SPOR - 28 Ocak 2026 Çarşamba 10:50

Göztepe’de rota Dilhan Demir

A
A
A
Göztepe’de rota Dilhan Demir

Göztepe, Gençlerbirliği forması giyen 22 yaşındaki futbolcu Dilhan Demir’i kadrosuna katmak için girişimlere başladı.


Ara transfer döneminde çalışmalarını sürdüren Göztepe, kadrosunu güçlendirmek için yoğun mesai harcamaya devam ediyor. İzmir temsilcisi bu kapsamda ilk olarak orta sahaya takviye yaparak İsviçreli futbolcu Alexis Antunes’i kadrosuna katarken, ardından hücum hattını Brezilya ekibi Ceara Sporting’den 20 yaşındaki golcü Guilherme Luiz ve Ponte Preta forması giyen 26 yaşındaki forvet Jeferson Marinho dos Santos ile güçlendirdi. Sarı-kırmızılılar ayrıca kaleci rotasyonuna, Kayserispor altyapısından yetişen 2005 doğumlu Şamil Öztürk’ü dahil etti.


Teknik Direktör Stanimir Stoilov’un hücum hattında alternatifli bir kadro talep etmesi üzerine arayışlarını sürdüren Göztepe, hem geleceğe yatırım yapmak hem de rotasyonu genişletmek adına Almanya’da yetişen ve Gençlerbirliği forması giyen 22 yaşındaki sağ kanat oyuncusu Dilhan Demir için girişimlere başladı. Taraflar arasındaki temasların olumlu ilerlediği, ilk görüşmelerin ardından transferin kısa süre içinde resmiyet kazanmasının beklendiği öğrenildi.


