SAĞLIK - 24 Şubat 2026 Salı 10:10

Mis kokulu nergis bilime de ilham kaynağı oluyor

A
A
A
Mis kokulu nergis bilime de ilham kaynağı oluyor

İzmir’in Bayındır ilçesinde yetişen nergis, yalnızca eşsiz kokusuyla değil bilim dünyasındaki önemiyle de dikkat çekiyor. Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Dr. Meltem Yağmur Wallace, yerli nergis türünün hem tarımsal hem de farmakolojik açıdan büyük bir değere sahip olduğunu vurguladı.


Bayındır’da özellikle Turan Mahallesi’nde yetiştirilen nergis türü, bilimsel adıyla Narcissus tazetta, soğanlı ve çok yıllık bir bitki. Yaz aylarını toprak altında uyku halinde geçiren bitki, sonbaharla birlikte filizleniyor ve kış ortasında çiçek açıyor. Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Dr. Meltem Yağmur Dr. Wallace, "Doğanın dinlenme döneminde böylesine güçlü bir koku ve estetik çiçek sunması, bu türü hem ekonomik hem de bilimsel açıdan özel kılıyor" ifadelerini kullandı.



Bilim dünyasında nergis: Alzheimer tedavisinde kritik madde


Bayındır nergisini bilimsel açıdan öne çıkaran en önemli unsur ise içerdiği galantamin adlı alkaloid. Bu madde, Alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılan önemli etken maddelerden biri olarak biliniyor. Dr. Wallace, "Galantamin bitkiden elde edilebiliyor ancak çok sayıda bitkinin kullanılması gerektiği için günümüzde kimyasal sentez yöntemleri tercih ediliyor. Yine de bu tür, farmakoloji açısından stratejik bir öneme sahip." dedi.


Yaklaşık 100 metre rakıma sahip bölgede üretim yapan yetiştiriciler, nesillerdir bu çiçeği kesme çiçek sektörüne kazandırıyor. Böylece Bayındır nergisi, hem kültürel miras hem de ekonomik değer taşıyor.



Yerelden küresele bilimsel değer


Bayındır’da yetişen nergis, yalnızca hoş kokulu bir süs bitkisi değil; aynı zamanda tarım, biyoloji ve farmakoloji alanlarında araştırmalara konu olan değerli bir tür. Uzmanlara göre, doğru koruma ve sürdürülebilir üretim politikalarıyla Bayındır nergisi hem yerel kalkınmaya katkı sunabilir hem de bilimsel çalışmalar açısından Türkiye’nin önemli bitkisel kaynakları arasında yer alabilir.



Mis kokulu nergis bilime de ilham kaynağı oluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Başkan Ahmet Akın, Dursunbey’de iftar yaptı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Ramazan’da orucunu her gün farklı bir ilçede açarak hemşehrileriyle iftar yapıyor. Dursunbeyli hemşerileriyle ekmeğini bölüşen Akın, "Ramazan ayında birlik ve beraberlik var. Zorda olanın yanında olmak, ihtiyacı olanın en yakınında olmak var. Bizler de bu anlayışla gönül kırmadan, kimseyi geride bırakmadan, ayrıştırmadan ve ötekileştirmeden yol yürüyoruz" dedi. Her gün farklı bir ilçede iftar yapan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Dursunbeyli hemşerileriyle orucunu açtı. Büyükşehir Belediyesinin Kapalı Pazar Yeri’nde kurduğu binlerce kişilik iftar sofrasında hemşehrileriyle aynı ekmeği bölüşen Akın, Ramazan ayı boyunca her gün farklı bir noktada vatandaşlarla bir araya geleceğini söyledi. İftar programına Akın’ın yanı sıra CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Dursunbey Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Ramazan’ın