SAĞLIK - 20 Nisan 2026 Pazartesi 10:04

Sağlıklıysanız az su içtim diye endişelenmeyin

A
A
A
Sağlıklıysanız az su içtim diye endişelenmeyin

Su tüketimine ilişkin dikkat çeken bilgiler veren Medicana Sağlık Grubu Nefroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Sinan Erten, "Sağlıklı bireyler susadıkça istedikleri kadar su tüketebilir. Sağlıklı bireylerin ‘bugün çok mu su içtim ya da az mı içtim’ diye endişe içinde olması gereksizdir" dedi.


Su her canlının hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğu temel gıdalardan biri. Sağlıklı bir beden için susuz kalmak düşünülemez. Peki su tüketiminde neleri yanlış yapıyoruz? Su için öğütlenen gibi ‘günde 2,5 litre mi tüketmek’ gerekiyor? Bu ve benzeri sorulara Medicana International İzmir Hastanesi Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Sinan Erten açıklık getirdi. Günlük su ihtiyacının belirlenmesi noktasında dikkat edilmesi gerekenleri sıralayan Uzm. Dr. Sinan Erten, "Günlük su ihtiyacı; kişinin yaşı, vücut kitle endeksi, iklim durumu, egzersiz seviyesi gibi birçok nedenlerden dolayı farklılık göstermektedir. ‘Günde 2-3 litre su tüketilmelidir’ gibi öneriler her kişi için her zaman uygun olmayabilir. Bu konuda oluşan kafa karışıklığını azaltmak adına günlük su tüketiminin minumum değeri 500 cc yani yarım litre olduğunu akıldan çıkartmamak gerekir. Ayrıca günlük gıdalardan 800 cc ve vücuttaki kimyasal olaylardan 300 cc kadar su oluşmaktadır" sözlerini kaydetti.



Sağlıklıysanız az su içtim diye endişelenmeyin


Vücudun su tüketimine ilişkin bilgi veren Uzm. Dr. Sinan Erten, "Vücudumuza aldığımız suyun vücutta dengesini sağlayan iki önemli organımız vardır. Böbrek ve beyindeki hipofiz bezidir. Böbrekler gereğinden fazla su tükettiğimizde idrar çıkışını arttırarak ya da az su tükettiğimizde idrar çıkışını azaltarak dengeyi sağlarken; Hipofiz bezi ise vücudun su miktarı azaldığında susama merkezini uyararak su içmemizi sağlamaktadır. Sonuç olarak sağlıklı bireyin bugün çok mu su içtim ya da az mı içtim diye endişe içinde olması gereksizdir" dedi. Öte yandan yaşlandıkça görme ve duyma duyularında zayıflama olduğu gibi susama hissinde de eski hassasiyetin kalmadığının görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Sinan Erten, "50 yaşından itibaren her 10 senede bir böbrek fonksiyonlarında yüzde 10 azalma görülmesi nedeniyle böbreğimizin su dengesini sağlamada eski hassasiyeti de azalır" dedi.



Su tüketimi artırmada zarar görülmüyor


Su tüketimini artırmanın sağlıklı bireylerde herhangi bir zararı olmadığını aktaran Uzm. Dr. Sinan Erten, "Böbrek taşı olan kişilerde taşın cinsinden bağımsız olarak tekrar oluşmasını azaltarak faydalı olabilir. Yaşlı bireylerde, su tüketimi artırıldığında bazı ilaçlar hiponatremiye (sodyum düşüklüğü) yol açabilir. Bu da bilinç kaybına kadar varan nörolojik semptomların görülmesine neden olabilir. Böbrek ve kalp hastalarında su kısıtlaması gerekmez. Bu hastalarda önemli olan tuz kısıtlamasıdır. Kişi tuzlu yerse su kısıtlanması mümkün olmamakta susadıkları için çok su içerek kalp yetmezliğini tetikleyebilirler. Tuzu kısıtladığımızda su tüketimi de azalacaktır" açıklamalarını kaydetti. Ayrıca gece yatmadan önce su tüketilmesinin böbreklere bir faydası olmadığını dile getiren Uzm. Dr. Sinan Erten, "Aksine tuvalet ihtiyacı için kişinin uyanmasına ve uykunun bölünmesine neden olabilir" dedi.



