ASAYİŞ - 14 Ekim 2025 Salı 01:29

İzmir Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk davasında 3 tahliye

A
A
A
İzmir Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk davasında 3 tahliye

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON’a yönelik soruşturmada kooperatiflerdeki usulsüzlük iddiaları ile ilgili açılan davanın 2’inci duruşmasında ara karar açıklandı. Kararda; Tunç Soyer, Heval Savaş Kaya ve Barış Karcı’nın tutukluluğunun devamına; Şenol Aslanoğlu, Cihangir Lübiç ve Hüseyin Şimşek’in tahliyesine karar verildi.


İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi (İZBB) iştiraklerinden İZBETON AŞ’de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz’da geniş çaplı bir soruşturma başlatılmıştı. Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan kapsamlı bir soruşturma kapsamında, "İhaleye fesat karıştırma" ve "Nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla 157 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınanlar arasında, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 139 şüpheli yer aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Soyer ve Aslanoğlu’nun da aralarında bulunduğu 60 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 58 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, kalan şüpheliler ise herhangi bir tedbir uygulanmadan serbest bırakıldı.



İddianame hazırlandı


İzmir’in farklı ilçelerinde yürütülen kentsel dönüşüm projelerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamede, Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe - Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları yer aldı. Soruşturma kapsamında, 449 mağdur, 7 müşteki ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON AŞ’nin de suçtan zarar görenler arasında olduğu belirtildi. Aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 6’sı tutuklu toplam 65 şüpheli hakkında, her biri için 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edildi.



5 tahliye


Soyer, Kaya ve Aslanoğlu’nun aralarında bulunduğu 11 tutuklu 65 sanık gecen ay İzmir Adliyesi 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlandı. Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen ve 3 gün süren duruşmanın ardından İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Levent İşler, İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Sevcan Tınaztepe, İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Sertaç Dölek, İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Gürhan Özata ve eski İZBETON Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Alphan Bozan tahliye edildi. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, SS İş Dünyası Konut Yapı Kooperatifi Başkanı Cihangir Lübiç, eski İZBETON Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Şimşek, eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve İZBETON Yönetim Kurulu Başkanvekili Barış Karcı ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, savunması alınan tüm tutuksuz sanıkların adli kontrol şartları da kaldırıldı.



İZBB’den mahkemeye yazı


Suçtan zarar görenler listesinde bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden mahkemeye sunulan yazıda seyahat bedeli, konaklama ve organizasyon harcamalarındaki usulsüzlük iddiaları ile ilgili kamu zararına rastlanılmadığını belirten yazının geldiği ve dosyaya konduğu belirtildi. Duruşmaya tutuklu sanıklar eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, SS İş Dünyası Konut Yapı Kooperatifi Başkanı Cihangir Lübiç, eski İZBETON Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Şimşek, eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve İZBETON Yönetim Kurulu Başkanvekili Barış Karcı ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler, CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, sanık yakınları ve partililer katıldı.


Aralarında Şenol Aslanoğlu, Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya’nın da bulunduğu 6’sı tutuklu 65 sanıklı davada 2. duruşma bugün görüldü. Duruşmaya ifadesi alınmayan sanıkların ifadeleriyle başladı. Mahkemede söz alan Soyer, Aslanoğlu ve Kaya, savunmalarını mütalaanın sunulmasının ardından yapacaklarını beyan etti. Verilen bir saatlik aranın ardından duruşma, mağdur beyanlarının alınmasıyla sürdü.



Mütaala açıklandı


Mağdurların ifadelerinin ardından savcı mütaalasını açıkladı. Savcılık makamı, Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Arzu Özçelik hakkında zorla getirme kararı talep etti. Mütalaada; mağdurlar ve suçtan zarar gören müştekilerin katılma taleplerinin kabulü, adli kontrolün kaldırılması taleplerinin reddi ve bilirkişi raporu, Danıştay ve Sayıştay raporları uyarınca sanıkların sosyo ekonomik seviyeleri itibari ve konumları itibariyle delilleri etkileme ihtimali, delillerin yeteri kadar toplanmamış olması, bilirkişi raporu ile delillerin artma ihtimali itibariyle Barış Karcı, Heval Savaş Kaya, Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu, Cihangir Lübiç’in tutukluluk hallerinin devamı ve Hüseyin Şimşek’in tahliyesi ve adli kontrolünü talep etti.



