SPOR - 30 Aralık 2025 Salı 11:52

Madalyanın ardındaki güç: Spor iletişimi

A
A
A
Madalyanın ardındaki güç: Spor iletişimi

Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenen 6. PRTalks etkinliğinde bir araya gelen dünya şampiyonu sporcular ve iletişim profesyonelleri; spor dünyasında marka yönetimi ve stratejik iletişimin, sahadaki başarı kadar kritik bir rol oynadığını vurguladı.


Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen PRTalks etkinliği, "Spor İletişimi" temasıyla gerçekleştirildi. Artistik Cimnastik Dünya Şampiyonu İbrahim Çolak, Triatlon Türkiye ve Balkan Şampiyonu İpek Öztosun ile Medyaspor Kurucu Ortağı ve Spor Yazarı Ali Ergöçmez’in konuşmacı olduğu panelde; modern spor dünyasında yalnızca sahada kazanmanın yeterli olmadığı, bu başarının profesyonel bir iletişim stratejisiyle taçlandırılması gerektiği ifade edildi.



"Her sporcu bir markadır"


Panelin açılışını yapan Prof. Dr. Özlem Alikılıç, halkla ilişkilerin temelinde stratejik iletişim yönetimi yattığını belirterek sporcuların günümüzde birer marka değerine dönüştüğünü vurguladı. Alikılıç, şunları söyledi: "Bu etkinlikte spor iletişiminde masanın her iki tarafına da hizmet eden önemli aktörleri bir araya getirdik. İşin bir medya tarafı; yani kulüplerin, takımların ve sporcuların iletişimlerinin kriz anlarına kadar yönetildiği uzun bir süreç var. Diğer tarafta ise bizzat marka olan sporcular yer alıyor. Sporcular, kimi zaman bireysel kimi zaman profesyonel yardım alarak kendi markalarını ulusal ve uluslararası ölçekte yönetmeye çalışıyorlar."



"İletişim danışmanlığı her branş için şart"


Artistik Cimnastik branşında Türkiye’ye ilk dünya şampiyonluğunu kazandıran İbrahim Çolak, başarının ardından gelen popülariteyi yönetmenin zorluklarına dikkat çekti. Kariyerinin büyük bölümünü amatör bir ruhla sürdürdüğünü ancak şampiyonluk sonrası yoğun bir taleple karşılaştığını ifade eden Çolak, deneyimlerini şu şekilde aktardı: "25 yıldır bu sporu yapıyorum ve 19’uncu yılımda dünya şampiyonluğu kazandım. Madalyayı aldıktan sonra sponsorlar gelmeye başladı. Başarı geldikten sonra geri dönüşlerin bu denli büyük olacağını tahmin etmiyordum. Tam o noktada bir iletişim uzmanıyla çalışabilseydim, süreci mükemmel şekilde yönetebilirdim. İletişim sürecini tek başıma yürütmeye çalıştığımda bazı fırsatlar kaçabiliyor. Bu yüzden artık hedeflediğim başarılara ulaşmadan önce uzmanlardan profesyonel yardım almaya başladım."


Yaşar Üniversitesi mezunu olan Triatlon Türkiye ve Balkan Şampiyonu İpek Öztosun ise iletişimde profesyonel desteğin her branş için şart olduğunu belirterek branş bilinirliğine değindi: "İletişim kanallarımı bireysel olarak yönetiyorum ancak bu durum bazen sınırlayıcı olabiliyor. Triatlon, Türkiye’de çok yaygın değilken Avrupa’da en çok lisanslı sporcusu bulunan branş konumunda. Medyada daha fazla ön plana çıkmamız gerektiğini düşünüyorum. Birçok sporcu tek bir branşla başlayıp başarı gelmeyince spora küsebiliyor. Oysa bu sporcular, doğru yönlendirmeyle farklı alanlardaki yeteneklerini keşfedip çok daha farklı yerlere gelebilirler."



"Daha iyi iletişim, daha çok sponsor"


Panelin medya perspektifini sunan Spor Yazarı Ali Ergöçmez, spor ekonomisi ile iletişim arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekti. Ergöçmez, özellikle kulüplere şu çağrıda bulundu:


"Sporcular ve kulüpler maddi anlamda büyük yatırımlar yapsa da iletişim bütçelerine oldukça az pay ayırıyorlar. Aslında daha iyi iletişim, doğrudan daha çok sponsor demektir. Büyük kulüplerin bu süreci çok daha profesyonel yürütmesi gerekiyor. Spor iletişimi, ülke gündemini takip etmekten sporcunun ikili görüşmelerine kadar her şeyi kapsar. Aslında, tüm spor kulüplerinin yöneticileri sporcuların ve teknik adamların profesyonel spor iletişim danışmanlarına ihtiyacı var."



Madalyanın ardındaki güç: Spor iletişimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kaza sonrası sürücü kaçtı, yaşlı çift geldi: Polisi ikna etmek için dakikalarca dil döktüler Kırıkkale’de takla atarak şarampole devrilen otomobilin sürücüsü, kaza sonrası kayıplara karıştı. Kazanın ardından olay yerine eşiyle birlikte gelen bir vatandaş ise aracı kendisinin kullandığını öne sürdü. Dakikalarca dil döken yaşlı çift, polis ekiplerini ikna etmeye çalıştı. Kaza, gece saatlerinde Kırıkkale-Ankara karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 71 AEP 662 plakalı Hyundai marka otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Takla atan otomobil, şarampole devrildi. İhbar üzerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, araçta yaptıkları incelemede alkol şişeleriyle karşılaştı. Sürücünün ise kazanın ardından olay yerinden kaçtığını belirledi. Kazanın ardından eşiyle birlikte olay yerine gelen bir vatandaş, aracı kendisinin kullandığını iddia etti. Panik yaptığı için olay yerinden ayrıldığını söyleyen vatandaş, "Vallahi ben sürüyordum arabayı. Tansiyonum yükseldi. Arabanın anahtarı da bende. Beni araçtan başkaları çıkarttı. Korktum, panik yaptım. Beni başkaları eve götürdü, hanımı aldım geldim" diyerek kendini savundu. "Siz bize inanmıyorsunuz, biz de size söylemiyoruz" Polis ekipleri, araçta bulunan alkol şişeleriyle ilgili de yaşlı çifte soru yöneltti. Vatandaş, alkol şişelerinin araca daha önce konulmuş olabileceğini öne sürdü. Dakikalarca polis ekiplerine kazayı kendilerinin yaptığını anlatmaya çalışan çift, ekipleri ikna edemedi. Polis ekiplerinin araç sahibinin ismini sorması üzerine kadının, "Siz bize inanmıyorsunuz, biz de size söylemiyoruz" sözleri dikkat çekti. Kaza yaptığını öne süren kişinin üzerinde belirgin yara izine rastlanmaması da ekiplerin şüphesini artırdı. Bu sırada fenalaşan kadın için olay yerine sağlık ekipleri çağrıldı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kadın, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Şarampole devrilen otomobil, yapılan incelemenin ardından bulunduğu yerden kaldırılarak otoparka çekildi. Polis ekipleri, kazanın gerçek sürücüsünün belirlenmesi için çalışma başlattı. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.