EKONOMİ - 14 Nisan 2026 Salı 12:02

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "İşlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik hacmi teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız"

A
A
A
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "İşlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik hacmi teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız"

Türkiye’nin doğal taş zenginliğini dünyaya tanıtan Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 31’inci kez ziyaretçilerine kapılarını açtı. Açılış programında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, dünya çapında ilk üçe giren fuarın ülkenin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olduğunu belirterek, "Eskiden blok olarak sattığımız doğal taşta artık işlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik bir hacme ulaştık ve bunu teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız" dedi.


İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen tanıtan Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’na, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden getirilen farklı renk ve özellikteki ham bloklar sergileniyor. Ağırlıkları 20 ile 30 ton arasında değişen bine yakın blok taş alanda yerini aldı. Dünyadaki doğal taş rezervinin yaklaşık yüzde 35’ine sahip olan Türkiye, 80’in üzerinde farklı yapı ve 120’nin üzerinde renk seçeneğiyle uluslararası piyasada büyük ilgi görüyor. Fuarın açılışına Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Tüm Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek, büyükelçiler, belediye başkanları ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.



"Hibe desteğini yüzde 70’e yükselttik"


Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojiler Fuarı’nın küresel sektördeki önemine değinerek Türkiye’nin madencilik ihracatındaki başarılarını vurgulayan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bugün ülkemizin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olan İzmir’de, dünya doğal taş sektörünün en önemli buluşmalarından biri için bir aradayız. Dünya çapında ilk üçe giren fuarlarımızdan biri olan Marble İzmir’i organize edenlere teşekkür ediyorum. Türkiye, jeolojik yapısı sayesinde dünyanın en zengin doğal taş rezervlerine sahip ülkelerinden biridir" ifadelerini kullandı.


Sektörün ihracat hedeflerine yönelik değerlendirmelerde bulunan Bakan Bolat, "2025 yılında madencilik sektörü ihracatımız 6,4 milyar dolara ulaşarak toplam ihracatımızdan yüzde 2,34 pay alırken, doğal taş sektöründe 2,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Çin ve İtalya’dan sonra en fazla doğal taş ihraç eden üçüncü ülke konumundayız. Eskiden blok olarak sattığımız doğal taşta artık işlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik bir hacme ulaştık ve bunu teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız. Bu yıl 100’den fazla ülkeden 1000’e yakın firmanın katıldığı ve 70 bin kişinin ziyaret etmesi beklenen bu prestijli fuar için katılımcılara sağladığımız hibe desteğini yüzde 70’e yükselttik" dedi.



"Zamanında yapılan stoklamalarla arz krizi yaşamadık"


Bölgedeki jeopolitik gerilimlerin ve sıcak savaşların küresel enerji piyasalarına etkilerini değerlendiren Bakan Bolat, "Malum, dünya ciddi sarsıntılar geçiriyor; politik, diplomatik ve ekonomik yönden sıcak savaşların birçoğu etrafımızda cereyan ediyor. Kuzeyimizdeki büyük savaş, güneyimizdeki iç savaşlar, İsrail tarafından gerçekleştirilen Gazze katliamı ve Lübnan’a yönelik saldırılar ile Körfez’deki gerilimler, 1973, 1979 ve 2022’deki krizlerin toplamından daha büyük bir enerji arz ve fiyat krizini beraberinde getiriyor. Birçok ülke petrol, doğal gaz ve gübre gibi konularda arz problemi yaşarken, hükümetimizin ve ilgili bakanlıklarımızın zamanında yaptığı stoklamalar sayesinde biz hiçbir arz krizi yaşamadık. Dünya piyasalarındaki enerji fiyatlarında görülen çılgın artışlar ve enflasyonist etkiler karşısında vatandaşlarımızın ve üretimimizin en az hasarla etkilenmesi için eşel mobil sistemiyle gayret ettik" şeklinde konuştu.



