ÇEVRE - 29 Aralık 2025 Pazartesi 10:03

İzmir’den Türkiye’ye ‘iklim’ mesajı

A
A
A
İzmir’den Türkiye’ye ‘iklim’ mesajı

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla yaptığı projeler ve uluslararası alana yayılan iş birlikleriyle Türkiye’de adını zirveye yazdırdı. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) açıkladığı 2025 Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu’na göre İEÜ, ‘İklim Eylemi’ kategorisinde Türkiye’deki vakıf üniversiteleri arasında birinci, genel sıralamada ise 7’nci oldu. Raporda, İngiltere merkezli araştırma kuruluşu Times Higher Education (THE) verilerinin referans alındığını ve dünya genelinde de 200-300 aralığında konumlandıklarını söyleyen İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, "Geleceği düşünen, doğayı koruyan ve insanlık adına sorumluluk alan bir anlayışla çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu.


Küresel ısınmaya bağlı olarak enerji kaynaklarında yaşanan daralma, iklimdeki büyük değişimler ve yeşil dönüşüm projelerine duyulan ihtiyaç, İzmir Ekonomi Üniversitesi’ni harekete geçirdi. İklim konusunda geniş bir stratejik eylem planı oluşturan İEÜ, bu doğrultuda adımlarını kararlı bir şekilde attı. Küresel çaptaki sorunlara çözüm üretmeyi hedefleyen İEÜ, 2024 yılının Ekim ayında Sürdürülebilir Enerji ve İklim Politikaları Araştırma Merkezi’ni (SENLAB) kurdu.



Dev projelerde yer aldı


Merkezin direktörlüğüne, şimdiye dek 15 uluslararası projede yer alan, en prestijli dergilerde 40’ı aşkın yayın yapan ve başarılı çalışmalarıyla 2020 yılında TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu getirildi. SENLAB, Horizon 2020 ve Horizon Europe programları kapsamında yürütülen, toplam bütçesi 20 milyon euroyu aşan çok sayıda uluslararası projede aktif rol almaya başladı. Çalışmaların sürdüğü bu projelerde; iklim-nötr gelecek, enerji verimliliği ve sürdürülebilir yaşam alanları konularına odaklanıldı.



Üniversitenin karbon ayak izi ölçüldü


İEÜ, aynı zamanda Ege Bölgesi’nde karbon ayak izini hesaplayan ilk üniversite oldu. İEÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fehmi Görkem Üçtuğ’un yürütücülüğünde gerçekleşen çalışmada, kampüsteki enerji tüketiminden öğrencilerin okula geliş ve gidişlerinden kaynaklanan karbon salımlarına kadar birçok veri analiz edildi. Dünya genelinde kabul edilen kurumsal sera gazı envanteri hesaplama standartlarının kullanıldığı çalışma sonunda İEÜ, ISO 14064-1 Kurumsal Sera Gazı Envanteri Doğrulama Sertifikası’nı almaya hak kazandı.



Derslere eklendi


Birleşmiş Milletler’in açıkladığı Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) doğrultusunda belirlenen ‘Sağlık ve Kaliteli Yaşam’, ‘Temiz Su ve Sanitasyon’, ‘Erişilebilir ve Temiz Enerji’ gibi maddeler, İEÜ’nün ders içeriklerine eklendi. Öğrencilerin iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol almasını destekleyen bir eğitim yaklaşımı benimsendi.



Yeni kampüs ‘çevre dostu’ olacak


İzmir’e dünya çapında, son teknolojiye sahip bir eğitim üssü kazandırmak hedefiyle yapımına başlanan ve 2026 yılının Temmuz ayında ilk etabının bitmesi planlanan İEÜ Güzelbahçe Kampüsü de ‘çevre dostu’ özellikleriyle örnek olacak. Güzelbahçe’deki kampüste temiz enerji teknolojileri kullanılacak, enerji performansları optimize edilmiş binalar yer alacak. Yerleşke içi ulaşım da elektrikli araçlarla sağlanacak. Yeni kampüs, sürdürülebilir yaşam yaklaşımı ile İEÜ’nün iklim vizyonunu da net bir şekilde ortaya koyacak.



"Gelecek kuşaklara sorumluluğumuz var"


İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, çevreye ve iklime duyarlı bir gelecek inşa etmenin ancak bilimsel üretim, uluslararası iş birlikleri ve toplumsal sorumluluk bilinci ile mümkün olduğunu söyledi. Karbon ayak izinin azaltılmasından sürdürülebilir kampüs uygulamalarına kadar çok geniş bir alanda hareket ettiklerini belirten Prof. Dr. Biresselioğlu, "Gelecek kuşaklara yaşanabilir, sağlıklı ve dengeli bir dünya bırakma sorumluluğumuz var. Bu konuda üniversiteler; toplumu dönüştüren, insanlara yol gösteren ve çözüm üreten merkezler olmalı" ifadelerini kullandı.



