ÇEVRE - 08 Ocak 2026 Perşembe 11:35

Önlem alınmazsa 50 yıl içinde deniz suyu Basmane’ye kadar ilerleyebilir

A
A
A
Önlem alınmazsa 50 yıl içinde deniz suyu Basmane’ye kadar ilerleyebilir

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de yeraltı sularının kontrolsüz kullanımıyla kentin çöküşe sürüklendiğini ifade ederek, önlem alınmazsa 50 yıl içinde deniz suyunun Basmane’ye kadar ilerleyebileceği uyarısında bulundu.


Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu üyeleri, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar ile bir araya gelerek İzmir ve Türkiye’nin giderek büyüyen su ve enerji krizini masaya yatırdı.


Platform Başkanı Yunus Karakaya, yöneticiler Oktay Karaçelik, Tekin Alptekin ve Cem Şeker ile birlikte gerçekleştirilen toplantıda, özellikle İzmir’i tehdit eden kuraklık, yer altı suyu kullanımı ve çökme riski konusunda çarpıcı değerlendirmeler yapıldı.


Toplantıda konuşan Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’in uzun vadede karşı karşıya olduğu en büyük tehlikenin "çökme" olduğunu vurgulayarak, bugüne kadar kentin bu gerçeği görmezden geldiğini söyledi. Ahmet Piriştina’dan bu yana göreve gelen belediye başkanlarının su tasarrufu ve Körfez konularında yeterli adım atmadığını dile getiren Yaşar, Aziz Kocaoğlu, Tunç Soyer ve Cemil Tugay ile görüşme imkânı bulamadığını, uyarılarını mektup yoluyla iletmek zorunda kaldığını ifade etti.


42 yıldır denizler ve İzmir Körfezi üzerine çalışan bir akademisyen olduğunu hatırlatan Yaşar, Körfez’le ilgili en kapsamlı bilimsel çalışmayı 1998 yılında yaptıklarını, 1999’dan bu yana da kamuoyunu sürekli uyardığını söyledi. Büyük Kanal Projesi sonrasında Körfez’in temiz suyla beslenmesi halinde yüzülebilir hale geleceğini ancak derelerin betonlanması ve yanlış çevre uygulamaları nedeniyle bunun mümkün olmadığını vurguladı.


İzmir’in çok ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğunu belirten Yaşar, 2000 yılında yüzde 60 olan su kayıp-kaçak oranının yıllar içinde düşürülmesine rağmen halen yüzde 35 seviyesinde olduğunu söyledi. Kentte kullanılan suyun yaklaşık yüzde 80’inin yer altı kuyularından çekildiğine dikkat çeken Yaşar, kuyu derinliklerinin 600 metreden 1200 metreye kadar indiğini, bunun Manisa Ovası başta olmak üzere tüm bölgenin altını boşalttığını ifade etti.


Kuraklığın yalnızca çevresel bir sorun olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Yaşar, "Enflasyon, ekonomik kriz, enerji krizi, balıkların yok oluşu ve hatta savaşların temelinde kuraklık yatıyor" dedi. Tarihî süreçte büyük göçlerin ve toplumsal kırılmaların da kuraklık dönemlerinde yaşandığını hatırlattı.



"Deniz suyu Basmane’ye kadar gelebilir"


İzmir’de çökme sürecinin sessiz ama sürekli ilerlediğini belirten Yaşar, çarpıcı bir uyarıda bulunarak, "İzmir’in en büyük sorunu ne ulaşım ne Körfez’in kokması ne de kirlilik. Uzun vadede tek bir sorun var: Çökme. Eğer önlem alınmazsa 50-60 yıl sonra deniz suyu Basmane’ye kadar gelebilir. Alsancak’ta bugün hissedilen kanalizasyon kokularının nedeni de boruların deniz seviyesinin altına inmeye başlamasıdır" diye konuştu.


Cakarta ve Mexico City örneklerini veren Yaşar, bu kentlerde yılda 10-15 santimetre çökme yaşandığını, çözüm olarak bazı bölgelerin tamamen boşaltıldığını söyledi. Yer altı sularının stratejik bir rezerv olduğuna dikkat çeken Yaşar, kaçak kuyuların mutlaka engellenmesi gerektiğini, Türkiye genelinde tahminen 550 bin kuyu bulunduğunu, bunların 120 bininin kaçak olduğunu ifade etti.


