EKONOMİ - 28 Nisan 2026 Salı 17:39

Honda Türkiye’den dev yatırım: Aliağa’da motosiklet fabrikası üretime başladı

A
A
A

Honda Türkiye Motosiklet, yıllık 100 bin adet üretim kapasitesiyle faaliyete başladı. Gelecek dönemde 200 bin adet kapasiteye ulaşma potansiyeli bulunan tesis sayesinde Honda, hem artan talebe daha hızlı yanıt verecek hem de Türkiye’de katma değerli üretimi güçlendirecek.

Honda Türkiye, İzmir Aliağa’da hayata geçirdiği motosiklet üretim fabrikasının açılışını gerçekleştirdi. Bu yatırım, Honda’nın Türkiye’ye olan güçlü ve uzun vadeli bağlılığının somut bir göstergesi olarak öne çıkarken; üretim, istihdam ve sürdürülebilir büyüme alanlarında önemli katkılar sunmayı hedefliyor. Yeni tesis, Honda’nın küresel üretim gücünü Türkiye’nin sanayi altyapısı ve yetkin insan kaynağıyla buluşturarak, artan mobilite ihtiyacına yerel üretimle hızlı ve etkin bir yanıt verilmesini sağlayacak.

Kapasite 200 bin adede kadar çıkabilecek

Açılış töreni öncesi açıklama yapan Honda Türkiye Başkan Yardımcısı Bülent Kılıçer, fabrikanın üretim kapasitesi hakkında teknik bilgiler verdi. Kılıçer, ilk etapta tek vardiya ile yıllık 100 bin adetlik üretim planladıklarını ifade ederek, "İkinci vardiyanın devreye girmesiyle toplam üretimimiz önce 150 bin, sonrasında ise 200 bin adede kadar çıkacak. Fabrikamız şu an 45 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplamda geniş bir alanda hem üretim hem de lojistik faaliyetlerini yürütecek kapasitededir" dedi.

Fabrika arazisinin genişleme potansiyeline dikkat çeken Kılıçer, "Elimizde yeni yatırımlar için uygun 45 bin metrekarelik bir açık alanımız daha var. İleride potansiyele bağlı olarak bu alanı da fabrikaya dahil edip, üretim kapasitemizi 200 bin adede kadar çıkararak ihracat odaklı bir sürece geçebiliriz. Tam kapasiteye ulaştığımızda aylık 11 bin bandında bir üretim söz konusu olacak" ifadelerini kullandı.

Yerli üretimle maliyetler aşağı çekilecek

Yerelleşmenin müşteri için en büyük avantajının maliyet olduğunu vurgulayan Kılıçer, üretim ve lojistik sürelerinin kısalacağını belirtti. Kılıçer, "Müşterilerimiz için en önemli nokta, en düşük maliyetle ve en kısa zamanda ürüne ulaşmaktır. Yerli üretimle beraber hem lojistik süresini ciddi anlamda kısaltacağız hem de maliyetlerimizi aşağı çececeğiz. Bu durum müşteri memnuniyeti açısından bizim için en kritik iki noktadan biridir" dedi.

İlk yerli model tasarruflu PCX 125

İzmir fabrikasında üretilen ilk modelin PCX 125 olduğunu açıklayan Bülent Kılıçer, "PCX 125, satışlarımızın yüzde 40’ını oluşturan, hem bireysel hem ticari kullanımda çok tercih edilen bir model. 100 kilometrede sadece 2 litrelik yakıt tüketimiyle maliyetleri aşağı çekmek isteyen kullanıcılar için kilit bir rol oynuyor. Yerli üretimle birlikte bu modele olan talebin daha da artacağına inanıyoruz" diye konuştu.

Türkiye’de her 100 motosikletten 25’i Honda

Türkiye’deki toplam motosiklet rakamlarının 2026 yılında 7 milyonun üzerine çıkarak rekor kırdığını belirten Kılıçer, "Honda olarak Türkiye’de yaklaşık yüzde 25-30 bandında bir pazar payımız mevcut. Geçen yılı 165 bin adetlik satışla tamamladık. Gururla söyleyebilirim ki, yaklaşık 13 yıldır Türkiye’nin en çok satan markasıyız ve yollardaki her 100 motosikletten 25 tanesi Honda imzasını taşıyor" bilgilerini paylaştı.