"Bütçemizin yüzde 60’ını ihracatçılarımıza yönelik desteklerde kullanıyoruz"


İzmir’in dış ticaretteki güçlü konumuna dikkat çekerek hükümetin şehre ve ihracatçılara sağladığı yatırım desteklerini belirten Bakan Bolat, "İzmir, 2025 yılı bilançosuna göre 22,5 milyar dolar ihracat ve 12,9 milyar dolar ithalat yaparak bize dış ticaret fazlası kazandıran güzide bir şehrimizdir. Ege Serbest Bölgesi, 3,25 milyar dolar ihracatla Türkiye’nin lideri konumundadır. Hükümetimiz, görevde olduğu 23 yıl boyunca İzmir’e tam 450 milyar liralık kamu yatırımı gerçekleştirdi. Ayrıca esnafımıza geçen yıl 12 milyar 250 milyon lira tutarında finansman desteği sağlarken, son 23 yılda İzmir’e toplam 53,5 milyar lira esnaf finansman kredisi sunduk. Ticaret Bakanlığı olarak bütçemizin yüzde 60’ını mal ve hizmet ihracatçılarımıza yönelik desteklerde kullanıyoruz ve geçen yıl 33 milyar lira olan bu rakamı inşallah bu yıl 45 milyar liraya çıkaracağız. Merkez Bankamız ve Hazine ve Maliye Bakanlığımızın destekleriyle geçen yıl ihracatçılarımız için yaklaşık 1 trilyon lira ihracat reeskont kredisi tahsis ederek 250 milyar lira faiz sübvansiyon desteği sağladık" dedi.



"Doğal taş rezervlerinin yaklaşık üçte birine sahibiz"


Marble İzmir Fuarı’nın sektörel gelişimdeki rolünü ve kent ekonomisine sağladığı devasa katkıyı vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Marble İzmir’in hikayesi 37 yıl önce başladı. 1989’da İzmir Enternasyonal Fuarı’nda atılan ilk adım, bugün dünyanın en büyük doğal taş oluşumlarından birine dönüştü. Geçtiğimiz yıl 128 ülkeden 60 bini aşkın ziyaretçi ile tamamlanan fuarımızda, bu yıl Türkiye’nin 41 ilinden ve 28 farklı ülkeden bine yakın katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan dev bir alanda yeniden buluşuyoruz. Dünyanın doğal taş rezervlerinin yaklaşık üçte birine ve 120’den fazla mermer türüne sahip olan ülkemizin bu potansiyelini doğru değerlendirmek ve markalaşmak zorundayız" diye konuştu.



"Ortak akılla ihracatı çok daha yukarıya taşıyabiliriz"


Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklere de değinen Başkan Tugay, "Fuarımızda bu yıl tasarım, sanat ve ticaretin aynı zeminde buluşacağı ’Dizayn Alanı’nın yanı sıra; heykel çalıştayı, tasarım yarışması ve Marble Talks gibi sektörü ileriye taşıyacağına inandığımız etkinlikler var. Marble İzmir’in kentimize katkısı çok önemli; konaklamadan ulaşıma, yeme içmeden lojistiğe kadar şehrin tamamında büyük bir hareketlilik oluşturarak İzmir’in ekonomisini büyütüyor ve uluslararası güvenilirliğini artırıyor. Bugün 2 milyar dolar seviyesinde olan doğal taş ihracatını, daha fazla iş birliği ve ortak akılla çok daha yukarıya taşıyabiliriz" ifadelerini kullandı.


"En kısa zamanda 10 milyar dolar seviyelerini göreceğiz"


Sektörün katma değerli ürünlerle ihracat hedeflerine ulaşacağını, yerli makine üretimindeki başarıyı ve çevre duyarlılığının kamuoyuna doğru aktarılmasının önemini vurgulayan İzmir Valisi Süleyman Elban, "Daha inovatif ve katma değerli ürün ihracatına yönelerek konteyner sayısını artırmadan en kısa zamanda 10 milyar dolar seviyelerini göreceğiz. Geçmişte tamamen dışa bağımlı olan sektörümüzün günümüzde neredeyse bütünüyle yerli makine kullanması ve yarım milyar dolara yakın makine ihracatı yapması gurur vericidir. Mermer ve doğal taş işleyenlerin doğaya düşman olmadığını, aksine faaliyetler sonrası alanların doğaya geri kazandırıldığını insanımıza çok daha iyi anlatmalıyız. Ayrıca, fuarımıza yüzde 70 seviyelerine ulaşan desteklerinden dolayı Sayın Bakanımıza şükranlarımı sunuyor, bu güzel organizasyonun sektörümüze ve İzmir’imize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.



