ÇEVRE - 16 Ocak 2026 Cuma 09:54

Her dört damla sudan biri musluğa ulaşamadan kayboluyor

A
A
A
Her dört damla sudan biri musluğa ulaşamadan kayboluyor

İklim kriziyle birlikte derinleşen kuraklık, İzmir’de yalnızca azalan yağışlarla değil, altyapıdaki yüksek su kayıplarıyla da kenti susuz bırakıyor. Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Kutay Yılmaz, "Kuraklık artık yeni normal. Su kaynaklarını iyi yönetmek ve iklim uyumlu politikalar üretmek zorunlu" dedi.


Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr.Öğr.Üyesi Kutay Yılmaz, Türkiye’nin iklim krizinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında gösterildiğini belirterek, "İklim değişikliğiyle birlikte yağış rejimleri bozuluyor, su kaynakları hızla tükeniyor. Geçici önlemler yeterli değil. Kentin su güvenliği için iklim uyumlu ve sürdürülebilir politikalar üretilmeli. Su kayıp ve kaçakları önlenmeli" diye konuştu.



Kayıp-kaçak yüzde 25


Kuraklıkla mücadelede yalnızca iklim politikaları değil, kentin içme suyu altyapısının durumu da belirleyici rol oynuyor. İzmir’de suyun önemli bir bölümünün musluğa ulaşamadan kaybedildiğine dikkat çeken veriler, kayıp-kaçak oranlarını yeniden gündeme taşıdı. Konu ile ilgili Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ticaret Borsası ve Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından düzenlenen Su Konferansı kapsamında gerçekleştirilen "Kentlerde Su" başlıklı oturumda konuşan İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZSU’nun kayıp-kaçakla mücadelede önemli bir ilerleme kaydettiğini söyledi. Erdoğan, kent genelinde kayıp-kaçak oranının yüzde 25,80, kent merkezinde ise yüzde 24,80 seviyesine düşürüldüğünü vurguladı. Son bir yılda yaklaşık yüzde 2,3’lük bir iyileşme sağlandığını belirten Erdoğan, gece saatlerinde yapılan kontrollü kesintilerin bu sonuçta etkili olduğunu ifade etti.



Kuraklık yağışsızlık değil


İzmir’de yaşanan hidrolojik kuraklığın yalnızca geçici yağış eksikliği değil; küresel ısınmanın tetiklediği yapısal bir risk olduğunu vurgulayan Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Kutay Yılmaz da "Kuraklık, yağışın tamamen ortadan kalkması anlamına gelmiyor; aksine yağışların mevsime yayılmadan, kısa sürede ve yüksek miktarlarda gerçekleşmesi bekleniyor. Yoğun ve kısa süreli yağışlar, ilk bakışta su kaynaklarını besliyor gibi görünse de uzun vadede etkili olmuyor. Toprağa yeterince sızamayan yağışlar, yüzey akışıyla hızla denize ulaşıyor. Bu nedenle baraj doluluk oranları ve yeraltı su rezervleri sürdürülebilir biçimde yenilenemiyor. Diğer yandan taşkın ve sel riskini artırıyor" dedi.



Uzun vadeli su güvenliği


Uzun vadeli su güvenliğini garanti altına alan çözümler gerektiğini de vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Kutay Yılmaz, "Susuzluğu önlemek amacıyla farklı havzalardan su transferi, yeni kuyular açılması ya da yeraltı sularının kullanımı gibi önlemler gündemde. Ancak bu tür uygulamalar, kısa vadeli rahatlama sağlasa da uzun vadede su güvenliğini garanti altına almıyor. Yağmur suyu hasadı, konutlarda ve sanayide su verimliliğinin artırılması, tarımda daha az su tüketen yöntemlerin yaygınlaştırılması bu politikaların temelini oluşturuyor. Yağmur suyu hasadı kapsamında, binaların çatılarına düşen yağmur suları depolanarak sifon ve benzeri alanlarda kullanılabiliyor. İzmir’de bazı yeni binalarda uygulanan bu sistem, tek başına yeterli olmasa da iklim uyumunu önemli bir parçası. Kısa ve orta vadede kalıcı bir çözüm de, birçok su sorunu yaşayan ülkede uygulaması bulunan deniz suyunun arıtılarak kullanılması. Bu kapsamda, izin ve onay süreçleri hızlandırılarak çok daha kalıcı bir çözüme İzmir’de ulaşılabilir. Türkiye’de toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 70’i tarımda kullanılıyor. Buna karşın birçok Avrupa ülkesinde bu oran yüzde 25 seviyelerinde. Damla sulama ve suyu verimli kullanan tekniklerin yaygınlaştırılması gerekli" diye konuştu.



