EKONOMİ - 07 Temmuz 2025 Pazartesi 14:50

İzmir’de Türk-Arap iş birliği zirvesi

A
A
A
İzmir’de Türk-Arap iş birliği zirvesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Arap Odalar Birliği iş birliğinde düzenlenen "Türk-Arap Odası 6. Yönetim Kurulu Toplantısı ve İş Forumu" İzmir’de gerçekleşti. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "İzmir, Türkiye milli gelirinin yüzde 6’sını tek başına üretmekte ve yılda 24 milyar dolar ihracat gerçekleştirmektedir. İzmir, sanayi, tarım ve hizmet sektörlerindeki gücüyle Türkiye ekonomisinin yıldız bir şehridir" dedi.


TOBB ve Arap Odalar Birliği tarafından "Türk-Arap Odası 6. Yönetim Kurulu Toplantısı ve İş Forumu Açılış Töreni" düzenlendi. Forum’a 15 ülkeden 100’ün üzerinde iş insanı ve 5 büyükelçi katılım sağladı.


Ev sahibi İzmir Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen programa TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yanı sıra, Arap Odalar Birliği Başkanı Samir Majoul, Arap Devletleri Ligi Büyükelçisi Abdulhamid Hamza, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, büyükelçiler ve Türk-Arap Odasının yönetim kurulu üyeleri katıldı. Açılış konuşmasına dün şehit olan askerlere rahmet dileyerek başlayan Rifat Hisarcıklıoğlu, "İzmir, yaklaşık 3 bin yıllık tarihe sahiptir ve Akdeniz’in en kadim ticaret merkezlerinden biridir. Dolayısıyla buranın kültüründe hep ticaret yer almıştır. Bugün de İzmir, Türkiye milli gelirinin yüzde 6’sını tek başına üretmekte, yılda 24 milyar dolar ihracat gerçekleştirmektedir. İzmir, sanayi, tarım ve hizmet sektörlerindeki gücüyle Türkiye ekonomisinin yıldız bir şehridir" ifadelerini kullandı.



İzmir’in ticaretteki rolü


İzmir’in Türkiye’de üretim, ihracat ve teknolojide lider şehirler arasında olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, "İzmir; pek çok iyi üniversiteye, çok başarılı OSB’lere, gayet aktif çalışan teknoloji geliştirme merkezlerine, uluslararası hava ve gemi limanına sahiptir. Efes ve Bergama gibi, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan, iki kadim tarihi ve kültürel eser de buradadır. Hem yerli ve hem de uluslararası yatırımcılar açısından cazip ve tercih edilen bir yatırım merkezidir. İzmir Oda ve Borsa Başkanlarımız, sizlere İzmir’de İş Yapma İmkânlarının yanı sıra, buradaki ticaret, sanayi ve tarım sektörlerini daha detaylı şekilde aktaracaklar" diye belirtti.



Dünyadaki gelişmeler


Dünyanın zor dönemden geçtiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Gazze’de İsrail’in zalim saldırısı ve masum sivillere yönelik katliamı durmuyor. İsrail’in saldırgan politikaları, bölgemizin huzur ve istikrarını tehdit ediyor. İran’a son saldırısı da, bölgemizdeki istikrarsızlığı daha da artırıyor. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ve işgal girişimi sürüyor. Çin-Tayvan ve Pakistan-Hindistan arasındaki gerilim artıyor. ABD’nin tek taraflı gümrük tarife artışları, küresel ticareti son derece olumsuz etkiliyor. Öte yandan, İsrail-İran arasında sağlanan ateşkes ortamını, tarafların aklı selime kavuşması açısından, değerlendirilmesi gereken bir ilk adım olarak görüyoruz. Yine komşumuz ve Arap Ligi’nin üyesi Suriye’deki normalleşme sürecini büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. Toprak bütünlüğünün sağlanması, Suriye içindeki birlik ve beraberliğin tesis edilmesi için atılan adımları takdir ediyoruz" diye konuştu.



