ASAYİŞ - 24 Şubat 2026 Salı 09:55

Saldırgan 14, yaralanan 16 yaşında: Sigara vermedi diye bıçaklandı

A
A
A
Saldırgan 14, yaralanan 16 yaşında: Sigara vermedi diye bıçaklandı

İzmir’in Menderes ilçesinde 16 yaşındaki genç, iddiaya göre sigara vermediği gerekçesiyle tartıştığı 14 yaşındaki çocuk tarafından bıçaklanarak ağır yaralandı. Ameliyata alınan genç hayati tehlikeyi atlatırken, gözaltına alınan şüpheli çocuk serbest bırakıldı.

Olay, Perşembe akşamı Menderes ilçesi Dereköy Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Torbalı ilçesinde ikamet eden A.A.U. (16), akraba ziyareti için gittiği mahallede camiden çıktığı sırada C.U. (14) ile karşılaştı. İddiaya göre, C.U.’nun sigara istemesi ve A.A.U.’nun bu talebi reddetmesi üzerine ikili arasında tartışma çıktı.

Saatler süren ameliyatın ardından hayata tutundu

Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine C.U., yanındaki bıçakla A.A.U.’yu yaraladı. Olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından İzmir’deki bir çocuk hastanesine sevk edilen A.A.U., acil olarak ameliyata alındı. Yaklaşık 3,5 saat süren operasyonun ardından gencin hayati tehlikeyi atlattığı ve tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Bıçaklı saldırgan serbest

Olayın ardından jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan 14 yaşındaki şüpheli C.U., işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Saldırgan, çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Ali İhsan Çiftçi

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tasarruf sahipliği yüzde 54 oranı ile istikrarını korudu ING Türkiye, Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2025 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, tasarruf sahipliği yüzde 54 oranı ile istikrarını korudu. Tasarruf araçları tercihlerinde yastık altı altın yüzde 43 ile ilk sıradaki yerini korurken, yastık altı nakit geçen çeyreğe göre artarak yüzde 32 ile ikinci sırada yer aldı. Altın veya diğer değerli metal hesabı tercihi yüzde 21 ile üçüncü sırada yer alırken, onu yüzde 18 oranı ile TL vadeli hesap takip etti. ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkıda bulunmak amacıyla 2011 yılından bu yana gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2025 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarını yayınladı. NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre, tasarruf sahipliği yüzde 54 oranı ile istikrarını korudu. Önceki dönemlerden farklı olarak erkeklerde tasarruf oranı yüzde 55 ile kadınlara göre 3 puan daha yüksek. Tasarrufu olmayan yüzde 46’lık kesim içinde, yakın zamanda tasarruf etmeyi planlayanların oranı yüzde 21 olarak ölçüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 24 olurken, erkeklerde yüzde 18 seviyesinde kaldı. Tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı yüzde 84 oldu Araştırmaya göre, tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı, önceki çeyreğe göre 2 puan artarak yüzde 84’e yükseldi. Düzenli tasarruf yapanların yüzde 27’si gelirlerinin yüzde 10’undan azını tasarrufa ayırabildiğini belirtirken, yüzde 43’ü gelirlerinin yüzde 10 ile yüzde 20’si kadarını tasarruf için kullanabildiğini aktardı. Tasarruf motivasyonlarında geleceğe yatırım yüzde 34 ile ilk sıradaki yerini korurken, beklenmedik risklere karşı güvence ihtiyacı yüzde 23 ile ikinci sırada yer aldı. 35-44 yaş grubunda, beklenmedik durumlara karşı tasarruf yapma motivasyonu önceki çeyreğe göre 7 puan artış gösterdi. Tasarruf