"Aday gösterilip görevime devam etseydim, asla huzurunuzda olmayacaktık"


Kooperatif davasında savcı mütalaasının ardından savunmasını yapan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, "Kooperatif ortaklarının ödedikleri paralar kooperatif hesaplarındadır, varsa bir eksiklik, bir yolsuzluk her kooperatif yönetimi ortaklarına zaten bunun hesabını verir. Evet gecikmeler olmuştur ancak inşaatta olan gecikmeler asla dolandırıcılık kabul edilemez. Kaldı ki görev sürem içerisinde teslim tarihi gelmiş ve gecikmiş hiçbir inşaat yoktur. İnşaatların gecikmesinin en büyük sebebi Temmuz 2024’te inşaatların durdurulmuş olmasıdır. Ancak şunu da kabul etmek gerekir ki; Türkiye’de kim tarafından yapılırsa yapılsın inşaat maliyetlerinin kontrol edilemez artışları nedeniyle inşaatlarda uzun gecikmeler yaşanması maalesef hayatın olağan akışı haline gelmiştir. Bırakın insanları aldatmayı, dolandırmayı, daima herkesin derdiyle dertlendim. Çünkü ben bu şehri, bu memleketi uğruna hayatımı verebilecek kadar çok sevdim. Aday gösterilip görevime devam etseydim şu an birçok etapta anahtar teslimi yapmış, yeni etapları başlatmıştık ve şimdi asla huzurunuzda olmayacaktık" dedi.



"Benim kaçmam dünyanın en rezil şeyi olmaz mı"


Savcının mütalaası sonrası savunmasını yapan tutuklu sanık CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, "Bugün mağdur ablalarımızı, abilerimizi ve kardeşlerimizi dinledik. Konuşanlar bu tarafa bakmama ya da sorduğunuzda ‘Kimin günahına girelim’ gibi bir ev meselesi var teslim alırsak konu doğru bir yere gider dendi. Ağır ceza mahkemesindeyiz siz de ağır ceza dinlemek istiyorsunuz ama biz kooperatif konuşuyoruz. Dinlediğiniz tek kişi Şenol Aslanoğlu şu kadar parayı zimmetine geçirdi, benden para aldı, istedi dedi mi? Yok. Üç yıldır il başkanıyım, yirmi yıldır şehrin en önemli kuruluşlarında yöneticilik yapıyorum. Benim kaçmam mümkün mü? Cuma günü il kongremiz var. Partimiz, ’Sen hapiste de olsan seni seçmek istiyoruz’ dedi. Bu arada, benim kaçmam dünyanın en rezil şeyi olmaz mı? Üç gün sonra il kongresi var" ifadelerini kullandı.



"Bir tanesi ‘Heval benden para istedi’ demedi"


Tutuklu sanıklardan İZBETON eski genel müdürü Heval Savaş Kaya ise "Biz bugün iddianamede yazmayan, her yerde kendine göre mağdur olduğunu ifade eden arkadaşları dinledik. Yarısı şikayetçi değil. Biz iddianamede yazmayan kamu zararını konuşalım. Bir kişi de Heval şunu yaptı demedi. Bir tanesi ‘Heval benden para istedi’ demedi. Benim adım verilmiyorsa biz nasıl şebekeyiz, nasıl dolandırıcıyız? Bu kadar adam neden 2 teyzenin parasının peşine düşelim? 2012’de başlayan 2019’da devam eden kentsel dönüşüm sıkışmıştı. Bugün teyzelerimizin söylediklerinin aynısını söyleyen insanlar için el ele verip iş üretmeye çalışan iyi niyetli insanlarız" diye ekledi.



Ara karar


İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON’a yönelik yürütülen soruşturmada, kooperatiflerdeki usulsüzlük iddialarına ilişkin açılan davanın ikinci duruşmasında mahkeme ara kararını açıkladı. Mahkeme, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı’nın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşmada ayrıca CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, kooperatif başkanı Cihangir Lübiç ve eski İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Şimşek’in tahliyesine karar verildi. Ancak Aslanoğlu hakkında adli kontrol şartı kapsamında ev hapsi uygulanmasına hükmedildi. Bir sonraki duruşmanın 9 Aralık’ta Aliağa Şakran Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonunda yapılmasına karar verildi.



