ÇEVRE - 22 Eylül 2025 Pazartesi 09:56

Orkinos ölümlerinin nedeni kirlilik

A
A
A
Orkinos ölümlerinin nedeni kirlilik

İZMİR (İHA) – İzmir’in Çeşme ilçesi açıklarında son aylarda meydana gelen orkinos balığı ölümlerinin "Lactococcus garvieae" adlı bir bakterinden kaynaklandığını aktaran EBSO Et ve Su Ürünleri Komitesi Başkanı Musa Nedim Anbar, "İzmir Körfezi’ndeki balık ölümleri asli sebebinin kirlilik olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Çeşme yarımadası civarındaki denizlerde de benzer sıkıntıların yavaş yavaş baş gösterdiğini burada görüyoruz" dedi.


Çeşme’nin farklı koylarında yaklaşık bin civarında ölü veya yaralı orkinos balığı kıyıya vurdu. Yapılan analizlerde, balık ölümlerinin nedeni olarak "Lactococcus garvieae" adlı bir bakteri belirlendi. Bu bakterinin, çevresel kirlilikle ilişkilendirildiği ve balıkların bağışıklık sistemini etkileyerek ölümlere yol açtığı tespit edildi. Kıyıya vuran ölü balıkların insan sağlığı açısından risk taşıdığı ifade eden Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Et ve Su Ürünleri Komitesi Başkanı Musa Nedim Anbar, "İzmir Körfezi’nde de geçen yıldan başlayarak balık ölümleri başladı ve bunun asli sebebinin kirlilik olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Tabii ki bunun üstüne bir de yaz aylarındaki deniz suyu sıcaklığı nedeniyle deniz suyunda azalan oksijen devreye girince ciddi bir şekilde balık ölümlerine neden oldu. Çeşme Yarımadası civarındaki denizlerde de benzer sıkıntıların yavaş yavaş baş gösterdiğini burada görüyoruz. Türkiye’deki 5 tane Orkinos çiftliğinden 4’ü Çeşme Yarımadası civarında ve bu bölgede ilk ölümler doğadaki orkinos balıklarında görüldü. Müteakiben de çiftliklerde de bu ölümler görülmeye başlandı. Yapılan analizler neticesinde ‘Lactococcus garvieae’ adında bir bakterinin balıkların ölümüne sebep olduğu, bu bakterinin de kirlikten kaynaklandığı tespit edildi" ifadelerini kullandı.



"Orkinos çiftliklerinde ölen balıklar lisanslı bertaraf firmalarına veriliyor"


Ölü ya da yaralı orkinos balıklarının çiftliklerden denize salındığı söylentilerinin doğru olmadığını aktaran Anbar, "Çeşme körfezinde, civarında dolaşan orkinos balıkları çiftliklerden kaçanlardır gibi bir şeyler söyleniyor. Böyle bir şey mümkün değil. Orkinos balığı kafesten kaçmaz. Ola ki bir iki tanesi sersemleyip yan yüzüp çıkmış olabilir ama böyle 300, 400, 500, 1000 gibi rakamlardan bahsedilirken böyle bu kadar balığın çiftlikten gitmesi söz konusu değil. Bir de ayrıca orkinos çiftliklerinde bütün ölen balıkların lisanslı bertaraf firmalarına veriliyor olduğunu da ısrarla belirtiyorum. Lisanslı bertaraf firmaları bunu alıyor, götürüp bertaraf ediyorlar. Hiçbiri denize, doğaya, şuraya, buraya salınmıyor" diye ekledi.



"Deniz kirliliği Çeşme Yarımadası civarında"


Çeşme civarındaki kirliliğin bir diğer kanıtı olarak İzmir’de bulunan 5 tane orkinos çiftliğinden 4 tanesinin Çeşme Yarımadası civarında 1 tanesi de Sığacık Körfezi’nde olduğunu belirten Anbar sözlerini şu şekilde noktaladı: "Çeşme Yarımadası civarındaki çiftliklerde ölümler varken Sığacık’taki çiftlikte bir tek balık ölümü yok. Onun için çiftlikleri suçlamadan önce öncelikle kendi yaptığımızı, denizleri nasıl kirlettiğimizi dikkate almak lazım. Gelinen son durumda, süratle kısa süreli bir antibiyotik tedavisini müteakip vitamin takviyelerine geçildi ve bugünler itibariyle ölümler tamamen çiftliklerde bitmiş durumda. Şu an çiftliklerde yetiştirilen balıklarla ilgili herhangi bir sıkıntı olduğunu ben şahsen düşünmüyorum. Ancak şunu mutlaka vurgulamakta fayda var. Sağda solda kıyıya vurmuş, etmiş, ölü orkinos balığı görülürse, edilirse kesip yemek etmek çok riskli. Vatandaşlar kesinlikle karaya vurmuş ölü orkinos balıklarını yememeli."



Orkinos ölümlerinin nedeni kirlilik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Profesörden ’planlı su kullanımı’ uyarısı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, Samsun’da kısa vadede ciddi bir su sorunu beklenmediğini ancak suyun planlı kullanılmaması halinde yaz aylarında su sıkıntısı yaşanabileceğini söyledi. OMÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Yusuf Demir, Türkiye’de birçok ilde gündeme gelen su sıkıntısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demir, Samsun’da kısa vadede ciddi bir su sıkıntısı beklenmediğini ancak suyun planlı kullanılmaması durumunda yaz aylarında sorun yaşanabileceğini belirtti. Türkiye genelinde son yıllarda kuraklık riskinin arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Demir, özellikle son 10 yıllık süreçte su kaynakları açısından önemli risklerin ortaya çıktığını ifade etti. Karadeniz Bölgesi’nde de son yıllarda zaman zaman kuraklık ve su krizi riskinin gündeme geldiğini belirten Demir, "Son 5-6 yıllık verilere baktığımızda Samsun başta olmak üzere bölgede zaman zaman su krizi ve kuraklık riski yaşandığını görüyoruz. Ancak son 6 aylık verilere göre uzun yıllar ortalamasının üzerinde yağış aldık. Bu durum su kaynaklarında önemli bir doluluk sağladı" dedi. Doluluk oranları yüzde 95’ler seviyesinde Baraj doluluk oranlarının yüksek olduğuna da değinen Demir, kısa vadede ciddi bir su sıkıntısı beklemediklerini belirterek, "Şu anda barajlarımızın doluluk oranları yüzde 95’ler seviyesinde. Eğer su doğru planlanır ve ilkbahar yağışları da yeterli seviyede olursa yaz aylarını daha rahat geçirme ihtimalimiz yüksek" diye konuştu. Su kullanımında dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Demir, "Suyumuz bol, yağış aldık düşüncesi doğru değil. Mevcut suyumuzu planlı ve tasarruflu kullanmamız gerekiyor. Çünkü yaz aylarında kuraklık riski bulunuyor. Eğer suyu doğru kullanmazsak Temmuz ayından itibaren su sıkıntısı yaşanabilir" ifadelerini kullandı.