ÇEVRE - 11 Aralık 2025 Perşembe 14:04

İzmir’de barajlar boşaldı; su kesintileri artık her gün uygulanacak

A
A
A

İzmir’de devam eden kuraklık ve yetersiz yağışlar nedeniyle barajlardaki su seviyeleri kritik eşiklerin altına düştü. Kent genelinde 13 ilçede 2 günde bir uygulanan 6 saatlik planlı su kesintisi her gün olacak şekilde güncellendi. Prof. Dr. Doğan Yaşar, "İzmir’de hem sanayi hem tarım yoğun olduğu halde Tahtalı Barajı’ndaki suyun aktif doluluğu 0.87’ye düşmüş ve sadece 2 milyon metreküp su kalmıştır. Normalde 300 milyon metreküplük aktif su hacmine sahip olan barajda su bitmiştir." dedi. 

İzmir’de yağışlardaki düzensizlikler ve altyapı kaynaklı yüksek kayıp-kaçak oranları, kentin su ihtiyacını karşılayan barajların doluluk oranlarını olumsuz etkiledi. İZSU Genel Müdürlüğü verilerine göre, kentin içme suyu ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan Tahtalı Barajı’nda, geçtiğimiz yılın Aralık ayında yüzde 11,35 olarak ölçülen aktif doluluk oranı, bu yılın aynı döneminde yüzde 0,87 seviyesine kadar düştü. Geçen yıl yüzde 15,63 doluluk oranına sahip olan Balçova Barajı ile yüzde 0,85 seviyesindeki Gördes Barajı’nda su tamamen tükendi. Çeşme ve çevresine su sağlayan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda geçen yıl yüzde 15,06 olan su seviyesi yüzde 2’ye, Ürkmez Barajı’nda ise yüzde 6,91’den yüzde 5,53’e geriledi. Bölgede su miktarının en yüksek olduğu baraj ise yüzde 46 seviyesiyle Güzelhisar Barajı oldu.

İzmir’de barajlar boşaldı; su kesintileri artık her gün uygulanacak

Ekim yağışı umut oldu, Kasım kuruttu

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre İzmir’de Ekim ayı uzun yıllar yağış ortalaması 44,6 kilogram olarak kaydedilirken, 2025 yılının Ekim ayında yağış miktarı 99,8 kilograma ulaşarak yaklaşık yüzde 123 artış gösterdi. Kasım ayında ise durum tersine döndü. Uzun yıllar ortalaması 81,4 kilogram olan Kasım ayı yağışı, 2025 yılında 48,3 kilogramda kalarak normal seviyenin yaklaşık yüzde 40 altında gerçekleşti.

Su kesintileri her güne alındı

Barajlardaki su seviyelerinin alarm vermesi üzerine İZSU Genel Müdürlüğü, 6 Ağustos tarihinde başlattığı su yönetimi uygulamasını aralıksız sürdürüyor. Su arzını dengede tutmak ve su iletimini sağlamak amacıyla yapılan planlama kapsamında; Bornova, Karşıyaka, Çiğli, Bayraklı, Konak, Buca, Gaziemir, Karabağlar, Balçova ve Narlıdere’nin de aralarında bulunduğu toplam 13 ilçede su kesintileri uygulanıyor. Daha önce 2 günde bir şeklinde süren su kesintilerinim artık her akşam saat 23.00 ile sabah 05.00 arasında gerçekleştirildiği duyuruldu.

