GÜNDEM - 27 Şubat 2026 Cuma 09:15

İftar bereketi Büyükşehir’in aşevinden sofralara uzanıyor

A
A
A
İftar bereketi Büyükşehir’in aşevinden sofralara uzanıyor

Ramazan ayında birlik ve dayanışma ruhunu büyüten İzmir Büyükşehir Belediyesi, yerinde hizmet anlayışı doğrultusunda kentin farklı noktalarında kurduğu Danışma ve Dayanışma Noktaları aracılığıyla ihtiyaç sahibi hanelere her gün 15 bin kişilik ücretsiz iftar yemeği ulaştırıyor.


İzmir Büyükşehir Belediyesi, ramazan ayında 30 ilçede iftar sofraları kurmaya devam ederken, Kent Lokantaları ve Danışma ile Dayanışma Noktaları aracılığıyla da vatandaşlara sıcak yemek ulaştırıyor. Kent genelinde dört farklı noktada hizmet veren Kent Lokantalarında ücretsiz iftar menüsü uygulanıyor. Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi Aşevi’nde hazırlanan 15 bin kişilik iftar yemeği, Danışma ve Dayanışma Noktaları aracılığıyla yurttaşlara ücretsiz olarak dağıtılıyor.



"Ramazanda bu görevi yerine getirmekten büyük mutluluk duyuyoruz"


İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren aşevinde 12 yıldır gıda mühendisi olarak görev yapan Gökhan Koldaş, üretimlerin hijyen kurallarına uygun şekilde gerçekleştirildiğini belirtti. Koldaş, "İzmir Büyükşehir Belediyesi ailesi olarak Dayanışma ve Danışma Noktaları aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine her gün 15 bin kişilik iftar yemeği sunuyoruz. Alanında uzman ustalarımızla hazırlanan lezzetli yemekler, iftar saatinde sıcak şekilde ailelere ulaştırılıyor. Başkanımız sosyal yardımlara büyük önem veriyor. Ramazan ayında bu görevi yerine getirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.



"Bize çok çalışmak yakışır"


Ballıkuyu Dayanışma Noktası’nda görev yapan Filiz Işık, Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü sosyal çalışmaların bir parçası olmaktan mutluluk ve gurur duyduğunu belirtti. "Bu çatı altında görev yapmaktan gurur duyuyorum. Aşevimizin hizmeti gerçekten çok değerli, çünkü vatandaşlarımızın evine sıcak yemek ulaşıyor. Buna katkı sunabildiğim için çok mutluyum. Başkanımızın ‘Bize çok çalışmak yakışır’ sözü tam da bunu anlatıyor" dedi.


Ramazan ayı öncesinde yemek dağıtımının saat 13.30’da başladığını hatırlatan Işık, "İftar nedeniyle dağıtıma şimdi 17.30’da başlıyoruz. Vatandaşlarımızın her zaman yanındayız" ifadelerini kullandı.



Vatandaş memnun


Hizmetten faydalanan vatandaş Berivan Su, "Allah razı olsun, teşekkür ediyorum. Erzak da veriyorlar. Cemil Başkanımıza teşekkürler. Kırtasiye yardımı için de Şehir Kartı’na yükleme yapılıyor. Bebek bezi de alıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi her konuda yanımızda. Yemeklerden de memnunuz" diye konuştu.


Emine Mandaralı, "Hizmetler çok güzel. Yemek de öyle. Başkanımız da herkesi davet ediyor. Çok memnunuz. Yemekler tuzlu değil, çok yağlı da değil. Kolesterol ve tansiyon için çok iyi. Çok teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Necla Ünsal, "İki seneden beri yemek alıyorum. Yemekler çok güzel, arkadaşlar yardımcı oluyor. Belediyemizden her türlü yardımı alıyoruz. Hiçbir şikayetimiz yok. Teşekkürler" diye konuştu.



