SAĞLIK - 27 Ocak 2026 Salı 10:00

Şeker hastası 83 yaşındaki yaşlı adam ampütasyondan son anda kurtuldu

A
A
A
Şeker hastası 83 yaşındaki yaşlı adam ampütasyondan son anda kurtuldu

Diyabetik ayak enfeksiyonu şikâyetiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’ne başvuran 83 yaşındaki Artvinli Mustafa Kafa, 90 gün süren yoğun tedavinin ardından sağlığına kavuştu. Kafa, "Başka hastanelerde ayağımın kesilebileceğini söylediler. Ancak burada ‘bu ayağı kurtarırız’ dediler ve başardılar" ifadelerini kullandı.


Diyabet hastası 83 yaşındaki Mustafa Kafa, hastalığına bağlı diyabetik ayak enfeksiyonu nedeniyle Artvin’de çeşitli hastanelere başvurdu. Kafa’ya diyabetik ayak ampütasyonu önerilmesine rağmen, farklı bir tedavi umuduyla İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’ne geldi. Enfeksiyon, dahiliye, ortopedi ve plastik cerrahi birimlerinin ortak çalışmasıyla 90 gün boyunca tedavi edilen Kafa, sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Kafa, "Ayağım perişan durumdaydı. Başka hastanelerde kesileceğini söylediler. Burada ‘bu ayağı kurtarırız’ dediler ve başardılar. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Şu an iyiyim, ayağıma çocuk bakar gibi bakmamı söylediler, biz de buna uyacağız" ifadelerini kullandı. Kafa, kendisiyle ilgilenen hekim ve hemşirelerle birlikte Artvin’de fındık toplayacağının sözünü verdi.



"Yüzümüzü güldüren bir sonuç aldık"


Mustafa Kafa’nın tedavisini yürüten Eşrefpaşa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Altan Gökgöz, "Hastamız pek çok merkeze başvurmuş ancak yara bakımı konusunda etkili bir tedavi alamamış. Ayağında nekroz yani ölü dokular çok fazlaydı. Dış merkezlerde ampütasyon olabileceği söylenmiş, ancak biz hastamızın da uyumu sayesinde iyileştirdik. Bazen ‘uzvu keselim’ denilerek çözüm basitmiş gibi düşünülebiliyor; oysa asıl zor ve doğru olan, uzvu korumaktır. Tedaviyi multidisipliner şekilde yürüttük; enfeksiyon, dahiliye, ortopedi ve plastik cerrahinin ortak çalışmasıyla başarılı sonuç aldık. Bakımını yaparsa, ilaçlarını düzenli alırsa ve kontrollerine gelirse, bu hastalık bir daha tekrarlamayacaktır. Yüzümüzü güldüren bir sonuç aldık ve çok mutluyuz" dedi.


Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram da Kafa’yı ziyaret ederek tedavisi hakkında görüştü.



Şeker hastası 83 yaşındaki yaşlı adam ampütasyondan son anda kurtuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Kacır: "17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensupları, önümüzdeki haftalar boyunca Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" dedi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) tarafından yürütülen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi (TAE X), 26 Ocak-1 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Sefer kapsamında, 16 Türk ve 1 yabancı araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip, Antarktika’da bilimsel çalışmalarını yürütmek üzere İstanbul’dan Beyaz Kıta’ya doğru yola çıktı. "TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, seferlerin en uygun şartlarda hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz" 16 Türk ve 1 Bulgar araştırmacıdan oluşan heyetin İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen törenle uğurlanmasının ardından Bakan Kacıri konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kutup seferlerinin önemine işaret eden Bakan Kacır, "2017 yılından bu yana Türk bilim insanlarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde kutup bilim seferleri gerçekleştiriyorlar. Bugüne dek 9 Antarktika, 5 Arktik seferi düzenledik; 200’den fazla Türk bilim insanı bu seferlere katıldı ve 150’den fazla bilimsel araştırma projesine dahil oldu. Yine bu seferlerde bugüne dek 30’dan fazla yabancı araştırmacıyı misafir ettik. Şüphesiz bu seferler, Türk bilim dünyasının istisnai yeryüzü şartlarına sahip kutup bölgelerinde çok nitelikli bilimsel araştırma projeleri yürütmesine vesile oluyor. Bizler de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, bu seferlerin en uygun şartlarda hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz" diye konuştu. "17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" Türkiye’nin küresel bilim sahnesinde daha güçlü olduğunu belirten Kacır, "Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensupları, önümüzdeki haftalar boyunca Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler. Aynı zamanda önceki yıllarda başladığımız araştırmaların devamı niteliğinde birtakım çalışmalar yürütecekler. Malumunuz hedefimiz, Antarktika Antlaşmalar Sistemi içerisinde ‘Danışman Ülke’ statüsü kazanmak ve Antarktika’da kalıcı bir Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak. Bu hedeflere yönelik olarak halihazırda Antarktika’da bulunan Türk Bilim Araştırma Kampı’nda yürütülecek çalışmalar çok kıymetli katkılar sunacak. Bugüne kadar 35 farklı uluslararası kurumla ortak çalışmalar yürüttük. Bu anlamda kutup araştırmaları seferleri, Türkiye’nin küresel bilim sahnesinde daha güçlü şekilde yer almasına da çok kıymetli katkılar sunuyor" şeklinde konuştu. "Antarktika’da kurduğumuz istasyondan meteorolojik veriler alınmaya devam edilecek" İklim değişikliği meselesindeki katkılara değinen Kacır, "Türk bilim insanlarımıza bu seferlerde Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızdan subaylarımız da eşlik ediyorlar. Malumunuz, geçtiğimiz yıl bilim üssü kurmayı hedeflediğimiz Horseshoe Adası’nın deniz tabanı haritasını çıkarmıştık ve bu haritayı TÜBA-TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nde Sayın Cumhurbaşkanımıza takdim etmiştik. Bu yılki seferde, bu haritanın devamı niteliğinde çalışmalar yürütülecek. Yine bunun yanında geçtiğimiz yıllarda Antarktika’da kurduğumuz ölçüm istasyonundan meteorolojik veriler güncellenerek alınmaya devam edilecek. Tüm bu çalışmalar aslında Türk bilim dünyasının, küresel ölçekte iklim değişikliği meselesine bilimsel düzeyde sunacağı katkılara çok önemli kazanımlar sağlamış olacak" dedi. "Bütün bu gayretli çalışmalar doludizgin devam edecek" Bakan Kacır, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi: "Bilim insanlarımıza bu yıl, TEKNOFEST Kutup Araştırmaları Proje Yarışması’nda şampiyon olan Aydın ve Ankara’dan üç lise öğrencimiz de eşlik ediyor. Lise öğrencilerimizi, öğretmenlerini ve ailelerini tebrik etmek istiyorum. Gerçekten lise çağında böyle bir sefere katılmak, aslında Türkiye’nin gençlerimize gelecek adına sunduğu vizyonun en önemli göstergelerinden biridir. İşte Türk gençliği, işte TEKNOFEST kuşağı. Kutuplara uzanan bir bilimsel araştırma heyecanıyla Türkiye’nin aydınlık yarınları olacaklar. 10. Antarktika Bilim Seferimizi tamamladıktan sonra 6. Arktik Bilim Seferimiz için hazırlanacağız; bütün bu gayretli çalışmalar doludizgin devam edecek. Ben bu sefere katılan ve 1 Mart tarihine kadar kutuplarda Türkiye’nin bayrağını dalgalandıracak tüm bilim insanlarımıza şükranlarımı sunuyor, başarılar diliyorum. Yolları açık olsun." Sefer kapsamında; 16 Türk ve 1 Bulgar araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip, TÜBİTAK Kutup 1001 projeleri saha çalışmalarını gerçekleştirecek. Seferde ABD ile ortak kurulan düşük frekans (VLF) ölçüm istasyonu yıllık verileri toplanacak, Horseshoe Adası’nda bulunan Türk Bilimsel Araştırma Kampı’nın bakım/tutum çalışmaları gerçekleştirilecek, uzun dönem izleme çalışmaları yürütülecek, GNSS istasyonlarımızın bakımları yapılacak ve Horseshoe Adası ile çevresinin deniz haritası çalışmalarına devam edilecek.
Kayseri Başkan Bağlamış: "Kayseri lezzetin ve kalitenin mühürlendiği bir şehir" Kayseri Ticaret Borsası’nın (KTB) dünya çapında ses getiren ‘II. Geleneksel Et ve Et Ürünleri Çalıştayı’ sonuç bildirisi yayımlandı. Şehrin bin yıllık lezzet mirası, teknoloji ve bilimle birleşerek küresel bir güç gösterisine dönüştü. Kayseri Ticaret Borsası (KTB) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, çalıştayın ardından yaptığı açıklamada, "Kayseri, yüzyıllardır lezzetin ve kalitenin mühürlendiği şehirdir. Ancak bugün, sadece üretmek yetmez; oyunu kuran ve kuralları koyan şehir olmalıyız. Bu çalıştayla, geleneksel ustalığımızı bilim ve yüksek teknolojiyle zırhladık" dedi. Anadolu ticaretinin kalbi ve et ürünlerinin sarsılmaz kalesi Kayseri, sektörün yarınını tayin edecek devasa bir vizyon belgesine imza attı. Kayseri Ticaret Borsası (KTB) ev sahipliğinde gerçekleşen II. Geleneksel Et ve Et Ürünleri Çalıştayı, sadece bir toplantı değil, Türk et sektörünün ‘Dijital ve Sürdürülebilir Dönüşüm Manifestosu’ oldu. Sektörel Sürdürülebilirlik ve Güncel Trendler mottosuyla kurulan masa, sektörün tüm paydaşlarını ortak bir gelecek idealinde buluşturdu. Çalıştay, sınırları aşan bir iş birliğine sahne oldu. Türkiye’nin en saygın üniversitelerinin yanı sıra Belçika, Polonya ve Hırvatistan gibi ülkelerden gelen dünya çapında akademisyenler, Kayseri’nin kadim tecrübesine bilimsel bir projeksiyon tuttu. Kamu otoriteleri, akademi dünyası ve dev sanayi kuruluşları; üretimden sofraya, lojistikten dijitalleşmeye kadar her adımda sıfır hata ve yüksek katma değer hedefini stratejik bir karara dönüştürdü. Başkan Bağlamış: "Kayseri artık sektörün pusulasıdır" KTB Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, çalıştayın ardından yaptığı açıklamada Kayseri’nin yeni rolünü şu sözlerle ifade etti: "Kayseri, yüzyıllardır lezzetin ve kalitenin mühürlendiği şehirdir. Ancak bugün, sadece üretmek yetmez; oyunu kuran ve kuralları koyan şehir olmalıyız. Bu çalıştayla, geleneksel ustalığımızı bilim ve yüksek teknolojiyle zırhladık. Kayseri artık etin sadece merkezi değil, yeniden tasarlandığı ve dünyaya ihraç edildiği stratejik bir akıl üssüdür." Geleceği şekillendiren 4 kritik karar Yayımlanan sonuç bildirisinde, sektörün yol haritasını çizen maddeler ise şöyle sıralandı: "Yeşil Dönüşüm ve Kusursuz Üretim: Kaynakların verimli kullanımı ve karbon ayak izinin minimize edilmesi hedeflenerek, hayvancılıkta ’akıllı ve doğa dostu’ üretim modellerine tam geçiş deklarasyonu yapıldı. İnovasyonun Yeni Çağı: Çalıştayda; yeni nesil fonksiyonel et ürünleri ve raf ömrünü uzatan akıllı ambalaj teknolojileri için Kayseri’nin bir laboratuvar olması kararlaştırıldı. Global Marka ve Dijital Fetih: Pastırma ve sucuk gibi dünya mirası lezzetlerin, standartları en üst seviyeye taşınarak dijital pazarlama kanallarıyla küresel "premium" pazarlarda domine edici güç olması hedeflendi. Genç Güç, Büyük Gelecek: Sektörün geleceği, genç araştırmacıların ve teknoloji odaklı girişimcilerin enerjisine emanet edildi. Genç beyinlerin hayvancılık ekosistemine dahil edilmesi stratejik öncelik ilan edildi". "Düşünen şehir, üreten şehir, yöneten sektör" Çalıştayda perçinlenen "Düşünen Şehir, Üreten Şehir" vizyonu, Kayseri’yi Türkiye’nin sınırlarını aşan bölgesel bir cazibe merkezi ve sektörün ‘referans noktası’ konumuna taşıdı. KTB yetkilileri, bu sonuç bildirisinin sadece bir kitapçık değil, her bir satırı titizlikle işlenmiş bir ‘Sektörel Yol Haritası’ olduğunu vurguladı. Kayseri II. Geleneksel Et ve Et Ürünleri Çalıştayı Bildiri Kitapçığı’nın tüm detaylarına, Kayseri Ticaret Borsası’nın resmi web portalı üzerinden dijital olarak ulaşılabiliyor.
Mersin Sağlık turizminde komplikasyon sigortası zorunlu oldu Türkiye, sağlık turizminde elde ettiği rekor rakamların ardından sektörü daha kurumsal bir yapıya taşıyacak yeni bir düzenlemeyi hayata geçirdi. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yasal düzenleme kapsamında, sağlık turizmi çerçevesinde ameliyathane ortamında gerçekleştirilen tüm cerrahi ve girişimsel işlemler için ’komplikasyon sigortası’ yaptırılması zorunlu hale getirildi. Yeni uygulama ile hasta güvenliğinin uluslararası standartlara yükseltilmesi ve sektörün finansal şeffaflığının artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin 2024 yılında 1,5 milyonu aşkın yabancı hastayı ağırlayarak sağlık turizminde rekor kırdığını hatırlatan Özhedef Sigorta Kurucu Ortağı Abdulcelil Alkış, sektörün aynı yıl yaklaşık 3 milyar dolar gelir elde ettiğini, 2025’in ilk çeyreğinde ise sağlık turizminin toplam turizm gelirleri içindeki payının yüzde 6,9’a ulaştığını söyledi. Alkış, "Yeni yasal düzenleme sadece bir mevzuat uyumu değil, sağlık kuruluşlarının operasyon sonrası oluşabilecek finansal yükümlülüklerini sistemli şekilde yönetmesini sağlayan kritik bir yapı taşıdır" dedi. "30’a yakın sigorta şirketiyle karşılaştırmalı analiz sunuyoruz" Piyasada çok sayıda poliçe seçeneği bulunmasının sağlık kuruluşları açısından riskli tercihlere yol açabildiğine dikkat çeken Alkış, "Sağlık kuruluşları için en büyük zorluk, doğru teminatı rasyonel maliyetlerle bulmaktır. Özhedef Sigorta olarak 30’a yakın sigorta şirketinin tekliflerini ve teminat yapılarını detaylı şekilde analiz ediyor, her kliniğin kendi risk profiline uygun karşılaştırmalı çözümler sunuyoruz" ifadelerini kullandı. Revizyon cerrahisinden uçak biletine kadar geniş teminat Sahadan gelen talepler ve mevzuat gereklilikleri doğrultusunda özel bir ürün geliştirdiklerini belirten Alkış, "Standart poliçelerin bazı alanlarda ihtiyacı tam karşılamadığını tespit ettik. Bu doğrultuda partnerliğini yürüttüğümüz sigorta şirketiyle, revizyon cerrahisinden uçak biletine, konaklamadan refakatçi giderlerine kadar süreci uçtan uca kapsayan, geniş teminatlı ve ekonomik bir ürün oluşturduk. Şeffaf fiyat politikasıyla sağlık kuruluşlarının bütçesini zorlamayan bir yapı sunduk" diye konuştu. Komplikasyon ve malpraktis ayrımı vurgusu Sigortanın kapsamının doğru anlaşılmasının büyük önem taşıdığını belirten Alkış, komplikasyon ile malpraktis arasındaki farkı şu sözlerle açıkladı: "Malpraktis, hekim hatası veya ihmali sonucu ortaya çıkan durumlardır. Komplikasyon ise tüm tıbbi standartlara uyulmasına rağmen tıbbın doğası gereği gelişebilen enfeksiyon, kanama veya implant reddi gibi öngörülemeyen durumlardır. Zorunlu komplikasyon sigortası, bu beklenmedik durumların yol açtığı maddi yükleri karşılamaktadır." Sigortasız işlem ağır yaptırımlar doğuracak Yeni yönetmelikle birlikte sigorta yaptırmayan sağlık tesislerini idari para cezaları ve faaliyet izinlerinin iptaline kadar uzanan yaptırımların beklediğini belirten Alkış, "Sigortasız işlem yapılması sadece hukuki bir risk değil, aynı zamanda uluslararası hasta güveni ve ülke prestiji açısından da ciddi sonuçlar doğurur. 2026 itibarıyla bu sigorta bir maliyet değil, bir itibar yatırımıdır" dedi. Özhedef Sigorta’nın sağlık turizmi sigortacılığı ve kurumsal risk yönetimi alanlarında uzmanlaşmış bir yapı olduğunu ifade eden Alkış, sektör paydaşlarının yeni döneme uyum sürecinde profesyonel destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.