ÇEVRE - 30 Nisan 2026 Perşembe 09:51

Urla’da sakız enginarının hasat mesaisi sürüyor

A
A
A
Urla’da sakız enginarının hasat mesaisi sürüyor

Türkiye’nin enginar ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan İzmir’in Urla ilçesinde, karaciğer dostu olarak bilinen sakız enginarında hasat mesaisi devam ediyor. Kendine has yumuşak dokusu ve yapraklarının da tüketilebilmesiyle diğer türlerden ayrılan şifa deposu tescilli lezzet, tarlalardaki yoğun el emeğinin ardından sofralardaki yerini almaya başladı.


İl genelinde ağırlıklı olarak Urla, Çeşme, Karaburun, Seferihisar ve Torbalı ilçelerindeki yaklaşık 8 bin dekarlık alanda yetiştirilerek yılda 11 bin ton civarında ürün elde edilirken, üretimin merkez üssü konumundaki Urla’da tek başına yılda yaklaşık 2 bin tonluk üretim gerçekleştiriliyor. Bölgenin ideal ikliminde yetişen ve coğrafi işaret alarak tescillenen sakız enginarı, sadece iri çanağı tüketilen sert ve kalın yapraklı bayrampaşa enginarının aksine, yumuşak dokusu ve yapraklarının da rahatlıkla yenilebilmesiyle öne çıkıyor. Ocak ve şubat aylarındaki verimli yağışların doğal bir gübre etkisi oluşturmasıyla bu yıl rekoltesi yüzde 20 oranında artan tescilli ürün, hasat edilmesinin ardından tarlada 30, pazarlarda ise ortalama 50 liradan satışa sunuluyor. Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan sakız enginarı, karaciğerin temizlenmesinde ve hücrelerin yenilenmesinde önemli bir rol üstleniyor. Sağlığa olan faydalarının yanı sıra benzersiz lezzetiyle de yoğun talep gören bu ürün; zeytinyağlı yemeği, dolması, salatası ve pilavıyla sofraları süslüyor. Tarladan sofraya uzanan zorlu yolculuğuyla Ege mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alan coğrafi işaretli bu şifa deposu lezzet, 1-3 Mayıs günleri arasında ilçede düzenlenecek olan Uluslararası Urla Enginar Festivali’nde ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.



Enginarın esas hasat zamanı başladı


Sakız enginarının Urla yarımadasına mahsus bir ürün olduğunu belirten Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, "Çok değerli, kaliteli ve aroması çok güzel olan bu ürün için üreticilerimiz ağustos ayından sonra hazırlıklara başlar. Tarlayı sular, uyandırır ve ardından kökleri seyreltirler. Kışın nasıl geçeceği bilinmediği ve bazı seneler soğuk vurarak ürün ziyan olduğu için risk alıp erken uyandıranlar, kasım ve aralık aylarında tek tük hasada başlar. Son zamanlarda kış mevsimi yumuşak geçtiği için üreticiler erken uyandırarak kazanç sağlıyor. Esas hasat zamanı ise mart, nisan ve mayıs aylarıdır, mayıs ayının sonunda da hasat biter. Biz festivalimizi her yıl nisan ayının son günü veya mayıs ayının ilk haftası yapıyoruz. Bu sene de mayıs ayının ilk haftasına aldık. Tarla olarak 800-900 dönümün üzerinde enginar üretimimiz var ve bunu da 130-140 üreticimiz yapıyor. Pandemiden sonra üreticilerimizin büyük bir kısmı enginarı kendisi soyup işleyerek internet üzerinden vakumlu şekilde satmaya başladı. Bu ürünler Türkiye’nin her tarafına, hatta Avrupa’nın bazı ülkelerine de gidiyor" dedi.



Dikim sonrası sulama büyük önem taşıyor


Enginar tarlasını ağustos ayında hazırlayarak eylül başında dikim yaptıklarını anlatan üretici Hakan Seymen ise, "Dikim sonrası sulama büyük önem taşıyor. Fazla su hastalığa yol açarken, az su bitkinin tutmasını engelliyor. Don veya dolu gibi olumsuz hava şartları yaşanmazsa kasım ve aralık aylarında ilk meyveleri yavaş yavaş kesmeye başlıyoruz. Ancak esas verimli dönemimiz olan mart, nisan ve mayıs aylarında çok yüksek bir rekolte elde ediyoruz. Bölge insanı özellikle sakız türünün dolmasını çok severken, İstanbul pazarı genellikle çanak enginarı tercih ediyor. Enginarın tazeyken 10-15 dakika kaynatılıp üzerine limon, zeytinyağı ve tuz eklenerek tüketilmesi de oldukça yaygın ve bu şekilde vitamin değerini hiç kaybetmiyor" diye konuştu.



