GÜNDEM - 28 Eylül 2025 Pazar 12:23

İzmir’de kadın çekici operatörü tabuları yıktı

A
A
A
İzmir’de kadın çekici operatörü tabuları yıktı

İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çekici operatörlüğü yapan Munise Demirer, 17 metreyi bulan 42 tonluk tır da dahil bütün çekici araçları kullanabiliyor. İki yıl boyunca sanayide çıraklık yaptıktan sonra çok sevdiği şoförlüğü tercih eden Demirer, kadınların her işin üstünden kalkabileceğini göstererek çocuklarına da örnek oluyor


İzmir Büyükşehir Belediyesi Makine İkmal, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı İşletme Şube Müdürlüğü bünyesinde görev yapan 53 yaşındaki Munise Demirer, şoförlük mesleğine gönül verdi. Biri 21 diğeri 18 yaşında iki oğlu olan elektronik teknisyeni Munise Demirer, ağır vasıta çekici araçları kullanıyor. Bu mesleğe tutkuyla bağlı olan Demirer, arızalanan araçları tek başına çekiciye yükleyip Gaziemir’de bulunan tamir atölyesine getiriyor. Müdürlük bünyesinde en büyüğü 17 metre ve 42 tonluk tır da dahil bütün çekici araçları kullanan Demirer, bu işi çok sevdiği için şoförlüğü tercih ettiğini belirtiyor.



"Bir daha dünyaya gelsem aynı işi yaparım"


2010 yılından bu yana aktif olarak ağır vasıta kullandığını anlatan ve 2019’da İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmaya başlayan Munise Demirer, "En büyük araçtan tutun da en küçük araca kadar hepsini kullanıyor ve çok keyif alıyorum. Bir daha dünyaya gelsem, sanırım yine bu işi yapardım" dedi.



Sanayide çıraklık yaptı


Öğrenmenin sınırı olmadığına inandığını vurgulayan Demirer, "Araç konusu ucu açık bir mutfak. Araçları çok sevdiğim ve çok şey öğrenmek istediğim için iki yıl boyunca boş zamanlarımda sanayide bir ustanın yanında çıraklık yaptım. Bu bir tutku. Araba kullanmak çok güzel ama bir aracı bir yerden başka bir yere almak başka bir deneyim. Hepsinin bana kattığı artı bir bilgi var. Ben biraz da bilgi edinmeyi seviyorum. Altın bilezik gibi. Yaptığım her iş beni heyecanlandırıyor. Bana sürekli bir şeyler kattığını düşünüyorum" dedi.



"İşimi çok seviyorum"


Yolda kalan herhangi bir aracı atölyeye getirmek üzere herkes gibi yalnız çalıştığını belirten Munise Demirer, şunları söyledi: "Ben de tek başıma göreve gidiyorum. Gece veya gündüz fark etmiyor. Zorlukları oluyor ama üstesinden gelmeyi bir şekilde öğreniyorsunuz. Başarmak zorundasınız. Çok zorlandığım yerde yardım istiyorum. Bir erkeğin fiziksel gücüne sahip değilim ama yaptığım işte zorlansam da işimi seviyorum."



"Çocuklarıma iyi örnek olduğumu düşünüyorum"


İşini yaptığı esnada çok güzel tepkiler aldığını belirten Demirer, şunları anlattı: "Çoğu zaman ‘Abla helal olsun. Bravo. Bu işi yapan kadınlar da var mı’ diye güzel tepkiler alıyorum. Bazen ‘Elinin hamuru ile bu işlere bulaşma’ şeklinde klasik tepkiler geliyor. Onlara da ‘Ellerimi yıkadım, mutfaktan çıkıp buraya geldim. Buraya da yetiştim’ diyorum. Çocuklarım benimle gurur duyuyor. Bazı şeyler biraz da çocuklarımızla ilgili. Bir şeyleri başardığımızı, imkansız gibi görünen şeyleri yaptığımızı ispatlamak, yılmadan bir şey yapabilmek Bunları göstermek benim için kıymetli. Çocuklarıma güzel bir anne ve iyi bir örnek olduğumu düşünüyorum. Burada çalışan ve vefat eden bir şoför abimizin dolabını bana verdiler. O günden sonra bana ‘Murat abi’ diyorlar. Hepsi çok iyi insanlar. Bana çok yardımcı oldular."



Meslektaşları da çok mutlu


Munise Demirer’in meslektaşlarından Özgür Keskin, "Kadınların da bu işi yapabileceğini ESHOT’tan biliyoruz. Kadınların varlığı, bulundukları ortamın kalitesini de yükseltiyor. İyi ki varlar ve bu tür işlerde daha çok olsunlar" dedi.


