TEKNOLOJİ - 10 Temmuz 2025 Perşembe 15:37

İzmir’in kalbinde dijital bir dünya: Çocuklar geleceği deneyimliyor

A
A
A
İzmir’in kalbinde dijital bir dünya: Çocuklar geleceği deneyimliyor

İzmir’de çocukların yeni teknolojileri deneyimlemesi, inovasyonu oyunlarla öğrenmesi amacıyla İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi bünyesinde kurulan Dijital Deneyim Merkezi, imkanları kısıtlı çocuklar için uyguladığı "askıda eğitim" modeliyle dikkat çekiyor.


İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Ege İhracatçı Birlikleri, Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği ve Ege Genç İş İnsanları Derneği’nin katkılarıyla kurulan İzQ İnovasyon Merkezi binasında Kasım ayında hizmete açılan Dijital Deneyim Merkezi, 7-14 yaş grubu çocuklara heyecan veren bir teknoloji deneyimi sunuyor. Sadece gruplar halinde katılım sağlanabilen merkeze gelen çocuklar, İnovasyon, Metropol, Doğa, Bilim ve Ticaret başlıklı istasyonları ziyaret ediyor.


İnovasyon Çarkı’nı çevirerek tura başlayan çocuklar, hayalleri ve dünyada değiştirmek istedikleri hakkında sohbet ediyor, takım ruhu ve dayanışmanın önemini algıladıkları "denge kulesi" oyununu oynuyor. Merkezi ortadaki kancada birleşen iplerin ucundan tutan çocuklar, koordineli şekilde hareket ederek kancayla farklı noktalardaki materyalleri topluyor ve bir kule inşa etmeye çalışıyor.


Dijital Deneyim Merkezi’ndeki "Atatürk ve İzmir" köşesinde ise Mustafa Kemal Atatürk’ün çok bilinmeyen fotoğrafları, hayatından kesitler ve İzmir ziyaretlerine ilişkin bilgiler aktarılıyor. Bu bölümde çocuklar, Atatürk’ün hayatına ilişkin sorulara verdikleri yanıtlarla yap-boz tahtasını tamamlıyor.


Çocuklar, Metropol istasyonunda ise İzmir’in liman kenti kimliğiyle tanışıyor. Etkileşimli ekranda farklı tipte gemileri tanıyan çocuklar, gemileri limana yanaştırma ve konteyner yükleme oyunlarını oynuyor. Bu istasyonda geleceğin mobilite teknolojileri, VR gözlüklerle artırılmış ve sanal gerçeklik uygulamalarıyla anlatılıyor.


Doğa ve Ticaret istasyonlarında farklı sektörlere yönelik teknolojik yenilikleri oyunlarla tanıyan çocuklar, geri dönüşüm, akıllı tarım, büyük veri ve ticaretin küresel diline ilişkin bilgilerle kendi tasarımlarını yapıyor.


Merkezde yoğun ilgi gören Bilim İstasyonu ise çocukları, Robotik-Yapay Zeka ve Giyilebilir Teknolojiler modülleriyle karşılıyor. Bu bölümde Mars gezegeninin keşfi ve incelenmesi sürecinde kullanılan teknolojileri öğrenen çocuklar, tasarladıkları uzay araçlarıyla görevlere katılıyor, birbirleriyle yarışıyor. Merkezde yaklaşık 3 saat süren günlük turun yanı sıra Yapay Zeka, Robotik Kodlama, Üç Boyutlu Tasarım ve Astronomi alanlarında 8 haftalık eğitim paketleri de sunuluyor. Sadece gruplar halinde ziyaret edilebilen merkezde katılım talepleri www.izqddm.com.tr adresi üzerinden alınıyor. Ücretli olarak sağlanan eğitimlerin yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürlüğü, sivil toplum kuruluşları ve bağışçılar iş birliğiyle teknolojiye ulaşma imkanı kısıtlı olan çocuklar için "askıda eğitim" modeli uygulanıyor. Eğitime gönül veren kişi ve kurumların bağışlarıyla kentin dezavantajlı bölgelerindeki okullarda eğitim gören çocuklar, merkezden ücretsiz yararlanabiliyor.