Suriye ziyareti


TOBB olarak 3 gün sonra Şam’a gideceklerini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Ekonomik kalkınma yönündeki çabaların başarısı için hepimizin destek vereceği konusunda hiçbir şüphem yoktur. Suriye’nin yeniden imarına nasıl destek verebiliriz, özel sektörü ve girişimciliği nasıl yeniden ayağa kaldırabiliriz, bunların çalışmalarını yapacağız. Elbette Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Suriye’ye uyguladıkları ekonomik yaptırımları kaldırma kararı da, ekonomik kalkınma çabalarına ivme katacaktır. Ama en önemlisi, bu coğrafyanın kadim ve köklü milletleri olarak, ortak hareket edebilmeli, "birlikte rahmet ve bereket, ayrılıkta azap var" öğüdüne uygun davranmalıyız. İnancımız gereği, birbirimizi kardeş olarak görmeliyiz. El birliğiyle, ülkelerimizde özel sektörü güçlendirmeliyiz. Zira çağımızda ülkelerin esas gücü, özel sektörlerinden geliyor. Türkiye ekonomisinin gücü ve dinamizmi de, özel sektöre dayalıdır. Bu sayede, İtalya ile Çin arasında, en büyük sanayi üretim kapasitesini kurmuş, en çok sanayi ürünü ihracatını yapan, girişimci bir ülkeyiz. Pek çok sektörde, otomotiv, beyaz eşya, inşaat malzemeleri ve konfeksiyon başta olmak üzere, Avrupa’nın ana tedarikçisiyiz. AB’ye en çok otomobil satan ülkeyiz" dedi.



Yılda 270 milyar dolar ihracat


Ülkedeki İhracatın yüzde 60’ının gelişmiş ülkelere gerçekleştirildiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Tüm bunları, ticareti serbest hale getirip, rekabeti artırmak suretiyle sağladık. Zira ticaret zenginleştirir, korumacılık fakirleştirir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin istikrarı ve refahı için ticaretin daha serbest olması şarttır. Dolayısıyla hep birlikte, serbest ticareti talep etmemiz gerekmektedir. Biz Türkiye olarak, dış rekabete açılıp, ticareti serbestleştirdikten sonra, bu coğrafyanın sanayi devi haline geldik. Yüzde 94’ü sanayi malı olan 12 bin 600 farklı ürünle, 200’den fazla ülkeye yılda 270 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Bu da Türk ürünlerinin kalitesini, fiyat rekabetçiliğini ve tüketiciler açısından beğenildiğini gösteriyor. Ayrıca, inşaat, turizm ve tarım alanlarında da dünyanın en büyüklerindeniz" ifadelerini kullandı.



Arap ülkeler ile ticari iş birliği


Son yıllarda Arap ülkeleriyle ticari ilişkilerin gelişmesinden de memnuniyet duyduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, "Türkiye’nin Arap ülkelerine olan ihracatı 20 yıl önce sadece 5 milyar dolardı. Bu, Türkiye’nin ihracatında yüzde 10’uydu. 2024’te 50 milyar doları geçti ve Türkiye’nin yıllık toplam ihracatının yüzde 20’sine ulaştı. Yine son 20 yılda Türkiye, 50 milyar dolardan fazla doğrudan yabancı yatırımı Arap ülkelerinden aldı. Yine her sene ortalama 10 milyon Arap turist Türkiye’ye seyahate geliyor. Tüm bunlar olumlu gelişmeler ancak çok daha iyisini yapacak potansiyelimiz mevcut. Aramızdaki ticaret ve yatırım hacmi, hala olması gerektiği seviyenin altında kalıyor. Güzel bir Arap atasözü var. Diyor ki "el ittihadü kuvvetun". Birlik Güçtür. Ülkelerimizi ve milletlerimizi daha müreffeh hale getirmenin yolu, bir araya gelmek ve bir arada durmaktır. Bunun yolu da ticareti ve özellikle de birbirimizle yaptığımız ticareti arttırmaktır. Bunun en somut örneği yanı başımızda. Asırlarca birbirine düşman olan Avrupa devletleri, birbirleriyle yaptıkları ticareti arttırarak birlikte zenginleştiler. AB ülkeleri, dış ticaretlerinin yüzde 70’ini birbirleriyle yapıyorlar" dedi.



