EĞİTİM - 13 Nisan 2026 Pazartesi 10:02

İzmir’de öğrenciler Uluslararası Uzay İstasyonu ile telsiz bağlantısı kurdu

A
A
A
İzmir’de öğrenciler Uluslararası Uzay İstasyonu ile telsiz bağlantısı kurdu

İzmir’de düzenlenen etkinlikte öğrenciler, Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) geçişi sırasında telsizle uzaydan gelen radyo sinyallerini yakalayarak dijital veriye dönüştürdü. Gerçek uzay haberleşmesi deneyimi yaşayan öğrenciler, başarılı sinyal tespitiyle uluslararası sertifika almaya hak kazandı.


Radikal Eğitim Kurumları Astronomi ve Uzay Bilimleri Eğitmenleri Uzman Astronom Murat Esendemir ve Uzman Astronom Duygu Esendemir’in öncülüğünde geliştirilen Ay ve Mars Köyü Projesi kapsamında özel bir etkinlik gerçekleştirildi. Türkiye’de ilk kez astronotlarla doğrudan telsiz bağlantısı kurmayı başaran amatör telsizci Ali Rıza Özsaran, öğrencilere uzay haberleşmesi ve telsizciliğin bilimsel çalışmalardaki yeri hakkında bilgi verdi. Bilgilendirmenin ardından Radikal Anadolu Lisesi bahçesinde kurulan telsiz sinyal alanında Uluslararası Uzay İstasyonu’nun geçişi takip edildi. Öğrenciler, telefonlarına indirdikleri uygulamalar aracılığıyla uzaydan gelen ses sinyallerini anbean görüntüye dönüştürerek büyük bir heyecan yaşadı.



Disiplinler arası uzay bilinci


Öğrencilere astronomi ve uzay bilincini aşılamayı hedeflediklerini belirten Uzman Astronom Murat Esendemir, "Bugün burada Uluslararası Uzay İstasyonu’nun bizlerle paylaştığı bazı sinyalleri yakalama ve çevirme projemiz var. Uluslararası Uzay İstasyonu, düzenli dönemlerde yerdeki istasyonlarla frekans paylaşıyor. Bunları yakalayarak doğru çevrildiğini onlara iletebilirsek bir sertifika sürecine giriyoruz. Burada öğrencilere astronominin disiplinler arası pek çok bilimle ve temel mühendislikle bir arada çalıştığının bilincini aşılamaya çalışıyoruz" dedi.



Uzay istasyonuyla görüşme sağlandı


Projeye 50’den fazla öğrencinin başvurduğunu ve her yaş grubuyla farklı çalışmalar yürüttüklerini aktaran Esendemir, "Sinyal almada uzun dalga boyu dediğimiz telsizlere ihtiyacımız var. HF frekansında yayın yapabilen ve sinyali alabilen telsizlere ihtiyaç duyuyoruz. Bu telsizler zannedildiği kadar pahalı olmayabiliyor. Bu telsizler vasıtasıyla çeşitli donanım eklemeleriyle 400 kilometre irtifada bizimle iletişim kuracak olan uzay istasyonuyla görüşme sağlayabiliyoruz" ifadelerini kullandı.



Öğrenciler uzay üssü tasarlayacak


Ay ve Mars Köyü Projesi kapsamında ilkokuldan liseye kadar tüm kademelerle etkinlikler düzenlediklerini ifade eden Uzman Astronom Duygu Esendemir ise "Dünyanın gündeminde Artemis projesi var. İnsanlığın 50 yıl sonra tekrardan Ay’a ayak bastığı bir proje olacak. Bizim amacımız bu proje kapsamında çocukların hayal güçleriyle, tasarımlarıyla, mühendislik becerileriyle bir yer tasarlamaları. Yapmış olduğumuz bütün bu eğitimler ve seminerler, 16 Mayıs’ta gerçekleştireceğimiz bir yarışmanın zeminini oluşturuyor" diye konuştu.



Yolumuz uzay çağı


Mayıs ayında yapılacak yarışmanın detaylarına değinen Esendemir, "Yarışmada beşerli veya onarlı gruplarla yaklaşık 10 grup yer alacak. Öğrenciler onlara verilen geri dönüşüm malzemeleriyle bir gök cisminin üzerinde nasıl bir üs kurulabileceğini ve astronotların orada ne yapabileceğini simüle edecekler. Yaklaşık 100-120 öğrenci bekliyoruz. Bizim yolculuğumuz ve yolumuz artık uzay çağı. Biz de elimizden geldiğince o çağı yakalayıp beraber ilerlemeyi düşünüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.



