EKONOMİ - 04 Mart 2026 Çarşamba 11:48

Folkart Orion’da ‘ön satış’ başladı

A
A
A
Folkart Orion’da ‘ön satış’ başladı

Türkiye’nin öncü gayrimenkul geliştiricilerinden Folkart’ın büyük bir yatırımla hayata geçirdiği Orion projesinde ön satış başladı. İlk günde yoğun bir ilgi gören Folkart Orion, Alsancak yönünde Altınyol-Ankara Asfaltı’nın kesiştiği noktada, İzmir’de hayatın yeni merkezi olarak konumlanıyor. Folkart Orion; konut, 5 yıldızlı otel, otelden hizmet alma ayrıcalığına sahip rezidanslar, ofisler, mağazalar, gastronomi odaklı restoranlar, donanımlı özel bir hastaneden oluşan etkili ve güçlü karma yapısı ile İzmir’in en büyük projesi olacak.


İzmir’de hayata geçirdiği nitelikli projelerle, kentin estetik silüetine yön veren, mimari çizgisine katkı sağlayan Folkart, yeni projesi Orion’un ön satış sürecini başlattı. Folkart Orion, Türkiye’nin en iddialı karma projesi olma özelliği de taşıyor. Proje konumuyla ’İzmir’de hayatın yeni merkezi’ olarak öne çıkıyor. Bu süreçte ‘Pre-Lansman’ın ciddi avantajlarından faydalanmak isteyenlerin, projeye ilk ön satış gününde gösterdikleri yoğun ilgi nedeniyle, Orion’un deneyim ofisi haftanın yedi günü saat 22.00’ye kadar ziyarete açık kalacak.


Alsancak ile Bayraklı hattında, İzmir’de hayatın yeni merkezi olarak öne çıkan bölgede konumlanan Orion; ölçeği, yatırım büyüklüğü ve karma yapısıyla, kentin gelişim aksında dikkat çeken yeni bir referans noktası olarak yükseliyor. Folkart Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, kentin silüetine ve yaşam kültürüne yön veren projeler geliştirmeye devam ettiklerini belirterek, "Orion, yalnızca ölçeğiyle değil; taşıdığı vizyon ve üstlendiği fonksiyon çeşitliliğiyle Folkart imzasını en güçlü şekilde yansıtan projelerimizden biri. İzmir’in yeni merkezinde yükselen Orion’un, hem yaşam hem de yatırım açısından kentin en güçlü adreslerinden biri olacağına inanıyoruz. Ön satış süreciyle birlikte bu yeni dönemin parçası olmak isteyen herkesi Orion’u yakından tanımaya davet ediyoruz" dedi.


Folkart Orion, 45 bin metrekare arazi üzerinde hayata geçiriliyor. Sekiz dönümü, çok donanımlı özel bir hastane için ayrılan projede, hastane 53 bin metrekarelik bir zemin üzerinde şekilleniyor. Projenin toplam inşaat alanı ise 360 bin metrekareye ulaşıyor. Bu büyüklük, Folkart Orion’u İzmir’in en büyük karma yaşam projesi haline getirirken, Türkiye’nin de en iddialı projelerinden biri konumuna taşıyor. Adını, gökyüzünde yön bulma özelliğiyle bilinen Orion takım yıldızından alan proje, bulunduğu bölgede de benzer bir merkez etki oluşturmayı hedefliyor.



Yedi fonksiyon, tek bir yaşam kurgusu


Folkart Orion; konut, rezidans, 5 yıldızlı otel, ofis, mağazalar, restoranlar ve hastane olmak üzere yedi farklı fonksiyonu bir araya getiriyor. Bu yapı, projeyi yalnızca bir konut yatırımı olmaktan çıkarıyor; yaşam, çalışma, konaklama, sosyal yaşam ve sağlık fonksiyonlarını aynı merkezde buluşturan bütüncül bir şehir parçasına dönüştürüyor. Projede, farklı yaşam beklentilerine hitap eden zengin bir konut çeşitliliği sunuluyor. 1+1 Residence’lardan başlayarak özel bahçeli Garden Residence’lara, geniş 4+1 dairelerden özel havuzlu 5+1 ve 6+1 Penthouse’lara kadar uzanan bu çeşitlilik; hem yatırımcılara hem de uzun süreli yaşam planlayanlara hitap ediyor.