Ticari ayrıcalık


Böyle bir ekonomik iş birliği kurmanın ilk şartı, gerekli hukuki zemini oluşturmak olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "İşte bu vizyon doğrultusunda, İslam Odası olarak, İstanbul’da Tahkim Merkezi kurduk. Bunu ülkelerimizdeki iş çevrelerine daha iyi tanıtmalı, kullanmalarını teşvik etmeliyiz. Sınırlarımız, ülkelerimiz arasındaki sermaye, mal ve hizmet hareketliliğinin önünde bir engel teşkil etmemeli. Biz bir taraftan kardeşiz diyoruz, diğer yandan kardeşlik hukukunun gereğini yapmıyoruz. Vize ve geçiş engelleri koyuyoruz. Bizim kültürümüzde kardeşler birbirinin evine vize alıp değil, selam verip girer. Şunu da unutmayalım ki, iş insanları en rahat ulaşabildikleri ülkeyle ticaret ve yatırım yapar. Malların serbest dolaşımı içinse, İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde başlatılan Tercihli Ticaret Anlaşması TPS-OIC, çok önemli adım olmuştur. Bu anlaşmanın kapsamı daha da genişletilmelidir. Diğer yandan sanayi, turizm ve tarım alanında, Arap ülkelerinin sermaye birikimleri ile Türk özel sektörünün üretim tecrübesini bir araya getirmeliyiz" diye konuştu.



Kadın girişimciliği desteklemek


"Coğrafyamızda girişimciliğin ve KOBİ’lerin güçlendirilmesi için de Arap dostlarımızla yakından çalışmak istiyoruz" diyen Hisarcıklıoğlu sözlerini şöyle noktaladı:


"Mesela kadınların girişimcilik potansiyelini artırmak ve iş dünyasında daha aktif rol almalarını sağlamak, böylece daha fazla ticaret hacmi üretmek amacıyla, İslam Odası bünyesinde Kadın Girişimciler Kurulu oluşturduk. Burada da benzer bir yapı teşkil edebiliriz. Zira bakın biz TOBB bünyesinde böyle bir kurul kurduk ve aktif şekilde çalıştırarak Türkiye’de kadın girişimci sayısının ciddi ölçüde artmasını sağladık. Tüm bu konularda tecrübe ve bilgi paylaşımı yapmaya hazırız. Yatırım ihtiyacı olan Arap ülkelerinde de ortak yatırımlar gerçekleştirebiliriz. Birlikte çalışmalı, birlikte yükselmeliyiz. Türk iş dünyası olarak dileğimiz, Arap kardeşlerimizle ilişkilerimizi daha da derinleştirmek, çok boyutlu hale getirmektir."



Samir Majoul: "Arap-Türkiye ülkeleri arasındaki ilişki önemli"


Arap ve Türk ilişkilerinin geçmişe dayandığını söyleyen Arap Odalar Birliği Başkanı Samir Majoul ise, "Bu ilişkilerin kökleri tarihin derinliklerine kadar uzanıyor ve jeopolitik konum itibariyle yaşanan zorluklar karşısında hayati hale gelmektedir. Arap ve Türk tarafları arasındaki ticaret hacminin umut verici bir potansiyeli olduğuna şüphe yok, bu forum yeni ufukların açılması, iş birliklerin kurulması açısından bizim için fırsat oluşturuyor. Forumda yatırımlar üzerinden ülkeler arasında iyi ilişkiler kurulabilir. Bununla yetinmemeli, ticari ilişkilerimizi, iş birliğimizin hızını artırmalıyız. Arap-Türkiye ülkeleri arasındaki ilişki önemli. Bizi birbirimize bağlayan ekonomik köprüleri desteklemek, bunları yatırım yoluyla gerçekleştirmek için çalışmalıyız. Ekonomik ilişkilerimizi yatırımlarla geliştirmeli, karşılıklı güven sağlamalı, uzun süreli ortaklıklar gerçekleştirmeliyiz. Arap dünyası olarak Türkiye’de gelecek vaat eden katma değerli sektörlere yatırım yapmalıyız. İkili girişimleri etkinleştirmek, uzmanlık alışverişinde bulunmak için Türk ortaklarımızla çalışmaya hazırız" dedi.


Forum kapsamında gerçekleştirilecek yuvarlak masa toplantılarında, Türkiye-Arap ülkeleri iş birliği fırsatları konuşulacak, ikili iş görüşmeleri yapılacak.