İzmir’de barajlar boşaldı; su kesintileri artık her gün uygulanacak

"İzmir’de kayıp-kaçak oranı bana göre yüzde 35 civarında"

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İZSU yönetiminde bir hidrojeolog ya da jeoloji mühendisinin olmadığını belirten Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Kesinti saatlerinin artacağını ve 2026’da da devam edeceğini düşünüyorum. İZSU şu anda gece 23.00 ile sabah 05.00 arasında suyu kesmektedir. İnsanlar bu saatlerin su kullanımının düşük olduğu için önemsiz olduğunu düşünse de aslında bu saatlerde 75-80 bin metreküp gibi çok büyük bir su tasarrufu sağlanmaktadır. Çünkü kayıp-kaçak oranı oldukça fazladır. İZSU’nun sayfasında bu oran yüzde 25 görünse de bana göre yüzde 35 civarındadır. 2000’li yıllarda kayıp-kaçak oranı yüzde 60’tı; sonrasında yoğun çalışmalarla yüzde 35’lere indirildi ancak şu anda tekrar yüzde 35 seviyesinde kalmış gibi görünmektedir. Bu nedenle altyapının mutlaka elden geçirilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

İzmir’de barajlar boşaldı; su kesintileri artık her gün uygulanacak

"Barajlar doluyken bile yer altından su çekildi"

Bilimin gereği kuraklığın geleceğini söylenirse gelir; dünyadaki tüm bilim insanlarının da uyardığını kaydeden Yaşar, "Amerika’da çim dikmek ve biçmek yasaklandı, Fransa’da yüzme havuzlarına su doldurmak kısıtlandı, İspanya’da yeraltı suları sıkı denetim altına alındı ve elma, armut gibi çok su isteyen ağaçların sulanması yasaklandı. Dünya tedbirlerini aldı ancak biz almadık. Asıl sorunumuz su bilimcilerinin görev almaması ve özellikle Büyükşehir Belediyeleri ile su ile ilgili tüm birimlerde hidrojeolog ve jeoloji mühendislerinin bulunmamasıdır. 2010’dan sonraki dönemde baraj yüzde 90’lara varan doluluk yaşamış olsa da biz suyun yüzde 55’ini yer altından çekmeye devam ettik. Yer altı suyunu çektikçe daha derine inilmesi gerekir ve bu daha fazla enerji harcanması, dolayısıyla daha yüksek maliyet anlamına gelir. İzmir, Türkiye’de suya en çok para veren şehir haline gelmiştir ve bunun nedeni sürekli yeraltından su çekilmesidir. Bu durum bilimsel açıdan büyük bir hatadır. 2026’dan sonra nötr iklim şartlarına geçileceği için daha iyi yağışlar beklenmektedir; bu öngörü Dünya Meteoroloji Örgütü’nün açıklamalarına dayanmaktadır. Türkiye nötr dönemde genellikle iyi yağış alır fakat asıl sorun yağış değil, su yönetimidir. Bizim su sorunumuz değil, su yönetimi sorunumuz vardır." diye ekledi.

"Tahtalı Barajı’nda su bitmiştir"

Suda paranın bir öneminin olmadığını çünkü suyun her şeyden önemli bir madde olduğunu ifade eden Yaşar sözlerini şu şekilde noktaladı:

"Su varsa devlet vardır. Sorun, bölgede çok büyük bir baraj bulunmaması değil, kar yağışının şehirler için belirleyici olmasıdır. Doğuda çok kar yağdığı için orada büyük barajlar vardır ve Türkiye nüfusunun yüzde 30’u orada yaşarken yüzde 70’i batıda yaşamaktadır. İzmir’de ise hem sanayi hem tarım yoğun olduğu halde Tahtalı Barajı’ndaki suyun aktif doluluğu 0.87’ye düşmüş ve sadece 2 milyon metreküp su kalmıştır. Normalde 300 milyon metreküplük aktif su hacmine sahip olan barajda su bitmiştir. Kuraklığın geleceğini çok önceden söylemiştik; 2020’de başkanlara mektup yazarak ‘Kuraklık geliyor, B ve C planlarınızı yapın’ demiştik ancak baraj doluyken ciddiye alınmadı. 2021’de bile yüzde 60 su bulunuyordu ve arkadaki alan tamamen suyla doluydu."