İzmir Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk davasında 3 tahliye

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da vatandaşlar kendini polis ve savcı olarak tanıtıp 15 milyon lira dolandıran şüpheliler yakalandı Ankara’da kendini polis ve savcı olarak vatandaşları 15 milyon lira dolandıran bir grup şüpheli polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyon sonucu suçüstü yakalandı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla, Etimesgut İlçe Emniyetince yürütülen çalışmalar kapsamında, kendilerini polis ve savcı olarak tanıtarak Ankara’da vatandaşları dolandıran şüpheliler gerçekleştirilen operasyon sonucu suçüstü yakalandı. Yapılan tespitlerde, vatandaşların yaklaşık 15 milyon lira değerinde para ve ziynet eşyasını bir şüpheli şahsa elden teslim ettiği anlaşıldı. Şüpheli şahıslar mağdur kadını kilometrelerce uzakta kamerasız bir bölgeye çekti. Soruşturma kapsamında Şüphelilerin; mağduru korku ortamına sokarak döviz ve ziynet eşyası talep ettikleri anlaşıldı ve vatandaşın döviz ve ziynet eşyalarını verdikten hemen sonra dolandırıldığını anlaması sonrasında yapılan çalışmalarda şüphelinin adresi tespit edildi. Şüpheli şahsın mağdurdan aldığı ziynet ve paraları başka şahıslara teslim edeceği tespit edildi, parayı teslim almak için şahsın ikametine gelen şahıslarda asayiş ekiplerince suçüstü yakalandı. Şüphelilerden ele geçirilen döviz ve ziynet eşyaları sahiplerine teslim edildi. Yakalanan şüpheliler, işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilirken, olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "28 Şubat sürecinde yaşanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Kadınların inançlarından dolayı iş ve eğitim hayatının engellendiği ve açıkça dışlandığı dönemlerde ne yazık ki yaşanmıştır. 28 Şubat sürecinde yaşanan üniversite hayatından kamuya ve özel sektöre kadar uzanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla siyasetten iş dünyasına, spordan sanata, fabrikadan tarlaya, evden okula, hayatın her alanında var olan, emeğini, yüreğini, sabır, şefkat ve özveriyle ortaya koyarak hayata dokunan kadınlarımızın hikâyesini fotoğraflarla görünür kılmak amacıyla "Hayata Dokunan Kadınlar" sergisi düzenlendi. 5 Mart 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında gerçekleştirilen "Hayata Dokunan Kadınlar" sergisi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine dikkat çekerken aynı zamanda tarihe tanıklık eden kareler aracılığıyla kadınların toplumsal yaşamın her alanındaki varlığını ve emeğini gözler önüne sererek kadınların cesareti, azmi ve kararlılığıyla şekillenen hikâyelerini geçmişten bugüne taşıyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın açılışını yaptığı sergide çay hasadı yapan kadınlardan, seramik fabrikasında çalışan kadınlara, Ankara Radyosu’nda yayın yapan kadın spikerden Türkiye’nin ilk kadın taksi şoförüne, eğitimden sanata, kamusal alandan gündelik yaşama kadar hayata dokunan kadınlarımızın arşiv fotoğraflarına yer veriliyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı dijital görsel arşivinden derlenen siyah beyaz fotoğraflardan oluşan sergide 1934-1986 yılları arasında kadınların yaşamın farklı alanlarında iz bıraktığı anlara tanıklık eden 41 fotoğraf karesi yer alıyor. Serginin açılış programında konuşan İletişim Başkanı Duran, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle düzenlediğimiz bu sergide sizlerle bir arada olmaktan memnuniyet duyuyorum. Elbette bugün sadece bir takvim günü değil. Kadın emeğinin, kadın aklını, kadın iradesini ve kadınların bu ülkenin geçmişindeki ve geleceğindeki üstlendiği belirleyici rolü güçlü bir biçimde ortaya koymak için toplandık. Sergimizde yer alan görseller, kadın emeğinin tarihsel dönüşümünü ve hayatın her alanında üstlendikleri sorumluluğu açıkça göstermektedir. Şunu özellikle ifade etmek isterim. Kadının onuru, emeği ve toplumsal kıymeti bizim için modern bir hak arayışının ötesinde medeniyetimizin temel değerleri arasında yer alan köklü bir anlayışın ifadesidir" diye konuştu. "Bizim kültürümüzde kadın, toplumu kuran, dönüştüren ve ayakta tutan asli bir öznedir" Türk kültüründeki kadının yerinin vurgulayan İletişim Başkanı Duran, "Bizim kültürümüzde kadın yalnızca önemli bir değer değil, toplumu kuran, dönüştüren ve ayakta tutan asli bir öznedir. Yakın ve uzak tarihimiz bunun en açık şahididir. Kurtuluş Savaşı’ndan, Cumhuriyet’in inşasına, 28 Şubat’tan, 15 Temmuz direnişine kadar kadınlarımız milletimizin kader anında önemli sorumluluklar almış ve belirleyici rol