Bu sezon Ankara temsilcisi ile ligde ve kupada toplam 9 maça çıkan ve 285 dakika süre alan Demir, bu süreçte gol atamazken, 2 asist yaptı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "Yeşil pasaportun verilmesi esas alınmalıdır" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, sanayicilerin küresel pazarlarda daha etkin olabilmesi için yeşil pasaport düzenlemesinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, "Yeşil pasaportun verilmesi esas alınmalıdır" dedi. ASO Oda Meclisi ile Ankara 2’nci ve 3’üncü Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) Müteşebbis Heyetleri, ASO Meclis Salonu’nda düzenlenen müşterek toplantıda bir araya geldi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, ocak ayı meclis toplantısında güncel ekonomik gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Meslekte 15’inci yılını dolduran mühendis ve mimarlara yeşil pasaport verilmesini öngören kanun teklifini hatırlatan Ardıç, benzer bir düzenlemenin sanayiciler için de hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Sanayicilerin üretim, yatırım ve ihracat için sürekli yurt dışı ile temas halinde olduğunu belirten Ardıç, vize süreçlerinde yaşanan gecikmelerin rekabet gücünü zayıflattığını da vurgulayarak, "Zaman kaybı fırsat kaybına, o da pazar kaybına dönüşüyor. Küresel rekabetin bu kadar sert olduğu bir dönemde sanayicinin zaman kaybetme lüksü yok" açıklamasında bulundu. "Yeşil pasaportun verilmesi esas alınmalıdır" Bugünün KOBİ’sine yarının büyük ihracatçısı gözüyle bakılması gerektiğini vurgulayan Ardıç, "Mevcut uygulamada olan ihracat performansının yanı sıra, istihdam düzeyi, sanayi sicil kaydı ve kapasite raporu gibi somut göstergeler de yeşil pasaport verilmesinde esas alınmalıdır" diye konuştu. Yeşil pasaport verilmesinde yalnızca ihracat performansının değil, istihdam düzeyi, sanayi sicil kaydı ve kapasite raporu gibi kriterlerin de dikkate alınması gerektiğini dile getiren Ardıç, düzenlemenin tüm siyasi partilerin ortak iradesiyle desteklenmesini beklediklerini kaydetti. "Eski kurallar yok, sadece kuralsızlık var" Dünya ekonomisine değinen Ardıç, "Eski kurallar yok, yeni kurallar da yok. Yani artık sadece kuralsızlık var. İçinde bulunduğumuz dönemi yalnızca konjonktürel dalgalanmalarla değil, daha derin bir sistem değişimiyle okumak gerekiyor" şeklinde konuştu. Enerji fiyatlarındaki oynaklık, finansman maliyetleri ve dış ticarette değişen dengelerin sanayiciyi doğrudan etkilediğini belirten Ardıç, özellikle üretim ve ihracat yapan KOBİ’ler için sabit faizli, uzun vadeli kredi mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini vurguladı. Kredi Garanti Fonu limitlerinin imalat sanayine yönelik artırılması ve Eximbank ile Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın orta-uzun vadeli sanayi finansmanı için özel paketler hazırlaması gerektiğini ifade eden Ardıç, bu önerileri ilgili bakanlıklara ileteceklerini söyledi. "Üretimi kaybederek sağlanan bir istikrar kalıcı olmayacaktır" Faiz indiriminin olumlu bir adım olduğunu ancak bunun reel sektöre yeterince yansımadığını dile getiren Ardıç, firmaların krediye erişimde hala ciddi sıkıntılar yaşadığını belirtti. Özellikle emek yoğun sektörlerin artan maliyet baskısı altında olduğunu kaydeden Ardıç, "Enflasyonla mücadele elbette fedakarlık gerektiriyor ancak üretimi kaybederek sağlanan bir istikrar kalıcı olmayacaktır" değerlendirmesini yaptı. "Ar-Ge platformları teşvik edilmeli" Türkiye’de işletmelerin büyük çoğunluğunun mikro ve küçük ölçekli olduğuna dikkati çeken Ardıç, bunun verimlilik, Ar-Ge ve küresel rekabet gücünü sınırladığını ifade etti. Bu kapsamda şirket birleşmeleri, kümelenme modelleri ve ortak Ar-Ge platformlarının teşvik edilmesi gerektiğini belirten Ardıç, sanayide ölçek büyümeden yeşil ve dijital dönüşümün de istenilen hızda gerçekleşemeyeceğini söyledi. "Ankara üretimin zekasını temsil ediyor" ASO tarafından açıklanan İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi (ASO-İLTEK) 2025 sonuçlarına değinen Ardıç, Ankara’nın araştırma ve yenilikçilik kapasitesinde ilk sırada yer aldığını hatırlattı. Ankara’nın savunma, havacılık, elektronik ve yazılım alanlarındaki birikimiyle Türkiye’nin teknoloji üretim merkezi konumunda olduğunu belirten Ardıç, "Ankara sadece üretimin miktarını değil, üretimin zekasını temsil ediyor" ifadelerini kullandı. Ardıç, 2026 yılında dijitalleşme ve yeşil dönüşüm odaklı, katma değeri yüksek ve rekabetçi bir sanayi yapısının güçlendirilmesi için tüm paydaşlarla ortak akıl içinde çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Balıkesir Balıkesir’de tematik kış kampı devam ediyor Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü tarafından, yurtlarda barınan ve Türkiye’nin farklı şehirlerinde üniversite eğitimine devam eden öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sunmak amacıyla düzenlenen "Kredi ve Yurtlar 10. Tematik Kış Kampı", Balıkesir’de dolu dolu geçen programlarla devam ediyor. Balıkesir Kız Öğrenci Yurdu ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve "Gönüllülük ve Çevre" temasıyla düzenlenen kampın açılışı; Gençlik ve Spor Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Enes