İzmir’de Türk-Arap iş birliği zirvesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanlığından "Yerel Yönetimlerde İlk Basamak: Muhtarlarımız" paneli AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Yerel Yönetimlerde İlk Basamak: Muhtarlarımız’ panelinde konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Muhtarlık müessesesi, tüm sosyal kesimleri, tüm siyasal düşüncedeki vatandaşlarımızı kapsayan, hiçbir siyasi kimlik altına sığdırılmayan, farklı farklı görüşlerden vatandaşlarımızın bir isim arkasında toplanabildiği bir müessese" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından ‘Yerel Yönetimlerde İlk Basamak: Muhtarlarımız’ başlıklı panel düzenlendi. Beyoğlu’nda ki AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlenen programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Ömer Lütfi Arı, Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Kavruk ile İstanbul Mahalle Muhtarları ve davetli katıldı. "Muhtarlık müessesesi bizim toplumsal birliğimizin önemli unsurlarından bir tanesi" Programda açılış konuşmasını gerçekleştiren AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Muhtarlık müessesesi, tüm sosyal kesimleri, tüm siyasal düşüncedeki vatandaşlarımızı kapsayan, hiçbir siyasi kimlik altına sığdırılmayan, farklı farklı görüşlerden vatandaşlarımızın bir isim arkasında toplanabildiği bir müessese. Aslında ülkemizin demokratik gelişimi için de bu çok kıymetli. Azalara baktığımızda da, muhtarımızın oradaki tesis ettiği azalık fotoğrafını aslında oradaki toplumun tamamını, farklı farklı bölgelerden, farklı farklı renklerden oluşturduğunu ve toplumu birleştirici bir unsur olarak konumlandırdığını görüyoruz. O yüzden muhtarlık müessesesi bizim toplumsal birliğimizin, beraberliğimizin ve ülkenin geleceği adına ortaya koyduğumuz fotoğrafın en önemli unsurlarından bir tanesi" şeklinde konuştu. "Muhtarlarınızla iyi ilişkiler içerisinde olmak zorundasınız, değerli insanlara hizmet etmek istiyorsanız" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir ise, "Yerelde 15 yıl belediye başkanlığı yaptığım dönemde muhtarlarımızla çok yakın ilişki içerisinde olduk. Seçim dönemlerinde de iki bölgede gittiğimiz yerlerde muhtarlarımızla bir arada olduk. Belediye başkanlığı dönemimde sabahın erken saatlerinde sahaya çıktığımızda iki önemli yeri ziyaret ederdim. Bunlardan birincisi muhtarlarımız, ikincisi aile sağlığı merkezlerimiz. Bunların ikisinin de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Muhtarlarımız bizim, destursuz, minnetsiz, randevusuz, engeli olmadan insanların kapısını çaldığı ve gidip bizzat hemhal oldukları yerler. Kadın annesinin evine gider gibi muhtarlarımıza gidiyor, çünkü bir ilişki, geçmişe dayalı bir muhabbet var. Aile sağlığı merkezlerimiz de milletin sağlığını emanet ettiğimiz yerler. Bir taraftan insanlarımız, bir taraftan sağlığımız. Muhabbetle çalıştığımız, muhabbetini yakaladığımızda millete hizmetin berekete dönüştüğü yer muhtarlarımız. Muhtarlarınızla iyi ilişkiler içerisinde olmak zorundasınız, değerli insanlara hizmet etmek istiyorsanız" dedi. "Benim İçişleri Bakanlığım döneminde, muhtarların ücretini asgari ücrete endekslemiş olduk" , AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu da, "Muhtarlık Daire Başkanlığı 2015 yılında İçişleri Bakanlığı bünyesinde kuruldu ve daha sonra Mahalli İdarelerde İller İdaresi’ne geçti aynı zamanda büyükşehir belediyelerinde Muhtarlık İşleri Daire Başkanlığı, il belediyelerinde de Muhtar Müdürlükleri kuruldu. Ayrıca valiliklerde bir vali yardımcısı, büyükşehirlerde bir genel sekreter yardımcısı, illerde de bir belediye başkan yardımcısını bu konuda görevlendirdi. MUBİS denilen bilgi sistemi oluşturuldu ve her gün merkezi ve yerel idareyle entegre ederek geliştirdi. 