üstlenmiştir. Hepimizin malumu Cumhuriyet’le birlikte kadınlarımız seçme ve seçilme hakkına birçok Batı ülkesinden önce kavuşmuş, kamusal ve mesleki hayatta erkeklerle eşit şartlarda varlık göstermeye başlamıştır. Ancak açıkça ifade etmek isterim ki, kadının güçlenmesi yalnızca hukuki kazanımlarla değil, toplumsal gerçeklikle örtüşen politikalarla mümkündür" şeklinde konuştu. "28 Şubat sürecinde yaşanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır" 28 Şubat döneminde kadınların yaşadığı zorlukların sona erdirildiğini hatırlatan Duran, "Nitekim kapsamlı sosyolojik araştırmalar, kadınların iş hayatına katılım konusunda güçlü bir irade ortaya koyduğunu, aynı zamanda çalışma hayatında eşit muamele beklentisinin hala tam anlamıyla karşılanamadığını göstermektedir. Bununla birlikte, kadınların inançlarından dolayı iş ve eğitim hayatının engellendiği ve açıkça dışlandığı dönemlerde ne yazık ki yaşanmıştır. 28 Şubat sürecinde yaşanan üniversite hayatından kamuya ve özel sektöre kadar uzanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde inanç özgürlüğünün önündeki tüm engeller ortadan kaldırılmıştır" ifadelerini kullandı. "Artık Türkiye’de kadınlar, karar alma mekanizmalarında da daha etkin biçimde yer almaktadır" Türkiye’nin son 25 yılda kadın haklarını güçlendirmek için neler yaptığını aktaran Duran, şunları kaydetti: "Türkiye özellikle son 25 yılda kadın haklarını güçlendirmeye yönelik kamu politikaları ve anayasal düzenlemelerle kadın erkek eşitliğini müesses hale getirme adına önemli adımlar atmıştır. Yine bu süreçte kadın istihdamını arttırmaya yönelik teşvikler hayata geçirilmiş, girişimci kadınların kredi ve hibe programları sunulmuş, doğum süt izni ve çocuk yardımı gibi uygulamalarla hukuki eşitliğin fiili zemini güçlendirilmiştir. Artık Türkiye’de kadınlar yalnız sahada değil, karar alma mekanizmalarında da daha etkin biçimde yer almaktadır. Bizim için kadınlarımızın gerçek anlamda güçlenmesi, şiddetten arındırılmış bir hayat, sosyal ve siyasal hayata etkin katılıp ekonomik güvence ve saygın bir çalışma ortamıyla doğrudan ilgilidir. Zira güçlü kadının güçlü aileyi, güçlü ailenin de güçlü toplumu inşa edeceğini düşünmekteyiz." "Kadının güçlenmesiyle ailenin güçlenmesi, birbirini tamamlayan iki unsur olarak görülmelidir" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Duran, "Kadının güçlenmesiyle ailenin güçlenmesi birbirine alternatif değil, birbirini tamamlayan iki unsur olarak görülmelidir. Bu minvalde, İletişim Başkanlığı olarak sorumluluk alanımız çerçevesinde aile değerlerimizin medyada ve iletişimin her sahasında görünür ve özendirici olması için son derece gayret gösteriyoruz. Bu konuda her birimizin sergilemiş olduğu katkıyı ve hassasiyeti değerli buluyorum. Bunun için sizlere teşekkür ediyorum. İletişim ve medya alanında yürüttüğümüz her çalışmada kadın çalışma arkadaşlarımızın emeği ve sorumluluk bilinci kurumumuzun taşıyıcı kolonlarından biridir. Bu katkı niceliksel olduğu kadar niteliksel bir güçtür. Bu düşüncelerle hepinizin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyorum. Hepinize teşekkür ediyor, saygılar diliyorum" dedi.
Osmaniye Kadirli OSB’de tavuk fabrikasında çıkan yangın sabaha karşı söndürüldü Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde bulunan Kadirli Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) faaliyet gösteren tavuk fabrikasında çıkan yangın sabaha karşı söndürülürken, soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Yangında can kaybı yaşanmadı. Edinilen bilgilere göre, Kadirli OSB içerisinde bulunan Şen Piliç’e ait tavuk fabrikasında gece saatlerinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın, rüzgarın da etkisiyle fabrikanın farklı noktalarına yayıldı.Fabrikadan yükselen dumanları fark eden çalışanlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve güvenlik ekibi sevk edildi. Yangına ilk müdahale Kadirli ve Osmaniye Belediyesi itfaiye ekipleri tarafından yapılırken, yangının büyümesi üzerine çevre il ve ilçelerden de takviye itfaiye ekipleri çağrıldı. Yangın söndürme çalışmalarına Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait arazözler de destek verdi. Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu yangın sabaha karşı kontrol altına alınarak söndürülürken, bölgede soğutma çalışmalarının devam ettiği öğrenildi. Öte yandan Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti ile Kadirli Kaymakamı Erdinç Dolu da yangın bölgesine gelerek yetkililerden söndürme çalışmaları hakkında bilgi aldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.