GÜNDEM - 10 Temmuz 2025 Perşembe 11:44

İzmir’de kentsel dönüşüm mağdurları isyan etti: "15 yıllık bekleyiş yeter!"

A
A
A
İzmir’de kentsel dönüşüm mağdurları isyan etti: "15 yıllık bekleyiş yeter!"

İzmir’de yıllardır tamamlanamayan kentsel dönüşüm projeleri, hak sahiplerinin sabrını taşırdı. Kentsel dönüşüm mağdurları, basın açıklaması yaparak çözüm çağrısında bulundu.

Uzundere Kentsel Dönüşüm Platformu adına basın açıklaması yapan Eray Uslu, yaşanan mağduriyetin artık tahammül sınırlarını aştığını belirterek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a "somut ve takvimlendirilmiş" çözüm çağrısında bulundu. Geçmiş dönemde yaşanan usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarının ardından yaşanan gelişmelerin kamuoyuna yansıdığını hatırlatan platform sözcüsü, Başkan Tugay’ın yaptığı son açıklamaları da "panik haliyle yapılan, geçici yatıştırma çabaları" olarak nitelendirdi. Uslu, "Sayın Başkan’ın ‘inşaatlar başlayacak, mağduriyetler giderilecek’ şeklindeki beyanları yıllardır yaşadığımız güven kaybını onarmaya yetmez" dedi.

İzmir’de kentsel dönüşüm mağdurları isyan etti:

Tapu sahibi oldukları halde 15 yıldır evlerine kavuşamayan yurttaşlar, bu süreçte ciddi maddi kayıplar yaşadıklarını, özellikle son yıllarda TÜFE/TEFE farkları nedeniyle belediyeye ödemeleri gereken bedellerin katlandığını ifade etti. Başkan Tugay’ın "üzüntü" ifadelerinin yetersiz olduğunu vurgulayan Uslu, "Artık üzüntü değil, çözüm ve liderlik görmek istiyoruz. Beklemekten yorulduk. Gerçekçi, net ve uygulanabilir bir yol haritası şart" dedi.

Uzundere Kentsel Dönüşüm Platformu Sözcüsü Eray Uslu tarafından yapılan açıklamada şu sözlere yer verildi:

"İzmir’de yıllardır süren kentsel dönüşüm mağduriyeti, nihayet gün yüzüne çıkmıştır. Son günlerde yaşanan tutuklamalar, yolsuzluk iddiaları ve kamuoyuna yansıyan gelişmelerin ardından, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay da bu konudaki sessizliğini bozmak zorunda kalmıştır. Görünen o ki panik butonuna basılmış ve alelacele yapılan açıklamalarla kamuoyu yatıştırılmaya çalışılmaktadır. Sayın Cemil Tugay’ın "inşaatlar başlayacak, mağduriyetler giderilecek" yönündeki beyanları elbette dikkatimizden kaçmamıştır. Ancak bu açıklamalar, yıllardır bu sürecin mağduru olan biz hak sahiplerini ikna etmekten çok uzaktır. 15 yıldır süren çilemiz, gecikmeler, güvensizlik ve ihmal zinciri bu sözlerle son bulmaz. Bugün Sayın Tugay’a açık ve net sorular yöneltiyoruz; Kentsel dönüşüm kapsamında inşaatların başlama tarihi nedir? Kooperatif mağdurlarının yatırdığı ve akıbeti belirsiz hale gelen paralarla ilgili nasıl bir geri ödeme ya da telafi planınız vardır? Hazırlanmış somut bir eylem planınız bulunmakta mıdır? Sadece genel ve yuvarlak ifadelerle değil, vatandaşın güvenini kazanacak takvimlendirilmiş adımları ne zaman paylaşacaksınız? Ayrıca şunu da önemle belirtmek isteriz; bizler tapu sahibi vatandaşlar tam 15 yıldır mağduruz. Bu mağduriyetin maddi boyutu her geçen gün artmakta. Şimdi ise TÜFE/TEFE enflasyon artışı nedeniyle, hak sahiplerine ev tesliminden sonra belediyeye ödememiz gereken tutarlar da katlanmış durumda. Sayın Başkan, bununla ilgili herhangi bir düzenleme veya telafi planınız var mı? Hak sahiplerinin ne kadar ödeyeceği hakkında somut, şeffaf ve adil bir yaklaşımınız olacak mı? Sayın Tugay, mağduriyetimizi kabul ettiğinizi ve yaşanan aksaklıklardan "üzüntü duyduğunuzu" ifade etmişsiniz. Ancak bizler, bir belediye başkanından sadece üzüntü değil, sorumluluk ve liderlik bekliyoruz. Neden bugüne kadar bizim yanımızda olmadınız? Neden "Ben buradayım, yanınızdayım" diyemediniz? Bugün buradan, tüm İzmir halkına ve kamuoyuna sesleniyoruz; Artık mağdur rolü oynayan değil, mağduriyetimizi çözen bir belediye yönetimi istiyoruz. Sorunlarımızı görmezden gelen değil, gönlümüze dokunan bir başkan istiyoruz. Yıllardır yalnız bırakıldık. Artık yeter! Gerçekçi olun, somut konuşun. Hayata geçirilebilir projelerden ve kesin tarihlerden söz edin. Beklemekten yorulduk. Bu mağduriyet son bulana kadar susmayacağız!"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.