"Türkiye’nin küresel işimizdeki önemi büyük"

Açılış töreninde konuşan Honda yöneticileri, yatırım sürecinde destek veren tüm kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve iş ortaklarına teşekkür ederek, Türkiye ile birlikte büyümeye ve uzun vadeli değer üretmeye devam edeceklerini vurguladı. Törene katılan Honda Motor Europe Başkanı Hans De Jaeger, Türkiye’nin Honda için taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Bu yatırım, pazara duyduğumuz güvenin, Türkiye’nin küresel işimizdeki öneminin ve uzun vadeli iş birliği ile ortak refaha olan bağlılığımızın güçlü bir göstergesidir. Bu tesisin hem Honda’nın küresel üretim ağına hem de Türkiye’nin sanayi gelişimine, istihdamına ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz."

Ekonomik başarının ötesinde toplumsal fayda

Honda Türkiye Başkanı Satoru Yamada ise törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin dinamik yapısına vurgu yaparak, "İzmir Aliağa’da hayata geçirdiğimiz bu üretim tesisi, Honda’nın Türkiye’ye olan güçlü inancının, uzun vadeli vizyonunun ve yıllar içinde inşa ettiğimiz güvene dayalı yakın ilişkinin açık bir göstergesidir. Bizim için başarıyı yalnızca ekonomik göstergelerle ölçmek yeterli değildir. Asıl önemli olan; topluma dokunan, insanların yaşamına değer katan bir etki oluşturabilmektir" dedi.

Yerli üretim ve sürdürülebilir büyüme odağı

Türkiye’de hızla büyüyen motosiklet pazarına paralel olarak hayata geçirilen bu yatırım, yerli üretim kapasitesini artırarak pazarın sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde büyümesine katkı sağlayacak. 45 bin metrekaresi kapalı olmak kaydı ile toplam 100 bin metrekarelik bir alanda faaliyet gösterecek tesis ile yıllık 100 bin adetlik üretim kapasitesi doğrultusunda yaklaşık 300 kişiye istihdam sağlanacak. Aliağa’daki üretim tesisi; yerel tedarik zincirinin güçlendirilmesi, bölgesel kalkınmanın desteklenmesi ve ekonomik değer oluşturması açısından kritik bir rol üstleniyor.

Bilgi birikimi Türkiye’ye transfer ediliyor

Honda’nın küresel çapta 24 ülkede 38 fabrikası olduğunu belirten Kılıçer, İzmir’deki yatırımın sadece bir üretim tesisi değil, aynı zamanda bir teknoloji transferi olduğunu söyledi. Kılıçer, "Honda’nın geçmişten gelen teknik bilgi birikimini (know-how) Türkiye’ye transfer ediyoruz. Bu sayede üretimimizi daha hızlı ve esnek yapabilmek adına yerel entegrasyona büyük önem vereceğiz. Yatırımlarımızı uzun dönemli ve sürdürülebilir bir ortamda devam ettireceğiz" açıklamasında bulundu.

Güvenli sürüş kültürü ve sosyal sorumluluk

Honda Türkiye, üretim tesisinin yanı sıra bu yatırımı, Türkiye’de güvenli, bilinçli ve sürdürülebilir bir motosiklet kültürünün gelişimi için önemli bir başlangıç olarak konumlandırıyor. Honda’nın global "Safety" yaklaşımı doğrultusunda hayata geçirilen projelerle, trafik güvenliği bilincinin artırılması ve kullanıcıların eğitimine katkı sağlanması hedefleniyor. Bu kapsamda Türkiye’de 20 yıldır faaliyetlerine devam eden Honda Motosiklet Gelişim Merkezi ve eğitim programlarıyla farkındalığın artırılması amaçlanıyor. Bülent Kılıçer, "Güvenli Sürüş Merkezimizde her yıl 2 bine yakın kişiye eğitim veriyoruz. Bugüne kadar 20 binden fazla kişiye ulaştık" dedi.