Eminoğlu, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu, GSB Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin, Gençlik ve Spor İl Müdürü Adem Özalp, İl Protokol üyeleri ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış programında konuşan protokol üyeleri, gönüllülük bilinci ve çevre duyarlılığının gençler üzerindeki dönüştürücü etkisine vurgu yaparak, tematik kampların gençlerin çok yönlü gelişiminde önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. İlk iki gün yoğun katılım ve etkileşimle tamamlandı Kampın ilk gününde öğrenciler, İstanbul Milletvekili Serkan Bayram’ın hayatını konu alan "Buğday Tanesi" film gösterimi, gönüllülük temalı söyleşiler ve tiyatro etkinliğiyle hem duygusal hem de farkındalık yönü yüksek programlara katıldı. Av. Ayşegül Mungan ve Mütercim Ayçin Kantoğlu tarafından gerçekleştirilen söyleşide gönüllülük kavramı farklı yönleriyle ele alınırken, Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Çetin Azer Aras’ın sahnelediği doğaçlama tiyatro gösterimi katılımcılardan büyük ilgi gördü. Kampın ikinci gününde ise Gençlik ve Spor Bakanlığı Gönüllülük Çalışmaları Daire Başkanı Abdullah Said Akkuş ve Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu öğrencilerle bir araya gelerek gönüllülük, toplumsal sorumluluk ve değerler üzerine söyleşiler gerçekleştirdi. Şehit aileleriyle yapılan buluşma ve akşam saatlerinde düzenlenen konser programı, katılımcılara anlamlı anlar yaşattı. Çevre, Kültür ve gönüllülük temasıyla programlar sürecek Kamp programı kapsamında önümüzdeki günlerde; Şehitlik ziyaretleri, Çevre temizliği ve atık toplama etkinlikleri, Balıkesir, Havran, Bandırma ve Ayvalık tematik gezileri, Sportif turnuvalar, Bilgi yarışmaları ve alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek söyleşilerle gençlerin hem teorik hem de uygulamalı kazanımlar elde etmesi hedefleniyor. Kapanış gününde ise Türkiye Su Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Lütfi Akça ve GSB Bakanlık Müşaviri Ömer Faruk Terzi tarafından gerçekleştirilecek söyleşilerle kamp programı tamamlanacak. Balıkesir’de devam eden "Gönüllülük ve Çevre" temalı KYGM 10. Tematik Kış Kampı, farklı şehirlerden gelen öğrenciler arasında güçlü bir etkileşim ortamı oluştururken; gönüllülük bilincini artıran, çevreye duyarlı ve toplumsal farkındalığı yüksek bireylerin yetişmesine katkı sunmaya devam ediyor.
Aydın İklime dayanıklı koyunculuk projesiyle ADÜ, Türkiye’yi Avrupa’da temsil edecek Ufuk Avrupa Programı kapsamında "yüksek öncelikli" olarak desteklenen ve 10 ülkenin yer aldığı proje ile ADÜ, iklim değişimine dayanıklı koyunculukta Türkiye’yi Avrupa’da temsil edecek. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), Ufuk (Horizon) Avrupa Programı kapsamında "yüksek öncelikli" olarak desteklenmeye hak kazanan uluslararası bir proje ile iklim değişimine dayanıklı koyunculuk alanında Türkiye’yi Avrupa’da temsil edecek. Toplam 6 milyon avro bütçeye sahip "Harnessing Information Technologies for Heat Resilient Sheep Breeding - SheepHeatIT" adlı projenin Türkiye koordinatörlüğünü, ADÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Onur Yılmaz yürütüyor. Projede, Ziraat Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. İbrahim Cemal, Prof. Dr. Orhan Karaca ile Dr. Öğr. Üyesi Nezih Ata araştırıcı olarak yer alırken, 10 farklı ülkeden araştırma kuruluşları da projeye katkı sağlıyor. Avrupa Birliği Komisyonu tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda desteklenmeye değer bulunan proje, iklim değişikliğine bağlı artan sıcaklık stresi ve aşırı hava olaylarının koyunculuk sektörü üzerindeki olumsuz etkilerine çözüm üretmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında, koyun sürülerinin yüksek sıcaklık şartlarındaki fizyolojik ve ekonomik dayanıklılığını ifade eden Sürü Sıcaklık Dayanıklılık Skoru’nun (HHRS) artırılması hedefleniyor. Proje çerçevesinde ileri genomik uygulamalar, yüksek çözünürlüklü termal ve dijital fenotipleme teknolojileri ile yapay zeka destekli veri analiz yöntemleri birlikte kullanılarak, koyunculuk sektörüne iklim değişikliğine uyumlu ve sürdürülebilir bilimsel çözümler geliştirilmesi planlanıyor. Türkiye ayağında yürütülecek çalışmalar kapsamında elde edilecek örneklerin ileri laboratuvar analizleri, ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji ve Gıda Güvenliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (TARBİYOMER) bünyesinde gerçekleştirilecek. Yaklaşık 400 bin avro bütçeye sahip Türkiye çalışmaları, proje kapsamında önemli bir rol üstlenecek. Projede görev alan akademik ekip, bugüne kadar yerli gen kaynaklarının geliştirilmesi ve korunmasına yönelik birçok ulusal projeyi başarıyla tamamladı. Yapılan çalışmalar sonucunda Karya ve Eşme koyun ırkları geliştirilerek milli ırk olarak tescil edilirken, Aydın’a özgü endemik bir koyun ırkı olan Çine Çaparı’nın özellikleri belirlenerek koruma altına alındı. Proje ile birlikte yerli koyun ırklarının sıcaklık stresine dayanıklılık özelliklerinin belirlenmesi, bu özelliklerin genomik düzeyde analiz edilmesi ve elde edilen bilimsel verilerin ıslah ve yetiştiricilik programlarına aktarılması hedefleniyor. Proje çıktılarıyla Türkiye ve Avrupa koyunculuğunun iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.