İftar bereketi Büyükşehir’in aşevinden sofralara uzanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Kredi kartlarını kopyalayarak 2 milyon liradan fazla vurgun yaptılar Vatandaşların kredi kartı bilgilerini kopyalayıp 2 milyon liranın üzerinde haksız kazanç elde ederek vurgun yaptığı belirlenen şahıslara yönelik Amasya merkezli 3 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında bankacı ve matbaacının da bulunduğu 4 şüpheliden 3’ü tutuklandı. Aralarında bankacı ve matbaacı da var Bilgilerini kopyaladıkları kartlar üzerinden çeşitli illerde 2 milyon 121 bin TL tutarında alışveriş yapıp haksız kazanç sağladıkları tespit edilen aralarında bankacı ve matbaacının yanı sıra, bilişim yoluyla dolandırıcılık suçundan hakkında kesinleşmiş 24 yıl 11 ay hapis cezası bulunan bir şüphelinin de yer aldığı şahıslara yönelik polisin teknik ve fiziki çalışmalar sonuç verdi. Amasya, İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı operasyon Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Amasya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri tarafından yürütülmekte olan nitelikli hırsızlık ve dolandırıcılık soruşturması kapsamında 4 şüpheliye yönelik Amasya merkezli olmak üzere İstanbul ve Ankara illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Şüphelilerin ikamet ve araçlarında yapılan aramalarda 9 adet cep telefonu, 6 adet banka kartı, 2 adet dizüstü bilgisayar, 1 adet masaüstü bilgisayar kasası, 1 adet fotoğraf makinesi, 4 adet sim kart, 1 adet USB bellek, 1 adet e-imza cihazı, 1 adet hafıza kartı ile 52 bin 400 TL nakit para ele geçirildi. Suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla devam etmekte Gözaltına alınarak Amasya’ya getirilen şahıslar işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. E.Ü., Z.Ş. ve T.Ü. tutuklanarak cezaevine gönderildi. 1 kişi ise serbest bırakıldı. Tutuklanan şahıslar gazetecilerin sorularına yanıt vermedi. Amasya Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla devam etmekte olduğu bildirildi.
Çanakkale 28 Şubat zamanı başörtülü öğrencileri derse alan öğretim görevlisi üniversitede mobbinge uğradı 28 Şubat sürecinde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde (ÇOMÜ) öğretim görevlisi olan Bünyamin Nami Tonka, başörtülü öğrencileri derse aldığı için üniversitede mobbinge uğradı 28 Şubat sürecinde ÇOMÜ’de Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim görevlisi olarak görev yapan Bünyamin Nami Tonka, 1998 yılında sınıfında başörtülü öğrencilerin bulunması sebebiyle birçok kez soruşturmadan geçti. 1998’de eğitim-öğretimin başladığı ilk hafta basın mensupları ÇOMÜ Rektörlüğü’ne hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Bir sınıftan da görüntü almak isteyen basın mensupları, Bünyamin Nami Tonka’nın dersine girerek çekimler yaptı. Görüntülerde birçok başörtülü kız öğrencinin görülmesi üzerine rektörlük tarafından Tonka hakkında arka arkaya soruşturmalar açıldı. Kısa süre sonra üniversite ile ilişiği kesilen Tonka, bir süre Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde görev yaptıktan sonra emekliye ayrılmak zorunda kaldı. Türk kadınının kılık ve kıyafeti bizi ilgilendirmez Cumhuriyet döneminde meydana gelen birkaç önemli olaydan bir tanesinin ise 28 Şubat olduğunu belirten Bünyamin Nami Tonka, "Cumhuriyet döneminde