Ayrıca Honda Türkiye, sosyal sorumluluk projeleriyle de topluma katkı sağlamayı sürdürüyor. Trafik eğitim programları ve yangınlardan etkilenen alanların yeniden ağaçlandırılmasına yönelik fidan bağışları bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor.

İlk model PCX 125 Haziran’da yollarda

Honda Türkiye’nin İzmir Aliağa fabrikasında üretilecek ilk model olan PCX 125, haziran ayında Türkiye pazarında satışa sunulacak. Modelin satış başlangıç tarihi ve detayları ilerleyen günlerde kamuoyu ile paylaşılacak.

Ali İhsan Çiftçi - Sinan Yeniçeri



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya ALKÜ’nün gelişimi 2026 Asya üniversite sıralamalarında yerini aldı Times Higher Education tarafından yayımlanan 2026 Asya Üniversite Sıralamalarında Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Asya genelinde 801+ bandında yer aldı. Üniversitenin genel skoru 14.7-23.2 aralığında hesaplandı. ALKÜ; Uluslararasılaşmada 27.2, Araştırma Kalitesinde 22.3, Eğitimde 19.8, Sanayi İş Birliğinde 16.4, Araştırma Ortamında 12.6 oranında yer aldı. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, elde edilen sonuçların üniversitenin doğru bir gelişim çizgisinde ilerlediğini gösterdiğini söyledi. Rektör Türkdoğan, "THE 2026 Asya sıralamalarında elde ettiğimiz bu tablo, üniversitemizin sahip olduğu potansiyeli ve doğru yolda ilerlediğini açıkça ortaya koyuyor. Özellikle uluslararasılaşma, araştırma kalitesi ve eğitim alanlarında ortaya çıkan veriler bizler için son derece önemli. Amacımız; bu güçlü temeli daha ileriye taşıyarak üniversitemizi hem ulusal hem de uluslararası sıralamalarda üst basamaklara çıkarmaktır. Bu doğrultuda araştırma, inovasyon ve uluslararası iş birliklerini daha da güçlendirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Önümüzdeki süreçte akademik üretkenliğimizi artırarak, nitelikli eğitim anlayışımızı geliştirerek ve sektörle olan iş birliklerimizi daha da derinleştirerek sürdürülebilir bir başarı grafiği yakalamayı hedefliyoruz. Üniversitemizin gelişimine katkı sağlayan ALKÜ ailesine ve tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.
Eskişehir Eskişehirspor’un kritik karşılaşmasına dede-torun geldiler Eskişehirspor’un Balıkesirspor ile oynayacağı kritik rövanş maçı öncesi, siyah-kırmızılı taraftarlar stadyuma akın etti. Tribünlerin sevilen simalarından 63 yaşındaki emekli Mehmet Özmen, 6 yaşındaki torunuyla birlikte takıma destek olmaya gelerek, "Biz dededen toruna Es-Es’liyiz" dedi. Eskişehirspor, TFF 3. Lig yükselme play-off 1. Tur ilk maçında deplasmanda 2-1 mağlup olduğu Balıkesirspor’u ağırlıyor. Turu geçmek ve şampiyonluk yolunda ilerlemek için mutlak galibiyet parolasıyla sahaya çıkan siyah-kırmızılı ekipte, taraftarın desteği ise tam. Maç öncesi stadyum çevresinde oluşan heyecana, 50 yıllık Eskişehirspor taraftarı Mehmet Özmen ve minik torunu Mehmet Tuna Özmen de ortak oldu. Siyah-kırmızı renklerle maça hazırlanan dede ve torun, kulübe olan bağlılıklarını dile getirdi. "Bu büyük camianın yeri buralar değil" Yarım asırdır Eskişehirspor’un peşinde olduğunu belirten 63 yaşındaki Mehmet Özmen, takımın hak ettiği yere döneceğine olan inancını vurguladı. Özmen, "Vallahi biz dededen toruna Es-Es’liyiz. 