bereketini vatandaşlarla paylaşmaya devam eden Akın, iftar öncesi esnaf ziyareti gerçekleştirdi. İftar programına katılan herkesi tek tek selamlayan Akın, Ramazan’ın huzur, sağlık ve kardeşlik içinde geçmesi temennisinde bulundu. İftar sonrası Dursunbey kafeyi ziyaret eden Akın, kahve yapıp ikramda bulundu. Dursunbeylilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Akın, bol bol hatıra fotoğrafı çektirirken kendisine iletilen talepleri de tek tek not aldı. Akın, Dursunbey ziyaretleri kapsamında CHP Dursunbey İlçe Başkanı Mustafa Kemal Aydınöz ve yönetim kurulu üyelerini ziyaret etti. Akın, daha sonra Dursunbey Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İsmail Tahtalı ve Dursunbey Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Mustafa Dayı’ya ziyaret gerçekleştirdi. "Esnaf olmadan eşraf olmaz" anlayışıyla büyüdüğünü belirten Akın, esnafların işini kolaylaştıracak kararlar almaya gayret gösterdiklerini söyledi. Balıkesir İtfaiyesi Dursunbey Grup Amirliğini de ziyaret eden Akın, telsizle anons geçerek itfaiye erlerinin mübarek Ramazan ayını kutladı. *Akın’dan birlik ve beraberlik vurgusu On bir ayın sultanı Ramazan’ın birlik ve beraberlik içerisinde geçtiğini ifade eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Ramazan ayında birlik ve beraberlik var. Zorda olanın yanında olmak var. İhtiyacı olanın en yakınında olmak var. Bu mübarek ay, bize paylaşmanın huzurunu, birlik ve beraberliğin kıymetini hatırlatıyor. Bizler de bu anlayışla gönül kırmadan, kimseyi geride bırakmadan, ayrıştırmadan ve ötekileştirmeden yol yürüyoruz. Bizim memleketimiz Kuvayımilliye’nin başşehridir. Dursunbey’inden Bandırma’sına, Erdek’inden Savaştepe’sine Marmara Adası’ndan Karesi ve Altıeylül’üne kadar 20 ilçesiyle birlik ve beraberliği kendisine şiar edinmiş bir memlekette yaşıyoruz. Bizim için belediyecilik sadece hizmet değil, vicdan meselesidir. Bu sofralar sadece bir araya gelmek için değil, aynı zamanda birbirimizi duymak için de kurulur. Ramazan’da kurduğumuz her masa yıl boyunca kurduğumuz dayanışmanın bir aynasıdır. Ramazan ayında 20 ilçemizde 400 bin hemşehrimle birlikte iftarımızı yaparak bu mübarek ayı geçiriyoruz. İftar sofralarında hemşerilerimle buluşmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Dursunbey benim için çok önemli. Sizlerden Allah razı olsun. Bizi hiç yalnız bırakmadınız. Hayırlı Ramazanlar diliyorum" diye konuştu. CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Ramazan ayında iftar sofrasında Dursunbeyliler ile bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyduğunu belirtirken "Bizleri bu sofrada buluşturan kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Akın’a ve Dursunbey Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Ekmeğimizi bölüşüyoruz. Gönüllerimizi birleştiriyoruz. Bu, bizim için çok kıymetli. Hayırlı Ramazanlar diliyorum" dedi. Dursunbey Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan, iftar sofrasında binlerce Dursunbeyliyi bir araya getiren Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a teşekkür etti. İftara katılan herkesin Ramazan ayını kutlayan Bahçavan, Ramazan’ın sağlık ve huzur içerisinde geçmesini diledi.