Kalbim Çalım da Demirer’i gördüğünde çok şaşırdığını ifade ederek, "Sonra alıştık. Burada olması çok güzel. O bize çok şey kazandırdı. Biz de ona birçok şey öğrettik" ifadelerini kullandı. Meslek hayatında 10 yılı geride bırakan Hüseyin Çaktuğ da "İlk defa buraya bir kadın şoför geldi. Geldiği de iyi oldu. Ondan saygıyı ve iyiliği öğrendik. Mesleki olarak bazı bilgileri bizden daha fazla. Onları aktardı. Biz çok memnunuz" dedi.



İzmir’de kadın çekici operatörü tabuları yıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bahçelievler Belediyesi’nden "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" videosuna açıklama Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada paylaşılan "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" başlıklı videonun Bahçelievler ilçesine ait olmadığını, görüntünün Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait olduğunu bildirdi. Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada dolaşıma giren bina yıkımıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, "Son günlerde bazı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında, ’Bahçelievler’de kentsel dönüşüm kapsamında 8 katlı bir bina tek darbeyle yıkıldı’ başlığıyla paylaşılan bir video dolaşıma sokulmuştur. Yapılan incelemelerde söz konusu görüntülerin Bahçelievler ilçemize ait olmadığı, daha önce yaz aylarında Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait görüntülerden alındığı anlaşılmıştır" belirtildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler’in, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ayrıca aynı görüntülerin geçmiş dönemlerde de farklı il ve ilçelerin adı kullanılarak servis edildiği, zaman zaman farklı şehirlerle ilişkilendirilerek paylaşıldığı tespit edilmiştir. Buna rağmen bazı mecralarda görüntüler Bahçelievler’de gerçekleşmiş gibi gösterilerek kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bahçelievler Belediyesi olarak ilçemizde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları; ilgili mevzuat, mühendislik kuralları ve gerekli güvenlik önlemleri çerçevesinde titizlikle yürütülmektedir. Nitekim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olarak 1. sırada yer almıştır. İlçemizde yürütülen çalışmaların temel amacı; vatandaşlarımızın daha güvenli, sağlam ve modern yapılarda yaşamalarını sağlamaktır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına ilçemizle ilgisi bulunmayan bu görüntülere itibar edilmemesini önemle rica ederiz."
Ankara Bakan Uraloğlu: "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık çalışanlarıyla Eryaman Yüksek Hızlı Tren Atölyesi’nde düzenlenen iftar programına bir araya geldi. Bakan Uraloğlu, Türkiye’de demiryollarının tarihinin 1856 yılında İzmir-Aydın hattına ilk rayın döşenmesiyle başladığını hatırlatarak, 2002 yılından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirilen gelişim hamleleri sayesinde demiryollarının yeniden devlet politikası olarak ele alındığını ifade etti. "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağını, bugün yaklaşık 14 bin 13 kilometreye ulaştığını belirten Uraloğlu, "Demiryollarını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle devlet politikası olarak ele aldık. 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik. Ancak biz sadece yeni hatlar inşa etmekle yetinmedik; devraldığımız 11 bin kilometrelik demiryolu ağını da baştan aşağı yeniledik, modernize ettik. Böylece hatlarımızın yüzde 61’ini sinyalli, yarısından fazlasını elektrikli hale getirerek, mevcut altyapımızı dünya standartlarında güvenli, hızlı ve verimli bir sisteme dönüştürdük. Şu anda; Halkalı - Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum Hızlı Tren Hatları ve Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı gibi yeni hatların yapımlarına devam ediyoruz. Demiryolu ağımızı 2028’e kadar 17 bin 287 kilometreye, 2053 yılında ise 28 bin 590 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz" açıklamalarında bulundu. "2009 yılında hizmete giren Yüksek Hızlı Trenlerle bugüne kadar yaklaşık 109 milyon vatandaş seyahat etti" Bakan Uraloğlu, en yoğun demiryolu hattının yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı olduğunu vurgulayarak, "Ankara’dan, Eskişehir’e, İstanbul’a, Konya’ya, Karaman’a ya da Sivas’a seyahat eden vatandaşlarımızın çok büyük bir bölümü tercihini demiryolundan yana