GÜNDEM - 06 Haziran 2024 Perşembe 10:39

İzmir’de ticaretin kalbinin attığı sokak: Tarihi Havra Sokağı

A
A
A
İzmir’de ticaretin kalbinin attığı sokak: Tarihi Havra Sokağı

Geçmiş yıllarda Yahudilerin yaşadığı, birçok Sinagog veya bir başka ifadeyle Havra’nın bulunduğu ibadethanelerden ismini alan İzmir Konak’taki tarihi Havra Sokağı, evlerin iş yerlerine dönüşmesinden bu yana kentin en önemli ticaret merkezlerinden birisi haline geldi. Tarihi Havra Sokağı’nda, hafta içi ve hafta sonu canlılıkta, kalabalıkta hiç bitmiyor.


Geçmişte Yahudilerin yaşadığı, Sinagog veya Havra olarak adlandırılan ibadethanelerden ismini alan tarihi Havra Sokağı, İzmir’de ticaretin kalbinin attığı en önemli noktalardan biri haline geldi. Zamanla Yahudilerden kalan evlerin iş yerlerine dönüşmesiyle kentin simgesi haline gelen bu sokak, her gün onlarca yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapıyor.


Konak’ta bulunan ve İkiçeşmelik ile Kemeraltı’nı birbirine bağlayan Havra Sokağı’nda, 7 gün boyunca canlılık ve hareketlilik hiç bitmiyor. Onlarca iş yerinin bulunduğu tarihi sokakta; balıkçılar, peynirciler, manavlar, kasaplar, tatlıcılar ve daha bir çok sektörden esnaf yer alıyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren ticaretin kalbinin attığı Havra Sokağı, sadece hafta içi değil hafta sonunda da dolup taşıyor.



"Osmanlı Devleti’nden bu yana burası Havra Sokağı"


Baba mesleği olan tenekecilik işini yaklaşık 60 yıldır Havra Sokağı’nda sürdürdüğünü ifade eden 68 yaşındaki teneke ustası Sakıp Taş, “Osmanlı Devleti’nden bu yana burası Havra Sokağı. 50-60 sene evvel burada muhtelif esnaf vardı. Ekseriyetle benim mesleğim olan tenekecilik mesleği vardı burada. Gelenler; Mezarlıkbaşı, Havra Sokağı diye gezerler. Mahalle olaraktan da Güzelyurt Mahallesi olarak geçiyor. Osmanlı’nın zamanından bu yana burada 9 tane Havra var. Balıkçılar, tavukçular, manavlar her sabah hale gidip taze taze ürünler getirirler buraya. Vatandaşlarımız da ucuz diye gelip buradan alışveriş yaparlar” diye konuştu.



"Burada gördüğünüz iş yerlerinin hepsi evdi, zamanla dükkana döndü"


Babasından kalan tezgahı işleten ve 1980 yılından bu yana tarihi Havra Sokağı’nda esnaflık yapan İzzet Yedikardeş, çocukluğunun sokakta geçtiğini söyledi. Geçmişte zamanla Yahudilerin kaldığı evlerin iş yerlerine döndüğünü ifade eden Yedikardeş, “Çocukluğum burada geçti, 10 yaşından bu yana buradayız. Daha önce manavdım, 15-20 senedir ise balıkçılık yapıyorum. Buranın özelliği Sinagogların burada olması. Eskiden Yahudilerin yerleşim yeri burasıydı. Burada gördüğünüz iş yerlerinin hepsi evdi. Zamanla dükkana döndü bunlar. Çocukluğumdan hatırlıyorum, burada iki tane Yahudi kalıyordu, onlarda öldükten sonra evleri dükkana döndü. Pazar günü de dahil 7 gün açık burası. O yüzden ticaret yoğunluğu var burada” dedi.