"İklim değişikliği, çok yönlü bir kriz"


İklim alanında yapılacak çalışmaların artık bir tercih değil, zorunluluk olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Biresselioğlu, "Bu doğrultuda attığımız her adımda, bilimin yol göstericiliğine ve ortak aklın dönüştürücü etkisine inanıyoruz. Üniversitelerin iklim eylemi alanındaki liderliği, adil ve yaşanabilir bir dünya için de oldukça önemli. Unutulmamalı ki iklim değişikliği; ekonomik, sosyal ve insani boyutları olan çok yönlü bir kriz. Üniversite olarak bilimsel araştırmalarımızı, eğitim faaliyetlerimizi ve uluslararası iş birliklerimizi, iklim eylemi odağında şekillendiriyoruz. YÖK tarafından açıklanan raporda elde ettiğimiz başarı, üniversitelerin toplum için ne denli kritik bir rol üstlendiğinin de somut bir göstergesi" diye konuştu.



İzmir’den Türkiye’ye ‘iklim’ mesajı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek" AK Parti Genel Başkanı Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, İsrail ordusunun Küresel Sumud Filosu’na düzenlediği saldırıya ilişkin, "Bir gün umuyoruz ki İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek. İsrail bunları ödesin diye biz de elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Umuyoruz ki sivil inisiyatifler Gazze’deki insan hakları ihlallerini çok daha fazla uluslararası gündeme getirsin" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Sivas’ta parti il başkanlığını ziyaret eti. Yalçın, düzenlediği basın toplantısında İsrail’in Gazze ablukasını kırmak ve insani yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda müdahalesini kınadı. İsrail’in canlı yayında soykırıma imza attığını ifade eden Yalçın, "75 binden fazla sivili katletti. Bu sivillerin maalesef yarısını çocuklar ve kadınlar meydana getiriyor. Gerçekten korkunç bir olayla karşı karşıyayız. Maalesef büyük güçler dediğimiz, uluslararası hukukun, insan haklarının, demokrasi gibi değerlerin temsilcisi olduğunu iddia eden birçok devlet, birçok devlet başkanı bu çıplak gerçekliği, bu soykırımı görmezden gelmeye devam ediyor. Biz Türkiye olarak uluslararası kamuoyunda her türlü zeminde ister Cumhurbaşkanımızın yaptığı ikili toplantılarda olsun, ister daha geniş katılımlı uluslararası toplantılar olsun her türlü bunu dile getirip uluslararası kamuoyunun zirvesine taşımaya çalışıyoruz. Türkiye’nin dış politika önceliklerinin merkezinde her zaman Gazzeli masumlar var ve her zaman masumların hakkını savunmaya gayret gösteriyoruz. Ama gördüğünüz gibi ortada bir ateşkes var olmasına rağmen hala Gazze’de insan hakları çiğnenmeye devam ediyor. Hala Gazze’de sivil insanlara saldırmaya devam ediyorlar. Hala Gazze’yi kıtlık ve açlığa sürüklemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu anlamda Gazze’ye yapılabilecek her türlü desteği, yardımı biz açıkça destekliyoruz. Ama İsrail bu tür sivil inisiyatiflere bile katlanamayacak bir terör yapısıdır. Gördüğünüz gibi yine uluslararası sularda yol alan sivil inisiyatiflere bile saldırabilecek kadar alçak bir yapıdan bahsediyoruz. Yine aynı suçu işledi" dedi. "İsrail bu yaptıklarını cezasını topyekun ödeyecek" İsrail’in dünyanın gözünün önünde bu suçları işlemeye devam ettiğini kaydeden Yalçın, "Bir gün umuyoruz ki İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek. İsrail bunları ödesin diye biz de elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Umuyoruz ki sivil inisiyatifler Gazze’deki insan hakları ihlallerini çok daha fazla uluslararası gündeme getirsin. Kamuoyunu daha fazla aydınlatsın. Umuyoruz ki İsrail’den korkan, laf edemeyen devlet başkanları, artık İsrail’in işlediği bu suçları daha açık bir şekilde dile getirmeye başlasınlar. Türkiye ve Cumhurbaşkanımız bu anlamda öncü bir rol oynuyor. Biz o rolümüzü oynamaya devam edeceğiz. İnşallah en kısa süre içerisinde Gazze başta olmak üzere tüm Filistin meselesinde daha iyi sonuçlar almak için elimizden geleni yapacağız. İsrail’in bu işlediği suçların cezasını görmesi için elimizden geleni ardımıza koymayacağız" şeklinde konuştu.