kullanıyor. İlk olarak 2009 yılında Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 109 milyon vatandaşımız yolculuk etti. 2025 yılı da demiryolu taşımacılığı açısından verimli ve başarılı bir yıl oldu. Geçen yıl boyunca yüksek hızlı trenler, anahat trenleri, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcuya hizmet sunduk. Yaklaşık 12 milyon yolcu yüksek hızlı trenleri tercih etti ve en yoğun hattımız yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı oldu" diye konuştu. Bakan Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi’nin 2025-2026 kış sezonunu büyük bir başarıyla tamamladığını belirterek, Ankara-Kars ve Kars-Ankara yönlerinde toplam 60 sefer gerçekleştirildiğini ve 10 bin 166 yolcuya hizmet verildiğini ifade etti. "Toplam 18 bin 568 katılımcı ile yapılan çalışmada memnuniyet oranı yüksek hızlı trenlerde yüzde 91,5 olarak ölçüldü" Demiryollarına yönelik müşteri memnuniyeti araştırmalarında genel memnuniyet oranının yüzde 90,5 olarak ölçüldüğünü aktaran Uraloğlu, "2019’dan bu yana da 91 bini aşkın seyahat sever, fotoğraf tutkunu ve turizm meraklısı, bu unutulmaz deneyimle Anadolu’nun eşsiz doğası ve kültürüyle buluştu. Müşteri memnuniyeti araştırmalarımız da başarılarımızı teyit ediyor. Toplam 18 bin 568 katılımcı ile yapılan çalışmada yüksek hızlı trenlerde yüzde 91,5 olmak üzere genel memnuniyet oranı yüzde 90,5 olarak ölçüldü. Bu tablo, demiryoluna duyulan güvenin en açık göstergelerinden biridir ve emeğimizin en güzel karşılığıdır. Bu oranları önümüzdeki yıllarda daha da yukarı taşıyacağız" şeklinde konuştu. "Ramazan Bayramı tatili boyunca trenlerimizde toplam 8 bin 898 kişilik ek kapasite oluşturduk" Ramazan Bayramı tatili süresince yolcu talebini karşılamak amacıyla Ankara-İstanbul ve İstanbul-Ankara hattında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde toplam 6 ek Yüksek Hızlı Tren seferi düzenleyeceklerini ifade eden Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "20-21-22 Mart tarihlerinde idrak edeceğimiz bayramda, vatandaşlarımızın sevdiklerine kavuşma özlemi artacak, şehirler arası ulaşım talebi yükselecek. Biz de bu talebe en güzel şekilde cevap vermek için hazırlıklarımızı tamamladık. Ramazan Bayramı tatili boyunca artan yoğunluğu karşılamak amacıyla trenlerimizde toplam 8 bin 898 kişilik ek kapasite oluşturduk. Özellikle Ankara-İstanbul, İstanbul-Ankara güzergahında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde 6 ek Yüksek Hızlı Tren seferi düzenleyerek 2 bin 898 yolcumuza daha ulaşım imkânı sağlayacağız. Bunun yanı sıra ana hat ve bölgesel trenlerimize 100 ek vagon ilave ederek 6 bin kişilik ilave koltuk kapasitesi sunacağız. Her bayramda olduğu gibi bu Bayram boyunca da sahada, trenlerimizde, istasyonlarımızda her zamanki gibi görevimizin başında olacağız; siz değerli demiryolcu kardeşlerimle birlikte vatandaşlarımıza en güzel hizmeti sunmaya devam edeceğiz." "Yılda yaklaşık 24 milyon biletin dijitalleşmesi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesini önlendi" Trenlerde yolcu kabul işlemlerini QR kod veya kimlik kartı ile saniyeler içinde gerçekleştirildiğini hatırlatan Uraloğlu, "Hayata geçirdiğimiz Yolcu Taşıma Platformu (YTP), biletleme, rezervasyon ve müşteri hizmetleri süreçlerini tek bir çatı altında toplayarak; yılda yaklaşık 24 milyon biletin dijitalleşmesi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesini önlemiştir. Artık trenlerimizde yolcu kabul işlemlerini QR kod veya Kimlik Kartı ile saniyeler içinde gerçekleştiriyoruz. Bu sayede yolcu deneyimi önemli ölçüde iyileşti, işlemler daha hızlı ve sorunsuz hale geldi" dedi. "Proje sayesinde son 5 yılda önemli kazalarda yüzde 51 oranında azalma sağladık" Seyrüsefer Güvenliği Platformu ile de 572 lokomotife yapay zeka destekli kamera sistemi monte edildiğini söyleyen Uraloğlu, "Yine diğer bir önemli projemiz olan Tren İzleme ve Koordinasyon Merkezi kapsamında devreye aldığımız Seyrüsefer Güvenliği Platformu ile de 572 lokomotife yapay zeka destekli kamera sistemi monte ettik. Bu sistem, makinistlerimizin dikkat dağınıklığı, yola bakmama, esneme, yorgunluk gibi anomalileri anında tespit ederek gerekli aksiyonları alıyor. Proje sayesinde son 5 yılda önemli kazalarda yüzde 51 oranında azalma sağladık" diye konuştu. Program, Bakan Uraloğlu’nun demiryolları çalışanlarına plaket takdim etmesiyle sona erdi.