GÜNDEM - 06 Ağustos 2025 Çarşamba 12:56

İzmir’deki kuraklık Türkiye’nin kışlık tarımını tehdit ediyor

A
A
A
İzmir’deki kuraklık Türkiye’nin kışlık tarımını tehdit ediyor

İzmir’deki kuraklık tehlikesi Türkiye’nin kışlık tarım ürünleri için önemli bir tehdit oluşturuyor. Barajlardaki suyun yüzde 75’inin tarımda kullanıldığını belirten Prof. Dr. Doğan Yaşar, "İzmir, bugün Türkiye’nin yaklaşık yüzde 60 kışlık sebzesinin sağlandığı yer. Üç günde bir duş alırsın sorun değil ama tarım çok önemli. Tarımda suyumuz kalmadı. Çok acil tedbirler almamız şart" dedi.


İzmir’de sonbahar ve kış aylarında beklenen yağışların gerçekleşmemesi, kentte ciddi bir kuraklık tehlikesini beraberinde getirdi. Kuraklıktan en çok etkilenen kaynaklardan biri de kentin en büyük su rezervi olan Tahtalı Barajı oldu. Barajdaki su seviyesi yüzde 8’e kadar geriledi. Yaşanan su sıkıntısı nedeniyle İzmir genelinde planlı su kesintileri bu geceden itibaren uygulanmaya başlanacak. Yetkililer, suyun tasarruflu kullanılmasına yönelik çağrılarını yinelerken uzmanlar ise içme suyundan çok tarımsal sulama açısından riskin daha büyük olduğuna dikkat çekiyor.


İzmir genelinde yaşanan bu kuraklığın yıllar öncesinden beklendiğini söyleyen Türkiye Bilimler Akademisi Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Çok uzun yıllar önce de söyledik. 2020 yılında da demiştim ki ‘Bakın, kuraklık geliyor; su için B ve C planlarını yapalım.’ Şimdi kuraklıktan bahsedince insanların aklına hemen kullanma suyu geliyor. Hayır, benim için kullanma suyu önemli değil. Üç günde bir duş alırsın, üç günde bir su gelir, yeter. Ama tarım çok önemli. Tarımda suyumuz kalmadı. Asıl sorunumuz burada. Şu anda yalnızca İzmir değil, bütün Batı Anadolu’da barajlar boş. Hem kullanma suyu barajları hem tarım hem de enerji barajları boş durumda. Asıl tehlike burada yatıyor. İzmir, bugün Türkiye’nin yaklaşık yüzde 60 kışlık sebzesinin sağlandığı yer. Bu nedenle suları çok dikkatli kullanmamız gerekiyor. Çok acil tedbirler almamız şart" ifadelerini kullandı.



Yaşar: "İzmir su fakiri"


İzmir’de kişi başı su tüketiminin Türkiye ortalamasının altında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yaşar, "İzmir’in kişi başı yıllık su potansiyeli 600 metre küp. Türkiye ortalaması ise 1.340-1.400 metre küp civarındadır. Su fakirliği sınırı 1.000 metre küp. Bu da demek oluyor ki, İzmir fakir değil, su açısından fakirlerin de fakiridir. Bu nedenle suyun çok çok dikkatli kullanılması gereken en önemli illerden biridir. Bugünkü kullanma suyu sorunu benim için büyük bir sorun değil. Asıl sorun tarımda ve enerjideki sudur. Bu nedenle bir an önce tüm önlemler alınmalıdır. Yapılabilecek her yere baraj yapılmalıdır. Örneğin, Çamlı Barajı hala altın madeni nedeniyle bekletiliyor. Oysa orası 300 bin kişiye su sağlayacak bir barajdır. Yer altı barajları ve göletler de yapılmalıdır" diye ekledi.



"Her sert kurak dönemin ardından güzel bir yağışlı dönem gelir"


Geçmiş dönemler de olan kuraklıkların ardından her zaman bol yağışın geldiğini vurgulayan Yaşar sözlerini şu şekilde noktaladı: "Eylül’den sonra biraz yağış bekliyorum. Hatta güzel bir yağış bekliyorum. Çünkü her sert kurak dönemin ardından güzel bir yağışlı dönem gelir. Örneğin 2008 yılı son 60 yılın en kurak yıllarından biriydi. 2009 ise son 100 yılın en yağışlı yıllarından biri oldu. Doğa kendini dengeler. Doğada rastgelelik yoktur. Örneğin 1970-1979 yılları arasındaki 10 yıllık süreçte ortalama yağış miktarı 609 kg’dır. 2010-2019 arasındaki süreçte ise bu miktar 630 kg’dır. Yani uzun vadede yağışlar çok fazla değişmez. Şu an kuraklık yaşanıyorsa, son 2-3 yılın ardından yağışlı bir dönemin gelmesini beklemek doğaldır."