Manisa Manisalı Alp Türkiye Şampiyonu oldu Yunusemre Belediyespor’un genç judocusu Alp Canıtez, Bilecik’te düzenlenen Okul Sporları Türkiye Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak Manisa’ya büyük gurur yaşattı. Yunusemre Belediyespor’un başarılı judocusu Alp Canıtez, Bilecik’te düzenlenen Okul Sporları Küçükler Judo Türkiye Birinciliği’nde 60 kiloda şampiyon olarak önemli bir başarıya imza attı. Görgülüler Ortaokulu öğrencisi olan genç sporcu, turnuva boyunca sergilediği üstün performansla tüm rakiplerini geride bırakarak altın madalyanın sahibi oldu. Elde ettiği bu başarıyla hem kulübünü hem de Manisa’yı gururlandıran Canıtez, gelecekteki başarıları için de umut verdi. Yunusemre Belediyespor Kulüp Başkanı Bülent Kanik, elde edilen başarıya ilişkin yaptığı açıklamada, küçük yaşta kazanılan derecelerin Türk sporunun geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Kanik, "Altyapımızdan yetişen sporcularımızın Türkiye şampiyonu olması bizler için ayrı bir gurur kaynağı. Sporcumuzu ve emeği geçen antrenörlerimizi tebrik ediyorum. Bu yaş grubunda kazanılan altın madalyalar, milli takımın temelini oluşturuyor. Biz de bu bilinçle gençlerimizi Türk sporuna kazandırmaya devam edeceğiz" dedi. Kanik ayrıca Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın spora ve sporcuya verdiği desteğe dikkat çekerek, "Sayın Başkanımızın güçlü destekleri bu başarıların temel taşlarından biridir. Kendilerine katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Balıkesir Kimya ve lezzet buluştu Balıkesir Üniversitesi Altınoluk Meslek Yüksekokulu’nda düzenlenen "Kimya Haftası" etkinlikleri, zeytinyağının bilimsel analizini tadım sanatı ile birleştirdi. ETO (Edremit Ticaret Odası) Tadım Panel Lideri Yüksek Kimyager Zülal Taçar, öğrencilere ve katılımcılara zeytinyağındaki koku, tat ve aroma algısının kimyasal şifrelerini anlattı. Altınoluk Meslek Yüksekokulu, Kimya Haftası kapsamında bölgenin "sıvı altını" olarak bilinen zeytinyağını bilimsel bir mercek altına aldı. Yüksekokul konferans salonunda gerçekleştirilen "Zeytinyağında Koku-Tat ve Aroma Algısı: Zeytinyağı Tadımı ve Tadım Metodu" konulu etkinlik, kimyanın sadece laboratuvarlarda değil, günlük yaşamın ve sofraların tam merkezinde olduğunu bir kez daha kanıtladı. Edremit Ticaret Odası (ETO) Tadım Panel Lideri Yüksek Kimyager Zülal Taçar’ın konuşmacı olarak katıldığı programda, zeytinyağının kalitesini belirleyen duyusal analiz yöntemleri teorik ve pratik boyutlarıyla ele alındı. Etkinlikte, zeytinyağının içerisinde bulunan fenolik bileşenlerin ve uçucu yağların aroma, tat ve koku üzerindeki doğrudan etkisi katılımcılara aktarıldı. Duyusal analiz yöntemlerinin bilimsel temellerini paylaşan Taçar, kaliteli bir zeytinyağında olması gereken "meyvemsilik, acılık ve yakıcılık" gibi özelliklerin kimyasal altyapısını anlattı. Katılımcılar, doğru tadım metodunu öğrenerek zeytinyağındaki kusurları ve olumlu özellikleri nasıl ayırt edebileceklerini deneyimleme fırsatı buldu. Kimya biliminin gıda kalitesi üzerindeki belirleyici rolü, Edremit’in en önemli ekonomik değeri olan zeytinyağı üzerinden somut bir örnekle gözler önüne serildi. İlgiyle takip edilen etkinliğin sonunda, Altınoluk Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Züleyha Özer Arslankan tarafından katkılarından dolayı Yüksek Kimyager Zülal Taçar’a plaket takdim edildi. Akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlik, bölgedeki zeytinyağı üretiminde bilimsel farkındalığın artırılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi. Program, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve zeytinyağı tadım teknikleri üzerine yapılan karşılıklı görüş alışverişi ile sona erdi.