ÇEVRE - 02 Şubat 2026 Pazartesi 10:57

İzmir’i yağmura hazırlayan 2,5 milyarlık hamle

A
A
A
İzmir’i yağmura hazırlayan 2,5 milyarlık hamle

İZSU, 2026’da 12 ilçede 50 kilometre yağmur suyu hattı ve 20 kilometre kanal imalatını kapsayan 2,5 milyar liralık altyapı yatırımını hayata geçirecek. Konak, Bayraklı ve Karabağlar’daki ayrıştırma projeleri de bu yıl hız kazanacak.


İzmir’de iklim değişikliğinin etkisiyle giderek artan ani ve şiddetli yağışlar, kent altyapısının güçlendirilmesini zorunlu hâle getiriyor. Bu doğrultuda çalışmalarını aralıksız sürdüren İZSU Genel Müdürlüğü, su baskınlarının önlenmesi, çevre ve halk sağlığının korunması ve altyapının uzun vadede daha dayanıklı hâle getirilmesi amacıyla yağmur suyu ve kanal ayrıştırma projelerini kent geneline yayıyor. Geçtiğimiz yıl 12 ilçede yürütülen çalışmalarda 20 kilometre yağmur suyu hattı ile yaklaşık 15 kilometre yeni kanal imalatı tamamlanarak önemli bir aşama geride bırakıldı. 2026 yılı yatırım programı kapsamında altyapı yatırımlarını daha da büyüten İZSU, toplam 2,5 milyar liralık yatırımla 12 ilçede 50 kilometre yağmur suyu hattı ve 20 kilometre kanal imalatı gerçekleştirecek. Etaplar hâlinde hayata geçirilecek projelerle, özellikle su baskını riski bulunan bölgelerde altyapı kapasitesi artırılacak ve kentin iklim değişikliğine uyum süreci güçlendirilecek. Ayrıca geçtiğimiz ay temelini İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın attığı Konak, Bayraklı ve Karabağlar ilçelerindeki ayrıştırma projelerinin yapımı da 2026 yılında hız kazanacak.



İzmir altyapıda devrim yaşıyor


İZSU Genel Müdürlüğü’nün 3 milyar liralık yatırımıyla Konak, Bayraklı ve Karabağlar’da birleşik sistem sona ererken, ömrünü tamamlamış borular modern hatlarla değiştirilecek. Konak - Bayraklı hattında 2,4 km yağmur suyu, 6,6 km atık su hattı, Alsancak Liman bölgesinde 8,4 km yağmur suyu, 8 km atık su hattı ve 3 yağmur suyu terfi merkezi, Konak - Karabağlar mahallelerinde 30 km’ye yakın atık su ve 29 km yağmur suyu hattı yeniden yapılacak. Dünya Bankası finansmanı ile hayata geçirilecek Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamındaki imalatların 2027 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. Çalışmaların bitmesiyle İzmir; yağmur sularını ve atık suyu tamamen ayrıştıran, şiddetli yağışlara daha dirençli, koku ve taşkın sorunlarını büyük ölçüde çözmüş bir kent haline gelecek.



Alsancak’a 250 milyon liralık ek yatırım


İZSU’nun öz kaynaklarıyla yürüttüğü Alsancak, Kültür ve Mimar Sinan mahallelerindeki taşkın ve koku kontrol projesinde çalışmalar 2026 yılında da devam edecek. 250 milyon liralık yatırım kapsamında bölgede 1 kilometre atık su, 6 kilometre yağmur suyu hattı ve 5 terfi merkezi inşa ediliyor. Projenin yüzde 30’u tamamlandı.



140 milyon TL’lik yatırım, hedef 2026


Bayraklı’da 140 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen Sevgi Yolu Yağmur Suyu Ayrıştırma Projesi’nin, 2026 yılının ilk çeyreğinde tamamlanması planlanıyor. Projenin tamamlanmasının ardından, 2026 yılının ikinci yarısında Muhittin Erener, Refik Şevket İnce ve Çay Mahallesi’nin üst havzalarını kapsayan yaklaşık 4 kilometrelik yağmur suyu ve atık su ayrıştırma çalışması için yapım ihalesine çıkılması hedefleniyor. Bayraklı’da hayata geçirilen bu yatırımlarla, mevcut altyapı sorunlarının kalıcı biçimde çözülmesi ve gelecekte yaşanabilecek aşırı yağışlara karşı kentin dayanıklılığının artırılması amaçlanıyor.