araçlarında yastık altı tercihler ilk sıralarda yer alıyor Araştırma sonuçları, bireylerin ortalama 2,1 araç üzerinden tasarruf yaptığını gösterdi. Tasarruf araçları tercihlerinde yastık altı altın yüzde 43 ile ilk sıradaki yerini korurken, yastık altı nakit geçen çeyreğe göre artarak yüzde 32 ile ikinci sırada yer aldı. Altın veya diğer değerli metal hesabı tercihi yüzde 21 ile üçüncü sırada yer alırken, onu yüzde 18 oranı ile TL vadeli hesap takip etti. Hisse senedi ve borsa yüzde 16 oranıyla tercih edilirken, bireysel emeklilik fonları ise önceki çeyreğe göre 4 puanlık artışla yüzde 15 seviyesine yükseldi. TL vadesiz hesapların tercih oranı yüzde 9 olurken, döviz vadeli hesaplar yüzde 8 oranında tercih edildi. Fonların payı ise yüzde 4 olarak ölçüldü. Kadınların yastık altı ve altın hesabı araçlarını erkeklere göre daha fazla tercih ettiği görülürken, erkeklerde ise hisse senedi/ borsa ve kripto para birimleri tercihi daha yüksek. Yaklaşık her 5 kişiden 1’i parasını daha fazla kazanç sağlayacak yatırım ürünlerinde değerlendiriyor Tasarruflara yönelik getiri beklentilerinin orta ve uzun vadeye yayıldığı görülürken; kısa vadeli getiri beklentisi önemli ölçüde düşüş gösterdi. Tasarruflarında orta vadede getiri bekleyenlerin oranı yüzde 43, uzun vadede getiri bekleyenlerin oranı ise yüzde 40 olarak ölçüldü. Finansal durumun sağlığını korumak için yapılan başlıca şey, geçen döneme göre 5 puanlık artışla yüzde 65 ile harcamaları kontrol etmek oldu. Finansal sağlığını korumak için parasını daha fazla kazanç sağlayacak yatırım ürünlerinde değerlendirenlerin oranı 5 puan artışla yüzde 19’a yükseldi, parasını birden fazla yatırım aracında değerlendirenlerin oranı ise yüzde 15 olarak gerçekleşti. Yatırım ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu söyleyenlerin oranı genel katılımcı kitlesinde yüzde 39 seviyesinde iken, erkeklerde bu oran yüzde 45 ile kadınlara kıyasla 12 puan daha yüksek gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 95’i bankacılık hizmetlerinden yararlanırken, son bir ay içinde internet ya da mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı yüzde 90 oldu. Tasarruf ve yatırım ürünlerindeki çeşitlenmeyi destekleyen yaklaşımımızı sürdüreceğiz Araştırma sonuçlarını değerlendiren ING Türkiye Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Tuğçe Bora Kılıç, şunları söyledi: "Araştırmamız, tasarruf sahipliği oranının istikrarlı biçimde korunduğunu ortaya koyarken, kişi başına düşen ortalama tasarruf aracı sayısının 2,1’e yükseldiğini gösteriyor. Bununla birlikte bireylerin birikimlerini daha yüksek getiri potansiyeli sunan yatırım araçlarında değerlendirme eğiliminin güçlendiğini görüyoruz. Veriler, geçmiş dönemlere kıyasla daha çeşitli araçlara yönelim olduğunu ve birikimlerin daha etkin şekilde yönetilmeye çalışıldığını ortaya koyuyor. Bu yönelim, tasarruf ve yatırım ürünlerinde esneklik ile çeşitlilik ihtiyacını da artırıyor. ING Türkiye olarak bu ihtiyacı stratejik bir öncelik olarak ele alıyor; birikimlerin farklı ihtiyaçlara göre esnek biçimde değerlendirilebilmesine imkân tanıyan çözümler sunuyoruz. Turuncu Hesap ile müşterilerimize esneklik sağlarken; ING Mobil üzerinden yatırımlarını zahmetsizce takip edebilmelerine, farklı yatırım fonlarını anında karşılaştırabilmelerine ve takip listeleri oluşturarak yatırım ürünlerini yakından izlemelerine olanak tanıyoruz. Tasarruf ve yatırım ürünlerindeki çeşitlenmeyi destekleyen yaklaşımımızı sürdüreceğiz."
Kocaeli Otomotivde yön değişimi: Eski araçlara ilgi azaldı, takas durdu Sıfır araçta 2025 yılında kırılan satış rekorunun otomotiv piyasasında dengeler değişti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Otomotiv Meclisi Üyesi Fahrettin Batı, kış aylarında durağanlaşan satışların mart itibarıyla yeniden hız kazanacağını belirtirken, tüketicinin eski araçtan uzaklaşıp elektronik ve yeni nesil modellere yöneldiğini, altın ve dövizdeki yükselişin ise sektörde ticareti baskıladığını söyledi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Otomotiv Meclisi Üyesi Fahrettin Batı, otomotiv piyasasının mevcut durumu, ekonomik verilerin sektöre etkisi ve değişen tüketici alışkanlıkları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Batı, durağan geçen kış aylarının ardından bahar dönemiyle birlikte piyasada hareketlilik beklediklerini ifade etti. 2025 yılında sıfır araç satışlarında yaklaşık 1 milyon 400 bin rakamına ulaşılarak Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını hatırlatan Batı, sıfır araç satışlarındaki bu artışın ikinci el piyasasını oransal olarak düşürdüğünü belirtti. Aralık, ocak ve şubat aylarını kapsayan üç aylık sürecin durağan geçtiğini aktaran Batı, "Satışların düştüğü bu dönemden sonra ivme artık yukarı yönlü hareket edecek" dedi. "İvmenin marttan itibaren yukarı yönlü hareket edeceğini düşünüyoruz" Baharda piyasanın canlanacağını belirten Batı, "İvmenin yukarı yönlü hareket edeceğini düşünüyoruz. İnsanların en çok ikinci el ya da sıfır araç tercih ettikleri dönemler genelde nisan, mayıs ayları. Çünkü insanlar yaz programlarına yeni araçlarıyla gitmek istiyor. Biz de ivmenin marttan itibaren yukarı yönlü hareket edeceğini düşünüyoruz" diye konuştu. "Altının yukarı yönlü hareket etmesi bizim sektörümüzün menfaatine değil" Otomotiv sektörünü en çok etkileyen unsurun piyasalardaki hareketlilik olduğuna dikkat çeken Batı, sektörün stabil bir ticaret hayatına ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Döviz ve altın kurlarındaki dalgalanmaların insanları ticaretten çektiğini ifade eden Batı, "İnsanlar artık tüm hesaplarını altın bazında yapıyor. Vatandaş araç alıp TL, dolar veya euro bazında para kazansa da araba bir ay elinde kaldığında altın bazında yüzde 25-30 zarar ettiğini görüp ’Ben bu ticareti niçin yapıyorum?’ diyor. Banka ve faizle sıkıntısı olmayan kişiler zaten ticaretin içine hiç girmiyor; evini, arabasını veya mülkünü satıp faize yatırıyor ve düzenli gelir elde ediyor. Bankayla işi olmayanlar ise genelde altınla hareket ediyor. Altının yukarı yönlü hareket etmesi bizim sektörümüzün menfaatine değil. Sadece kenarda yatırımı olan, 50-100 gram altını bulunan küçük yatırımcıya bir faydası oldu, bize ise sadece zarar yazıyor" dedi. "Araçlar satılmıyor, herkes elektroniğin peşinde" Geçen yıl sıfır araç satışlarının 1 milyon 200 binde kaldığını, bu yıl ise ciddi bir artış yaşandığını belirten Batı, piyasanın geçen seneye göre daha hareketli olduğunu dile getirdi. Tüketici alışkanlıklarının tamamen değiştiğine vurgu yapan Batı, şunları kaydetti: "Rakam büyük, dolayısıyla insanlar her şeyden önce artık cebinde ister 100 bin lirası olsun, ister 1 milyon lirası olsun, ister 3 milyon olsun herkes elektronik yeni tip araç istiyor. Ya elektrikli ya hibrit, bizim tasvip etmediğimiz kısımları olan araçlar var tabii bu saydıklarımın içinde ama yani vatandaş yeni elektronik arabaya bindiği zaman her tarafından ışık gelsin, yok lambaları da onu yapsın, giderken video izlesin, televizyon izlesin gibi yeni teknolojik arabaların peşinde". Az da olsa birikimi olan kişilere dahi 10-15 yaş üzerindeki araçları satamadıklarını belirten Batı, "Koşarak sıfıra gidiyorlar. Aldıkları sıfır araçları ileriki tarihte satacağı zaman zarar edecekler ama vatandaş, ’bir sene bunun keyfini süreyim’ diyor. Yani artık araç alma şekli de değişti. Eski araçları takas için getiriyorlar. Takas usulü ile aldığımız araçları da kimse satın almıyor. Hiç kimse eski aracı almak istemiyor. Cebinde parası olmayan müşteri bile, birinden altın, dolar borç alıyor ya da bankaya borçlanıyor" şeklinde konuştu.
Manisa Minik cimnastikçilerden Özay Gönlüm’e vefa Manisa’da düzenlenen "Milli Cimnastikçi Özay Gönlüm Anma Turnuvası", yüzlerce sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. Küçük sporcuların kıyasıya mücadele ettiği organizasyonda, duygu dolu anlar yaşanırken gözyaşları sel oldu. Manisa Cimnastik İl Temsilcisi Fatma Tuba Didin, turnuvaya katkılarından dolayı Türkiye Cimnastik Federasyonu ile Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne teşekkür ederek, organizasyonun manevi yönünün kendileri için çok kıymetli olduğunu ifade etti. 21-22 Şubat 2026 tarihlerinde artistik cimnastik, 23 Şubat 2026 tarihinde ise aerobik cimnastik branşlarında düzenlenen turnuva, ilk kez gerçekleştirildi. Yaklaşık 350 sporcunun katıldığı organizasyonda minik cimnastikçiler, hem madalya için yarıştı hem de merhum Özay Gönlüm’ü andı. Özay Gönlüm’ün mezun olduğu Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nden hocaları ve okul arkadaşları da turnuvaya katılarak bu anlamlı günde yer aldı. Bulgaristan’dan gelen annesi Rayme Gönlüm ve yakınları ise salonda duygusal anlar yaşadı. Manisa ve ilçelerinden yoğun katılımın olduğu turnuvada, dereceye giren sporculara madalyaları takdim edildi. Duyguların sık sık yükseldiği organizasyonda, minik sporcuların performansları izleyenlerden büyük alkış aldı. İftar saatinde ise Yunus Öztürk öncülüğünde, Özay Gönlüm adına tavuk pilav ve ayran hayrı yapıldı. Sporcular, aileler ve davetliler aynı sofrada buluşarak Özay Gönlüm’ü dualarla andı.
Mersin Mersin’de ’Köyümüz Atölye’ ile kadın üreticilere güçlü destek Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde Toroslar ilçesinde hayata geçirilen ’Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında üretici kadınlara yönelik ilk eğitimler başladı. Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi tarafından, Toroslar ilçesi Hamzabeyli Mahallesi’nde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede gerçekleştirilen eğitimlerde; makine-ekipman kullanımı, hijyen ve iş sağlığı güvenliği konularında bilgilendirme yapıldı. Büyükşehir Belediyesinde görev yapan gıda mühendisi Döndü Gürlekoğlu tarafından makine ve ekipman tanıtımı yapılırken, gıda teknikeri Ayşegül Tor Karacan kapsamlı hijyen eğitimi verdi. İş sağlığı ve güvenliği uzmanı Harun Alptekin Topçu ise üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler ve güvenli çalışma yöntemleri hakkında bilgi aktardı. Projeyle, kırsalda üretim yapan kadınların bilgi ve ekipman desteğiyle güçlendirilmesi, yerel ürünlerin markalaştırılması ve bölge ekonomisine katkı sağlanması hedefleniyor. Coğrafi işaretli ürünler işlenecek Atölyede, Hamzabeyli ve çevre mahallelerde yetiştirilen Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı başta olmak üzere nar ve çeşitli tarımsal ürünler işlenerek katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülecek. Hijyen kurallarına uygun üretim ortamı sayesinde hem üretici kadınların gelir elde etmesi hem de tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması amaçlanıyor. Hamzabeyli’nin yanı sıra Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar, kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek belediyeye ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeden yararlanmak isteyenlerin randevu sistemiyle başvuru yapabileceği bildirildi. Geniş makine ve ekipman desteği Atölyede hamur yoğurma makinesi, yufka ve erişte üretim ekipmanları, reçel ve marmelat yapım kazanları, nar taneleme ve sıkma makinesi, öğütme makineleri ile turşu ve konserve ekipmanları bulunuyor. Bu teknik altyapı sayesinde üretici kadınların ürünlerini hijyenik ve kontrollü ortamda işleyebileceği kaydedildi. Her ayın son cuma günü teknik eğitimler düzenleneceği belirtilirken, makine ekipman kullanımı, iş sağlığı ve güvenliği, personel hijyeni, gıda okuryazarlığı ve nar ekşisi üretimi gibi başlıklarda eğitimler verileceği ifade edildi. Ayrıca ayın belirli haftalarında 10 kişilik kontenjanla uygulamalı atölye çalışmaları yapılacağı bildirildi. "Üreteni de tüketeni de koruyan sistem" Gıda mühendisi Döndü Gürlekoğlu, atölyede ambalajlama ve etiketleme dahil tüm süreçlerin kayıt altına alınacağını belirterek, "Atölyede hem üreteni hem de tüketeni koruyan bir sistem oluşturduk. Ürünlerin izlenebilirliği sağlanacak ve güvenilir gıda haline getirilecek" dedi. Kadın üreticiler memnun Kan portakalı üreticisi Merve Cömertler, atölye sayesinde ürünlerini daha bilinçli şekilde işleyebileceklerini belirterek, "Evde üretim yapıyorduk ancak burada teknik destekle daha sağlıklı üretim yapabileceğiz" diye konuştu. Bahçesinde nar ve kan portakalı yetiştiren Meryem Oktay ise nar ekşisi ve reçel üretiminin atölye sayesinde daha kolay olacağını ifade etti. Atölye çalışmalarında sıfır atık yaklaşımının benimsendiği, Kan Portakalı Reçeli, kan portakallı limonata ve çikolatalı kan portakal çubukları gibi ürünlerle hem coğrafi işaretli ürünlerin değerlendirileceği hem de bölgenin geleneksel tatlarının modern üretim teknikleriyle buluşturulacağı kaydedildi.
Antalya Tozlu araç görünce dayanamıyor, camları sanat eserine dönüştürüyor Antalya’nın Aksu ilçesinde yaşayan, 4 yaşından bu yana resim yapan işitme engelli ressam Alper Kocabıyık, alışılmışın dışında bir tuval kullanıyor. Kocabıyık, tozlu araçların camlarını adeta sanat eserine dönüştürüyor. Daha önce kişisel sergi açan ve Güzel Sanatlar Lisesi mezunu olan genç sanatçı, sokakta gördüğü tozlu araçlara kayıtsız kalamıyor. Pamuklu çubuk ve peçeteyi fırça gibi kullanarak araç camlarına çoğunlukla İstanbul manzaraları çizen Kocabıyık, kısa sürede çevrede dikkat çekiyor. Genellikle İstanbul silüeti, tarihi yapılar ve boğaz manzaralarını işleyen genç, eserlerini büyük bir titizlikle tamamlıyor. Sokaktaki tozlu araçları tuval olarak kullanan genç ressam, sanatı herkesle buluşturmayı hedefliyor. Tozlu araç camlarında hayat bulan İstanbul manzaraları, görenleri hem şaşırtıyor hem de hayran bırakıyor. "Tozlu araçları görünce dayanamıyor" Araç sahiplerinin tepki gösterebileceği endişesini taşısa da sanat tutkusunun ağır bastığını ifade eden Kocabıyık’ın annesi, her gün birkaç araca resim yaptığını söylüyor. Anne Hafize Öztürk, oğlunun resme olan tutkusunu şu sözlerle anlattı: "Alper sürekli resim yapıyor. Sergiler açıyoruz. Günde birkaç araca çizim yapıyor. Tozlu araçları görünce dayanamıyor. Pamuklu çubuk ya da peçeteyi fırça gibi kullanıyor. Araçlarının camında resimleri gören sürücüler ise çok beğeniyor."