50 yıldır bu kulübün peşindeyiz. Benim torunum her maça benimle gelir. Geçen hafta biraz üzüldük ama inşallah en az iki farklı kazanıp turu geçeceğiz. Bizim ümidimiz; play-off’larda şampiyon olarak Eskişehirspor’umuza layık olduğu yerleri getireceğiz. Çünkü bu 35 bin taraftarın, bu kadar büyük bir camianın buralarda pek yeri olmadığını düşünüyorum. Zor günleri atlatıp 1. Lig’de Fenerbahçe’yi, Galatasaray’ı, Trabzonspor’u 4-0, 3-0 yendiğimiz günlere geri döneceğiz inşallah" şeklinde konuştu. 6 yaşındaki Mehmet Tuna’dan 5-0’lık skor tahmini Dedesinin izinden giden ve Eskişehirspor sevgisiyle büyüyen 6 yaşındaki Mehmet Tuna Özmen ise maçı kazanacaklarından emin olduğunu söyledi. Kaleci Bora’ya olan güvenini dile getiren minik Mehmet Tuna, "Maç için geldim ve bu maçı inşallah 5-0 yeneriz. Maç için burada olduğum için çok mutluyum. İnşallah bugünkü maçta Bora abim bütün topları tutacak" ifadelerini kullandı. Dede ve torun, açıklamalarının ardından büyük bir heyecanla tribündeki yerlerini almak üzere stadyuma giriş yaptı.
Eskişehir Eskişehirspor taraftarı Balıkesirspor maçı için heyecanlı Eskişehirspor’un şampiyonluk yolundaki kritik Balıkesirspor mücadelesi öncesinde taraftarlar stadyum çevresinde takımlarına destek oldu. TFF 3. Lig yükselme play-off 1. Tur’unda Balıkesirspor ile oynanacak rövanş mücadelesi öncesinde Eskişehirspor taraftarları galibiyete kilitlendi. Deplasmandaki ilk maçın ardından kendi sahasında tur atlamak isteyen kırmızı-siyahlılarda, 7’den 70’e her yaştan taraftar stadyuma akın etti. Oğluyla birlikte maça gelen ve 31 yıl önce giyilen orijinal futbolcu formasıyla dikkat çeken Türk Öğün Acet ile şampiyonluk inancını dile getiren Yılmaz Uzun, maç öncesi duygularını paylaştı. "Bu üzerimdeki forma 31 senelik orijinal forma" Oğlu Yunus Acet ile birlikte tribündeki yerini alan 51 yaşındaki Türk Öğün Acet, yıllar öncesinden kalan hatırasıyla takıma destek verdi. Eskişehirspor sevgisinin çok eskilere dayandığını belirten Acet, "Biz bundan 31 sene evvel Konya’ya gittik, 20 bin taraftar. Bu üzerimde gördüğünüz forma 5 numaralı Eskişehirsporlu futbolcumuz Erkal’ın forması, orijinal forma. Bugün de yine Eskişehirspor’umuzu 2. Lig’e çıkarmak için geldik. Yaşımız 51, inşallah iki tane atacağız" ifadelerini kullandı. "Balıkesir oradaki gibi olmayacak, buradan çıkış yok" Takımın gol yollarındaki etkisine güvendiğini ve Balıkesirspor’un Eskişehir deplasmanında zorlanacağını ifade eden Yılmaz Uzun ise şu şekilde konuştu: "Gollerimizi Akın Akman, Jacob, Batuhan; bu üç isimden gol bekliyoruz. Şampiyon biz olacağız. Balıkesir orada kendi evinde oynadığı maç gibi olmayacak. Burası Eskişehir, buradan çıkış yok. Onları eli boş göndereceğiz ve bu turu biz geçeceğiz." Stadyum önünde tezahüratlar eşinde bekleyişlerini sürdüren taraftarlar, maçın başlamasıyla birlikte tribünlerdeki yerlerini alarak takımlarına tam destek verdi.