Maraton koşmuyorsanız susadıkça için


Özellikle yaz aylarında terlemeyle birlikte su kaybının artığını hatırlatan Uzm. Dr. Sinan Erten, "Yaz aylarında terle su kaybı arttığı için su tüketimini artırmak, susadıkça bol su içmek gerekir. Maraton koşusu yapanlarda kayıplarını sadece su ile karşıladıklarında ciddi hiponatremi görülebilir. Maraton koşusu yapmıyorsanız susadıkça su ihtiyacını antrenman sırasında ve sonrası karşılayabilirsiniz. İdrar rengi yediğimiz ve içtiğimiz gıdalardan etkilendiğinden kesin kural olmamakla beraber, koyu sarı renk su ihtiyacının olduğunu gösterebilirken rengin açılması su ihtiyacımızın azaldığını gösterebilir. Sonuç olarak sağlıklı bireyler susadıkça istedikleri kadar su tüketebilirler. Hastalığı olanlar hastalığın şiddeti ve evresine göre su tüketimini doktorlarına danışmalarında fayda vardır" açıklamalarını yaptı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Ağrı’da okullarda eğitim, Kahramanmaraş’ta hayatını kaybedenler için okunan Fatiha ile başladı Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde, il genelindeki tüm okullarda, Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için Fatiha duası okunarak eğitim-öğretime başlandı. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Hayrettin Atmaca Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni ziyaret ederek öğretmen ve öğrencilerle birlikte İstiklal Marşı’nı okudu. Marşın ardından, Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için Fatiha suresi okunarak dua edildi. Kökrek, burada yaptığı açıklamada, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki okullarda meydana gelen saldırıların eğitim camiasında derin üzüntüye neden olduğunu belirtti. Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere Allah’tan rahmet, ailelerine ve eğitim camiasına başsağlığı dileyen Kökrek, yaralılara da acil şifalar temenni etti. Eğitim camiası olarak zor günlerin dayanışma ve birlik içinde aşılacağına inandıklarını ifade eden Kökrek, "Çocuklarımızın geleceğe umutla bakabilmesi için tüm gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Müdürlüğümüz koordinesinde il genelinde tüm okullarımızda İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından hayatını kaybeden meslektaşımız ve öğrencilerimiz için Fatiha duası edilerek eğitim-öğretime başlanmıştır." dedi. Programın ardından öğrenciler sınıflarına geçerek ders başı yaptı. Ziyarette Kökrek’e Şube Müdürü Muhammet Necmi Karaoğlan eşlik etti.
İzmir Yusuf Şimşek, Altınordu’nun çehresini değiştirdi Yusuf Şimşek’in göreve gelmesinin ardından çıkışa geçen Altınordu, oynadığı 11 maçta 20 puan toplayarak ligin bitimine bir hafta kala kümede kalmayı garantiledi. TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta sezona oldukça kötü bir başlangıç yapan Altınordu, ilk 15 haftada galibiyet sevinci yaşayamadı. İzmir temsilcisi, ilk 3 puanını 16. haftada Bucaspor 1928 karşısında aldı. Ancak bu galibiyetin ardından, teknik direktör Yusuf Şimşek göreve gelene kadar sadece toplam 2 galibiyet elde edebilen kırmızı-lacivertliler, küme düşmesine kesin gözüyle bakılan takımlar arasında gösterilmeye başlandı. Yusuf Şimşek’in göreve gelmesiyle birlikte takımın başında ilk maçına 26. haftada Beyoğlu Yeni Çarşı Spor karşısında çıkan Altınordu, bu mücadeleden beraberlikle ayrıldı. Sonrasında oynanan iki maçta ise sahadan mağlubiyetle ayrılarak yeni teknik adamla uyum sürecini zorlu bir şekilde geçirdi. Ancak ilerleyen haftalarda toparlanan İzmir ekibi büyük bir çıkış yakaladı. Küme düşme hattında yer alan ve ligden düşmesine kesin gözüyle bakılan Altınordu, üst üste aldığı galibiyetlerle önemli bir seri oluşturdu. Son 8 haftada sadece 1 mağlubiyet yaşayan kırmızı-lacivertliler, bu süreçte 6 galibiyet ve 1 beraberlik alarak kritik puanlar topladı. Sezonun bitimine bir hafta kala 34 puana ulaşan Altınordu, 15. sıraya kadar yükseldi ve düşme hattındaki Beykoz Anadolu ile arasındaki puan farkını 4’e çıkardı. Durum böyle olunca son hafta oynanacak İnegölspor karşılaşması prestij maçına dönüştü. Altınordu, Yusuf Şimşek yönetiminde topladığı 20 puanlık katkıyla sezonun ikinci yarısında önemli bir başarıya imza atarak ligde kalmayı başardı.