"Türkiye’ye örnek olmasını istiyoruz"


İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, çocuklar için özel tasarlanan Dijital Deneyim Merkezi’nde teknoloji deneyimini fırsat eşitliği içinde tüm çocuklara sunma hedefiyle yola çıktıklarını ifade etti. Çocukların hayal kurmalarını, gelecekteki mesleklerini tercih edebilmesini arzuladıklarını bildiren Yelkenbiçer, bir sosyal sorumluluk projesi olan merkezin özgün bir modele dayandığını aktardı.


Yelkenbiçer, şu bilgileri verdi:


"Türkiye’ye örnek olmasını istediğimiz, ileride belki farklı şehirlerde de örnek teşkil edebilecek bir model bu. Sivil toplum, kamu ve özel sektör iş birliğiyle kurulan bir modelden bahsediyoruz. Buradaki her bir istasyon sponsorlarımızın desteğiyle oluşturuldu. Deneyim Merkezi projesine inanan sponsorlarımızla büyümeyi de hedefliyoruz. Bağışçılarımızla, sponsorlarımızla askıda eğitim modelini de uyguluyoruz. Bizlere güvenen, inanan bağışçılarımız, dezavantajlı bölgelerde yaşayan öğrencilere erişilmesi için bağış yapıyorlar."


Özel okullar ve dezavantajlı bölgelerdeki okullar arasında kardeşlik bağı kurarak öğrencilerin birlikte okul dışı eğitim alabilecekleri bir ortamı oluşturmayı hedeflediklerini bildiren Yelkenbiçer, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Okul dışı eğitim modeli aslında müfredat dışı fakat müfredatla alakalı. Çocukların farkındalığını artırmak, deneyimleyerek öğrenmelerini sağlamak, yine kapsayıcı bir eğitim modeli olmasını da planlıyoruz. 21. yüzyılın niteliklerini öğrencilerimize Dijital Deneyim Merkezi vesilesiyle kazandırmayı hedefliyoruz. Bugün ilk gün tasarladığımızdan farklı noktadayız. Öğrencilerimizden, velilerimizden, eğitmenlerimizden aldığımız geri bildirimlerle buranın yıllar boyu yaşayan, gençlerimizin öğrenebildiği, dezavantajlı bireylerimizin belki de hayatlarını değiştirdikleri bir ortam olmasını sağlamak en büyük hedefimiz."



"Buradan gitmek istemiyorlar"


Merkezin Koordinatörü Halis Hakyemezoğlu da eğitimlere katılan pek çok çocuğun ilgi alanlarını ve meslek tercihlerini belirlediğini gözlemlediklerine dikkat çekti. Robotlarla etkileşime giren, VR gözlükle oyunlar oynayan çocukların farklı mesleklerdeki teknolojik gelişmelere tanıklık ettiğini belirten Hakyemezoğlu, "Burada özellikle VR’a çok fazla ilgi gösteriyor çocuklar. Kendi robotlarını hazırlayıp onu kullanmaları ve bazı görevleri yapıyor olmaları da onları çok heyecanlandırıyor. Çünkü kendileri başarmış oluyor, bunu birebir yaşıyor. Çok farklı sosyoekonomik kesimden gelen çocuklar var. Burada ilk defa tableti gören, robotlarla etkileşime geçen, VR’ı deneyimleyen çocuklar oluyor. Açıkçası buradan gitmek istemiyorlar" dedi. Hakyemezoğlu, İzQ Dijital Deneyim Merkezi’nin yaz tatiliyle birlikte daha fazla sayıda çocuğa ulaştığını, yıl sonuna kadar binin üzerinde öğrenciye dijital deneyim sunmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.