İzmir’de öğrenciler Uluslararası Uzay İstasyonu ile telsiz bağlantısı kurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa MCBÜ’de ’Afetlerde insan olmak’ sempozyumu Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde düzenlenen "Afetlerde İnsan Olmak" sempozyumunda, afetlerin yalnızca bir doğa olayı değil, aynı zamanda insanlık sınavı olduğu vurgulandı. Uzmanlar, afet öncesi hazırlık, kriz anı yönetimi ve sonrası için toplumsal bilinç çağrısı yaptı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) bünyesinde, MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi ile AFAD Manisa İl Müdürlüğü iş birliğinde "Afetlerde İnsan Olmak" konulu sempozyum gerçekleştirildi. Süleyman Demirel Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa; MCBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer, AFAD Manisa İl Müdürü Osman Pıhtılı, Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Gürhan İnal, Türk Kızılay Manisa Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Özgür Kalenderoğlu, MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Afetlere karşı bilinç vurgusu Açılış konuşmasını yapan Başhekim Prof. Dr. İsmet Topçu, Türkiye’nin deprem, sel ve yangın gibi doğal afetlerin sık yaşandığı bir coğrafyada bulunduğunu belirterek, afetlerin zararlarının ancak bilinçli toplumlarla azaltılabileceğini ifade etti. Topçu, özellikle 6 Şubat depremlerinin afet bilincinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Topçu, "Afetlerin zararını en aza indirmek için toplumda önlem alma ve zarar azaltma bilincini yerleştirmek en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor" dedi. "Afetler bir süreçtir" MCBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer ise afetlerin yalnızca yaşandığı anla sınırlı olmadığını belirterek, "Afet öncesi, anı ve sonrası bir bütün olarak ele alınmalıdır. Üniversitelerin görevi, bu süreçleri bilim ışığında değerlendirmek ve toplumu bilgilendirmektir" diye konuştu. AFAD Manisa İl Müdürü Osman Pıhtılı da afetlerin insanlığın dayanışma yönünü ortaya çıkardığını belirterek, "Afet anında insan olmak; yardıma koşmak, dayanışmayı en güçlü şekilde yaşamaktır. Gerçek insanlık zor zamanlarda ortaya çıkar" ifadelerini kullandı. Pıhtılı, 6 Şubat depremlerinin geniş bir coğrafyada milyonlarca insanı etkilediğini hatırlatarak, afetlere karşı bireysel sorumlulukların da büyük önem taşıdığını vurguladı. Sempozyum kapsamında; "Afetlerde çocuk olmak", "Afetlerde kadın olmak", "Afetlerde yaşlı birey olmak" ve "Afetlerde engelli birey olmak" başlıklarında akademisyenler tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Arama kurtarma ekipleri tanıtım yaptı Programın ardından, Süleyman Demirel Kültür Merkezi bahçesinde kurulan stantlarda arama kurtarma ekipleri araç ve ekipmanlarını tanıttı. Katılımcılar, ekiplerin çalışmalarını yakından inceleme fırsatı buldu. Öte yandan AFAD İzmir İl Müdürlüğü’ne ait simülasyon tırında öğrencilere deprem öncesi, anı ve sonrasında yapılması gerekenler uygulamalı olarak anlatıldı.
Balıkesir Atatürk’ün Burhaniye’ye gelişinin 92. Yıldönümü törenle kutlandı Atatürk’ün Balıkesir’in Burhaniye ilçesine gelişinin 92. yıl dönümü törenlerle kutlandı. Cumhuriyet Meydanında çelenklerin anıta konmasının ardından başlayan törenlerde, günün anlam ve önemi anlatıldı, şiirler okundu ve halk oyunları gösterisi düzenlendi. Cumhuriyet Meydanında düzenlenen törenler büyük ilgi gördü. Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Belediye çelenklerinin anıta konmasının ardından saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. Öğrenciler Atatürk şiirleri okurken, günün anlam ve önemini anlatan konuşmayı da öğretmen Oğuz Üzmez yaptı. Halk Eğitim Merkezi Halk Oyunları ekiplerinin gösterileride törenlere renk kattı. Öğretmen Oğuz Üzmez konuşmasında, "Bugün burada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadelemizin meşalesinin yakıldığı, Kuvayı Milliye ruhunun taçlandığı, gönüllerin güzide şehri Balıkesir’in medarı iftarı Burhaniye’mize gelişinin 92. Yıl dönümü vesilesiyle toplanmış bulunmaktayız. Gazi Paşanın geleceğini önceden haber alan Burhaniyeliler, heyecan ve mutluluk içinde beklemeye başlamışlardı. Saat 22 sularında Atamızı taşıyan araba hükümet konağının önüne yanaşmış, Atatürk de aracından inerek Burhaniye halkını selamlamıştı. Burhaniye halkı Atasına olan sevgisini ve bağlılığını yoğun ilgiyle göstermişti. Mustafa Kemal Atatürk, bu ziyaret ve konaklamasında görmüştür ki; Kuvayı milliye havası içinde tek yürek olan Burhaniyeliler, Atalarına saygı ve bağlılık içindedirler. Böyle bir ecdadın nesli olarak, bu onur ve gurur günümüzün 92. Yıl dönümünde Atamızın manevi huzurunda aynı ruh hali ve heyecanı içinde hoş geldiniz diyor ve bilmeni istiyoruz ki; Kurduğun cumhuriyeti aydınlık bir meşale, başlattığın ilke ve inkılapları yol göstericimiz olarak görüyor, Bu kararlılığımızı sonuna kadar koruyup muhafaza edeceğimize Burhaniyeliler olarak söz veriyor ve tüm dünyaya haykırıyoruz: Ne mutlu Türküm diyene" sözlerine yer verdi.