EĞİTİM - 07 Ocak 2026 Çarşamba 15:59

İzmir Ekonomi Üniversitesinden ’hukuka aykırı ele geçirilen öğrenci verilerinin paylaşımına’ ilişkin açıklama

A
A
A
İzmir Ekonomi Üniversitesinden ’hukuka aykırı ele geçirilen öğrenci verilerinin paylaşımına’ ilişkin açıklama

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nce öğrencilere ait vesikalık fotoğraflarla öğrenci numaralarının hukuka aykırı yollarla ele geçirilerek dijital bir ortamda yayımlanması üzerine yapılan açıklamada, "Öğrencilerimizin ve mezunlarımızın insan onurunu zedeleyen biçimde objeleştirilmesi, üniversitemizin temel değerlerine yönelik bir saldırıdır. Sakarya ve Antalya illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirilmiş ve olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alınmıştır" denildi.


Olayın tespitinin ardından, üniversite bünyesinde oluşturulan komisyon aracılığıyla konuya ilişkin idari, hukuki ve teknik inceleme süreçlerinin ivedilikle başlatıldığı belirtilen yazılı açıklamada, ayrıca siber güvenlik alanında uzman bir kuruluş ile iş birliği yapılarak üniversitenin bilişim altyapısının kapsamlı şekilde incelendiği belirtildi.



Veri sızıntısı devre dışı bırakılmış


Söz konusu veri sızıntısının, 2024 yılı sonunda devre dışı bırakılan eski Öğrenci Bilgi Sistemi ile ilişkili olduğu kaydedilen açıklamada şunlar kaydedildi:


"Hukuka aykırı şekilde yayımlanan bilgilerin, düşük çözünürlüklü vesikalık fotoğraflar ve öğrenci numaraları ile sınırlı kaldığı değerlendirilmektedir. Halihazırda aktif olarak kullanılan Öğrenci Bilgi Sistemi’nde herhangi bir veri sızıntısı, güvenlik açığı veya yetkisiz erişim kesinlikle bulunmamaktadır. Eş zamanlı olarak ilgili devlet kurumları ve yetkili mercilerle eşgüdüm içinde hareket edilerek savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş; İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılan başvuru ile ilgili web sitesine erişimin engellenmesi talep edilmiştir. Üniversitemizce elde edilen tüm bilgi ve bulgular, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yetkilileriyle paylaşılmıştır.


İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında; 7 Ocak 2026 tarihinde Sakarya ve Antalya illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirilmiş ve 3 şüpheli gözaltına alınmıştır. Adli süreç, ilgili makamlarca titizlikle sürdürülmektedir. Üniversitemiz, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu başta olmak üzere yürürlükteki tüm mevzuat çerçevesinde; öğrencilerinin, mezunlarının ve tüm mensuplarının kişisel verilerinin korunmasını en üst düzeyde öncelik olarak görmekte ve bu doğrultuda gerekli tüm tedbirleri kararlılıkla almaya devam etmektedir. Öğrencilerimizin ve mezunlarımızın insan onurunu zedeleyen biçimde objeleştirilmesi, üniversitemizin temel değerlerine yönelik bir saldırıdır. Üniversitemiz, kadınları hedef alan, itibarsızlaştıran veya nesneleştiren hiçbir yaklaşımı kabul etmemekte; bu tür tutumlara karşı sıfır tolerans ilkesini kararlılıkla uygulamaktadır."



Emniyete teşekkür


İzmir Ekonomi Üniversitesinin çeyrek asırlık geçmişi, 12 bin öğrencisi ve 30 bin mezunu ile ülkenin en çok tercih edilen üniversitelerinden biri olduğu ifade edilen açıklamada, "Üniversitemize yönelik bu siber saldırı, geleceğe olan güvenimizi sarsmamış; aksine sorumluluğumuzu daha da artırmıştır. Bu süreçte öğrencilerimizin, mezunlarımızın, akademik ve idari personelimizin gösterdikleri dayanışma ve sağladıkları desteğe müteşekkiriz. Sürecin kısa sürede sonuçlanmasını sağlayan İzmir Cumhuriyet Başsavcımız Sayın Ali Yeldan’a, İzmir İl Emniyet Müdürümüz Sayın Celal Sel’e, tüm adli mercilere ve polis teşkilatımıza teşekkür ederiz. Öğrencilerimizin ve mezunlarımızın haklarının sonuna kadar takipçisi ve koruyucusu olmaya devam edeceğiz" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.