ASAYİŞ - 09 Eylül 2025 Salı 14:40

İzmir’de şehit düşen polislere son görev

A
A
A

İzmir’in Balçova ilçesinde bulunan polis merkezine gerçekleştirilen saldırıda şehit düşen Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın için şehit töreni düzenlendi. Cenaze namazını Şehit Hasan Akın’ın emekli imam babası Ferhat Akın kıldırdı.

Dün sabah saat 08.30 sıralarında, 16 yaşındaki E.B., Balçova Salih İşgören Polis Merkezi’nin önüne gelerek elindeki pompalı tüfekle polislere yönelik ateş açtı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı. Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekipleri tarafından kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve sivil bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekipleri tarafından bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ ile sokaktaki bir vatandaş, sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralanan saldırgan E.B. de ambulansla Alsancak Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

İzmir’de şehit düşen polislere son görev

27 şüpheli gözaltına alındı

Olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, 2 Cumhuriyet Başsavcı vekili ve 2 Cumhuriyet savcısı görevlendirildi. Saldırganın annesi, babası, 2 arkadaşıyla birlikte irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen 27 şüpheli, İzmir Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, saldırgan E.B.’nin bir hastanede sağlık görevlisi olarak çalışan babasının emniyetteki ilk ifadesinde, oğlunun son zamanlarda radikal davranışlar sergilediğini belirttiği öğrenildi. N.B., çocuğunun bilgisayar ve telefon başında çok fazla vakit geçirdiğini, bu konuda defalarca uyarıda bulunduklarını söyledi. Ayrıca oğluna, bu tavrını sürdürmesi halinde kendisini polise şikayet edeceklerini de dile getirdiklerini söylediği öğrenildi.

İzmir’de şehit düşen polislere son görev

Şehitler için tören düzenlendi

Meydana gelen saldırıda şehit düşen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ile Polis Memuru Hasan Akın’ın cenazeleri, İzmir Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsilerin ardından ailelerine teslim edildi. Şehitler için Gaziemir 15 Temmuz Şehitler Camii’nde tören düzenlendi. Törene İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel, İzmir İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Metin Düz, Sahil Güvenlik Hava Komutanı Tuğamiral Ertuğrul Şerbetçi, İzmir milletvekilleri ve siyasiler, şehidin meslektaşları, askeri ve sivil erkan katıldı. Törende şehit Muhsin Aydemir’in eşi Ebru Aydemir, çocukları Leyla ve Mert Aydemir ile şehit Hasan Akın’ın babası Ferhat Aydemir, annesi Fatma Akın, eşi Şule Akın, çocukları Esma ve Zeynep Akın yer aldı. Aileler ve mesai arkadaşları gözyaşlarıyla şehitlere veda ederken, cenaze töreninde duygu dolu anlar yaşandı.

İzmir’de şehit düşen polislere son görev

Cenaze namazını şehidin imam babası kıldırdı

Saldırıda şehit düşen polisler için öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Cenaze namazını Şehit Hasan Akın’ın emekli imam babası Ferhat Akın kıldırdı. Kılınan cenaze namazının ardından şehitlerin naaşları polis aracına bindirildi. Şehit Muhsin Aydemir’in naaşı defnedilmek üzere Işıkkent Polis Şehitliği’ne, Şehit Hasan Akın’ın naaşı ise Urla ilçesi Kuşçular Mahallesi Ova Mezarlığı’na götürüldü.

İzmir’de şehit düşen polislere son görev

Önder Aydın - Sinan Yeniçeri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.