Abdurrahman Derici - Hasan İnce

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Thorsten Fink: "Galibiyetten dolayı mutluyuz, kurayı dört gözle bekliyoruz" SAMSUN (İHA) – Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, Shkendija’yı eledikleri için mutlu olduklarını, son 16 turundaki rakiplerini ise dört gözle beklediklerini söyledi. UEFA Konferans Ligi son 16 play-off turu rövanş maçında Samsunspor, sahasında Kuzey Makedonya ekibi KF Shkendija’yı 4-0 yenerek adını son 16 turuna yazdırdı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, karşılaşmayı değerlendirdi. Galip geldikleri için mutlu olduklarını dile getiren Fink, "3 puan almak önemliydi. Ülke puanına katkı anlamında da mutluyuz. Bunu başardığımız için mutluyuz. Hoca olarak ben de bu galibiyetten dolayı mutluyum. İlk yarı performansımızı gösteremedik. İlk yarıda biraz gergindik. Bu sebepten dolayı performansımızı gösteremedik. İlk golden sonra oyunun kilidini açtık. Rakibimize herhangi bir fırsat vermedik. Küçük de olsa fırsat vermedik. Şuanda kurayı dört gözle beklediğimizi söyleyebilirim. İki forvetle oynamak riskliydi. Kendi evimizde ve taraftarımızın önünde kazanmak istemiştik. 4-0 kazanmak da 1-0’a oranla iyiydi. Totalde 5 gol atmış olduk" dedi. "Türkiye’de beklentilerin çok yüksek olduğunu biliyorum" Avrupa’da çeyrek finale yükselmek için mücadele edeceklerini dile getiren Fink, "İyi bir yıl geçirmiş bir takıma gelmek kolay değil. Takımda Avrupa’da oynamamış oyuncular var, ritmi farklı oyuncular var. Kulüp geçmişte çok doğru işler yaptı. Belki şampiyon olmadı ama sonuç olarak 7. sıradayız. Türkiye’de beklentilerin çok yüksek olduğunu biliyorum. Kulüp çok doğru ve iyi işler yapıyor. Bazı sakatlarımız da var. Beklentimiz şimdi gidebildiğimiz kadar Konferans Ligi’nde gitmek istiyoruz. Ben tecrübeli bir hocayım ve bu durumlarla nasıl başa çıkılması gerektiğini biliyorum. Pazar günü oynayacağımız lig maçında 1 veya 2 genç oyuncumuza şans vermeyi düşünüyorum. Sadece kendim için değil, takım ve kulüp için de mutluyum. Ben şu anda sahanın kenarındayım. Kurayı bekleyeceğiz. Rayo Vallecano veya Shakhtar Donetsk’ten biri olacak. İki rakip de güçlü. Belki favori olmayacağız ama sürprizi gerçekleştirebiliriz. Biz sadece karşılaşmaları oynamak için oynamayacağız. Çeyrek finale kalmak için oynayacağız. Shakhtar’ın güzel oyuncuları var. Rayo Vallecano topa sahip olmada çok iyi bir takım. Onlara karşı dostluk maçında oynamıştım. Hedefimiz önümüzdeki turu da geçmek" diye konuştu.
İstanbul UEFA Avrupa Ligi: Nottingham Forest: 0 - Fenerbahçe: 1 (İlk yarı) Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi play-off turu rövanşında deplasmanda İngiltere temsilcisi Nottingham Forest ile karşılaşıyor. Mücadelenin ilk yarısı sarı-lacivertli ekibin 1-0 üstünlüğü ile sona erdi. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 12. dakikada soldan ceza sahasına giren Anderson’ın şutunda Mert topu çizgiden çıkardı. 