“Yıllardır bu sokakta ticaret yoğun şekilde işliyor”


7 yıldır balıkçı esnafı olarak Havra Sokağı’nda dükkan işlettiğini ifade eden Kenan Peker (34) de, “Büyüklerimizden duyduğuma göre burası İzmir genelinde en hızlı sokakmış. Yıllardır bu sokakta ticaret yoğun şekilde işliyor. İnsanlar Foça’dan, Çeşme’den gelip buradan balık alıyor. Foça, Çeşme denildiği zaman buralar balığın en yoğun olduğu yer olarak aklımıza gelir; ama kalite ve daha hesaplı olduğun için insanlar genelde burayı tercih ediyorlar. Canlı bir sokak, biz de burada ekmeğimizi yiyebiliyoruz şuanda” ifadelerini kullandı.


Yaklaşık 60-70 senedir Havra Sokağı’nda alışveriş yaptığını söyleyen 85 yaşındaki Hüseyin Yılmaz ise “15 yaşından beri alışveriş yaparım buradan. Balık almaya buraya gelirim. Bu sokak tarihidir” diye konuştu.



İzmir’de ticaretin kalbinin attığı sokak: Tarihi Havra Sokağı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Şırnak’ta cami sular altında kaldı Meteorolojinin turuncu kodla uyardığı Şırnak’ta beklenen sağanak yağış, Beytüşşebap ilçesine bağlı Aşağıdere köyünde etkisini sert şekilde gösterdi. Kısa sürede şiddetini artıran yağış, sularının kontrolsüz şekilde yükselmesine neden olurken, köydeki iki katlı cami tamamen su altında kaldı. Sel sularının hızla yükselmesiyle birlikte caminin hem alt hem de üst katı tamamen doldu. Özellikle zemin katta bulunan halılar suya maruz kalarak kullanılamaz hale geldi. Caminin içindeki mobilyalar, dini kitaplar ve çeşitli eşyalar da ciddi zarar gördü. Su baskınının ardından ibadethanede büyük çaplı maddi hasar meydana geldiği öğrenildi. Olayın ardından Aşağıdere köyü sakinleri vakit kaybetmeden camiye akın etti. Kadın, erkek ve gençlerin omuz omuza verdiği temizlik çalışmalarında, içeride biriken su ve çamurun tahliyesi için yoğun çaba sarf edildi. Kovalar ve basit ekipmanlarla yürütülen çalışmalarda, caminin yeniden ibadete açılması için adeta zamanla yarışıldı. Zorlu şartlara rağmen köylülerin gösterdiği birlik ve dayanışma dikkat çekti. Her yaştan vatandaşın katıldığı temizlik çalışmaları, bölge halkının güçlü sosyal bağlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Köy sakinleri, camiyi en kısa sürede eski haline getirmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Sel felaketi sonrası köy halkı, benzer olayların tekrar yaşanmaması için yetkililere çağrıda bulundu. Özellikle altyapı eksikliklerinin giderilmesi ve sel riskine karşı kalıcı önlemler alınması gerektiğini vurgulayan vatandaşlar, bu tür afetlerin günlük yaşamı ciddi şekilde aksattığını ifade etti. Uzmanlar, bölgede etkili olan yoğun yağışların bir süre daha devam edebileceğine dikkat çekerek vatandaşların tedbirli olması gerektiğini belirtti. Sel ve su baskınlarına karşı dikkatli olunması çağrısı yapılırken, yetkililerin de sahadaki çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.