Karaciğer hastalarının öncelikli tercihi


Enginarın karaciğer ve kanser hastaları için taşıdığı önemi doktorların da tavsiye ettiğini belirten üretici Serkan Karcı da, "Özellikle karaciğer ve bazı kanser hastalarının öncelikli tercihi olan Urla enginarını, vakumlu ambalajlar ve kavanozlar içerisinde Türkiye’nin her noktasına ulaştırıyoruz. Müşterilerimizin her yıl artan talebi ve ürünlerimize gösterilen yoğun ilgi bizleri üretim konusunda daha da motive ediyor. Sakız enginarı, bayrampaşa türüne nazaran daha küçük bir yapıya sahip olsa da dolma ve çeşitli yemeklerde çok daha verimli bir kullanım sunmaktadır. Sakız enginarının yaprakları yumuşaklığı sayesinde bütünüyle tüketilebilirken, Bayrampaşa enginarının dış yaprakları sert olduğu için tüketiciler genellikle sadece çanak kısmını çeşitli garnitürlerle hazırlayarak tüketmeyi tercih ediyorlar" ifadelerini kullandı.



Urla’da sakız enginarının hasat mesaisi sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Şanlıurfa kırsalında ulaşım güvenliği artıyor Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahalleleri birbirine bağlayan grup yollarında yol çizgi, trafik levha ve yönlendirme çalışmalarını tamamlayarak ulaşımda güvenlik ve konforu artırdı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın talimatları doğrultusunda kırsal ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Halfeti, Bozova, Birecik başta olmak üzere Viranşehir, Hilvan, Suruç, Eyyübiye ilçelerinde yol çizgi, trafik levha ve yönlendirme çalışmaları tamamlandı. Kırsal mahalleleri birbirine bağlayan grup yollarında yürütülen çalışmalar kapsamında, özellikle Halfeti, Bozova ve Birecik ilçeleri arasında ulaşımı sağlayan güzergâhta yol çizgi uygulamaları modern ekipmanlarla gerçekleştirildi. Yeni asfalt kaplama üzerine çekilen çift taraflı yol çizgileriyle sürüş güvenliği artırılırken, reflektif özellikli boyalar sayesinde gece görüşü de güçlendirildi. Halfeti ilçesine bağlı Karaotlak, Sütveren, Balaban, Argıl-Günece, Tavşaveren, Üç Ayak, Beyburç ve Mağarcık mahalleleri ile Bozova’nın Sığırcık Mahallesi arasında yer alan grup yolunda, viraj uyarı levhaları, sollama yasağı işaretleri ve yönlendirme tabelaları standartlara uygun şekilde yenilenerek sahada montajı tamamlandı. Yapılan uygulamalarla birlikte sürücülerin dikkat düzeyi artırılarak muhtemel kazaların önüne geçilmesi hedeflendi. Öte yandan Viranşehir ilçesine bağlı Büyüktopça Mahalle yolu ile Hilvan ilçesine bağlı Çamurlu, Karpuzlu ve Kaymaz mahalle yollarında trafik levha çalışmaları tamamlanarak hizmete sunuldu. Aynı şekilde Suruç, Birecik ve Eyyübiye ilçelerinde de trafik güvenliğini artırmaya yönelik çalışmalar planlı şekilde devam ediyor.
İzmir Şehit Polis Serkan Hızlı, İzmir’den dualarla uğurlandı İzmir’de meydana gelen trafik kazasında görev başındayken şehit düşen polis memuru Serkan Hızlı, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde düzenlenen törenin ardından memleketi Manisa’nın Akhisar ilçesine gözyaşları ve dualarla uğurlandı. İzmir’in Bornova ilçesinde meydana gelen trafik kazasında polis memuru Serkan Hızlı şehit olmuş, motosiklet sürücüsü Gökhan Vardar ile tır sürücüsü İsmail Çoban da hayatını kaybetti. Kazada Serkan Hızlı’nın meslektaşı Hakan Özdemir ile E.T., F.T. ve G.Y. isimli vatandaşlar yaralanmıştı. Şehit polis memuru Serkan Hızlı için bugün İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde resmi uğurlama töreni gerçekleştirildi. Protokol ve