Toplantıya ilişkin değerlendirmede bulunan Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu Başkanı Yunus Karakaya, uyarıların artık görmezden gelinemeyecek noktaya geldiğini söyledi. Karakaya, "Bu mesele siyasi tartışmaların ötesindedir. İzmir’in altı boşalıyor ve biz hâlâ günü kurtarmaya çalışıyoruz. Bilimin söylediğini dikkate almazsak, çocuklarımıza yaşanabilir bir şehir bırakamayacağız" dedi.


Karakaya ayrıca, suyun plansız kullanımının sadece bugünü değil, geleceği de ipotek altına aldığını vurgulayarak, "Bugün atılmayan her adım, yarın çok daha ağır bedellerle karşımıza çıkacak" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın BARÜ’de düzenlenen çalıştayda siber güvenliği vurgu Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen çalıştayda dijital dolandırıcılık yöntemleri, bölgesel riskler ve farkındalık eğitimleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) ev sahipliğinde "Bölgesel ve Ulusal Perspektifte Siber Güvenlik: Mevcut Durum, Riskler ve Çözüm Önerileri" başlıklı çalıştay düzenlendi. Bartın İl Emniyet Müdürlüğü, Bartın İl Jandarma Komutanlığı, Bartın İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Sakarya Üniversitesi, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) paydaşlığında gerçekleştirilen etkinlikte dijitalleşme ve siber tehditler çok boyutlu olarak ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yafes Yıldız, "Eğitimden sağlığa, bankacılıktan kamu hizmetlerine kadar pek çok işlemimizi dijital ortamda gerçekleştiriyoruz. Bu dönüşüm, kurumlarımızın ve bireylerin dijital dünyada daha bilinçli ve hazırlıklı olmasını gerekli kılmaktadır. Verilerin korunması, sistemlerin güvenli bir şekilde çalışması ve özellikle kritik altyapıların saldırılara karşı dayanıklı olması büyük önem taşımaktadır. Çünkü siber güvenlik, ülkemizin güvenliği ve geleceği ile doğrudan ilgilidir." dedi. Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Handan Ucun Özel ise "Dijital çağ, bizlere büyük avantajlar sunuyor ancak bunun yanında riskler barındıran bir ortam içindeyiz. Teknolojik gelişmelerin baş döndürücü bir şekilde ilerlediği günümüzde en stratejik kaynaklardan biri veri güvenliğidir. Bu noktada siber güvenlik artık bir tercih değil bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Bu anlamda çalıştayın akademik birikimi sektör ve kamuyla birleştirerek bölgemizde güvenli dijital altyapının güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum." diye konuştu. Çalıştay kapsamında "Ulusal ve Bölgesel Siber Güvenlik: Mevcut Durum ve Fırsatlar" başlıklı ilk oturum BARÜ Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesinden Doç. Dr. Eyüp Burak Ceyhan moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda KOSGEB Bartın İl Müdürü Gökhan Akdağoğlu, Sakarya Üniversitesi Siber Güvenlik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. İbrahim Özçelik, BAKKA Bartın Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Şahin Baş konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda siber güvenlik alanında genç girişimcilere sunulan devlet destekleri, yerli ve millî güvenlik uygulamaları, gençlere yönelik mentörlük ve inovasyon programları anlatıldı. BARÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Ümmühan Avcı moderatörlüğündeki "Çözüm Önerileri ve Gelecek Yol Haritası" başlıklı oturumda ise BAKKA Siber Vatan Program Koordinatörleri Kadir Kağan İnaloğlu ve Muhammed Temli ile Bartın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi’nden Necati Hamarat katılımcılara bilgiler verdi. Türkiye’nin dijital egemenlik vizyonu çerçevesinde yürütülen projeleri aktarılırken siber suçlarla mücadelede güncel tehditler ve alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Çalıştay soru-cevap bölümünün ardından sonuçların özetlenmesiyle sona erdi.