İzmir Çeşme’de pedallar, Aydın Apaydın anısına döndü Çeşme Belediyesi’nin düzenlediği bisiklet turunda, geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden Aydın Apaydın anıldı. Çok sayıda bisikletçinin katıldığı etkinlikte hem spor hem de farkındalık vurgusu öne çıktı. Çeşme Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü, geçtiğimiz ocak ayında yaşamını yitiren Alaçatı Salı Bisiklet Grubu üyesi Aydın Apaydın anısına bisiklet turu düzenledi. Etkinlik, yoğun katılımla gerçekleşti. Alaçatı Salı Bisiklet Grubu ve Çeşme Bisiklet Grubu üyelerinin yanı sıra çok sayıda bisikletçinin katıldığı tur, Çeşme Belediyesi önünden başladı. Katılımcılar, Çiftlik Mahallesi’ne kadar pedal çevirdi. Teras Kafe’de verilen kısa molanın ardından yeniden yola çıkan grup, turu Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda tamamladı. Turun ardından Cumhuriyet Meydanı’nda konuşan Çeşme Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Yavuz Yaşar, bisikletin ilçede önemli bir spor dalı olduğunu belirterek, "Çeşme olarak Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu ve Gran Fondo gibi önemli organizasyonlara ev sahipliği yapıyoruz. Bu tür etkinliklerle hem farkındalık oluşturmak hem de vatandaşlarımızla birlikte daha fazla spor faaliyeti gerçekleştirmek istiyoruz" dedi. Etkinliğin planlama sürecinde Alaçatı Salı Bisiklet Grubu ile bir araya geldiklerini ifade eden Yaşar, Aydın Apaydın’ın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendiklerini dile getirerek, "Kendisini geç tanıdık ancak çok değerli bir insan olduğunu gördük. Bugün düzenlediğimiz bu turla hem onu anmak hem de onun anısını yaşatmak istedik" diye konuştu. Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’nin de selamlarını ileten Yaşar, organizasyonda emeği geçen tüm kurumlara ve katılımcılara teşekkür etti. Alaçatı Salı Bisiklet Grubu öncüsü Zeynep Erdem ise konuşmasında, etkinliğin yalnızca bir spor organizasyonu olmadığını vurguladı. Erdem, "Bugün burada sadece bir bisiklet turu için değil, aynı zamanda çok kıymetli bir dostumuzu anmak için bir aradayız. Aydın, spordan sanata birçok alanda aktif olan, yaşam dolu bir insandı" dedi. Bisikletin sağlıklı yaşam ve çevre dostu yönüne dikkat çeken Erdem, gençlere de seslenerek, "Hayatınızda hız olacaksa sağlıklı olsun, rekabet kendinizle olsun. Özgürlüğü bazen iki tekerin üzerinde bulabileceğinizi unutmayın" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından düzenlenen çekilişle bisiklet turuna katılanlara çeşitli hediyeler verildi. Etkinlik, hem Aydın Apaydın’ın anısını yaşatmak hem de sağlıklı yaşam ve çevre bilincine dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir buluşma olarak hafızalarda yer etti.
Gaziantep Gaziantep Kent Konseyi 6. Dönem 3. Genel Kurul toplantısı yapıldı Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Yusuf Erdem Güzelbey, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonunda Turizm başlığıyla gerçekleştirilen 6. Dönem 3. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, geçen hafta önce Şanlıurfa, ardından Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına dikkati çekti. Türkiye’de son yıllarda çok maalesef insanları derinden sarsan bazı kırılma noktalarının meydana geldiğini ifade eden Güzelbey, ‘’Ülkemizde maalesef devamlı bizleri üzen ve mateme sürükleyen olaylarla karşı karşıyayız. Pandemi dünya ölçeğindeydi. Deprem de dünya ölçeğindeydi. Kartalkaya yine büyük acı bir faciaydı. Bu kırılmaları yaşarken bence en büyük kırılmayı da bu hafta yaşadık. Bu kırılma, okulda yaşanan olay bize şunu gösterdi ki; bizim özellikle bizim bu sosyal çöküşü tekrar ele almamız gerekiyor. Deprem de esasında sosyal çöküşün bir eseriydi. Yapıların bir kısmı sağlam, bir kısmı yıkılmışsa, oradaki bir sosyal çürümenin hırsın kontrolsüzlüğün sonucuydu. Yapmış olduklarımızı ve yapacaklarımızı, hepimiz gençlerimiz ve geleceğe daha iyi bir yaşam için yaparken. Gençlerin bu iletişim çağı sürecinde tek yönlü iletişim kurması bizlerle iletişimsizlik içerisinde olması ve bu yaşananlar bizi kaygıya sürüklüyor. Onları daha iyi duymamız gerekiyor. Onların seslerini daha iyi fark etmemiz gerekiyor. İletişimi ve bağı daha iyi kurmamız gerekiyor. Depremde enkaz altında sesimi duyan var mı? Haykırışıyla, bugün olan olayda da sosyal enkaz altında kalan gençlerimizin sesini duymamız gerekiyor" dedi. Güzelbey, tüm kurumların, valiliğin, belediyelerin esas meselelerinin bu olduğunu dile getirerek, ‘’Hepimizin ortak bir zeminde buluştukça, konuştukça bunları ortak bir zeminde çözümleyeceğiz. Tabiki farklı fikirlerimiz olabilir. Kent Konseyi’nin en önemli noktası, farklı fikirlerin bir araya gelerek şehir için ne yapabilirizi konuşması. Bence en önemlisi, bizim kent konseylerinin var olma sebebi bu. Herkesin bir sesi var. Biz bu seslerin ortak havuzu olarak hep beraber bunu raporlarımızla, çalıştaylarımızla, etkinliklerimizle ses olmaya çalışıyoruz. Tabi ki burada bazı eleştiriler, sesler olacak. Ama bu seslerin yapıcı da olması gerekiyor. Bizler bu yapıcılık üzerinden şehrimizi inşa etmeliyiz. Şehrimiz de tüm kurumlarıyla bunu yerine getiren bir şehir" ifadelerini kullandı. Kuruluşundan bugüne kadar kent konseyinde görev alan herkese teşekkür eden Güzelbey, bu dönemde hayata geçirdikleri bazı projeleri anlattı. Her ay farklı konunun ele alındığı ‘’Kent Postası’’ndan bahseden Güzelbey, ‘’Her ay farklı gruplarımızın raporlarına Kent Postası’nda yer veriyoruz. Aile çalışma grubunun raporu da gelecek ay yayınlanacak. Bu raporda Kahramanmaraş ve Şanlıurfa olayları olmadan olabilecekleri ön görerek yaşanmaması için ilgili bir öneri de vardı. ADA Projesi yani aile ile dayanışma ağı diye bir öneri proje var. Bu raporla birlikte sizlere ulaştırılacak" şeklinde konuştu. Güzelbey, 2 yıllık süreçte 285 toplantı, 13 çalıştay, genel kurulları 1000’ e yakın gönüllüyle beraber yaptıklarını, tüm STK ve odaların da katkı sunduğunu belirterek "Gaziantep için ortak mücadeleye devam edelim" diye konuştu. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de, Kent Konseyinin hedefinde Gaziantep’e hizmet olduğunu söyledi. Fikirleri gönülden dinlemenin önemine değinen Şahin, ‘’Farklı fikirlerin çatışmasından hakikat oluşur. Biz böyle bir medeniyetten geliyoruz. Yüce peygamberimizin yönetim modeli de istişareydi. İstişare sünnettir. Bu salon bugün bunu başarıyor. Gönüllülüğü ben çok kıymetli buluyorum. Kent Konseyimizin tüm gönüllülerine teşekkür ediyorum. Kimin neyi varsa, bunu başkaları için faydalı kılmak çok önemli’’ dedi. Şahin, kendisinden önceki konuşmalarda söz alan başkanların imarla ilgili