Çocuklar mesleklerini seçiyor


Merkezde eğitime katılan 9 yaşındaki Mısra Rengin Yoldaş, çok heyecanlı ve mutlu olduğunu, kendisini en çok yapıların inşa edilmesiyle ilgili teknolojilerin etkilediğini söyledi. 13 yaşındaki Mehmet Emin Gülşahin ise limanlarla ilgili bilgilerin dikkatini çektiğini, merkezi gezmeden önce hukukla ilgili bir meslek yapmak istediğini, merkezi gezdikten sonra ise yazılım ve bilgisayar mühendisliğiyle ilgilenmeye karar verdiğini kaydetti. Eğitimde robot kullandığı için çok mutlu olduğunu anlatan 12 yaşındaki Ela Konuk ise daha önce veteriner olmayı hayal ettiğini, artık robotlarla ilgilenen bir meslek yapmak istediğini aktardı. Merkezde Mars görevlerine katılmanın kendisine başka bir bakış açısı kazandırdığını dile getiren 11 yaşındaki Sinan Yaylak, gelecekte astronom ya da astronot olmayı hayal ettiğini belirtti.



İzmir’in kalbinde dijital bir dünya: Çocuklar geleceği deneyimliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.
Çankırı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Alpaslan: "Türkiye turizmde dünyada 4’üncü ülke" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye’nin turizmde önemli bir başarı yakaladığını belirterek 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 4’üncü sıraya yükseldiğini ve turizm gelirinin 65 milyar doları aştığını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çerkeş Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında yapımı tamamlanan "Kemer Köprü Halk Kütüphanesi" düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilçenin tarihi, doğal güzellikleri ve gastronomisiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. İlçeye kazandırılan kütüphanenin kültür hayatına katkı sağlayacağını ifade eden Alpaslan, eserin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmasında Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki gelişimine de değinen Bakan Yardımcısı Alpaslan, son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. Alpaslan, "Türkiye son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında çok büyük mesafeler kat etti. Türkiye, 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan 4’üncü ülke konumuna geldi ve 65 milyar doların üzerinde turizm geliri elde etmeye başladı. Etrafımızda çok büyük savaşlar ve acılar yaşanmasına rağmen Türkiye’nin bu gelişmişliği sağlaması çok önemlidir" dedi. Dünyada kültür, inanç, gastronomi ve doğal güzelliklere yönelik ilginin her geçen yıl arttığını dile getiren Bakan Yardımcısı Alpaslan, Batı Karadeniz Bölgesi’nin de bu potansiyelle turizmin önemli merkezlerinden biri haline geleceğini kaydetti. Konuşmaların ardından kütüphanenin açılış kurdelesi kesildi, ardından kütüphanede kitap okuyan öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.
Bitlis Ahlat’taki Ahıska Türkleri iftar sofrasında bir araya geldi Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan Ahıska Türkleri, düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan programa çok sayıda davetli katıldı. Ahlat Belediyesi’ne ait bir alışveriş merkezinde düzenlenen program öncesinde Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türkleri ile kısa bir toplantı yaparak sorun ve taleplerini dinledi. Daha sonra iftar programına geçildi. Kadir Koçak tarafından yapılan duanın ardından oruçlar açıldı. İftar sonrası konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türklerinin tarih boyunca büyük zorluklar yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı; "Siz kıymetli Ahıskalı Türkler vatan kavramının ne demek olduğunu en iyi bilenlersiniz. 