SAĞLIK - 24 Ağustos 2025 Pazar 10:29

Obeziteye karşı ‘Mikro’ mücadele

A
A
A
Obeziteye karşı ‘Mikro’ mücadele

Sağlıklı ve fit bir görünüm için spor ve dengeli beslenme genel olarak kabul gören bir formül olsa da, uygulama konusunda birçok kişi zorluk yaşayabiliyor. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, özel zaman ya da mekân gerektirmeyen mikro egzersizlerin küçük gibi görünse de metabolizma, duruş ve eklem sağlığı üzerinde büyük etkiler oluşturduğunu belirtti.


Spor yapmak herkesin hayatına dâhil etmek istediği bir aktivite olsa da bunun için ya yeterli zaman ya da uygun ortam bulunamıyor. Ancak mikro egzersizler bu soruna çare olabiliyor. Mikro egzersizlerin doğru uygulandığında spor yapmak kadar etkili olabileceğini belirten Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, mikro egzersizler sayesinde kas hafızasının güçlendiğini ve böylece daha hareketli bir yaşama adım atılabileceğini ifade etti.



"Masa başı çalışanlara uygun"


Sık yapılan hareketlerin beyin ve kaslar tarafından kaydedilmesi sonucu kas hafızasının oluştuğunu aktaran Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, "Kas hafızası, sık yapılan hareketlerin beyin ve kaslar tarafından kaydedilmesiyle oluşur. Bu sayede yıllar geçse de bisiklete binmek gibi beceriler kolayca geri döner. Mikro egzersizler, vücuda unuttuğu hareketleri tekrar hatırlatır. Uzun süre hareketsiz kalan kaslar bu küçük egzersizlerle yeniden aktifleşir. Sadece 1-2 dakikalık bilinçli bir hareket bile, kasların ve beynin ‘harekete geç’ mesajını almasını sağlar. Özellikle masa başı çalışanlar, egzersize yeni başlayanlar ve obez bireylerde uzun süre hareketsizlik sonrası başlangıç için güvenli ve etkili bir ilk adımdır" sözlerini kaydetti.



"Yeniden başlamanın en iyi yolu"


Obezite sorunu olan bireylerde mikro egzersizlerin etkili olabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, "Obezite sorunu olan bireyler için en uygun başlangıç egzersizleri; otururken, yatarken veya destek alarak yapılabilen basit ve güvenli hareketlerdir. Örneğin sırt üstü yatarken yapılan nefes egzersizi, sandalyede mini çömelme veya otururken kalçayı sıkma gibi hareketler kasları yormadan yeniden çalıştırır. Amaç kasları uyandırmak, eklemleri zorlamadan harekete alışmaktır. Bu küçük egzersizler hem kas hafızasını canlandırır hem de vücudu daha büyük hareketlere hazırlamak için güvenli bir zemin oluşturur" dedi.



"Özel bir zaman oluşturmanıza gerek yok"


Mikro egzersizler için özel bir zaman oluşturmaya gerek olmadığının altını çizen Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, şu ifadeleri kullandı: "Örneğin sabah yatakta uyanınca dizler bükülü pozisyonda birkaç derin nefes alınıp, bel yatağa bastırılıp bırakılabilir. Bu hareket, karın ve bel kaslarını nazikçe uyandırır. Gün içinde otururken kalçanızı birkaç saniye sıkıp bırakmak ya da ayaklar yerdeyken topuklarınızı yukarı kaldırmak da hem dolaşımı destekler hem kasları harekete geçirir. Hatta kırmızı ışıkta beklerken bile dik durup omuzlar geriye alınarak postür hatırlatması yapılabilir. Küçük ama düzenli bu adımlar, vücudu yeniden harekete hazırlamanın en güvenli yoludur."



"Küçük hareketler büyük etki oluşturuyor"


Mikro egzersizlerin kolayca yapılabilir olmasının, etkili olmaz göstergesi verebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, mikro egzersizlerle ilgili şunları söyledi: "Kaslar ne kadar aktifse, metabolizma o kadar canlı çalışır; üstelik bu küçük hareketler insülin duyarlılığını bile artırabilir. Duruş bozukluklarında da etkili olan mikro egzersizler, özellikle masa başında zayıflayan kasları güçlendirerek omurga sağlığını destekler. Eklem sağlığı açısından da, hafif ama düzenli hareketler eklem sıvısının dolaşımını artırır, sertliği önler. Bilimsel çalışmalar, gün içine yayılan 2-3 dakikalık egzersiz molalarının hem postüral yorgunluğu azalttığını hem de glikoz ve yağ metabolizmasını olumlu etkilediğini gösteriyor. Ancak mikro egzersizleri herkese önermiyoruz. Yaş, kilo ve eklem problemlerine göre kişiye uygun mikro egzersiz planlanmalıdır. Örneğin diz ya da bel problemi olanlarda yere çömelmeden, daha çok oturarak veya sırtüstü yapılan egzersizler tercih edilir. En doğrusu, vücudunuzu zorlamayan, ama düzenli yaptığınızda sizi iyi hissettiren egzersizleri seçmektir."



"Düzenli yapılmalı"


Öte yandan düzenli bir şekilde mikro egzersiz yapan bireylerde gözlemlenen olumlu değişimleri de paylaşan Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, "Duruş bozuklukları düzelir, kaslar dengeye gelir. Boyun, bel, diz gibi bölgelerdeki ağrılar hafifler. Kas hafızası canlanır, vücut hareket etmeyi yeniden öğrenir. Metabolizma hızlanır, ödem ve ağırlık hissi azalır. Zihinsel netlik ve enerji artar. Günlük işler; örneğin merdiven çıkmak, sandalyeden kalkmak kolaylaşır. Genellikle 1-2 hafta içinde fark edilir iyileşmeler başlar. Mikro egzersizler, fiziksel aktiviteye geçişte güvenli ve etkili bir basamaktır" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.