Bornova’daki alt yapı yatırımı da 2026’nın ilk yarısında bitecek


İZSU’nun Bornova ve Bayraklı ilçelerinde yürüttüğü kapsamlı atık su ve yağmur suyu imalatları, 2026 yılının ilk yarısında tamamlanacak. 400 milyon liralık maliyetle hayata geçirilen proje; Bornova Meydan, Ege Üniversitesi Hastane Kavşağı, Smyrna Meydanı, Yüzbaşı İbrahim Hakkı Caddesi, Küçük Park Bölgesi, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı ve Bornova Metro çevresi başta olmak üzere ana arterlerde, yağışlı hava koşullarının ardından yaşanan taşkın sorunlarını kalıcı olarak çözecek. Bu çalışmalarla birlikte taşkın risklerinin ortadan kaldırılması hedeflenirken, bölgenin yaşam kalitesinin olumlu yönde etkilenmesi ve su yönetiminde sürdürülebilir, çevre dostu bir yaklaşımın benimsenmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.



Balatçık’ın yağmur suyu sorunu bu yıl çözüme kavuşacak


İZSU Genel Müdürlüğü tarafından Çiğli Balatçık’ta etaplar hâlinde sürdürülen 350 milyon liralık yatırım kapsamında 13 kilometre yağmur suyu hattı ile 3 kilometre atık su hattı inşa ediliyor. Çalışmaların 2026 yılında tamamlanmasıyla birlikte Balatçık Mahallesi’nde uzun yıllardır yaşanan altyapı kaynaklı sorunların büyük ölçüde ortadan kaldırılması, yağmur suyu ve kanalizasyon sistemlerinin ayrıştırılmasıyla altyapı güvenliğinin artırılması hedefleniyor.



Yağmur suyu ve atık su ayrıştırmasıyla kalıcı çözüm


Hayata geçirilen projelerle birlikte birleşik sistemle çalışan eski hatlar ayrıştırılarak yağmur sularının kontrollü biçimde denize ve doğal alıcı ortamlara iletilmesi sağlanıyor. Bu sayede hem atık su arıtma tesisleri üzerindeki yük azaltılıyor hem de yoğun yağış dönemlerinde yaşanan taşkın ve su baskını riskleri önemli ölçüde düşürülüyor. Aynı zamanda altyapı kaynaklı koku ve çevresel sorunların azaltılması hedefleniyor.



Dirençli, sağlıklı ve sürdürülebilir bir kent hedefi


İZSU’nun yürüttüğü kapsamlı altyapı yatırımları, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermekle kalmıyor, İzmir’in geleceğini de güvence altına alıyor. Sağlıklı altyapı sistemleri sayesinde çevre ve halk sağlığı korunurken, kent genelinde daha güvenli, daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir altyapı modelinin oluşturulması hedefleniyor. İZSU’nun metropol dışındaki ilçelerde yürüttüğü yatırımlar da eş zamanlı olarak devam edecek.