22. dakikada Oğuz’un pasında orta sahada topla buluşan Cherif’in sağ kanattan ceza sahasına girerek yerden pasında arka direkte Kerem meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-1 25. dakikada sol kanattan ceza sahasına giren Anderson’ın çaprazdan şutunda top yandan dışarı çıktı. 39. dakikada sağ kanattan ceza sahasına giren Cherif’in şutunda top yandan dışarı çıktı. 41. dakikada sağ kanattan Oğuz’un pasında ceza yayı üzerinde Kerem’in şutunda top farklı şekilde auta gitti. 45+1. dakikada ceza sahası içinde Kerem’in topu pasında kale önünde Cherif’in şutunda kaleci Ortega gole izin vermedi. Stat: City Ground Hakemler: Maurizio Mariani, Daniele Bindoni, Alberto Tegoni Nottingham Forest: Ortega, Hutchinson, Cunha, Murillo, Morata, Williams, Dominguez, Yates, Anderson, McAtee, Lucca Yedekler: Angus Gunn, Keehan Willows, Nikola Milenkovic, Ola Aina, Zach Abbott, Ibrahim Sangare, Morgan Gibbs-White, Callum Hudson-Odoi, Dan Ndoye, Igor Jesus, Dilane Bakwa Teknik Direktör: Vitor Pereira Fenerbahçe: Tarık Çetin, Yiğit Efe Demir, Guendouzi, Archie Brown, Oğuz Aydın, Kante, İsmail Yüksek, Mert Müldür, Nene, Kerem Aktürkoğlu, Cherif Yedekler: Engin Can Biterge, Hulusi Efe Ceylan, Semedo, Levent Mercan, Kamil Efe Üregen, Alaettin Ekici, Asensio Teknik Direktör: Domenico Tedesco Gol: Kerem Aktürkoğlu (dk. 22) (Fenerbahçe) Sarı kart: Lucca (Nottingham Forest)
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Önceliğimiz enflasyonu düşürmek ve makrofinansal istikrarımızı pekiştirmek" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ASKON’un iftar programında yaptığı konuşmada küresel ekonomik dengelerin değişim sürecinde olduğunu belirterek, "Önceliğimiz enflasyonu düşürmek ve makrofinansal istikrarı güçlendirmek. 2025 yılında ekonomimiz 1,5 trilyon doları aşarken, toplam mal ve hizmet ihracatımız 396 milyar dolara ulaştı. 2026 yılı bereketli bir yıl olacak enflasyonda düşüş sürecek" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) tarafından düzenlenen Geleneksel İftar programına katıldı. Programda konuşan Yılmaz, dünyada büyük bir ekonomik rekabet yaşandığını belirterek, Uzak Doğu’da yükselen ekonomik üretim gücünün küresel dengeleri değiştirecek bir noktaya ulaştığını ifade etti. Bu durumun siyasi çatışmalara ve ekonomide korumacı eğilimlere zemin hazırladığını dile getiren Yılmaz, mevcut hakim pozisyonunu kaybetmek istemeyen ülkelerin farklı yaklaşımlar geliştirdiğini söyledi. Yaşanan sürecin şahıslarla ilgili olmadığını, yapısal bir dönüşümün söz konusu olduğunu vurgulayan Yılmaz, dünyadaki güç dağılımının ve ekonomik dengelerin değiştiğini, ancak bu değişime uyumlu yeni bir siyasi atmosferin henüz oluşmadığını kaydetti. Geçiş dönemlerinin risk ve belirsizliklerin arttığı süreçler olduğunu belirten Yılmaz, bu dönemlerde ülkelerin iç yapılarını güçlendirmesinin önemine dikkat çekti. "Önceliğimiz enflasyonu düşürmek ve makrofinansal istikrarımızı pekiştirmek" Enflasyonla ilgili açıklamalarda bulunan Yılmaz, "Önceliğimiz enflasyonu düşürmek, makrofinansal istikrarımızı pekiştirmek. Sürdürülebilir