İzmir’deki kuraklık Türkiye’nin kışlık tarımını tehdit ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum İçişleri Bakanı Çiftçi: "Eser ve hizmet siyasetinden ayrılmadan ülkemizi her alanda daha güçlü yarınlara taşıyacağız" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Cumhurbaşkanımız’ın öncülüğünde Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, eser ve hizmet siyasetinden ayrılmadan ülkemizi her alanda daha güçlü yarınlara taşımayı sürdüreceğiz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erzurum ziyaret programı çerçevesinde AK Parti Erzurum İl Başkanlığı’nda teşkilat mensupları ile bir araya geldi. Bakan Çiftçi, AK Parti Erzurum İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu ve teşkilat mensuplarıyla buluştuklarını ifade ederek, "Erzurum; imanla yoğrulmuş gönül iklimi, dadaşlık ruhu ve millet sevdasıyla asırlardır milli iradeyi en güçlü şekilde sahiplenen şehirlerimizden biri olmuştur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti; sadece bir siyasi hareket değil, milletin bağrından doğmuş büyük bir dava hareketidir. Vesayet odaklarına, karanlık hesaplara ve Türkiye üzerinde oyun kurmak isteyen çevrelere karşı milletimizle omuz omuza verdiğimiz mücadelede; Erzurum teşkilatlarımız her zaman en güçlü iradeyi ortaya koymuştur. Gece gündüz demeden çalışan her bir teşkilat mensubumuz, Türkiye’nin daha güçlü yarınlara ulaşması adına büyük bir sorumluluk üstlenmektedir. Allah’ın izniyle; Cumhurbaşkanımız’ın öncülüğünde yükselen Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, eser ve hizmet siyasetinden ayrılmadan ülkemizi her alanda daha güçlü yarınlara taşımayı sürdüreceğiz. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi ve davamıza olan inancımızı daim eylesin" dedi.
İstanbul Kağıthane’de özel bireylerin etkinliğine yoğun ilgi Kağıthane Belediyesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında özel bir kahvaltı programı düzenledi. Engelliler merkezi öğrencileri ve ailelerinin katıldığı etkinlikte renkli görüntüler yaşandı. Kağıthane Belediyesi, Engelliler Haftası kapsamında ilçedeki özel bireyler için bir program düzenledi. Fatih Sultan Mehmet Tabiat Parkı’nda gerçekleştirilen programda öğrenciler tarafından tiyatro, folklor ve müzik gösterileri sahnelendi. Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin de programa katılarak öğrenciler ve aileleriyle yakından ilgilendi. Etkinlikte bir konuşma yapan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekinç, Kağıthane Belediyesi bünyesinde hizmet veren Engelliler Gündüz Hizmet Merkezi’nde yıl boyunca çeşitli eğitim, atölye ve sosyal etkinliklerin sürdürüldüğünü belirtti. Engelli bireylerin sosyal hayattan kopmaması adına merkezde kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Öztekin, öğrencilerin burada hem yeni beceriler kazandığını hem de sosyal çevre edinerek günlük yaşamın içerisinde daha aktif rol alabildiğini söyledi. Merkezde gerçekleştirilen resim, drama, müzik, ebru, el sanatları, mutfak ve çeşitli atölye çalışmalarının engelli bireylerin kişisel gelişimlerine katkı sunduğunu ifade eden Öztekin, ailelerin de çocuklarını güvenle emanet edebildiği sıcak ve samimi bir ortam oluşturduklarını dile getirdi. Fatih Sultan Mehmet Tabiat Parkı’nda gerçekleştirilen kahvaltı programı boyunca öğrenciler aileleriyle birlikte eğlenceli anlar yaşarken, program sonunda katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi.
Düzce Düzce Üniversitesi’nde mezunlarla anlamlı buluşma Düzce Üniversitesi Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından mezunlarla bağları güçlendirmek, deneyim paylaşımını artırmak ve öğrencilerle mezunları aynı ortamda buluşturmak amacıyla düzenlenen "Mezuniyet Bir Son Değil, Bir Bağdır; Bağlarımızı Tazelemeye Hazır Mısınız?" başlıklı etkinlik, gerçekleştirildi. DÜFest 2026 kapsamında İstiklal Konferans Salonu’nda düzenlenen programa; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Ertuğrul, Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Senem Çolak Yazıcı, akademisyenler, mezunlar ve öğrenciler katılım sağladı. Mezunlar arasındaki güçlü bağı pekiştirmek ve üniversite aidiyetini yeniden hissettirmek amacıyla gerçekleştirilen etkinlik, Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Yücel ve ekibinin gerçekleştirdiği konser ile başladı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Dr. Senem Çolak Yazıcı, mezunlarla sürdürülebilir bir bağ kurmanın üniversite açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak mezunlara yönelik eğitimler, kariyer destekleri ve çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirten Yazıcı; mezun bilgi sistemi, mezun kart uygulaması, iş ilanları paylaşımı, sertifika süreçleri ve işveren-mezun buluşmaları gibi birçok hizmeti aktif şekilde yürüttüklerini dile getirdi. Açılış konuşmalarının ardından; Gümüşova Meslek Yüksekokulu mezunu Mert Tunçel, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu mezunu Göktay Dinç, Fen Edebiyat Fakültesi mezunu Hatice Kutbay ve Mühendislik Fakültesi mezunu Murat Bayraktar üniversite yaşamlarını ve kariyer yolculuklarını paylaştı. Konuşmalarda; mezuniyet sonrasında başlayan mesleki süreçler, sahada edinilen deneyimler, çalışma hayatında karşılaşılan zorluklar ve sürekli gelişimin önemi üzerinde duruldu. Mezunlar, kariyer yolculuklarında sabır, disiplin ve kendini geliştirme anlayışının önemli rol oynadığını ifade ederken, öğrencilere eğitim hayatı sonrasında da öğrenmeye devam etmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu. Program sonunda mezunlar için sembolik kep atma töreni gerçekleştirilirken, yıllar sonra yeniden kampüste bir araya gelen mezunlar, öğrencilik yıllarının heyecanını tekrar yaşadı. Samimi sohbetler ve hatıra fotoğraflarıyla devam eden etkinlik, pilav ikramının ardından sona erdi.