1944 sürgününden beri bir sürü sıkıntılar çektiniz, bir sürü zulümler gördünüz, zorluklar yaşadınız. Ama hiçbir zaman ümidinizi kaybetmediniz. Öz yurdunuza, öz vatanınıza bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gelerek burayı kendinize vatan edindiniz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın iskan kararnamesi ile yaklaşık 300’e yakın, 280 civarında hanemiz şu an Kubbet-ül İslam, şehitler diyarı Ahlat’tasınız. Siz de artık birer Ahlatlısınız. Siz de artık birer Bitlislisiniz ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısınız, Türk vatandaşısınız. Elbette daha önceden ayrıldığınız topraklarınızı özlediğiniz konular olacaktır. Bu insani bir şey. Ama şunu bilin ki bu topraklar da sizin öz vatanınız. Ve biz Ahlatlı hemşerilerimizle sizleri hiçbir zaman ayrı görmüyoruz. Onlar da çok güzel bir kaynaşma içerisindesiniz. Bundan dolayı da çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Çünkü sizlerin çalışkanlığını, sizlerin vatan sevgisini ben çok iyi biliyorum. Sizler, Ahıskalı Türkler bulundukları coğrafyaya her daim sadakatle bağlanmıştır. Her daim hizmet etmeyi prensip edinmiştir ve her zaman oraya en güzel şekilde uyum sağlamıştır." Programda konuşan Yavuz Gülmez ise bölgedeki gelişmelere dikkat çekerek Ahıska Türklerinin yaşadığı zorluklara değindi. Gülmez, "Etrafımız ateş çemberi. Dün Suriye’de olanları gördük. Ondan önceki günlerde Afganistan’da olanları gördük. Şimdi de İran’da olanları görmekteyiz. Bu acıları en fazla yaşayan halk da aslında sizlersiniz. Ben bazen bazı ortamlarda Ahıskalı kardeşlerimizi eleştiren bazı kesimlere şu cevabı veriyorum: Bunlar sınır boylarında bizim namus bekçiliğimizi yaptılar. Ve bu vatanı hakkıyla müdafaa eden çok kıymetli değerlerimizdir diyorum. Biz de Ahlatlılar ve Türkiye vatandaşları olarak ensar vazifemizi yerine getirip bu muhacir kardeşlerimize gönül soframızı, yüreğimizi, kalbimizi açmak mecburiyetindeyiz" diye konuştu. Son olarak konuşan Dünya Ahıska Türkleri Birliği Genel Sekreteri Fuat Uçar ise Ramazan ayının huzur ortamında geçirilmesinin önemine değindi. Uçar sözlerini şöyle sürdürdü; "Değerli halkımız Allah’a şükürler olsun ki yine böyle mübarek bir ayda dünyanın gözbebeği huzurlu bir ülkede vatanımızda bir Ramazan ayını daha idrak ediyoruz. Bu hakikaten de şükredilmesi, her zaman akıldan çıkarılmaması gereken bir durumdur. Bayrağın altında huzurla yaşamak, dünyadaki en lüks yerlerden daha güzeldir. Çünkü vatansızlığın ne kadar acı bir şey olduğunu en iyi bilen Ahıskalı Türklerdir. Bu sebeple böyle güzel bir yerde, hele hele Ahlat gibi kutlu şehirde yaşamak ayrı bir gurur vesilesidir. Aslında bizim Ahıskalı Türklerin buraya yerleşenleri şanslı. Ahlat gibi Türk’ün, dedelerimizin ilk birinci vatanı olan yerde yaşamak bir ayrıcalık. Hakikaten de bunun farkındalığını anlamak lazım. Bu sebeple her zaman bizimle beraber olan, bize gerçekten gönülden her türlü çalışmamıza destek veren devletimizdir. Allah bu devlete zeval vermesin. Ve bunun da arkasında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin olmasıyla bu işler olmuştur. Allah razı olsun." Yapılan konuşmaların ardından toplu hatıra fotoğrafıyla birlikte program sona erdi. İftar programına; Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Türk Akraba Toplulukları Daire Başkanı Anıl Gündüç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, İl Özel İdare Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) Genel Sekreteri Fuat Uçar, Göç İdaresi Başkanlığı Basın Müşaviri Ömer Çetin, İl Göç İdaresi Müdürü Cihan Cavli ve ilgili kurum amirleri yer aldı.