meslektaşları yalnız bırakmadı Törene; şehidin acılı annesi Hatice Hızlı, babası Enver Hızlı ve kardeşinin yanı sıra, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Çorumlu, İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanı Tümamiral Tayfun Paşaoğlu, İl Emniyet Müdürü Celal Sel, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Metin Düz ile çok sayıda emniyet mensubu katıldı. Dualarla Akhisar’a uğurlandı Saygı duruşunda bulunulması ve şehidin özgeçmişinin okunmasıyla başlayan törende duygu dolu anlar yaşandı. Bekar ve bir kardeş sahibi olduğu öğrenilen Serkan Hızlı’nın; 20 Haziran 2013 tarihinde Tekirdağ Emniyet Müdürlüğünde mesleğe başladığı, Şırnak Emniyet Müdürlüğündeki şark görevini tamamladıktan sonra 2 Eylül 2019 tarihinden bu yana İzmir’de görev yaptığı belirtildi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve İl Müftüsü tarafından kıldırılan duanın ardından tören sona erdi. Şehit polis memuru Serkan Hızlı’nın Türk bayrağına sarılı naaşı, meslektaşlarının omuzlarında cenaze aracına taşınarak son yolculuğuna uğurlanmak üzere memleketi Manisa’nın Akhisar ilçesine gönderildi. Öte yandan, kazada yaralanan polis memuru Hakan Özdemir ile diğer yaralı vatandaşların hastanedeki tedavilerinin sürdüğü ve olayla ilgili başlatılan soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
İstanbul "Hal merkezi muhtemel afet anlarında da lojistik merkezi olarak kritik bir rol oynayacak" İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan ve Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, yapımı devam eden Tuzla Meyve ve Sebze Hal Binası’nda incelemelerde bulundu. İnşaat alanında yürütülen çalışmaları yerinde değerlendiren Başkan Bingöl, proje hakkında açıklamalarda bulundu. "Hal merkezi muhtemel afet anlarında da lojistik merkezi olarak kritik bir rol oynayacak" Başkan Bingöl, "Yakın zamanda hizmete alacağımız yeni Tuzla Meyve ve Sebze Hal Binamızda devam eden inşa çalışmalarını İBB Başkan Vekilimiz Nuri Aslan ile birlikte yerinde inceledik. Hal merkezimiz muhtemel afet anlarında da lojistik merkezi olarak kritik bir rol oynayacak. Yeni yatırımlarımızla güçlü Tuzla için çok çalışmaya devam" ifadelerini kullandı. Hal projesi ve itfaiye istasyonu 1970 yılından bu yana Anadolu Yakası’nda hizmet veren Ataşehir Meyve Sebze Hali’nin Tuzla’ya taşınmasıyla hayata geçirilecek proje, 450 bin metrekarelik alan üzerine kuruluyor. Toplam 240 dükkânın yer alacağı hal kompleksinde bir itfaiye istasyonu da bulunacak. Şehir merkezinden uzak bir noktada konumlandırılan hal binasıyla kent içi ağır taşıt trafiğinin azaltılması hedefleniyor. Öte yandan proje kapsamında kurulacak itfaiye istasyonu, özellikle Şifa ve Mimar Sinan mahalleleri için önemli bir ihtiyacı karşılayacak. Müdahale süresi 3 dakikaya düşecek Mevcut durumda söz konusu mahallelere itfaiye ulaşım süresi 17 ila 20 dakika arasında değişirken bu sürenin yaklaşık 3 dakikaya düşecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 300 milyon lirayı aşan yatırımla hayata geçirilecek itfaiye istasyonunun, bölgeye hızlı müdahale imkânı sunması hedefleniyor.
Ankara Ankara Esenboğa’dan Budapeşte’ye direkt uçuşlar başladı Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Macaristan’ın başkenti Budapeşte’ye düzenlenen uçuşlar başladı. Wizz Air, iki başkent arasında haftanın üç günü karşılıklı direkt sefer gerçekleştirecek. TAV Havalimanları tarafından işletilen Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Wizz Air’in Budapeşte’den Ankara’ya düzenlediği ilk uçuş törenle karşılandı. Dün (29 Nisan) A321neo tipi uçakla gerçekleştirilen ilk seferle Ankara’ya gelen yolcular terminalde çiçeklerle karşılandı. Törene, Ankara Esenboğa Havalimanı Mülki İdare Amiri Cem Afşin Akbay, Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Esenboğa Havalimanı Başmüdürü Yücel Karadavut, TAV Ankara Genel Müdür Yardımcısı Alp Karayalçın ve davetliler katıldı. Ankara Esenboğa Havalimanı Genel Müdürü Nuray Demirer, "Wizz Air’in Ankara-Budapeşte hattını Ankara Esenboğa Havalimanı’nda ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu yeni direkt hattın, Ankara’nın uluslararası bağlantılarını güçlendirirken, Türkiye ile Macaristan arasındaki uzun yıllara dayanan turizm, ticaret ve kültürel ilişkilere daha da katkı sağlayacağına inanıyoruz. TAV Havalimanları olarak, havayolu iş ortaklarımızla birlikte yolcularımıza daha geniş bir uçuş ağı ve kesintisiz bir seyahat deneyimi sunmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Wizz Air Rota Planlama Yetkilisi Andrs Szab ise, "Bu yaz sezonuna şimdiye kadarki en kapsamlı uçuş ağımızla başlıyoruz ve eklediğimiz 15 yeni destinasyon arasında Ankara bizim için en önemli noktalardan biri. Ankara-Budapeşte hattının açılması, Wizz Air’in Türkiye’deki ağının gelişimi açısından önemli bir kilometre taşı. Bu hat, iki ülke arasında turizm, iş ilişkileri ve kültürel etkileşim açısından yeni fırsatlar oluşturacak" ifadelerini kullandı. Bu yeni hatla birlikte Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan yurt dışında 28 ülkede 42 şehir, yurt içinde ise 35 destinasyona direkt uçuş bulunuyor. 16 havayoluna hizmet veren havalimanı, 2025 yılında 13 milyon 987 bin 298 yolcuya hizmet verdi. 2026 yılının ilk üç ayında ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 13 büyüyerek 3 milyon 390 bin 245 yolcuya ulaştı. TAV Havalimanları hakkında Havalimanı finansmanı, geliştirme ve işletmeciliğinde küresel bir marka olan TAV Havalimanları, 2025’te 113 milyon yolcuya hizmet verdi. Şirket Türkiye, K. Makedonya, Gürcistan, Kazakistan, Tunus, Letonya, Suudi Arabistan ve Hırvatistan’da toplam 15 havalimanında faaliyet gösteriyor. TAV Havalimanları, iştirakleriyle gümrüksüz mağazacılık, yiyecek-içecek, yer hizmetleri, bilişim, özel güvenlik ve ticari işler olmak üzere havalimanı operasyonun her adımında entegre hizmet sunuyor. Şirket hisseleri Borsa İstanbul’da işlem görüyor ve BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alıyor. TAV Havalimanları 2050’de net sıfır emisyon hedefiyle hareket ediyor.
Mersin KHK ile ihraç olan şahsa belediye araç vermiş: Otomobil aile aracı gibi olmuş Mersin Yenişehir Belediyesine yönelik düzenlenen biri başkan yardımcısı 12 şüphelinin tutuklandığı operasyonda daha önce çalıştığı kurumdan KHK ile ihraç edilen bir şahsa şirketler aracılığıyla eğitmen olarak ödeme yapıldığı, ayrıca otomobil verildiği ortaya çıktı. Belediyenin şirketi üzerinden kirası ödenen otomobili şüphelinin kendisinin dışında eşinin de kullandığı ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şubesi ekipleri, 10 Nisan’da CHP’li Yenişehir Belediyesi’ne yönelik ihalede yolsuzluk, rüşvet ve irtikap suçlarından operasyon düzenledi. Operasyonda aralarından belediye başkan yardımcısı, şube müdürleri, belediye personeli ile şirket sahiplerinin de olduğu bir çok şüpheli yakalandı. Emniyette ifadesi alınıp adliyeye sevk edilen şüphelilerden 19’u