İstanbul Ahmetcan Kaplan: "Türkiye’den transfer teklifi aldım" Hollanda temsilcisi NEC Nijmegen’de forma giyen milli futbolcu Ahmetcan Kaplan, Türkiye’den transfer teklifi aldığını ancak önceliğinin Avrupa’da kalmak olduğu için bu teklifi geri çevirdiğini söyledi. Bonservisi Hollanda ekibi Ajax’ta bulunan ve yine bir başka Eredivisie takımı NEC Nijmegen’de kiralık olarak forma giyen milli futbolcu Ahmetcan Kaplan, bu sezonki performansından kariyer hedeflerine kadar birçok konuda İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. "Tüm maçlarda oynayıp kendimi kanıtlamak istiyorum" Bu sezon Eredivisie’de 19 mücadelede top koşturan ve 1 gol kaydeden Ahmetcan, sözlerine hem kendi hem de takım performansını değerlendirerek başladı. 23 yaşındaki futbolcu, "Özellikle takım olarak çok iyi işler yapıyoruz. Kendi performansım hakkımda daha da iyi olabilirim diye düşünüyorum. Ama bu zaman kadar iyi performans gösterdiğimi düşünüyorum. Tüm maçlarda oynayıp kendimi kanıtlamak istiyorum. Takım olarak ise Hollanda Kupası’nı kazanma hedefimiz var" ifadelerini kullandı. "Bu kadar iyi performans göstereceğimizi düşünmüyordum" Milli oyuncu, sezon başında NEC Nijmegen ile bu kadar iyi performans göstereceklerini düşünmediğini ancak bunu tersine çevirdiklerini belirtti. Ahmetcan Kaplan, "Dürüst olmak gerekirse bu kadar iyi performans göstereceğimizi düşünmüyordum. Ama takıma katıldıktan sonra bu takımın çok iyi isler başarabileceğini gördüm. Bu da puan tablosunda belli oluyor. Ligde 3.’yüz ve kupada da yar final oynuyoruz" şeklinde konuştu. "Önceliğim her zaman Avrupa’da kalmak" Nasıl bir kariyer planlaması yaptığına dair gelen bir soruya ise Ahmetcan, "Önceliğim her zaman Avrupa’da kalmak. Burada bir şeyler başarmak. Formasını giydiğim takımda tüm sezon oynamak. Sonrasında gerisinin de geleceğini düşünüyorum" cevabını verdi. "Saha içinde daha çok taktiksel ve fiziğe dayalı oyun oynuyoruz" Ahmetcan Kaplan, Avrupa’da futbol oynamanın saha içi ve dışında kendisine neler kattığına dair de, "Saha içinde daha çok taktiksel ve fiziğe dayalı oyun oynuyoruz. Özellikle antrenmanlardan sonra fitness yapıyoruz. Saha dışında ise yeni bir kültür, yeni bir ülke, bir nevi hayatı öğreniyorsun demiş olsam yanılmam" değerlendirmesinde bulundu. "Trabzonspor’un maçlarını izliyorum" Süper Lig’in kalitesinin her geçen sene daha da artığına dikkat çeken ay-yıldızlı futbolcu, eski takımı Trabzonspor’un maçlarını da takip ettiğine değindi. Başarılı futbolcu, "Evet, Trabzonspor maçlarını fırsat buldukça izliyorum. Fatih Tekke hoca ile iyi bir ivme yakaladılar. Çok daha iyi olacaklarını düşünüyorum" dedi. Ahmetcan, Süper Lig ile Avrupa ligleri arasındaki farkları ise, "Bence antrenman ve maç temposu. Burada daha ağır antrenmanlar yapıyoruz. Maçlarda da tempo sürekli yüksek" cümleleriyle anlattı. "Türkiye’den transfer telifi aldım" Ahmetcan Kaplan, ‘Son dönemde Türkiye’den transfer teklifi aldın mı?’ sorusunu da, "Evet aldım. Ama Avrupa’da kalmak istediğim için olumsuz baktım" diye cevaplandırdı.