çok önemli olaylar gerçekleşti. Bunlardan bir tanesi 27 Mayıs daha sonra 12 Eylül ardından 28 ve son dönemde de çok daha olumsuz bir kalkışmayı görmüş olduk. Ben bunların hepsini bir ömür içerisinde yaşamış oldum. Tabii bu olayların içinde en önemli ve içinde fail olarak da bulunduğum 28 Şubat dönemidir. Bu döneminde ben Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dil ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyordum. O dönemdeki siyasi erk öğrencilerin başörtüleri sınıfa girmelerine engelliyordu. Ben de Türk kadınının kılık ve kıyafeti bizi ilgilendirmez onlar zaten erdemiyle gerekeni yapar, önemli olan geleceğimizin annesi olan bu kızlarımızı yetiştirelim ve onlar kaliteli olsun gelecek nesilleri iyi yetiştirsinler. Bu yüzden fakültelere gelmiş olan kızlarımızın her biri bizim milletimizin son derece önemli kişilerdir diye baktım ve onların başörtülü olmalarına veya farklı kıyafetin olması beni hiç ilgilendirmedi" dedi. Nami Tonka basın mensuplarının ders sırasında aldığı görüntüde aralarında başörtülü öğrencilerin olduğunu gören üniversite yönetiminin mobbing yapmaya başladığı süreci şu sözlerle anlattı: "97 yılından 98’e geldiğimizde eğitim yılının başlaması ile ilgili basın mensupları Çanakkale’de bir görüntü almak istiyor. Öğrencilerin de benden 1 saat bile ders alacağı yoktur, ben de ilk gün ilk saat ders yapıyorum. Soruyorlar işte hangi sınıftan görüntü alabiliriz diyorlar. İşte hoca ilk gün hiç sektirmez mutlaka ders yapar oradan alabilirsiniz. Ders esnasında kapı birden açıldı ben de yine böyle heyecan ve şevkle yeni gelen çocuklara istikballe ilgili bazı anlatımlar yapıyorum. Kapı açılınca içeri basın mensupları girdi kameralar ile sınıfı çektiler ve sınıfta en az 15-20 tane başörtülü kızlar da var. Bunlar da çekildikten sonra işte bana sorular sordular ben de cevaplar verdim, yine orada da hiç aklıma bile gelmiyor herhangi bir olumsuzluk çünkü bu çocukların hepsi bizim çocuklarımız. Bir müddet sonra hemen bana soruşturmalar gelmeye başladı, üniversitenin içinde benimle ilgili tesettürlü çocuklara tolerans gösteriyor diye ve arkasından da eften püften bir çok olaylarla bana hep mobbing uygulamaya başladılar." Üniversite ile FETÖ iş birliği yaptı Bünyamin Tonka, üniversitede atılması için mahkemede yer alan FETÖ üyeleri ve üniversite yönetiminin iş birliği yaptığını vurgulayarak, "Akademik kadronun dönemdeki atamaları 2 yıl veya 2 yıl yapılıyordu bana 3 yıllık atama yapılmıştı. 3’üncü yılın sonunda tekrar atanması gerekiyor. Benim anabilim dalı başkanım atanmamı istiyor, bölüm atanmamı istiyor, fakülte yönetim kurulu atanmamı istiyor dekan atanmamı istiyor ve üniversite yönetim kuruluna geldiğimizde rektör benim görevden atılmamalı istiyor. Bu şekilde bir olduğu iki oldu arkasından ben Bölge İdare Mahkemesi’ne gittim. Mahkemede o dönemlerde terör örgütü FETÖ‘nün üç kişilik ekibinde başkan benim haklı olduğumuzu söylüyorken diğer iki üyesi de o zaman dönemin rektörü ile anlaşıyorlar bizim adamlarımız bir şey yapmazsanız sizin bu kararınız tasdik ederiz diyorlar ve tasdik ediyorlar. Ben bu şekilde üniversiteden atılmış oldum. Ben her şeyden önce belki de hayatımın en verimli dönemini o dönemde işliyorum belki de bilime en fazla katkı olacağım dönemde biz akademiden atılmış olduk" ifadelerini kullandı.