5 yıldızlı otel ve concierge hizmetli rezidanslar


Proje bünyesinde yer alacak 5 yıldızlı otel, Marriott International çatısı altındaki Le Méridien markasıyla hayata geçiriliyor. Uluslararası standartlarda hizmet verecek otel, bölgenin konaklama kapasitesine yeni bir kalite seviyesi eklemeyi amaçlıyor. Otel bloğunda konumlanan özel rezidanslar ise farklı bir yaşam deneyimi sunuyor. Bu bloktaki konut sahipleri, eğer isterlerse concierge hizmetlerinden yararlanabilecek. Böylece günlük yaşam ile otel konforu aynı çatı altında buluşturulacak.



Bütünlüklü, seçkin ve kontrollü bir konsept


Proje bütüncül bir yaşam senaryosu çerçevesinde planlanıyor. Gastronomi ve sosyal yaşamın merkezde yer aldığı bu ana hat, projeye ayrı bir dinamizm kazandıracak şekilde tasarlanıyor.



Sağlık fonksiyonu: Projenin tamamlayıcı unsuru


Donanımlı, gelişmiş, tıbbi bütün alanlarda hizmet verecek özel hastane alanı, projeyi klasik karma yapı anlayışının ötesine taşıyor. Sağlık fonksiyonunun proje içinde konumlanması, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yaşam kurgusunun önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.



İki etaplı gelişim takvimi


Proje iki etap halinde geliştiriliyor. Ön satışa sunulan ilk etabın Eylül 2028’de tamamlanması planlanıyor. Konutların yanı sıra otel, özel rezidanslar ve ofis alanlarının yer alacağı ikinci etabın tesliminin Haziran 2029’da gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Folkart Orion, ölçeği, yatırım büyüklüğü ve fonksiyon çeşitliliğiyle İzmir’in yeni merkezinde yükselen en büyük projelerden biri olarak dikkat çekiyor. Türkiye genelinde de iddialı projeler arasında gösterilen Orion, ön satış süreciyle birlikte kentin gelişim aksında yeni bir dönemi işaret ediyor.



Mimari proje: Global tasarım anlayışıyla şekillenen bir kurgu


Mimari projesi dünyaca ünlü Tago Mimarlık tarafından geliştirilen Folkart Orion, global tasarım anlayışı, zamansız çizgileri ve dünya trendlerinden ilham alan yaklaşımıyla kurgulanıyor. Projede mimari dil, yalnızca estetik bir tercih olarak değil; uzun vadeli değer üreten, dönemsel akımlardan bağımsız bir tasarım anlayışı çerçevesinde ele alınıyor. Yapı kütlelerinin yerleşimi, açık alanlarla birlikte bütüncül bir kompozisyon oluşturacak şekilde planlanırken, toplam 26.000 metrekarelik yeşil alan, bu mimari yaklaşımın temel unsurlarından biri olarak projeye entegre ediliyor. Şehrin merkezinde konumlanan Orion’da, 20.000 bin metre kareyi aşan bu yeşil alan, yaşam kalitesini artıran özel peyzajı ile yalnızca görsel bir unsur değil; yaşamın gündelik akışına eşlik eden, nefes alan, sakinleştirici bir çevre anlayışıyla tasarlanıyor. Global ölçekte yükselen karma yaşam projelerindeki çağdaş planlama anlayışını İzmir’e taşıyan Orion, mimari diliyle de bulunduğu bölgenin yeni referans noktalarından biri olmayı hedefliyor.



