KÜLTÜR SANAT - 14 Ocak 2026 Çarşamba 09:30

Osmanlı’nın keskin mirası: Bir infaz değil sanat eseri ’yatağan’

A
A
A
Osmanlı’nın keskin mirası: Bir infaz değil sanat eseri ’yatağan’

Kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, Osmanlı’dan günümüze miras kalan, kulaklı kabzası, gövdesindeki derin kavis ve üzerindeki nakışlarla sadece bir silah değil, aynı zamanda bir kimlik taşıyan yatağan kılıcının, her yönüyle tasarım harikası olduğunu belirtti.


Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri dehası denince akla gelen ilk sembollerden birinin, Akıncıların, Yeniçerilerin belinden ayırmadığı, zarafetiyle büyüleyen yatağan kılıcı olduğu ifade ediliyor.


Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda antika dükkanı işleten kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, duvarlarında sergilediği birbirinden değerli yatağan kılıçları hakkında önemli bilgiler verdi. Polat, kulaklı kabzası, gövdesindeki derin kavis ve üzerindeki nakışlarla sadece bir silah değil, aynı zamanda bir kimlik taşıyan bu eşsiz mirasın sırlarını, etkileyici özelliklerini anlattı.


Ters kavisin sırrı: "Kurt dişi" etkisi


Yatağanı dünyadaki diğer kılıçlardan ayıran en belirgin özellik, alışılmışın aksine içe doğru yönelen ters kavisli olması. Murat Polat, bu tasarımın tesadüf olmadığını ifade ederek, "Geleneksel kılıçlar savurma odaklıyken, yatağanın ağırlık merkezi uç kısmına yakındır. Bu, darbeye balta benzeri bir yıkıcılık katar. Ters eğim, düşman silahını kenetleyip etkisiz hale getirmede benzersiz bir avantaj sağlar. Yeniçerilerin günlük kıyafetleriyle dahi taşıyabildiği bu kılıç, hem bir savaş alanı silahı hem de bir öz savunma aracıdır." dedi.


Kulaklı kabza: Elin kılıçla bütünleşmesi


Yatağan’ın en ikonik parçası olan ’kulaklı’ kabza, genellikle kemik, fildişi veya boynuzdan yapılır. Polat’a göre bu kulaklar, estetik bir tercihten çok daha fazlasını ifade ediyor. Polat, "Sert bir vuruş yapıldığında kılıcın elden kayıp gitmesini engelleyen bu geniş başlıklar, savaşçının kılıcıyla adeta tek vücut olmasını sağlar. Bu, Türklerin ergonomi sanatındaki dehasıdır. Yatağan sadece bir demir parçası değildir; o, sahibinin inancını ve karakterini yansıtan bir tuvaldir. Kılıçların üzerindeki işlemeler derin anlamlar taşır. Üzerinde ’Fetih’ ve ’Nadi Ali’ duaları, savaşçının manevi gücünü pekiştirir. Amel-i (Ustanın adı) ibaresiyle her kılıç, onu döven sanatçının mühürlü imzası haline gelir. Gümüş kakmalar, mercan süslemeler ve bitkisel motifler, Yatağan’ı bir takı kadar zarif kılar." diye konuştu.


Yatağan’dan kasabasından dünyaya


Adını Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan kasabasından alan bu kılıç, Osmanlı ordusunun "kul" sistemindeki en sadık dostuydu. Murat Polat, bu kılıcın tarihsel yolculuğunu şu sözlerle özetliyor: "Yatağan, Türk kılıç sanatının ulaştığı en rafine noktadır. O, hem bir fırtına kadar sert hem de bir şiir kadar zariftir."


Türk kılıç sanatının bu nadide parçası, bugün müze raflarında sadece bir antikayı değil, bir imparatorluğun disiplinini, estetiğini ve gücünü temsil etmeye devam ediyor.


(TK-ÖA-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da deprem riski taşıyan iki hastane kapanıyor Bolu’da yapılan teknik incelemeler sonucunda deprem yönetmeliğine uygun olmadığı tespit edilen iki devlet hastanesinin kapatılmasına karar verildi. Her iki hastanedeki doktor, personel ve tıbbi birimlerin, tadilat çalışmalarının ardından Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne taşınacağı belirtildi. Bolu’da sağlık hizmeti veren iki önemli hastane binası için deprem güvenliği gerekçesiyle tahliye kararı alındı. Yapılan teknik incelemelerde, kent merkezinde bulunan İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi ile Kalıcı Konutlar’da bulunan İzzet Baysal Devlet Hastanesi Merkez Ünitesi binalarının mevcut deprem yönetmeliği standartlarını karşılamadığı belirlendi. Muhtemel deprem riskine karşı hasta ve çalışan güvenliğini sağlamak amacıyla binaların boşaltılması kararlaştırıldı. Valilik kararı açıkladı Bolu Valiliği tarafından yapılan değerlendirmelere ilişkin bilgilendirme yapıldı. Valilik tarafından, "İlimizde sağlık hizmetlerinin güvenli ve etkin bir şekilde sunulmasını sağlamak amacıyla; ilgili kurum ve uzmanlar tarafından sağlık tesislerine yönelik yapısal analizler, risk değerlendirmeleri ve hizmet performans incelemeleri gerçekleştirilmiştir. Yapılan teknik çalışmalarda bazı hastane binalarımızın mevcut fiziki durumları ile hizmet sunum kapasiteleri birlikte değerlendirilmiş olup bu değerlendirmeler neticesinde; hasta ve personel güvenliğini önceleyen, sağlık hizmetlerinin daha güçlü bir altyapı ile sürdürülmesini hedefleyen bir planlama çerçevesinde İzzet Baysal Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren bazı sağlık birimlerimizin birleştirilmesine yönelik karar alınmıştır. Söz konusu karar, kısa vadeli çözümlerden ziyade, uzun vadede ilimizde sağlık hizmetlerinin daha nitelikli, erişilebilir ve dayanıklı bir yapıya kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Bu kapsamda, İzzet Baysal Devlet Hastanesi Merkez Ünitesi ile Kadın Doğum ve Çocuk Ünitesinde sunulmakta olan sağlık hizmetleri başta İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi olmak üzere İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı diğer birimlerde verilmeye devam edilecektir. Bu süreçte, sağlık hizmetleri herhangi bir aksaklığa mahal verilmeden, planlı şekilde yürütülecek olup, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimi kesintisiz olarak devam edecektir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla süreçle ilgili gelişmeler paylaşılmaya devam edilecektir" ifadelerine yer verildi. Taşınma işleminin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için Köroğlu Ünitesi’nde hazırlıklar başladı. Mevcut binada kapasite artışı ve fiziki şartların iyileştirilmesi amacıyla tadilat çalışmaları yapılacak. Köroğlu Ünitesi’ndeki tadilatların tamamlanmasının ardından önümüzdeki aylarda riskli binaların tamamen boşaltılması ve taşınma sürecinin gerçekleşmesi bekleniyor.