19 Ekim’i 2015 tarihinde Muhtarlar Günü ilan edildi. Benim bakanlığım döneminde de nasıl kutlanacağını ve kutlamaların nasıl olacağına yönelik genelgeleri yayınladı, sistem devam ediyor. Muhtarlık bir ödeneğe bağlıydı, Allah razı olsun Cumhurbaşkanımızdan, benim İçişleri Bakanlığım döneminde, muhtarların ücretini asgari ücrete endekslemiş olduk. Var olan ödeneğin çok üzerinde ve her yıl tekrarlanacak bir işti. Bazı muhtarlarımızla ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu ödentilerinin tamamı Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla birlikte devrim gibidir. Öyle bir noktaya getirdik ki, Türkiye Cumhuriyeti Nüfus İdaresi Başkanlığı ile beraber entegre ettik. Muhtar seçildiğiniz günün hemen akabinde Nüfus İdaresi bastı ve Türkiye’de tek bir muhtar kimliği olarak, yani bir standart olan bir muhtar kimliği olarak bunu gönderdi" diye konuştu. "Mahalle kültürünü yaşatacak fonksiyonlar verilmesi lazım" AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Ömer Lütfi Arı ise konuşmasında, "Günümüzde mahallelerimizde, şehirlerimizde yeni problemler çıkıyor. Aile içi şiddet, aile arası geçimsizlik, karı koca arasındaki problemler, bağımlılık, uyuşturucu, yoksulluk, yaşlılık, tek başına yaşayan aileler. Bunların kaymakamlık düzeyinde çözülmesi imkansız. Mahalle kültürü kayboluyor. Dolayısıyla bence muhtarlarımıza bizim buradaki konuştuğumuz, bu toplumu ayakta tutacak, bizim toplumsal değerlerimizi canlandıracak, mahalle kültürünü yaşatacak fonksiyonlar verilmesi lazım. Bizim bakanlıklarımız hizmetler üretiyor. Ankara’da hizmetler kararlar alınıyor, onunla ilgili kaynaklar ayrılıyor ama vatandaşlarımız bunları bilmeyebiliyor, ulaşamayabiliyor veya bu hizmetler yetkin bir şekilde vatandaşlarına ulaştırılamayabiliyor. Muhtarlarımızın iyi bir tanımla bu süreçlere dahil edilmesi devletin yaptığı hizmetlerin hem etkinliğini hem verimliliğini hem de vatandaşın o hizmetlere ulaşımını çok kolaylaştıracaktır" dedi.
Mardin Mardin’de "3. Kitap Fuarı" kapılarını açtı Mardin Valiliği ve Mardin Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 3’üncüsü düzenlenen "Mardin Kitap Fuarı", kitapseverlerin yoğun ilgisiyle kapılarını açtı. Artuklu ilçesinde Büyükşehir Belediyesi tarafından hizmete açılan 2 bin 500 metrekarelik kapalı fuar alanında gerçekleştirilen fuarda, 56 yayınevi ve 50 stant yer aldı. Binlerce çeşit kitap, 16-24 Mayıs tarihleri arasında okuyucularla buluşacak. Fuarın açılışında konuşan Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, Mardin Kitap Fuarı’nın bu yıl üçüncüsünü düzenlediklerini belirterek tüm vatandaşları fuara davet etti. Öğrencilerin derslerinin yanı sıra kitap okuma alışkanlığı kazanmasının önemine dikkat çeken Akkoyun, ailelere de çocuklarıyla birlikte kitap okumaları çağrısında bulundu. Akkoyun, hafta sonları öğrencileri desteklemek amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan kitap çeklerinin dağıtıldığını ifade ederek, "Öğrencilerimizin özellikle tatil döneminde kitap okumalarını teşvik etmek ve sağlamak, destek olmak amacıyla 10 bin adet kitap çekini öğrencilerimize, ücretsiz olarak veriyoruz. Her bir çek 200 lira değerinde. Öğrencilerimiz bizlerin vermiş olduğu bu çeklerle ücretsiz olarak kitaplarını alacaklar. Ümit ediyorum yaz döneminde öğrencilerimizin kitap okuma alışkanlığının gelişmesi noktasında faydalı olur" dedi. Açılış törenine, Vali Yardımcısı Hasan Kurt, Artuklu Kaymakamı Muhammet Öztabak, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yaşar Dener, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tahsin Saruhan, İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, Mardin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Kemalettin Sakin, kurumların temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.