Uluslararası standartlarda yapısal güvenlik


Folkart Orion, yalnızca fonksiyon çeşitliliğiyle değil, güçlü mühendislik altyapısıyla da öne çıkıyor. Proje; Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) ve uluslararası yüksek yapı standartları doğrultusunda, performans bazlı mühendislik yaklaşımıyla tasarlanıyor ve doğrulanıyor. 250 metreye varan derin sondaj çalışmaları, 50 metreye ulaşan baret kazık uygulamaları ve kapsamlı zemin iyileştirme süreçleriyle yapısal güvenliği en üst seviyeye taşıyor. Taşıyıcı sistemi Amerikalı THORNTON TOMASETTI gibi uluslararası bağımsız uzman kuruluşlarca denetleniyor; yapının rüzgâr davranışı ise yurt dışında gerçekleştirilen rüzgar tüneli testleriyle analiz edilerek mühendislik hesaplarına entegre ediliyor. Folkart Orion’da teknik altyapı, uzun vadeli değer ve güvenlik anlayışının temel unsuru olarak konumlanıyor.



İzmir’in yeni merkezi: MİA


Orion’un da yer aldığı MİA (Merkezi İş Alanı) bölgesi, İzmir’in gelecekteki kent yapılanmasında belirleyici bir rol üstleniyor. Yaklaşık 470 hektarlık planlı gelişim alanı olarak kurgulanan MİA, yalnızca yeni yapılaşma alanı değil; çok fonksiyonlu, 7/24 yaşayan bir şehir merkezinin temelini oluşturuyor. Tamamlandığında A sınıfı konut ve ofis stokunun arttığı, finans, teknoloji, sağlık ve hizmet sektörlerinin yoğunlaştığı bir merkez olarak konumlanması öngörülen MİA, İzmir’in "tatil ve liman kenti" algısına ek olarak "iş ve yatırım kenti" kimliğini güçlendirecek bir dönüşüme işaret ediyor. Bu çerçevede Folkart Orion, yalnızca bir proje olarak değil; İzmir’in yeni merkezinde şekillenen kentsel dönüşümün güçlü bir bileşeni olarak öne çıkıyor.