Her dört damla sudan biri musluğa ulaşamadan kayboluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya MHP Kütahya İl Başkanlığı’na atanan Türker görevi devraldı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kütahya İl Başkanlığı görevine atanan Mehmet Ali Türker, düzenlenen programla görevi resmen devraldı. Programda birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Görevi devralan MHP Kütahya İl Başkanı Mehmet Ali Türker konuşmasında, "Allah kabul etsin, Allah hayır etsin. Biz diyoruz ki insan insana cennet olsun, insan insana can olsun, cana derman olsun. Sevgide buluşalım, hoşgörüde uzlaşalım. Karşılıklı anlayış ve saygı çerçevesi altında hiç ayrılmamak kaydıyla kutlu hedeflere yürüyelim. Bir olalım, diri olalım. Tam 57 yıldır bu yoldayız. Çelme taktılar, tökezledik ama düşmedik. Arkamızdan ittiler, sendeledik ama eğilmedik. Kuyuya attılar, vakti geldiğinde Yusuf olup çıktık. Mahkûm ettiler ‘vatan sağ olsun’ dedik. Mağdur ettiler, ‘kaderimiz buymuş, Allah bizimledir’ dedik. Acılarımıza rağmen ye’se kapılmadık, karanlık gecelerde kutup yıldızı gibi parladık. Tasalanma yiğidim, zaman bizden yanadır" dedi. "Önce gönüllerimizi barıştıracağız" Programda konuşan MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ise birlik ve huzur vurgusu yaptı. Erbaş, "Ben 2007 yılından bu yana bu ilde siyaset yapıyorum. 19 yıldır partisiyle, genel başkanıyla, teşkilatıyla hiçbir sorun yaşamadan yol yürüdük. Artık geçmişi uzun uzun konuşma zamanı değil; önümüze bakacağız. Hatalarımızdan ders çıkaracağız, eksiklerimizi gidereceğiz. Önce gönüllerimizi barıştıracağız. El sıkışmadan önce gönül barışına ihtiyacımız var. Bizimle aynı yolda yürüyenlerle devam edeceğiz. Ama gönlü ve zihni başka yerde olanlara da tavizimiz olmayacak. Milletler geçmişine sahip çıkarak geleceğe yürür. Eğer tarihini bilmiyorsan, o milletin ileriye bakması mümkün değildir. Bu yüzden milli şuura ve güçlü bir milli devlete ihtiyacımız var. Allah’a şükür güçlü bir devletimiz var. Bugün burada bulunan kadrolarla Kütahya’da adeta yeniden başlıyormuş gibi sahaya ineceğiz" diye konuştu. "Mehter bizim milli kültürümüz" Milletvekili Erbaş ve İl Başkanı Türker, daha sonra partililerle birlikte Hava Şehitliği’ni ziyaret ederek dua etti. Ziyaret sonrası konuşan Milletvekili Ahmet Erbaş, Gaziantep’teki 23 Nisan kutlamalarında çocuk mehteran takımına sırtlarını dönenerek protesto eden CHP’lilere tepki gösterdi. Erbaş, "Mehter müziği bizim milli müziğimizdir. Öyle güçlü bir müzik ki Avrupa’yı bile etkilemiştir. Osmanlı ordusu sefere mehterle çıkardı. Bu bizim köklü kültürümüzdür. Bir fotoğraf gördüm; büyükler arkalarını dönmüş ama çocuklar mehteri can kulağıyla dinliyor. Asıl örnek almamız gerekenler çocuklardır. Onlar samimiyetiyle doğruyu gösterir" dedi.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Şoför ise olası bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip atladı. Kazada şoför hafif yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesinde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç önce sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı, ardından daha büyük facianın önüne geçmek için şoförün müdahalesiyle yolun yanında bulunan 10 metrelik uçuruma düştü. Kendisini kurtarmak isteyen şoför ise araçtan aşağıya atlayarak hafif yaralandı. Yaralanan şoför ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulans ile hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı. "Kahramanlık yapmış. Kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan çevrede esnaflık yapan Lokman Kondi, "Bizim 200 - 300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. TIR şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun. Duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi.