POLİTİKA - 06 Temmuz 2025 Pazar 15:34

İçişleri Bakanı Yerlikaya, İzmir’de yanan köyleri ziyaret etti

A
A
A
İçişleri Bakanı Yerlikaya, İzmir’de yanan köyleri ziyaret etti

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İzmir’in Ödemiş ilçesinde meydana gelen orman yangınından etkilenen köylerde incelemelerde bulundu. Bakan Yerlikaya, "İzmir genelinde 228 konut, 13 iş yeri ve 15 ahırın ağır hasarlı olduğu tespit edildi. İlk etapta İzmir Valiliğimizin emrine AFAD’dan başlangıç olarak 30 milyon lira ödeme, yani kaynak gönderdik" dedi.


İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İzmir’in Ödemiş ilçesinde orman yangınından etkilenen köylerde incelemelerde bulundu. İzmir Valisi Süleyman Elban ve AFAD yetkililerinden yangından etkilenen köyler hakkında bilgi alan Yerlikaya, inceleme sırasında köylüleri dinledi. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, "25 Haziran’dan düne kadar 10 gün boyunca İzmir, güzel İzmir’imizde, ilçelerinde, köylerinde orman yangını boyunca hep gerçekten çok seferberlik ruhuyla bir mücadele, söndürme mücadelesi yapıldı. Ve şükürler olsun ki artık yangınla ilgili devam eden bir durum kalmadı. Öncelikle sözlerime başlamadan önce yangından etkilenen kıymetli köylerimize, ilçelerimize ve güzel İzmir’imize geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum ve Allah tekrarından korusun diyorum" ifadelerini kullandı.



"İzmir’imizde yangınla imtihan edilen bütün vatandaşlarımızın da her birine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum"


İlk andan itibaren devletin tüm kurumları, kuruluşları, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın koordinasyonunda yangını söndürmek için büyük bir mücadele örneği verildiğini söyleyen Yerlikaya, "Biz başta Tarım Bakanımız olmak üzere onun koordinasyonunda çalışan Orman Genel Müdürlüğümüzün tüm çalışanlarına, orman işçilerimize teşekkür ediyoruz. Devletimizin tüm kurum ve kuruluşları burada kıymetli valimizin koordinasyonunda gerçekten cansiperane gece gündüz durmadan çalıştılar. İçişleri Bakanlığımızın bünyesindeki bizim köklü teşkilatımız AFAD da yangın esnasında, yangın bittikten sonra da asıl şimdi bu noktada iyileştirme ile ilgili hizmetlerimizi yapıyor olacağız. Yapmaya başladık zaten. Bunlarla da ilgili birazdan sizlere bilgiler vereceğim. Ben bu noktaya gelmesinde emeği olan herkese şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Buradaki Karadoğanlı kıymetli kardeşlerimizin şahsında yukarıdan itibaren buraya ziyaret ederek geldik. Suçıktı, Tosunlar, Üzümlü ve Karadoğan’dayız. Sizlerin şahsında İzmir’imizde yangınla imtihan edilen bütün vatandaşlarımızın da her birine tekraren geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" dedi.



"AFAD’dan başlangıç olarak 30’ar milyon lira ödeme gönderdik"


Yangından hemen sonra AFAD’ın koordinasyonunda hasar tespiti yapıldığını söyleyen Yerlikaya, "Hasar tespitlerinden hemen sonra bunların kesin hasar tespitleri ile ilgili süreçlerini yapmaya çalışıyoruz. Zarar tespitleri ile ilgili tespit komisyonlarımız süratle görevlerini aldılar. Bu noktada da zarar tespitleriyle de ilgili değerlendirmeler bitti. Muhtemelen bakiye kalanları da yarın itibarıyla tamamlanacak. Zaten yangının ilk çıktığı andan itibaren Bilecik valimizin emrine, İzmir Valiliğimizin emrine AFAD’dan başlangıç olarak 30’ar milyon lira ödeme, yani kaynak gönderdik. Bu kaynak onlara güç vermesi ile ilgili, ödemeleri süratle yapmaları ile ilgili ve gördüğümüz şey şu değerli arkadaşlar. Geçici barınma olarak konteyner, klimalı, içinde elektrik ocakları, buzdolabı ve diğer eşyaları olan bu şekilde bizden talepte bulunan vatandaşlarımıza tıpkı az önce sizlerle beraber gezdiğimiz gibi Karadoğan’da 16 tane istendi. Onların hepsini kurduk. Diğer geldiğimiz köylerde de talepte bulunan vatandaşlarımızın her birine konteynerlerini verdik, veriyoruz. Yolda olanlar da var. Olabilecek en süratli bir şekilde klimalı olan, bu sıcakta vatandaşlarımızı korumak niyetinde olan bu yapıyı, donatıyı teslim etmek ve hizmete almak istiyoruz" dedi.



"İzmir genelinde 228 konut, 13 iş yeri ve 15 ahırın ağır hasarlı olduğu tespit edildi"


Altyapısı, elektriği, kilit taşları ve olması gereken ne varsa tamamının yapıldığını vurgulayan Yerlikaya, "Şunu paylaşalım müsaadenizle. İzmir genelinde bu ön hasar tespitleri ile ilgili yapmış olduğumuz çalışmaların sonucunda Ödemiş’te, Çeşme’de, Seferihisar’da, Buca’da, Bornova’da ve Gaziemir’de, yani İzmir genelinde 228 konut, 13 iş yeri ve 15 ahırın ağır hasarlı olduğu tespit edildi. Dün de kıymetli kabine üyesi arkadaşım, Murat Kurum Bakanımız da buradaydı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ-AFAD koordinasyonunda hak sahiplerinin süreci netleşir netleşmez göreceksiniz. 5-6 ay içerisinde Sayın Bakanım da dün bunu ifade etti. Bu hak sahiplerine anahtarlarını teslim edeceğiz inşallah. 15 ahırla ilgili de valimizin koordinasyonunda ilçe kaymakamlarımız, il/ilçe tarım müdürlüğü, destek ödemesi hazır. Süratle bunların da yani ahırların da yapımını vatandaşlarımızla beraber yapacağız. Genel hayat etkinlik, afet onayını aldık. Onu ilan ettik zaten ve süreç başlamış oldu" diye konuştu.



"Her birinin destek ödemelerini yapacağız"


Bugüne kadar destek ödemeleri ile de ilgili şu ana kadar zarar tespitleri bitirilen vatandaşlara 16 milyon 898 bin lira ödendiğini ifade eden Yerlikaya, "Pazartesi günü sabah ve en geç salı günün öğleden önce zararları ile ilgili destek ödemesi alacak olan vatandaşlarımızın parası cuma gününden değil, daha evvelden gönderildiğini söylemiştim. Onların tamamının ödemelerini de inşallah yapacağız. Tabii büyükbaş, küçükbaş hayvan telef olan, kanatlı hayvan, bunlarla ilgili de tespitlerimizin tamamı yapıldı. İçi boş, dolu kovanlarla ilgili bunların da tespitleri yapıldı. Bunların tamamını değerli arkadaşlarım gideriyoruz. Her birinin destek ödemelerini yapacağız. Hiç merak etmeyin. Hem de en kısa zamanda yapacağız. Bu tarım zararlarıyla ilgili il tarım müdürlüğümüzün çalışması var. Tabii o biraz zaman alıyor. Siz de takdir edersiniz ki az önce meydandaki sohbetimizde bunu paylaştım. Yani şu tepenin arkasında bir bostanlık var. Oraya gidilecek. Daha sonra nerede bir sizin ÇKS kayıtlı ekili dikili bir yeriniz varsa onun başına sizle beraber arkadaşlarımız gelecek. Bunların tespitini yapacak ve akabinde bunlar Tarım Bakanlığımızın tespitleri bittikten sonra destek ödemesi yapılacak Allah’ın izniyle. Yine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımıza da teşekkür ediyorum. Onun da burada Seferihisar’dan başladı destek ödemeleriyle ilgili. O da eşya zararlarıyla ilgili ödemelerine devam edecek. Evrakları süratle tamamlandıktan sonra" dedi.



"250 bininci evi geçen ay verdik"


Asrın felaketinin yaşadığına da değinen Yerlikaya, "Allah tekrardan hepimizi, ülkemizi, tüm insanlığı korusun. O büyük deprem acısını yaşadık. Bakın o günden bugüne Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde değer kardeşlerim, 250 bininci evi geçen ay verdik, anahtar teslimini ve 2026’nın ilk aylarında Allah’ın izniyle hak sahibi olan tüm ev, iş yeri, bunların tamamı bitirilecek. Böyle bir asrın dayanışmasını, birlikteliğine şahit olduğumuzu biliyoruz. Buradaki bu ağır hasarlı, yıkık evler, iş yeri, ahır başta olmak üzere bunları da göreceksiniz. En fazla 6 ay içerisinde yerlerine bunları daha güzeliyle beraber teslim edip büyük bir heyecanla, sevinçle sizlere anahtarlarını Allah’ın izniyle teslim edeceğiz. Yukarıda Suçıktı’da vatandaşlarımız aşağı indiğimiz zaman biliyorsunuz yukarıdan başlayarak indik. Tosunlar ve Üzümlü’de yolla ilgili şikayetler oldu. Yolla ilgili, bununla da ilgili biz valimize hemen talimat verdik. Karayolları Bölge Müdürlüğümüz birlikte onlarla bir protokol yapacağız. Ankara’dan Murat Kurum Bakanımızın, benim göndermiş olduğum, bizim bakanlık olarak gönderdiğimiz paralarla bu yolu en kısa zamanda inşallah doğru ve sizin hoşnut olabileceğiniz bir noktaya getirmekte kararlıyız" ifadelerini kullandı.



"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 23 yıldan beri nerede bir afet, nerede bir acı, nerede bir kanayan yara varsa o oradadır"


Karadoğanlıların çok zor bir 10 gün yaşadığını belirten Yerlikaya, "Karşı tepelerdeki ormanın yemyeşil halini biliyorsunuz. Onu bu vaziyet görünce, onun o acı kokusunu, o manzarayı gördükçe ciğerinizin halen yanmaya devam ettiğini biliyoruz. Ama devlet-millet dayanışması, kaynaşması işte diğer dünya ülkelerinin örnek aldığı bir şekilde değerli arkadaşlar, biz bizim hükümetimizde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 23 yıldan beri nerede bir afet, nerede bir acı, nerede bir kanayan yara varsa o oradadır. Onun eli oradadır. Dolayısıyla bütün kabine üyesi arkadaşlarımız, kimin ne görev alanı varsa hepsi kendi görev alanı ile ilgili bilin ki öncekinden daha iyi hale getirme ile ilgili, onun şahsında bize talimat verildi. Bugün bu noktada AFAD ve valimiz ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yaptığını, yapacaklarını biz istişare etmeye geldik milletvekillerimizle beraber. Dolayısıyla göreceksiniz. Bunlar sizin düşündüğünüz ve bizim de öngördüğümüz süre içerisinde büyük bir heyecanla, azimle tamamlanacak. Ve bu görmüş olduğunuz, gördükçe de üzüldüğünüz ormanda yanan yerler, bilin ki İbrahim Yumaklı Bakanımız bu noktada çok titiz, çok çalışkan, azimli bir arkadaşım. Onun mesai arkadaşlarıyla beraber, sizin de şahitliğinizle bu ormanda yanan yerlerin tamamı Allah’ın izniyle fidanlarla buluşacak" dedi.



Zorlu hava şartları


Daha önceki yangınlarda yapıldığı gibi yangınlarla bir daha imtihan olmasın diye dualarla fidanları ekeceklerini söyleyen Yerlikaya, "Bunu da göreceksiniz. Son kelam olarak da iklim değişikliği diyoruz, küresel ısınma diyoruz. Yaşlı dünyamızda artık buna yönelik bir gidişat olduğunu bilim insanları da, herkes bundan bahsediyor ve siz de bunu çok iyi biliyorsunuz. Biz hükümet olarak tedbirimizi, Bakanlığımızın ismine bile iklim değişikliğini ekleyerek aldık ve bununla ilgili başta çıkacak olan veya çıkan yangınlara karşı daha güçlü, daha hızlı, daha etkin olabilmek için hava unsurlarımızı, karadaki unsurlarımızı, çalışan iş gücümüzü öyle artırdık, öyle artırdık ki, şu etrafımıza bakalım, dünya ülkelerinde komşularımıza çıkan yardımlara bile bizden yardım istiyorlar. Hem tecrübe hem donat olarak. Dolayısıyla eğer rüzgâr bu kadar İzmir’de 114 km’ye ulaşmasaydı, bu kadar güçlü bir rüzgâr olmasaydı, nem 20’nin altında, 12’ye, 13’e kadar düşmeseydi ve sıcaklık 42-43 dereceye kadar gelmemiş olsaydı yangın 10 gün sürmezdi. Bilin ki sizler daha iyi biliyorsunuz. Çok daha kısa süre içerisinde ne yapardık? Sönerdi" dedi.



"İki orman işçi kardeşimiz şehit"


Ödemiş’teki yangında 2 şehidin olduğunu ifade eden Yerlikaya, sözlerini şu şekilde noktaladı:


"İki orman işçi kardeşimiz şehit. Mekanları cennet olsun diyorum. Ruhları şad olsun diyorum. Başta ailesi, köylüleri, akranları, mesai arkadaşlarını her birine hepimiz adına başsağlığı diliyoruz. Acılarını paylaşıyoruz. Bir de bizim Suçıktı köyümüzde İbrahim abimiz, maalesef onu da hak vaki oldu. Mekânı cennet olsun. Orada başsağlığı diledik yakınlarına. Allah bu tür afetlerle bizi sınamasın. Böyle acılarla bizi imtihan etmesin diyoruz. Tekrardan geçmiş olsun diyorum. Sabrınız, anlayışınız, birliğiniz, beraberliğiniz ve dayanışmanızdan ötürü de sizin her birinize yürekten teşekkür ediyorum. Ekranları başında bizi izleyen vatandaşlarımıza da Karadoğan köyümüzden, Ödemiş ilçemiz, İzmir’imizin güzel ilçesi Ödemiş’ten ve Karadoğan’dan da sevgilerimizi ve saygılarımızı iletiyoruz."


Ziyarete İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AFAD Genel Başkanı Ali Hamza Pehlivan ve AK Parti İzmir Milletvekili Atilla Kaya da katıldı.