İzmir’i yağmura hazırlayan 2,5 milyarlık hamle

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’ta şiddetli yağışa karşı seferberlik Kahramanmaraş’ta etkisini sürdüren sağanak yağışların ardından, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ekipleri oluşan olumsuzlukları gidermek için tüm birimleriyle sahada yoğun mesai yürütüyor. Büyükşehir Belediyesi, ani ve yoğun yağışların ulaşımda ve günlük yaşamda oluşturabileceği aksaklıkları en aza indirmek amacıyla şehir merkezinde ve ana arterlerde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yağışların etkili olduğu noktalarda ekipler koordineli şekilde görev alırken, yol güvenliği ve altyapı kaynaklı risklere karşı önleyici müdahaleler hız kesmeden devam ediyor. Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, yağışlar nedeniyle bozulan ve deformasyona uğrayan ulaşım güzergahlarında reglaj, dolgu ve düzeltme uygulamaları gerçekleştiriyor. Trafik akışının aksamaması için özellikle bozulmaların yoğun olduğu bölgelerde çalışmalar yoğunlaştırıldı. Yağışlarla birlikte yollara taşınan çamur, taş ve çeşitli rusubatlar ekipler tarafından temizlenerek hem sürüş güvenliği artırılıyor hem de şehir estetiği korunuyor. Eğimli bölgelerden gelen birikintilerin ana arterlerde tıkanıklığa yol açmaması için temizlik çalışmaları titizlikle yürütülüyor. Yağmursuyu hatları açılarak arterlerde biriken suların hızlı şekilde tahliye edilmesi sağlanıyor. Bu sayede su baskınlarının ve ulaşımda yaşanabilecek aksaklıkların önüne geçilmesi hedefleniyor. Altyapı çalışmalarının devam ettiği ve yağışlardan en fazla etkilenen güzergahlardan biri olan Vezir Hoca Bulvarı’nda ekipler kapsamlı bir onarım süreci yürütüyor. Yol deformasyonları ve çökme risklerine karşı bölgede dolgu, reglaj ve zemin iyileştirme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, yağışların etkisini sürdürdüğü müddetçe ekiplerin sahada olmaya devam edeceği belirtilirken, oluşabilecek her türlü olumsuzluğa anında müdahale edilmesi için tüm birimlerin teyakkuz halinde olduğu vurgulandı. Vatandaşlara da dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulunuldu.
Ankara Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin denetimsik iddiası panik oluşturdu: Hafriyat atıkları, kimyasal reaksiyona girdi Ankara’nın Sincan ilçesi Yenikent bölgesinde ana yol kenarına dökülen hafriyat atıklarının yağmur suyu ile karışmasının ardından kötü koku ve duman oluştu. AFAD ekipleri bölgede inceleme yaparak numune aldı. Olay, Sincan Yenikent’te ana arter üzerinde bulunan boş alana dökülen hafriyat malzemelerinin yağış sonrası kimyasal reaksiyona girmesiyle ortaya çıktı. Bölge sakinleri, yoğun koku ve duman nedeniyle endişe duyduklarını belirterek yetkililere ihbarda bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen AFAD ekipleri, çevrede güvenlik önlemleri alarak numune topladı. Alınan numunelerin laboratuvar ortamında inceleneceği, sonuçlara göre gerekli işlemlerin yapılacağı öğrenildi. Vatandaşlar, hafriyat dökümünün Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) sorumluluk alanında bulunan bölgede yapıldığını ileri sürerek, denetim eksikliğine tepki gösterdi. Özellikle oluşan gazın zararlı olabileceği ihtimali nedeniyle sağlık açısından risk oluştuğu kaydedildi. "Dökülen kaçak malzeme aktif olmaya başladı" Kamu emeklisi vatandaş Selçuk Öz, kaçak atıkların yağmurun yağmasıyla birlikte reaksiyona girdiğini iddia ederek, "Demir dökümhanesinden geldiğini düşündüğüm atığı, yaklaşık 10-12 gündür gözlemiyordum. Fakat ilgimi çeken kötü bir şey oldu. Dün yoldan gelirken yağmurun yağması ile beraber buradaki dökülen kaçak malzeme aktif olmaya başladı. Duman ve çok pis bir koku yaymaya başladı. Durumdan şüphelendim. Bunun üzerine 112’yi aradım. 112’den Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na (AFAD) bağladılar. AFAD ekipleri gelip burada inceleme yaptılar. Zehirli olduğunu düşünerek, durumun hem çevre hem insan sağlığı açısından sıkıntılı olabileceğini düşünerek 112 ekiplerini aradım. Gelip inceleme ve gaz ölçümleri yaptılar. Herhangi bir sıkıntılı durum olmadığını söylüyorlar. Ama etrafa yayılan berbat bir koku var. Tarif edilmeyecek düzeydeki ağır bir koku bu" şeklinde konuştu. "Burada denetim yapılmadığını düşünüyorum" Kaçak atıkları ABB’nin denetlemesi gerektiğini belirten Öz, "Yağmurun etkisiyle kirlenen su, direkt ormana ve dere yataklarına kadar ulaşıyor. Burada denetimin yapılmadığını düşünüyorum. Çünkü kaçak döküm. ABB ilgileniyorsa eğer, gereğini yapmasını talep ediyorum. ABB’ye durumu iletmedim ama sonuçta onların alanı, onların görmesi gerekirdi. Benden önce onlar görmeliydi diye düşünüyorum" diye