konuların gündeme geldiğini hatırlatarak, ‘’Belediye meclisine her ay 70 madde gelmesinden en çok ben rahatsızım. Ama şehrin hala 3’te 1’i, 1970’li yılların hızlı kentleşmesinden dolayı sanayi geliyor, çok hızlı bir şekilde kentleşmesi gerekiyor. Kimsenin suçu yok. O günün şartlarında Güneyşehir ve Kuzeyşehir planlansaydı, 3’te 1’i gecekondulaşmış bir alan olmayacaktı. Bunlar bir sonuç. Bu şehir küçük İstanbul. Her mahallesinde ayrı bir demografi, ayrı bir sosyoloji var. İyi yönetişim, doğru modelleme gerekiyor. İşte bu salondan gelen fikirlerle de biz bunu en az zararla götürmeye çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Fatma Şahin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Gazianteplilerin en önemli genetik kodunun vatanseverlik, cesurluk ve çalışkanlık olduğunu söylediğini hatırlatarak, "Kırılma noktaları çok sert. Gerçekten Erdem başkan söyledi. Dünyanın en büyük depremlerinden çıktık. Çok ağır bir imtihandı. Hazreti Mevlana fikir dertte başlar diyor. O yüzden fikir kimden gelirse gelsin, doğru fikirse alıp, iyi yönetişimle sergilememiz "Gaziantep Modeli"dir. Aslında bizi biz yapan da budur. Kapatmayla yasaklamayla olmuyor. Alternatifler sunmamız gerekiyor. B,C,D seçeneklerini sunmak için buradayız. Merhametin, şefkatin, adaletin yok olduğu bir dünyada yaşatmayı biz temsil edeceğiz. Biz böyle bir şehiriz. Bu olayların olduğu gün hiç uyumadım. Sabah geldim valiyi, emniyet müdürüyle görüştüm. Sonra Milli Eğitim Bakanını aradım. Dedim ki; okullarımızda parklarda yaptığımız gibi güvenli, yapay zeka destekli, istenmeyen bir olay olduğunda hemen aksiyon aldıran bir sistemi hayata geçirelim. Bu işe bütçe ayıracağım. Güvenli okul nasıl yapacağız bunu ele alacağız. Her okulu güvenli okul haline dönüştüreceğiz. Bunu kıymetli yavrularımız için uygulamak istiyoruz" dedi. Turizm Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Metin Sürme, grup olarak, Gaziantep’in turizm potansiyeline, hedeflerine ve yapılması planlanan çalışmalara ilişkin hazırlanan turizm raporunun sunumunu gerçekleştirdi. Ardından Gaziantep’teki gıda işletmelerinin hizmet kalitesini ve hijyen standartlarını yükseltmeyi hedefleyen ‘’Altın Yıldız Hijyen Rozeti’’ Projesinin lansmanı yapıldı. Ardından genel kurulda Divan Heyeti seçildi. Heyet, Kent Konseyleri Birliği 10. Dönem Başkanı Ekrem Aslan, Kent Konseyleri Birliği Yürütme Kurulu Başkan yardımcısı Necati Binici, Kent Konseyleri Birliği Basın Danışmanı Ökkeş Özekşi’den oluştu. Kent Konseyi Genel Sekreteri Aybüken Yıldırım tarafından okunan faaliyet raporu, Sayman Yılmaz Kireç tarafından okunan mali tablo oy birliğiyle kabul edildi. Ardından açık oylamayla yapılan başkanlık seçiminde mevcut başkan Yusuf Erdem Güzelbey, tekrar seçilerek güven tazeledi. Güzelbey başkanlığındaki Gaziantep Kent Konseyi Yürütme Kurulu; Dr. Mehmet Berk, Funda Suran, Prof. Dr. Erdal Bay, Doç. Dr. Şafak Hengirmen, Beyhan Hıdıroğlu, Betül Bulguroğlu, Celil İyikesici, Ertuğrul Uzak, Esin Özgül, Fatma Karaoğlan, Gazanfer Sağlam, İbrahim Apa, Mehmet Semerci, Mehmet Yıldız, Mehmet Özdemir, Peykan Samlı, Yılmaz Kireç, Derya Düşün, Ahmet Parlak ve Sema Torun’dan oluştu.