Folkart Orion’da ‘ön satış’ başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yalçın Koşukavak: "Birileri mutlu olacak diye diğerlerinin mutsuzluğu üzerine bir şeyleri dizayn etmeyin" Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, Esenler Erokspor’a deplasmanda 1-0 yenildikleri maçın ardından hakem yönetimini eleştirerek, "Biz bu ülkenin bir futbol takımıyız. Ben bu ülkenin evladıyım, ülkenin antrenörüyüm. Birileri mutlu olacak diye diğerlerinin mutsuzluğu üzerine bir şeyleri dizayn etmeyin" dedi. Trendyol 1. Lig’in 36. haftasında Ankara Keçiörengücü, deplasmanda karşılaştığı Esenler Erokspor’a 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından açıklamalarda bulunan Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, "Biz iki tane Erok maçı oynadık. Birinci maçtaki, Ankara’da oynadığımız maçta hakem aleyhimize bir penaltı çaldı ve bizden sonra 7 hafta maç vermediler. Bugün de bir Erok maçı oynadık. Bir penaltı pozisyonu var; eğer penaltı olmadığına beni ikna ederlerse ben bütün herkesten özür dileyeceğim. Rakip takımdakiler de dahil; oyuncusundan antrenörüne kadar. Şimdi bunun tesadüf olarak nitelendirebilir miyiz? Bu tesadüf olabilir mi? Maç boyunca bir tane sarı kart kullanmadı, çok ağır fauller de vardı. Hadi o hakemin takdirine... Şimdi bunlar tesadüf olmaz ise biz niye uğraşıyoruz ki? Niye mücadele ediyoruz ki? Oynamayalım. Ve keza hafızalarımızı böyle bir geriye doğru atalım; Erok takımı Amed deplasmanında bir maç oynadı. Aynı böyle bir basın toplantısında Erok antrenörü basın toplantısını yaktı. Neden size olunca, aleyhinize olunca o süslü adalet duygusu kelimeler ifade ederken, iki maçta da böyle şeyler yaşandığı zaman neden ölü taklidi yapıyorsunuz? Yakışıklı bir şey mi bu? Biz emek vermiyor muyuz? Burada 25 tane insanın hakkı hukuku yok mu? Penaltı verirsin vermesin ayrı konu. Böyle sürekli Erok maçına denk gelmesi, böyle şeyler olması; bunlar hoş şeyler mi? Şimdi hakeme ne diyeyim ben? Hakem bilmiyor mu neyin ne olduğunu? Buraya hakem atamasını çalamaz yani, ben biliyorum yani. Öbürü çalar, orada çalar, burada çalamaz. Böyle garip, anlamlandırmakta güçlük çektiğimiz acayip şeyler oluyor. Bugün de bir tanesi oldu" diye konuştu. "Hakkımız varsa Allah şahit, hakkımız da helal değildir" Hakem yönetimini ağır şekilde eleştiren Koşukavak, "Çok üzücü. Birileri şampiyon olabilir, birileri ligden düşebilir; zaten bunlar çok önemli şeyler değil. Şampiyon olmayan takım yok dünyada. 3. Lig’de olmanız için BAL’da şampiyon olmanız lazım, 2. Lig’de oynamanız için 3. Lig’de şampiyon olmanız lazım. Ama bu yolları yürürken biz kime adaletsizlik, haksızlık yaptık? Bununla da ilgilenmeyebilirsiniz ama şu tarafını anlayamıyorum: Amed’de size olduğu zaman niye ciyak ciyak bağırıyorsunuz? Yazık, çok üzülüyorum. Çok üzücü bir durum bence. Bu ülkede bu kadar hakem yorumcusu var; VAR’a bile gitme tenezzülü, ihtiyacı duymadan bir pozisyon... Yüz defa izledim içeride. Arkadan ikinci yarı ofsayta bile VAR’a gitmeler var. Ya bir oyuncu değiştireceğim ya... İki tane oyuncu var değiştireceğim, top taca çıktı, hızlı taç atacak hakem durduruyor, ‘Oyuncu değiştir’ diyor. E sana ne? Neden? Hızlı hücum yaparım gol mol olur başına iş mi çıkar, ondan mı korkuyorsun? Çok üzücü. Biz bu ülkenin bir futbol takımıyız. Ben bu ülkenin evladıyım, ülkenin antrenörüyüm. Birileri mutlu olacak diye diğerlerinin mutsuzluğu üzerine bir şeyleri dizayn etmeyin. Çok ayıp, çok yazık. Eğer yapıyorsanız da birileri sizden daha güçlü çıkıp size yapıyorsa ağlamak yok. Oyunun kuralını siz koyuyorsunuz. Amed’de çok ağladınız. Müsaade edin de biz de canımızı yaktığınız için böyle cümleler kullanalım. Allah herkesin gönlüne göre versin. Hakkımız varsa Allah şahit, hakkımız da helal değildir" ifadelerini kullandı.