"Anadolu’nun mirasını ve emeğini dünya vitrinine taşıyoruz"


Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknoloji Fuarı’nın doğaltaş sektörünün geleceğine yön veren çok önemli bir platform hâline dönüştüğünü vurgulayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, "Bugün burada sadece ticari bir organizasyon için değil, Anadolu’nun binlerce yıllık mirasını, emeğini ve teknolojisini dünya vitrinine taşımak için bir araya geldiniz. 170’ten fazla ülkeye gerçekleştirilen doğal taş ihracatı gelirimizin yaklaşık yüzde 65’ini işlenmiş doğal taşlar karşılamaktadır. Bu oranı global piyasada markalaşarak ve pazardaki yerimizi artırarak yükseltmeyi hedeflemekteyiz. Dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini buluşturan bu organizasyon, dünya piyasasında ilk üç içerisinde yer alan ülkemizin gücünü daha da pekiştirecektir. Sektörümüzün kalkınmasına ve ticaretin gelişmesine katkı sağlayan bu fuarın, katılımcılarımız için yeni iş birlikleri ve önemli fırsatlar oluşturacağına inanıyorum. Fuarın İzmir’e, ülkemize ve tüm katılımcılara hayırlı olmasını dileyerek organizasyonun başarılı geçmesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu.


Tüm Mermer, Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın açılışının sektöre, bölgeye ve ülkeye hayırlara vesile olmasını dilediğini kaydetti.



Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "İşlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik hacmi teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Pakistan ile akademik iş birliklerini güçlendiriyor Pakistan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Mian İmran Masood, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Dr. Zekiye Doğan ile de bir araya gelerek protokol imzaladı. Pakistan Maarif Vakfı tarafından düzenlenen Turkish Education Fair 2026 kapsamında gerçekleştirilen temaslar, Türkiye ile Pakistan arasındaki yükseköğretim iş birliklerine önemli bir ivme kazandırdı. Turkish Education Fair 2026 sonrasında, İstanbul’da Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen EURIE 2026 Fuarı süresince, eski Pakistan Milli Eğitim Bakanı, aynı zamanda Pakistan Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve University of South Asia Rektörü Mian İmran Masood Türk üniversiteleri ile görüşmelerde bulunurken YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile bir araya gelerek Türkiye-Pakistan üniversiteleri arasındaki mevcut ve potansiyel iş birliklerini değerlendirdi. İki üniversite arasında iş birliği protokolü imzalandı Bu temaslar çerçevesinde, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Dr. Zekiye Doğan ile de bir araya gelen Masood, iki üniversite arasında önemli bir iş birliği protokolüne imza attı. İmzalanan anlaşmanın ardından, Anadolu Üniversitesi ile University of South Asia arasında hayata geçirilebilecek akademik iş birlikleri detaylı şekilde ele alındı. Görüşmelerde; çift diploma programları, öğrenci ve öğretim elemanı değişimleri, ortak araştırma projeleri ve akademik yayınlar gibi başlıklarda kısa ve orta vadeli iş birliği fırsatları değerlendirildi. Yakın gelecekte geliştirilebilecek ortak projeler hakkında konuşuldu Toplantı kapsamında ayrıca Pakistan eğitim sistemi üzerine kapsamlı bir görüş alışverişi gerçekleştirildi. Mian Imran Masood ile Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’nin özellikle güçlü olduğu alanlardan biri olan özel eğitim başta olmak üzere, üniversitenin Pakistan’ın eğitim sistemine sağlayabileceği katkıları ele aldılar. Bu doğrultuda, yakın gelecekte geliştirilebilecek ortak projelere ilişkin fikirler paylaşıldı ve karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu. Gerçekleştirilen görüşme, iki ülke yükseköğretim kurumları arasında sürdürülebilir ve nitelikli iş birliklerinin geliştirilmesi açısından güçlü bir adım olarak değerlendirilirken, somut bir yol haritası ve belirlendi.
Niğde Niğde’de kadın dostu kentler için önemli buluşma Niğde’de kadınların toplumsal hayattaki yerini güçlendirmek, yerel düzeyde eşitlik politikalarını geliştirmek ve çözüm odaklı öneriler ortaya koymak amacıyla ’Yerel Eşitlik ve Kadın Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Gün boyu süren çalıştayda kadınların karşılaştığı sorunlar kapsamlı şekilde ele alınırken, çözüm önerileri üzerine değerlendirmeler yapıldı. Niğde Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü Eşitlik Birimi koordinasyonunda düzenlenen çalıştaya kamu kurumları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda davetli katıldı. Programa çevirim içi katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün, konuşmasında kadınların toplumdaki rolüne dikkat çekerek, "Kadın hem ailenin kalbi hem de toplumsal hayatın vazgeçilmez unsurudur. Bizler 2002 yılından bu yana kadının ekonomik ve sosyal güçlenmesi adına tarihi nitelikte adımlar attık. Kadınların hayatın her alanında ve her düzeyde temsilini artırmak, hak, fırsat ve imkânlardan eşit şekilde yararlanmasını sağlamak için iş, eğitim ve siyaset alanında reform niteliğinde düzenlemeleri hayata geçirdik" dedi. Yerel yönetimlerin bu süreçteki önemine de vurgu yapan Yenigün, "Yerel unsurların, belediyelerimizin ve valilerimizin kadınların güçlenmesi vizyonuyla bizlere destek olması son derece kıymetli. Bu çalışmaların çıktılarını siyasetten eğitime kadar birçok alanda görüyoruz. 2025 yılında kadının güçlenmesi konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ni yürürlüğe koyduk. Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu’nu ve il koordinasyon kurullarını oluşturduk. Tüm illerimizde vali başkanlığında hazırlanan eylem planlarıyla yerel dinamikleri dikkate alan bir yapı kurduk" ifadelerini kullandı. Kadınların toplumdaki konumunun güçlenmesinin şehirlerin gelişimine de doğrudan katkı sağladığını belirten Yenigün, "Kadınların istihdamda, yerel karar alma süreçlerinde ve sosyal hayatta daha güçlü yer aldığı şehirler daha hızlı toparlanır, daha kapsayıcı büyür ve krizlere karşı daha dayanıklı olur. Bugün bölgemizde yaşanan krizlerin etkilerini elbette görüyoruz ancak bu süreçlerden en çok etkilenen yine kadınlar ve çocuklar oluyor. Türkiye olarak kadınları korunması gereken kırılgan gruplar olarak değil, ülkeyi ileri taşıyan asli aktörler olarak görüyoruz" diye konuştu. "Kadın eliyle değişen bir şehir hikayesi" Belediye Başkanı Emrah Özdemir, konuşmasında kadınların elinin değdiği projelerin nasıl birer başarı hikayesine dönüştüğünü çarpıcı örneklerle paylaştı. Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan ve yönetimi tamamen kadınlara emanet edilen ekmek fabrikasının, ’gece kadınlar çalışamaz’ ön yargısını yıktığını belirten Özdemir, fabrikanın hemen yanına inşa edilen kreş sayesinde annelerin hem çocuklarından ayrılmadığını hem de çalışma özgürlüğü kazandığını vurguladı. Bu başarının dünya çapındaki yansımasına da değinen Başkan Özdemir çalışanlarının yüzde 99’u kadınlardan oluşan ve Türkiye’de ödül alan ilk kamu tesisi olma gururunu yaşayan Tabal Gastronomi Evi’nin, kadınların isteyince neleri başarabileceğinin en büyük kanıtı olduğunu ifade etti. Şehir içi ulaşımda da nezaket ve hoşgörüyü artırmak adına yeni devreye alınan ücretsiz elektrikli otobüsleri kadın şoförlere emanet edeceklerini duyuran Özdemir, 2019 yılında sıfır olan kadın kooperatifi sayısının bugün 14’e ulaştığını hatırlatarak, kadınlara alan açıldığında başarının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Konuşmaların ardından katılımcılar Niğde’de kadınların sosyal yaşamdan ulaşıma, istihdamdan güvenliğe kadar karşılaştıkları sorunları grup tartışmalarıyla ele aldı. Öğleden sonraki oturumda ise bu sorunlara yönelik geliştirilen somut çözüm önerileri raporlaştırıldı.
Ankara DEM Parti Genel Başkanı Oruç: "Yeni bir müzakere takvimi de belirlenemedi" DEM Parti Genel Başkanı Tulay Hatımoğulları Oruç, "Nükleer taahhütler, Hürmüz Boğazı ve Lübnan cephesi başlıklarında düğümler çözülmedi, yeni bir müzakere takvimi de belirlenemedi. Dış müdahaleye zemin hazırlayan iç baskıyı artırma hatasında ısrar etmek yalnızca daha büyük zararlar doğurur" dedi. Oruç partisinin grup toplantısında konuştu. Oruç, İran ABD ateşkes anlaşmasın vardığını ve İslamabad yapılan görüşmelerden bir sonuç çıkmadığını hatırlatarak, "Nükleer taahhütler, Hürmüz Boğazı ve Lübnan cephesi başlıklarında düğümler çözülmedi, yeni bir müzakere takvimi de belirlenemedi. Dış müdahaleye zemin hazırlayan iç baskıyı artırma hatasında ısrar etmek yalnızca daha büyük zararlar doğurur. Kürtler, Farslar, Beluçlar, Azeriler, Türkmenler, kadınlar, gençler ve siyasetçiler; özgürlük, demokrasi ve eşit yurttaşlık hakkı talep ettikleri için katledilmemeli, gözaltına alınmamalıdır. Hakkında idam kararı bulunan bütün muhalifler için bu kararlar kaldırılmalı, İran’daki siyasetçiler serbest bırakılmalıdır" dedi. Oruç, maden ihalelerine işaret etti. Oruç, 2023 başından 2025 yılı sonuna kadar 2 bin 405 ruhsat sahasının satışa çıkarıldığını belirterek, "Yalnızca Giresun’un yüz ölçümünün yüzde 85’ine maden ruhsatı verilmiş durumda. Bir ilin tam yüzde 85’i talana açılmış. 86 milyon insanımız şunu bilsin ki Türkiye’de artık neredeyse maden tehdidinden uzak tek bir karış toprak kalmamıştır. Giresun’dan Şırnak’a, Muğla’dan Varto ve Karlıova’ya kadar birçok yerde yurttaşların yaşam alanlarını savunuyor. Mehmet Türkmen işçi ölmesin diyor, tutuklanıyor. Esra Işık yaşam alanlarını savunuyor, tutuklanıyor. Başaran Aksu holding talanına yeter diyor, holding emrediyor, Başaran Aksu tutuklanıyor" ifadelerini kullandı. 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın eşitlik çağrısı olduğunu kaydederek, "1 Mayıs, dayanışma ve mücadele günüdür. 8 Mart’ın direnci ve Nevruz’un ruhuyla 1 Mayıs’ta zafere bir adım daha yaklaşacağız. Zafer için bir adım atmak üzere Eş Genel Başkanlar olarak bizler, MYK üyelerimiz, vekillerimiz ve tüm örgütlerimizle 1 Mayıs alanlarında olacağız. Bütün ezilenleri, kendi sözüyle, kendi rengiyle, kendi bareti ve flamasıyla yan yana durduğu Taksim 1 Mayıs’ında buluşmaya davet ediyoruz. Son olarak iktidarı Taksim sendromundan kurtulmaya çağırıyoruz. 1 Mayıs’ı işçilere ve ezilenlere açmak toplumsal barış için büyük bir adımdır. Taksim 1 Mayıs’a açılmalıdır" şeklinde konuştu.
Sakarya Pamukova’da yeni içme suyu kaynağı: 500 haneye kesintisiz su ulaşacak Pamukova’da başlatılan yeni kaynak çalışmasıyla 115 metre derinlikten çıkarılan içme suyu, bin 500 metrelik hat üzerinden iki mahalledeki 500 haneye ulaştırılacak. Saniyede 4 litre debiye sahip kaynakla yaz aylarında su ihtiyacına çözüm sağlanacak. Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), mevcut su kaynakları üzerindeki yükü azaltmak ve yaz aylarında artan su talebini karşılamak amacıyla yeraltı kaynaklarını sisteme dahil etmeye devam ediyor. Bu çerçevede Pamukova’da yürütülen çalışmalarda, saniyede 4 litre debiye sahip yeni içme suyu kaynağı tespit edildi. Yerin 115 metre altından elde edilen suyun abonelere ulaştırılması için ekipler, bin 500 metrelik yeni iletim hattı inşa ediyor. Bölgenin coğrafi şartlarına uygun olarak planlanan hat, çıkarılan suyu doğrudan Teşvikiye İçme Suyu Deposu’na aktaracak. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Teşvikiye ve Bayırakçaşehir mahallelerinde su arzı kesintisiz hale getirilecek. "Yeraltı kaynakları ihtiyaç doğrultusunda sisteme alınıyor" SASKİ tarafından projeye ilişkin yapılan açıklamada, yeraltı sularının doğru yönetilmesinin önemine değinilerek şu ifadelere yer verildi: "Şehrimizin su geleceğini planlarken alternatif kaynakların doğru politikalarla yönetilmesine hassasiyet gösteriyoruz. Suyun tükenebilir kaynak olduğunu unutmadan yeraltı kaynaklarını mahallelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda sisteme dahil ediyoruz. Kaynaklardaki içme suyunu iletecek altyapı ağını Teşvikiye ve Bayırakçaşehir mahallelerimize kazandırıyoruz."