İstanbul Tasarruf sahipliği yüzde 54 oranı ile istikrarını korudu ING Türkiye, Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2025 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, tasarruf sahipliği yüzde 54 oranı ile istikrarını korudu. Tasarruf araçları tercihlerinde yastık altı altın yüzde 43 ile ilk sıradaki yerini korurken, yastık altı nakit geçen çeyreğe göre artarak yüzde 32 ile ikinci sırada yer aldı. Altın veya diğer değerli metal hesabı tercihi yüzde 21 ile üçüncü sırada yer alırken, onu yüzde 18 oranı ile TL vadeli hesap takip etti. ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkıda bulunmak amacıyla 2011 yılından bu yana gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2025 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarını yayınladı. NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre, tasarruf sahipliği yüzde 54 oranı ile istikrarını korudu. Önceki dönemlerden farklı olarak erkeklerde tasarruf oranı yüzde 55 ile kadınlara göre 3 puan daha yüksek. Tasarrufu olmayan yüzde 46’lık kesim içinde, yakın zamanda tasarruf etmeyi planlayanların oranı yüzde 21 olarak ölçüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 24 olurken, erkeklerde yüzde 18 seviyesinde kaldı. Tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı yüzde 84 oldu Araştırmaya göre, tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı, önceki çeyreğe göre 2 puan artarak yüzde 84’e yükseldi. Düzenli tasarruf yapanların yüzde 27’si gelirlerinin yüzde 10’undan azını tasarrufa ayırabildiğini belirtirken, yüzde 43’ü gelirlerinin yüzde 10 ile yüzde 20’si kadarını tasarruf için kullanabildiğini aktardı. Tasarruf motivasyonlarında geleceğe yatırım yüzde 34 ile ilk sıradaki yerini korurken, beklenmedik risklere karşı güvence ihtiyacı yüzde 23 ile ikinci sırada yer aldı. 35-44 yaş grubunda, beklenmedik durumlara karşı tasarruf yapma motivasyonu önceki çeyreğe göre 7 puan artış gösterdi. Tasarruf araçlarında yastık altı tercihler ilk sıralarda yer alıyor Araştırma sonuçları, bireylerin ortalama 2,1 araç üzerinden tasarruf yaptığını gösterdi. Tasarruf araçları tercihlerinde yastık altı altın yüzde 43 ile ilk sıradaki yerini korurken, yastık altı nakit geçen çeyreğe göre artarak yüzde 32 ile ikinci sırada yer aldı. Altın veya diğer değerli metal hesabı tercihi yüzde 21 ile üçüncü sırada yer alırken, onu yüzde 18 oranı ile TL vadeli hesap takip etti. Hisse senedi ve borsa yüzde 16 oranıyla tercih edilirken, bireysel emeklilik fonları ise önceki çeyreğe göre 4 puanlık artışla yüzde 15 seviyesine yükseldi. TL vadesiz hesapların tercih oranı yüzde 9 olurken, döviz vadeli hesaplar yüzde 8 oranında tercih edildi. Fonların payı ise yüzde 4 olarak ölçüldü. Kadınların yastık altı ve altın hesabı araçlarını erkeklere göre daha fazla tercih ettiği görülürken, erkeklerde ise hisse senedi/ borsa ve kripto para birimleri tercihi daha yüksek. Yaklaşık her 5 kişiden 1’i parasını daha fazla kazanç sağlayacak yatırım ürünlerinde değerlendiriyor Tasarruflara yönelik getiri beklentilerinin orta ve uzun vadeye yayıldığı görülürken; kısa vadeli getiri beklentisi önemli ölçüde düşüş gösterdi. Tasarruflarında orta vadede getiri bekleyenlerin oranı yüzde 43, uzun vadede getiri bekleyenlerin oranı ise yüzde 40 olarak ölçüldü. Finansal durumun sağlığını korumak için yapılan başlıca şey, geçen döneme göre 5 puanlık artışla yüzde 65 ile harcamaları kontrol etmek oldu. Finansal sağlığını korumak için parasını daha fazla kazanç sağlayacak yatırım ürünlerinde değerlendirenlerin oranı 5 puan artışla yüzde 19’a yükseldi, parasını birden fazla yatırım aracında değerlendirenlerin oranı ise yüzde 15 olarak gerçekleşti. Yatırım ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu söyleyenlerin oranı genel katılımcı kitlesinde yüzde 39 seviyesinde iken, erkeklerde bu oran yüzde 45 ile kadınlara kıyasla 12 puan daha yüksek gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 95’i bankacılık hizmetlerinden yararlanırken, son bir ay içinde internet ya da mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı yüzde 90 oldu. Tasarruf ve yatırım ürünlerindeki çeşitlenmeyi destekleyen yaklaşımımızı sürdüreceğiz Araştırma sonuçlarını değerlendiren ING Türkiye Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Tuğçe Bora Kılıç, şunları söyledi: "Araştırmamız, tasarruf sahipliği oranının istikrarlı biçimde korunduğunu ortaya koyarken, kişi başına düşen ortalama tasarruf aracı sayısının 2,1’e yükseldiğini gösteriyor. Bununla birlikte bireylerin birikimlerini daha yüksek getiri potansiyeli sunan yatırım araçlarında değerlendirme eğiliminin güçlendiğini görüyoruz. Veriler, geçmiş dönemlere kıyasla daha çeşitli araçlara yönelim olduğunu ve birikimlerin daha etkin şekilde yönetilmeye çalışıldığını ortaya koyuyor. Bu yönelim, tasarruf ve yatırım ürünlerinde esneklik ile çeşitlilik ihtiyacını da artırıyor. ING Türkiye olarak bu ihtiyacı stratejik bir öncelik olarak ele alıyor; birikimlerin farklı ihtiyaçlara göre esnek biçimde değerlendirilebilmesine imkân tanıyan çözümler sunuyoruz. Turuncu Hesap ile müşterilerimize esneklik sağlarken; ING Mobil üzerinden yatırımlarını zahmetsizce takip edebilmelerine, farklı yatırım fonlarını anında karşılaştırabilmelerine ve takip listeleri oluşturarak yatırım ürünlerini yakından izlemelerine olanak tanıyoruz. Tasarruf ve yatırım ürünlerindeki çeşitlenmeyi destekleyen yaklaşımımızı sürdüreceğiz."
Kocaeli Otomotivde yön değişimi: Eski araçlara ilgi azaldı, takas durdu Sıfır araçta 2025 yılında kırılan satış rekorunun otomotiv piyasasında dengeler değişti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Otomotiv Meclisi Üyesi Fahrettin Batı, kış aylarında durağanlaşan satışların mart itibarıyla yeniden hız kazanacağını belirtirken, tüketicinin eski araçtan uzaklaşıp elektronik ve yeni nesil modellere yöneldiğini, altın ve dövizdeki yükselişin ise sektörde ticareti baskıladığını söyledi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Otomotiv Meclisi Üyesi Fahrettin Batı, otomotiv piyasasının mevcut durumu, ekonomik verilerin sektöre etkisi ve değişen tüketici alışkanlıkları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Batı, durağan geçen kış aylarının ardından bahar dönemiyle birlikte piyasada hareketlilik beklediklerini ifade etti. 2025 yılında sıfır araç satışlarında yaklaşık 1 milyon 400 bin rakamına ulaşılarak Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını hatırlatan Batı, sıfır araç satışlarındaki bu artışın ikinci el piyasasını oransal olarak düşürdüğünü belirtti. Aralık, ocak ve şubat aylarını kapsayan üç aylık sürecin durağan geçtiğini aktaran Batı, "Satışların düştüğü bu dönemden sonra ivme artık yukarı yönlü hareket edecek" dedi. "İvmenin marttan itibaren yukarı yönlü hareket edeceğini düşünüyoruz" Baharda piyasanın canlanacağını belirten Batı, "İvmenin yukarı yönlü hareket edeceğini düşünüyoruz. İnsanların en çok ikinci el ya da sıfır araç tercih ettikleri dönemler genelde nisan, mayıs ayları. Çünkü insanlar yaz programlarına yeni araçlarıyla gitmek istiyor. Biz de ivmenin marttan itibaren yukarı yönlü hareket edeceğini düşünüyoruz" diye konuştu. "Altının yukarı yönlü hareket etmesi bizim sektörümüzün menfaatine değil" Otomotiv sektörünü en çok etkileyen unsurun piyasalardaki hareketlilik olduğuna dikkat çeken Batı, sektörün stabil bir ticaret hayatına ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Döviz ve altın kurlarındaki dalgalanmaların insanları ticaretten çektiğini ifade eden Batı, "İnsanlar artık tüm hesaplarını altın bazında yapıyor. Vatandaş araç alıp TL, dolar veya euro bazında para kazansa da araba bir ay elinde kaldığında altın bazında yüzde 25-30 zarar ettiğini görüp ’Ben bu ticareti niçin yapıyorum?’ diyor. Banka ve faizle sıkıntısı olmayan kişiler zaten ticaretin içine hiç girmiyor; evini, arabasını veya mülkünü satıp faize yatırıyor ve düzenli gelir elde ediyor. Bankayla işi olmayanlar ise genelde altınla hareket ediyor. Altının yukarı yönlü hareket etmesi bizim sektörümüzün menfaatine değil. Sadece kenarda yatırımı olan, 50-100 gram altını bulunan küçük yatırımcıya bir faydası oldu, bize ise sadece zarar yazıyor" dedi. "Araçlar satılmıyor, herkes elektroniğin peşinde" Geçen yıl sıfır araç satışlarının 1 milyon 200 binde kaldığını, bu yıl ise ciddi bir artış yaşandığını belirten Batı, piyasanın geçen seneye göre daha hareketli olduğunu dile getirdi. Tüketici alışkanlıklarının tamamen değiştiğine vurgu yapan Batı, şunları kaydetti: "Rakam büyük, dolayısıyla insanlar her şeyden önce artık cebinde ister 100 bin lirası olsun, ister 1 milyon lirası olsun, ister 3 milyon olsun herkes elektronik yeni tip araç istiyor. Ya elektrikli ya hibrit, bizim tasvip etmediğimiz kısımları olan araçlar var tabii bu saydıklarımın içinde ama yani vatandaş yeni elektronik arabaya bindiği zaman her tarafından ışık gelsin, yok lambaları da onu yapsın, giderken video izlesin, televizyon izlesin gibi yeni teknolojik arabaların peşinde". Az da olsa birikimi olan kişilere dahi 10-15 yaş üzerindeki araçları satamadıklarını belirten Batı, "Koşarak sıfıra gidiyorlar. Aldıkları sıfır araçları ileriki tarihte satacağı zaman zarar edecekler ama vatandaş, ’bir sene bunun keyfini süreyim’ diyor. Yani artık araç alma şekli de değişti. Eski araçları takas için getiriyorlar. Takas usulü ile aldığımız araçları da kimse satın almıyor. Hiç kimse eski aracı almak istemiyor. Cebinde parası olmayan müşteri bile, birinden altın, dolar borç alıyor ya da bankaya borçlanıyor" şeklinde konuştu.
Manisa Minik cimnastikçilerden Özay Gönlüm’e vefa Manisa’da düzenlenen "Milli Cimnastikçi Özay Gönlüm Anma Turnuvası", yüzlerce sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. Küçük sporcuların kıyasıya mücadele ettiği organizasyonda, duygu dolu anlar yaşanırken gözyaşları sel oldu. Manisa Cimnastik İl Temsilcisi Fatma Tuba Didin, turnuvaya katkılarından dolayı Türkiye Cimnastik Federasyonu ile Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne teşekkür ederek, organizasyonun manevi yönünün kendileri için çok kıymetli olduğunu ifade etti. 21-22 Şubat 2026 tarihlerinde artistik cimnastik, 23 Şubat 2026 tarihinde ise aerobik cimnastik branşlarında düzenlenen turnuva, ilk kez gerçekleştirildi. Yaklaşık 350 sporcunun katıldığı organizasyonda minik cimnastikçiler, hem madalya için yarıştı hem de merhum Özay Gönlüm’ü andı. Özay Gönlüm’ün mezun olduğu Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nden hocaları ve okul arkadaşları da turnuvaya katılarak bu anlamlı günde yer aldı. Bulgaristan’dan gelen annesi Rayme Gönlüm ve yakınları ise salonda duygusal anlar yaşadı. Manisa ve ilçelerinden yoğun katılımın olduğu turnuvada, dereceye giren sporculara madalyaları takdim edildi. Duyguların sık sık yükseldiği organizasyonda, minik sporcuların performansları izleyenlerden büyük alkış aldı. İftar saatinde ise Yunus Öztürk öncülüğünde, Özay Gönlüm adına tavuk pilav ve ayran hayrı yapıldı. Sporcular, aileler ve davetliler aynı sofrada buluşarak Özay Gönlüm’ü dualarla andı.