İçişleri Bakanı Yerlikaya, İzmir’de yanan köyleri ziyaret etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: "Kifayetsizlere asla prim vermeyin" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’de gençlere hitap ederek, "Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda onbinlerce gencin katılımıyla düzenlenen "Bir Gençlik Şöleni"ne katıldı. Burada gençleri selamlayan Erdoğan, "Böylesine coşkulu, heyecanlı, maşallah her yönüyle dolu dolu bir gençlik şöleninde sizlerle beraber olmanın memnuniyeti içindeyim. Öncelikle şölenimizin düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Gençlik Kollarımızı, Yusuf İbiş kardeşimi ve ekibini yürekten tebrik ediyorum. Kocaelispor’un evinde gerçekleştirdiğimiz bu güzel buluşmaya katkı veren tüm yol ve dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Türkiye’nin dört yanından şölenimize renk katan gençlerimizle birlikte, dost ve kardeş ülkelerimizin gençlik teşkilatlarından programımıza katılan tüm misafirlerimize hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyorum" dedi. "Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor" Gençlerin Türkiye’nin aydınlık yüzü, yüz akı, gözbebeği ve Türkiye Yüzyılı’nın mimarı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda bayrağımızı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığımızın en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerimi gönderiyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızı nakış nakış işleyen, duası, desteği, kalbi bizimle olan tüm genç kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyorum. Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan, sevgi ve muhabbete, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi, stadyumlardan taşan şu coşkunuz, şu eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Bugün güzel atmosferde, umudun, sevginin, aydınlığın, geleceğin sembolü olan siz gençlerimizle birlikte olmaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor. Milletçe medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor" diye konuştu. "Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sevgili genç kardeşlerim, Sezai Karakoç ’diriliş nesli’ derken sizleri işaret ediyordu. Nurettin Topçu, ’hareket nesli’ derken sizleri kast ediyordu. Üstad Necip Fazıl, ’büyük doğu nesli’ derken sizlerden bahsediyordu. ’Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek, işte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. Teknofest kuşağının öncü neferleri olarak, rahmetli Nurettin Topçu hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz. Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhununun ebedi hakimiyetine inanlara müjdeliyorum; Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır. İnanıyorum ki, Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdatın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın." "Uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" Karşısında, mazinin birikimini bugüne taşıyan, Türkiye’nin istikbalini var gücüyle omuzlayan kararlı bir gençlik gördüğünün altını çizen Erdoğan, "Şu an karşımda dünyaya yeni sözler söyleyen, dikkatleri üzerine çeken, hakkı ve hakikati seslendiren, ufuk sahibi gençlik görüyorum. Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e, mazlumun, mağdurun gözü yaşlı kardeşlerinin hüzününü, kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençlik hissediyorum. Şuan karşımda, deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen gençlik görüyorum. Şuan karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi gençlik görüyorum. Merhum Sezai Karakoç bu gençliği, yani sizleri yıllarca şu sözlerle bekledi; ’O çocuğu bekliyoruz. Dünyayı değiştirecek, yenileyecek, diriltecek çocuğu. O çocuğu ki, görüntüye değil öze, dışa değil, içe baksın. Ön planı değil, arka planı görsün. Reklam ve propaganda edilenleri değil, edilmeyenleri bilsin. Bu çocuk elbet gelecek, insanlık, beklenmedik her vakitte olduğu gibi yeni bir atılım yapacak. Diriliş gerçekleşecek, kutlu şehitlerin ruhları uyanacak. Bursa’nın, İstanbul’un, Konya’nın, Diyarbakır’ın, Erzurum’un, Şam’ın, Bağdat’ın, Semarkant’ın, Mekke’nin, Medine’nin ve hepsiyle birlikte Kahire’nin, Kuala Lumpur’un, Bingazi’nin, İslamabad’ın ruhları dirilecek. Elinde bir meşale, o çocuğun ulaştığı her kent dirilişe erecek’ Bu şehirlerin mahşerinin önünde, soruyorum; kim durabilir? Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" şeklinde konuştu. "Milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğin ’yüreğin bentlerini yıkıp atması’ olarak tanımlayarak, aynı zamanda gençliğin hayal, heyecan, dinamizm ve bir milletin lokomotifi olduğunu vurguladı. Toplumun enerjisini gençlerden aldığına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler, ne zaman elini taşın koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil, kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yücelten hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse, millette, devlet de güçlüdür. Gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır." "O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz" "Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı-solcu diyerek, kimi zaman Kürt-Türk diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek, kimi zamanda ilerici-gerici diyerek birebirlerine düşman ettiler. Anne-babaların elleri yüreklerinde, akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadık" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığı, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadık. O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz. AK Parti olarak, ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin liyakatın önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık" dedi. "Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık" En büyük yatırımı gençlere yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net şekilde gösterdik. Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak, gençlerimizin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtık. 23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yüksek öğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı, biz bunu 2026 itibariyle 651 milyar liraya çıkardık. Üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yüksek öğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içerisinde, tüm burs miktarını, hem burs alan öğrenci sayısını artırdık, başvuran her üniversite öğrencimize burs veya kredi veriyoruz. 81 ilimizi gençlik ve spor tesisleriyle, bilim ve kültür merkezleriyle, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattık. Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık. Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekası yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi ve aynı zamanda ahlaklı, imanlı bir neslin hamd olsun gümbür gümbür geldiğini görüyoruz" diye konuştu. "Sizi sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin" Tüm dünyanın imrenerek baktığı Türkiye’nin savunma sanayisinin, genç mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin ve TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzunda yükseldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Genç bilim insanlarımız, öğrencilerimiz, sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor. Tekvando milli takımımız, engelli sporcularımızla birlikte 22 madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Milletimizin göğsünü kabartan tekvandocularımızı tebrik ediyorum. Kazakistan ziyaretimizde ülkemizi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştık. İster geleneksek spor dallarında, ister teknolojiyle birlikte gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında, sizlerin hak ettiğiniz yeri almanız için yanınızda olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir, Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil, Türk dünyasında, İslam aleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen, Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençliği daima önceleyen bir büyüğünüz olarak, sizlere her zaman güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın."