SAĞLIK - 26 Şubat 2026 Perşembe 10:21

"Sütüm fazla ama bebeğim huzursuz" diyorsanız nedeni hiperlaktasyon olabilir

A
A
A
"Sütüm fazla ama bebeğim huzursuz" diyorsanız nedeni hiperlaktasyon olabilir

Süt üretiminin bebeğin gereksiniminin belirgin şekilde üzerinde kalması durumu olan hiperlaktasyon doğru yönetilmediğinde hem anne hem de bebek açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Medicana Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Özge Yendur, hiperlaktasyonun çoğu zaman "süt bolluğu" olarak yorumlandığını ancak kontrol edilmediğinde emzirme sürecini zorlaştırabileceğini belirtti.


Anne sütü bebek beslenmesinde altın standart olarak kabul edilir. Ancak fizyolojik sistemlerde esas olan dengedir. Doğum sonrası ilk haftalarda artan süt üretimi genellikle bebeğin ihtiyacına göre ayarlanır. Bazı annelerde ise süt üretimi bebeğin gereksiniminin belirgin şekilde üzerinde kalabilir. Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Özge Yendur, "Anne sütü fazlalığı ilk bakışta avantaj gibi algılansa da, fizyolojide denge esastır. Bebeğin ihtiyacının üzerinde üretim olduğunda annede ağrı, sızıntı ve tıkanıklık gibi problemler ortaya çıkabilir. Bebek ise hızlı akıma bağlı olarak huzursuz emebilir. Uygun teknikler ve doğru takip ile çoğu vakada ilaç gerekmeksizin denge yeniden sağlanabilir" dedi.



Geçici dolgunluk ile hiperlaktasyon aynı değil


Doğumdan sonraki ilk günlerde görülen meme dolgunluğu ve gerginliğin (engorjman) genellikle 1-2 hafta içinde azaldığını belirten Uzm. Dr. Özge Yendur, "Hiperlaktasyon ise daha kalıcıdır ve çoğu zaman aşırı süt akımı (hiper-ejeksiyon refleksi) ile birlikte görülür. Bu tablo, yalnızca fazla süt üretimi değil, aynı zamanda hızlı ve basınçlı akım ile karakterizedir" diye konuştu. Uzm. Dr. Özge Yendur, bu ayrımın önemine dikkat çekerek, "Her dolgunluk hiperlaktasyon değildir. Ancak dolgunluk, yoğun sızıntı ve sürekli tıkanıklık eğilimi uzun süre devam ediyorsa değerlendirme gerekir. Amaç emzirmeyi kesmek değil, üretimi bebeğin ihtiyacına yaklaştırmaktır" ifadelerini kullandı.



En sık neden, farkında olmadan aşırı uyarı


Hiperlaktasyonun en sık nedenlerinden birinin istemeden yapılan aşırı uyarı olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Özge Yendur, sözlerine şöyle devam etti: "Gereksiz pompa kullanımı, her dolgunlukta memeyi tamamen boşaltma çabası veya yanlış yönlendirmeler süt üretimini artırabilir. Bazı annelerde ise bireysel ya da genetik yatkınlık söz konusu olabilir. Süt üreten doku kapasitesinin fazla olması ya da süt yapım yanıtının güçlü çalışması da bu tabloya neden olabilir. Öte yandan toplumda ‘Prolaktin yüksekse süt fazladır’ algısı yaygındır. Oysa süt üretimi yalnızca tek bir hormonla açıklanamaz. Her hiperlaktasyon vakasında rutin hormon testi yapmak yerine, eşlik eden klinik bulgular varsa hekim kontrolünde değerlendirme yapmak daha doğru bir yaklaşımdır."



Anne ve bebekte görülen belirtiler


Hiperlaktasyonun hem annede hem de bebekte kendini gösterebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Özge Yendur, "Annede genellikle memede dolgunluk, baskı hissi, yoğun sızıntı ve sık tıkanıklık eğilimi görülür. Tekrarlayan tıkanıklıklar bazı durumlarda mastit riskini artırabilir. Ağrı, kızarıklık ve ateş gibi belirtiler ortaya çıktığında tıbbi değerlendirme önem taşır. Bebekte ise hızlı süt akımına bağlı olarak memede huzursuz emme, öksürme, memeyi bırakma, gaz artışı ve yeşil-köpüklü dışkı görülebilir" diye konuştu. Uzm. Dr. Özge Yendur, bu tabloya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Hızlı akım sırasında bebek daha fazla hava yutabilir ve memeyi tam boşaltamadan bırakabilir. Bu durumda daha çok ön süt alınması laktoz yükünü artırarak gaz, karın gurultusu ve dışkı değişikliklerine yol açabilir. Bu tablo bazen reflü veya alerji ile karıştırılabildiği için klinik değerlendirme önemlidir."



Emzirmeyi bırakmak değil, akışı yönetmek gerekir


Uzm. Dr. Özge Yendur, hiperlaktasyon yönetiminde temel yaklaşımın emzirmeyi sonlandırmak değil, akışı kontrol altına almak ve üretimi dengeli hale getirmek olması gerektiğini ifade etti. "Geriye yaslanarak emzirme pozisyonu süt akımını yavaşlatabilir. Meme çok gerginse emzirmeden önce kısa süreli el sağımı ile basıncın azaltılması fayda sağlayabilir" diyen Uzm. Dr. Özge Yendur, özellikle pompa kullanımına dikkat çekerek, "Sık ve uzun süreli pompa kullanımı vücudu daha fazla üretmeye şartlandırabilir. Her dolgunluk hissinde memeyi tamamen boşaltmaya çalışmak üretimi artırabilir. Bu nedenle pompa kullanımı planlı ve kontrollü olmalıdır" diye konuştu. Uzm. Dr. Özge Yendur, sözlerini şöyle tamamladı: "Birinci basamak yöntemlerden biri olan blok emzirme ise belirli saat aralıklarında aynı memeden emzirip diğer memeyi yalnızca konfor için minimal düzeyde boşaltmayı içerir. Bu yöntem, üretimin zaman içinde bebeğin ihtiyacına uyum sağlamasına yardımcı olabilir. Blok emzirme ve benzeri uygulamalar mutlaka çocuk hekimi ile birlikte yakın takipte yapılmalıdır. Her annenin fizyolojisi farklıdır. Doğru teknik ve düzenli izlemle çoğu annede üretim güvenli şekilde dengelenebilir. Emzirme sürecinde yaşanan sorunların çoğu doğru destekle yönetilebilir. Hiperlaktasyonda temel hedef, anne konforunu korurken bebeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesini sağlamaktır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Tekirdağ’da tarımda dijital dönüşüm için imzalar atıldı Trakya Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen "Tarımda Dijital Çağ" projesiyle 40 teknik personele İHA-1 pilotluk eğitimi verilerek tarımsal denetim ve üretim süreçlerinde dijital teknolojilerin daha etkin kullanılması hedefleniyor. Trakya Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen 2025 Yılı Tarım ve Kırsal Kalkınma Teknik Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün "Tarımda Dijital Çağ" projesine ilişkin hibe sözleşmesi imzalandı. Sözleşme, Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy ile Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin tarafından imza altına alındı. Proje kapsamında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde görev yapan 40 teknik personele İHA-1 pilotluk eğitimi verilecek. Eğitimlerin ardından personelin insansız hava araçlarını aktif şekilde kullanarak tarım arazilerinde hastalık ve zararlı takibi, ürün gelişim sürecinin izlenmesi, verimlilik analizleri ve arazi kontrollerini daha hızlı ve etkin biçimde gerçekleştirmesi planlanıyor. Yetkililer, dijital teknolojilerin tarımsal üretimde zaman ve maliyet tasarrufu sağladığına dikkat çekerek, özellikle geniş tarım arazilerine sahip Tekirdağ’da insansız hava araçlarının sahadaki kontrol ve denetim kapasitesini önemli ölçüde artıracağını belirtti. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte hem kamu hizmetlerinin etkinliğinin artması hem de üreticilere sunulan teknik desteğin daha nitelikli hale gelmesi hedefleniyor. Tekirdağ’da tarımda dijitalleşme adımlarının hız kazanmasıyla birlikte, veri temelli üretim modeline geçiş sürecine de katkı sağlanması bekleniyor.
Manisa Şehzadeler’de çocuklara özel teravih gecesi Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde bulunan Dilşikar Camii’nde ramazan ayının manevi atmosferini çocuklara yaşatmak amacıyla düzenlenen "Çocuklara Özel Teravih Gecesi" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Teravih namazında saf tutan minikler, camide duygu dolu ve renkli görüntüler oluşturdu. Şehzadeler’de ramazan coşkusu bu kez çocuklar için düzenlenen özel programla taçlandı. Dilşikar Camii bahçesinde verilen iftarın ardından başlayan etkinlikte, üniversite öğrencilerinden oluşan Merkez Efendi İlahi Grubu seslendirdiği ilahilerle camide huzur dolu bir atmosfer oluşturdu. Manevi iklimi güçlendiren ilahiler, çocuklar tarafından ilgiyle dinlendi. Programa Manisa İl Müftüsü Şükrü Kavukçu da katıldı. Teravih namazında aileleriyle birlikte saf tutan çok sayıda çocuk, büyük bir heyecan ve ciddiyetle namaza iştirak etti. Cami saflarında oluşan tablo, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve nesiller arası aktarım ruhunu gözler önüne serdi. Namazın ardından cami avlusu çocuklara yönelik etkinliklerle şenlendi. Nasreddin Hoca gösterisi ve Karagöz-Hacivat gölge oyunu miniklere keyifli anlar yaşatırken, Osmanlı macunu ve pamuk şeker ikramı geceye geleneksel bir renk kattı. Program sonunda etkinliğe katılan her çocuğa seccade ve futbol topu hediye edildi. Hem manevi bilincin pekiştirilmesi hem de çocukların camiyle sıcak bir bağ kurmasının hedeflendiği gece, Şehzadeler’de ramazan ayının en anlamlı buluşmalarından biri olarak hafızalarda yer aldı.
Van DAKAF’26 için hazırlıklar başladı: Doğu Anadolu’nun kariyer rotası Van’da çiziliyor Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürlüğü koordinasyonunda ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) ev sahipliğinde düzenlenecek olan Doğu Anadolu Kariyer Fuarı (DAKAF’26) için resmi süreç başlatıldı. 2019 yılından bu yana kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve meslek odalarının güçlü işbirliğiyle hayata geçirilen Bölgesel Kariyer Fuarları; öğrencilerin iş dünyasını tanıması, istihdam edilebilirlik oranlarının artırılması ve işverenlerle doğrudan temas kurulması noktasında kritik bir rol üstleniyor. Bu vizyonun bir parçası olarak DAKAF’26, 5-6 Mayıs 2026 tarihlerinde Van Expo ve Fuar Merkezi’nde kapılarını açacak. Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli başkanlığında Senato Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıyla fuarın yol haritası belirlendi. Toplantı kapsamında, fuarın sevk ve idaresine ilişkin işbirliği protokolü imzalandı. Fuarın stratejik önemine vurgu yapan Prof. Dr. Şevli, organizasyonun hedeflerini şu sözlerle özetledi: "DAKAF’26, yalnızca bir tanıtım faaliyeti değil; kamu, özel sektör ve akademi arasında kurulan etkin bir iletişim köprüsüdür. Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz fuarımızda; Ağrı İbrahim Çeçen, Batman, Bitlis Eren, Hakkari, Muş Alparslan, Iğdır, Siirt ve Şırnak üniversiteleri paydaşlığında gençlerimize nitelikli istihdam fırsatları sunmayı hedefliyoruz." Öğrenci odaklı bir yaklaşım benimsediklerini belirten Rektör Şevli, fuar süresince gerçekleştirilecek faaliyetleri şu başlıklarla müjdeledi: "Geniş katılımlı ekosistem; kamu kurumları, global markalar ve yerel girişimlerden oluşan 200’ü aşkın seçkin kuruluşun açacağı stantlarda, iş dünyasının nabzını tutma imkânı. Doğrudan network ve istihdam; alanında uzman işverenlerle birebir tanışma, mülakat simülasyonları ve sektörün dev isimleriyle profesyonel ağ kurma fırsatı. Uzman söyleşileri ve atölye çalışmaları; kariyer yolculuğunda fark oluşturacak stratejik bilgiler ve uygulamalı eğitimlerle profesyonel gelişim desteği. İnteraktif deneyimler ve ödüllü yarışmalar; gençlerin yeteneklerini sergileyebileceği, rekabetin ve eğlencenin bir arada sunulduğu ödüllü etkinlik alanları olacak." Van Çalışma ve İş Kurumu Müdürü Selma Biçek ise kamu kurumları ile üniversite arasında kurulacak güçlü işbirliklerinin; istihdam imkanlarının artırılması, gençlerin kariyer planlamalarına destek olunması ve bölgen kalkınmasına ivme kazandırılması açısından DAKAF’26’nın büyük önem taşıdığına inandıklarını belirtti. Bölgesel kalkınmaya somut katkı sunması beklenen bu dev organizasyon; tüm paydaş kurumları, sektör temsilcilerini ve geleceğin profesyonelleri olan öğrencileri 5-6 Mayıs 2026 tarihlerinde Van’da bir araya gelmeye davet ediyor. Toplantıya; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydın Görmez, Genel Sekreter Cahit Tekin, KAGEM Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Özge Ersezer, Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğretim Görevlisi Duygu Oyman, Van İŞKUR İl Müdürü Selma Biçek ve Ajans Asya Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Güler katılım sağladı.