konuştu. "Burası ABB’ye ait bir bölge" Köyüne giderken yol kenarındaki hafriyat atıklarını gören ve pis kokudan yaklaşamadığını ifade eden vatandaş Hakan Deniz ise, "Köyüme giderken yolun kenarında bu atıkları gördüm. Aşırı derecede koku var. Burası Ayaş- Beypazarı yolu üzerinde. Ana yol üzerinde sanayi atığının buraya atılması bölge sakinleri olarak gerçekten bizi derinden üzdü. Yağmur yağmak üzere. Derelerden su akıyor. Bu atık, suya karışarak insanlarımızın sağlığını etkiliyor. Burası ABB’ye ait bir bölge. ABB yetkilileri derhal buraya müdahale etmeli. Sağlık açısından tehlike arz ediyor. Şu an ben kokudan burada duramıyorum. Nefesimi kesti gerçekten" ifadelerini kullandı.
Van Zor denilen ameliyat Van’da başarıyla yapıldı VAN (İHA) – Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, İstanbul ve Ankara’da yüksek riskli görülerek korkutulan iki hastayı Van’da başarıyla ameliyat ederek sağlığına kavuşturdu. Ağrılı olup uzun yıllardır İstanbul’da yaşayan 53 yaşındaki Neriman Kılıç ile Hakkarili 51 yaşındaki Şükriye Açar da İstanbul ve Ankara’da hastane hastane gezdikten sonra Prof. Dr. Halil Başel’e ulaştı. Gittikleri hastanelerde ‘felç kalırsın, masada kalırsın’ gibi ifadelerle korkutulan hastalar, Prof. Dr. Başel’in ikna çalışmaları sonucu yapılan operasyonla sağlıklarına kavuştu. "En büyük eforumuz ameliyattan ziyade hastayı ve ailesini ikna etmek oldu" İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Halil Başel, özellikle büyük şehirlerde hastaların gereğinden fazla korkutulduğuna dikkat çekerek, "İlk hastamız Neriman Hanım aslında Ağrılı ancak uzun süredir İstanbul’da yaşıyor. Yaklaşık 4–5 ay önce kendisine glomus tümörü tanısı konulmuş. Bu süreçte maalesef hastamız fazlasıyla korkutulmuş. Ameliyatın muhtemel komplikasyonları sürekli anlatılmış. Gittiği her hekim farklı tetkikler istemiş; anjiyolar, biyopsiler yapılmış. E-Nabız üzerinden kayıtlarını incelediğimde, hastaya yapılmaması gereken pek çok işlemin yapıldığını gördüm. Tümör 6 santimetre büyüklüğündeydi. Açıkçası en büyük eforumuz ameliyattan ziyade hastayı ve ailesini ikna etmek oldu" dedi. "Felç kalırsın denilmiş, masada kalma korkusu yaşatılmış" Hastanın ve ailesinin ciddi bir psikolojik baskı altında Van’a geldiğini belirten Başel, süreci şu sözlerle aktardı: "Bilinçli bir oğlu vardı. Bana, ‘Hocam burada gittiğimiz hekimlerin hiçbiri sizin anlattıklarınızı söylemiyor, hep en kötü senaryolar anlatılıyor, biz çok korkuyoruz’ dedi. En son çekilen bir film sonrası hastaya, ‘Bu tümörü aldırırsan kesin felç olursun, masada kalma ihtimalin çok yüksek’ denilmiş. Bu tür söylemler hastayı tamamen yıpratmış." "Bir saatlik ameliyatla 6 santimlik tümör alındı" Hastanın Van’a gelmesinin ardından sürecin hızlı ve başarılı ilerlediğini ifade eden Başel, "Hastamızı İstanbul’dan Van’a getirmek en zor aşamaydı. Geldikleri gün tetkiklerini yaptık, ertesi gün ameliyata aldık. Ameliyat yaklaşık bir saat sürdü ve 6 santimetrelik tümörü tamamen çıkardık. Allah’a şükür hiçbir komplikasyon gelişmedi. Bu tür ameliyatlarda bazen ses kısıklığı olur ama bu bile yaşanmadı. Hastamız taburcu aşamasına geldi" diye konuştu. "Gözünü açtığında felç olmadığını görünce mutluluğu bize de yansıdı" Ameliyat sonrası anları da paylaşan Prof. Dr. Başel, sözlerini şöyle tamamladı: "Yoğun bakımda gözünü açtığında felç olmadığını fark etti ve çok mutlu oldu. Onun bu mutluluğu bizleri de son derece mutlu etti." "Bize ‘felç olursun’ dediler" Ameliyat sonrası konuşan Neriman Kılıç ise yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Çok hastane gezdim. Bana ‘felç kalırsın, konuşamazsın’ dediler. Aylarca çok kötü günler geçirdim. Halil Hocayı bulduk, tümörümü başarılı bir şekilde çıkardı. Allah razı olsun." Neriman Kılıç’ın eşi Kıyasettin Kılıç ise "İstanbul’da yüzde 100 felç riski dediler. Önce Allah’a, sonra Halil Hocaya güvendik. Ameliyat çok başarılı geçti" ifadelerini kullandı. Hakkari’den Ankara’ya, oradan Van’a umut yolculuğu Prof. Dr. Halil Başel, ikinci hastanın ise Hakkarili 51 yaşındaki Şükriye Açar olduğunu belirterek, "Hakkari’de ameliyat yapılamaz denilerek Ankara’ya yönlendirilmiş. Orada da hastane hastane gezmişler. Bir yakınının tavsiyesiyle bize ulaştılar. Tümörü büyük ve iki taraflıydı. Hastayı Van’a aldık ve başarılı bir operasyon gerçekleştirdik. Yarın taburcu etmeyi planlıyoruz" dedi. "Bizi çok korkuttular ama şimdi çok mutluyuz" Şükriye Açar da, Ankara’ya kadar gittiğini belirterek, "Onlarca doktora gittim. Beni çok korkuttular. ‘Masadan kalkamazsın’ dediler. Halil Hoca tümörümü çıkardı, hiçbir sıkıntı yaşamadım. Önce Allah, sonra hocamdan razıyım" şeklinde konuştu.