Bursa Mustafa Er: "Bursaspor taraftarı muazzam. Onlar her şeyin çok daha iyisini hak ediyor" Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, Somaspor’u 5-1 yenerek şampiyonluklarını ilan ettiklerin maçın ardından, "Bursaspor taraftarı muazzam. İnanılmaz bir atmosfer var. Onlar her şeyin çok daha iyisini hak ediyor. Bursaspor hak ettiği yerlere en kısa zamanda gelecektir" dedi. Bursaspor, TFF 2. Lig’in 33. haftasında sahasında Somaspor’u 5-1 mağlup ederek lig bitimine bir hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. Maç sonrası Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Çok mutlu olduklarını söyleyen Er, Açıkçası çok mutlu ve gururluyum. Burası hep söylüyoruz. Bizim futbola başladığımız, antrenörlüğe başladığımız, her şeyin borçlu olduğumuz yer. Bu şekilde bir başarı elde edebilmek çok çok çok keyifli. Çok çok mutlu ve gururlu hissediyorum kendimi. Ama burada yani ben bütün şehre aslında teşekkür etmek lazım. Şehir, camia, taraftar, başkan, yönetim kurulu, şehir dışından gelenler, futbolcu kardeşlerimiz, kulüp personelimiz, teknik ekip, siz basın meslektaşlarımız. Gerçekten zorlu bir süreçti Bursaspor için. İki yıldır şampiyon olan bir Bursaspor var. Ben biraz önce de içeride oyunculara da söyledim. Yani şu an mevcut Türkiye Ligi’nde de baksanız birçok ligde, üçüncü ligde, ikinci ligde, birinci ligde çok iyi oyuncular alıp maddi imkanları çok çok sağlıklı olan birçok kulüp başarıyı elde edemeyebiliyor, ki çok örnekleri var. Bu anlamda iki yıl üst üste şampiyon olarak üst lige çıkmak çok değerli. Bunda bizim de bir payımız olduysa ne mutlu. Ama ben şunu söylemek gerekiyor. 2 yıl boyunca bu kulübe hizmet etmiş herkese teşekkür etmek lazım. Yani günahıyla, sevabıyla hepimizin ufak tefek hataları her zaman oluyor. Yani herkesin bu başarıda ciddi katkısı var. Ben herkese bu anlamda teşekkür ederim. Taraftar zaten yani muazzam. Yani içeriden bizim dışarı gördüğümüz atmosfer inanılmaz bir atmosfer. Onlar her şeyin çok daha iyisini hak ediyorlar. İnşallah Bursaspor hak ettiği yerler, herkes söylüyor ya, hak ettiği yerlere en kısa zamanda gelecektir. Dediğim gibi çok mutlu, gururluyuz. Yani başka tarif edebileceğim hiçbir şey yok açıkçası. Çok mutluyum" diye konuştu. "13 hafta önce averajla ikinciydik, bugün son hafta yedi puan farkla birinciyiz" "Aslında ne şampiyon olurken çok iyisiniz, ne de her şey olumsuzken çok başarısızsınız" diyen Mustafa Er, konuşmasına şöyle devam etti: "Yani başarı ve başarısızlık aslında bu işte kardeştir. Birçok etken var, birçok dinamik var. Yani birçok o etkenlerin hepsinin harekete geçmesi gerekiyor. Ben o anlamda o günleri de yaşamamız gerekiyordu belki de. Yani çünkü insan acı çekerek büyüyor. Aslında acı çekerek olgunlaşıyor. Belki hataları onu olgunlaştırıyor. O günler de yaşanması gerekiyordu belki. Hem camia için hem bizim için. Bilmiyorum. Ben hep, hep hayırlısı diyorum. Bulunduğum yere şükrediyorum. Yani bunu Cenab-ı Allah bu senemize nasip etti. Biz elimizden geleni yaptık. Biz de çok çalıştık. Sebepleri yerine getirdik. Bu anlamda dediğim gibi çok mutluyuz. 13 maç muhteşem bir rakam. 13 hafta önce averajla ikinciydik, bugün son hafta yedi puan farkla birinciyiz. Çok değerli. Sadece 4 gol yedik. O her anlamda çok sağlıklı. Ama çok iyi bir oyuncu grubu var. Yani çok karakterli. Oyunculukları da iyi, karakterleri de çok iyi. Ama dediğimiz gibi yani şu var, her şey olgunlaştırıyor bizi. Yani bu işlerde birçok etken var. Dediğim gibi başarı için zaten şu anki yapı çok sağlıklı. Biz de aslında üzerimize düşeni yaptık bu anlamda. Çok mutluyum. Bugün burada 45 binden fazla seyirci vardı. Çok ya çok mutluyum. Hani o anı tarif etmek aslında çok zor. Yani annem bugün ilk defa maça geldi. Yani annem hiç maçıma gelmez. Bugün maçıma geldi, mutluyum. Babamın da burada olmasını isterdim açıkçası. Çok mutluyum."