büyüme için bu gerek, sosyal adalet için de bu gerek. Enflasyonla mücadele geçici olarak bazı sıkıntılar doğurabilir, bu işin biraz tabiatında var. Bir konuda bir şeyleri iyileştirmeye çalışıyorsanız bunun bir külfeti de oluyor ama unutmayalım ki külfet geçici, bunun sağlayacağı nimet uzun vadeli, sürekli. Dolayısıyla bugün enflasyonla mücadelemizi başarılı bir şekilde sürdürüyoruz. Bir taraftan da büyümemizi de makul bir düzeyde devam ettiriyoruz. Geçen yıl, henüz son çeyrek çıkmadığı için yine tahminen söylemek durumundayım, ilk üç çeyrekte 3.7 büyüme kaydetti ekonomimiz. Dünya ortalamasının üstünde. Bizim tarihi ortalamalarımızın bir miktar altında ama dünya ortalamasının üstünde bir büyüme. Tarımda hem don hem kuraklık yaşadığımız, büyümeyi tarımın olumsuz etkilediği, enflasyonu gıda fiyatları kanalıyla olumsuz etkilediği bir yıl olmasına rağmen ilk üç çeyrekte 3.7 büyüdük. Yıl genelinde de 3.5 civarı bir büyüme olacağını tahmin ediyoruz. Yani büyüme tarafında iyi gidiyoruz, istikrarlı bir şekilde gidiyoruz" ifadelerini kullandı. "Toplam mal ve hizmet ihracatı 396 milyar dolara ulaştı" İhracat rakamlarının her şeye rağmen son derece olumlu gittiğini vurgulayan Yılmaz, "İhracatımız geçen sene 273 milyar doları geçti. Tarihi bir rekor durumunda. Dünyanın bugünkü halini düşünürseniz, talep koşullarını vesaire büyük başarı. Bu mal ihracatı. Bir de hizmet ihracatımız var, turizm başta olmak üzere. Orada da 120 milyar doları aştık. Toplam mal ve hizmet ihracatı olarak 396 milyar dolara ulaştık. Bu büyük bir rakam gerçekten. 2002 yılında bizim ekonomimizin büyüklüğü 238 milyar dolardı. Şu anda mal ve hizmet ihracatımız 396 milyar dolara gelmiş durumda. Ekonomik büyüklüğümüz ise yine tahmin olarak söylüyorum tabii, 1.5 trilyon doları ilk defa aşmış oldu 2025 yılında. Kişi başına gelirimiz 17 bin doları aştı, 18 bin dolara yakın bir seviyede gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Bu büyüklüklerimizle dünyanın 16. büyük ekonomisiyiz nominal dolar bazında. Satın alma gücü paritesine göre ise dünyanın 11’inci büyük ekonomisiyiz. İşte küçümsenmeyecek bir noktadayız. İnşallah kamusuyla özeliyle hep birlikte daha güçlü olacağız" dedi. "2026 yılı bereketli bir yıl olacak" Son olarak Enflasyonla mücadeleyi önceliklendirdiklerini belirten Yılmaz, "Enflasyon 2024 yılı Mayıs ayında en yüksek zirveyi buldu. 75.5’e kadar çıkmıştı hatırlarsanız. O tarihten bugüne 45 puan civarında bir düşüş oldu enflasyonda. İzlediğimiz programın neticesinde 45 puan bir düşüş oldu. Geçen ay itibarıyla 30 küsur bir seviyeye gelmiş oldu, 75.5’ten 30.6 seviyesine gelmiş oldu. Önümüzdeki dönemde inşallah bu düşüş devam edecek. Ocak ve Şubat ayları biraz olumsuz oldu doğrusu. Yağışlar bol oldu, bereketli bir ayın temelleri atılmış oldu ama bu lojistik anlamda birtakım sıkıntılar da doğurdu. Bir iki ay belki bir miktar kayıp yaşadık ama yılı kurtardık. Bereketli bir yıl olacak Allah’ın izniyle, bunun için de elbette sevinçliyiz" diyerek sözlerini tamamladı.