleme projelerinin bir an önce hayata geçirilmesini istiyor.