Mersin Mersin’de ’Köyümüz Atölye’ ile kadın üreticilere güçlü destek Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde Toroslar ilçesinde hayata geçirilen ’Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında üretici kadınlara yönelik ilk eğitimler başladı. Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi tarafından, Toroslar ilçesi Hamzabeyli Mahallesi’nde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede gerçekleştirilen eğitimlerde; makine-ekipman kullanımı, hijyen ve iş sağlığı güvenliği konularında bilgilendirme yapıldı. Büyükşehir Belediyesinde görev yapan gıda mühendisi Döndü Gürlekoğlu tarafından makine ve ekipman tanıtımı yapılırken, gıda teknikeri Ayşegül Tor Karacan kapsamlı hijyen eğitimi verdi. İş sağlığı ve güvenliği uzmanı Harun Alptekin Topçu ise üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler ve güvenli çalışma yöntemleri hakkında bilgi aktardı. Projeyle, kırsalda üretim yapan kadınların bilgi ve ekipman desteğiyle güçlendirilmesi, yerel ürünlerin markalaştırılması ve bölge ekonomisine katkı sağlanması hedefleniyor. Coğrafi işaretli ürünler işlenecek Atölyede, Hamzabeyli ve çevre mahallelerde yetiştirilen Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı başta olmak üzere nar ve çeşitli tarımsal ürünler işlenerek katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülecek. Hijyen kurallarına uygun üretim ortamı sayesinde hem üretici kadınların gelir elde etmesi hem de tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması amaçlanıyor. Hamzabeyli’nin yanı sıra Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar, kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek belediyeye ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeden yararlanmak isteyenlerin randevu sistemiyle başvuru yapabileceği bildirildi. Geniş makine ve ekipman desteği Atölyede hamur yoğurma makinesi, yufka ve erişte üretim ekipmanları, reçel ve marmelat yapım kazanları, nar taneleme ve sıkma makinesi, öğütme makineleri ile turşu ve konserve ekipmanları bulunuyor. Bu teknik altyapı sayesinde üretici kadınların ürünlerini hijyenik ve kontrollü ortamda işleyebileceği kaydedildi. Her ayın son cuma günü teknik eğitimler düzenleneceği belirtilirken, makine ekipman kullanımı, iş sağlığı ve güvenliği, personel hijyeni, gıda okuryazarlığı ve nar ekşisi üretimi gibi başlıklarda eğitimler verileceği ifade edildi. Ayrıca ayın belirli haftalarında 10 kişilik kontenjanla uygulamalı atölye çalışmaları yapılacağı bildirildi. "Üreteni de tüketeni de koruyan sistem" Gıda mühendisi Döndü Gürlekoğlu, atölyede ambalajlama ve etiketleme dahil tüm süreçlerin kayıt altına alınacağını belirterek, "Atölyede hem üreteni hem de tüketeni koruyan bir sistem oluşturduk. Ürünlerin izlenebilirliği sağlanacak ve güvenilir gıda haline getirilecek" dedi. Kadın üreticiler memnun Kan portakalı üreticisi Merve Cömertler, atölye sayesinde ürünlerini daha bilinçli şekilde işleyebileceklerini belirterek, "Evde üretim yapıyorduk ancak burada teknik destekle daha sağlıklı üretim yapabileceğiz" diye konuştu. Bahçesinde nar ve kan portakalı yetiştiren Meryem Oktay ise nar ekşisi ve reçel üretiminin atölye sayesinde daha kolay olacağını ifade etti. Atölye çalışmalarında sıfır atık yaklaşımının benimsendiği, Kan Portakalı Reçeli, kan portakallı limonata ve çikolatalı kan portakal çubukları gibi ürünlerle hem coğrafi işaretli ürünlerin değerlendirileceği hem de bölgenin geleneksel tatlarının modern üretim teknikleriyle buluşturulacağı kaydedildi.