mahkemeden adli kontrol şartı ile serbest kaldı. Aralarında başkan yardımcısı ve şube müdürleri ile şirket sahiplerinin de olduğu 12 şüpheli ise tutuklandı. Operasyon çerçevesinde şüphelilere ait 29 taşınmaz ile 13 araç hakkında el koyma kararı verildi. Rüşvetle işe girme, işe gelmeye maaştan sonra şahsa özel araç skandalı Daha önce işe gitmeden 23 ay süreyle maaş alanın da, rüşvetle işe alımların ortaya çıkarıldığı yolsuzluk operasyonunda yeni bilgilere de ulaşıldı. Alınan son bilgiye göre, İstanbul’da bir belediyede zabıta olarak görev yaparken başka bir belediyeye veri kontrol işletmeni olarak geçen A.U. (45) 2017 yılında KHK ile ihraç oldu. İhraç olduktan sonra "Eğitim ve Danışmanlık" şirketleri aracılığıyla CHP’li belediyelerle bağ kurduğu öğrenilen A.U.’ya ise Yenişehir Belediyesi üzerinden tanınan imkanlar ise dikkat çekti. Hem yazılım programları hem de düzenlenmiş gibi gösterilen eğitimlerden sözde çalıştığını iddia ettiği şirketlere milyonlar aktarılmasına aracılık ettiği ileri sürülen A.U.’ya bir de kullanması için hususi olarak otomobil kiralandığı ortaya çıktı. Belediyenin kiraladığı otomobil, aile aracı olmuş Öteyandan Yenişehir Belediyesi’ne bağlı şirket tarafından kiralanan otomobili A.U.’nun Mersin’in dışında şehirler arası işlerinde de kullandığı polisin çalışmasıyla belgelendi. Belediyeye ait otomobili, A.U’nın eşinin de kullandığı ortaya çıktı. A.U.. araçla ilgili savunmasında," Yenişehir Belediyesi Personel Limited Şirketi aracı kullanmam için bana teslim etti. İl dışlarında acil işim olduğunda bu aracı kullandım. Bu işlem için herhangi bir evrak düzenlenmemiştir. Ben bu aracı sadece ulaşımımı sağlamak amacıyla kullandım" dediği öğrenildi. Belediyeye ait aracı kullanırken yorgunluktan dolayı dinlendiği zamanlarda eşine verdiğini de ileri süren A.U. eşinin hiçbir zaman bu aracı kendisi yokken kullanmadığını ileri sürdü. Ancak kamera kayıtları A.U’nun bu ifadelerini yalanladı. Kameralara yansıyan görüntülerin bazılarında A.U.’nin eşinin otomobili kullandığı, hatta yanındaki koltukta ise kendisinin olmadığı, çocuğunun oturduğu yer aldı. Milyonlarca eğitim parası ödenmiş Öte yandan, yapılan incelemelerde şüpheli A.U.’nun bağlantılı olduğu 3 şirkete belediyeden eğitim hizmeti adı altında 11 milyon 128 bin TL para transferi gerçekleştiği raporlara yansıdı. Ayrıca şirketlerden birinin yöneticisi olan C.D. ile A.U. arasında 1 milyon 360 bin TL’lik hesap hareketi tespit edildi. Başkan yardımcısı, şube müdürleri ve şirket sahipleriyle sürekli irtibat kuran şüpheli A.U. hakkında, H.S.’yle birlikte hareket ederek C.D. ve yakınları adına bir den fazla firma kurduğu iddia ediliyor. İddialar arasında dönemin başkan yardımcılarından biri ve strateji müdürü aracılığıyla eğitim hizmetinin doğrudan alım ve ihalelerin şartname ve diğer bilgilerine elde ettikleri paravan olarak kurdukları firmalar adına doğrudan alım ve ihaleler alarak ihaleye fesat karıştırdıkları, her hangi bir eğitim hizmeti vermeden eğitim hizmeti verilmiş gibi gösterilerek edimin ifasına fesat karıştırdıkları da yer alıyor.
Van Van’daki köpek dehşetinde kan donduran detaylar Van’ın Saray ilçesindeki köpek dehşetinde yeğenini kaybeden ve oğlu yaralı kurtulan Veysi Özsoy, oğlunu yaralı olarak kurtardıktan yarım saat sonra 5 yaşındaki yeğeninin aynı saldırıda hayatını kaybettiğini öğrendiklerini söyledi. Saray ilçesi Kazım Paşa Mahallesi’nde dün öğle saatlerinde yaşanan ve tüm Türkiye’yi yasa boğan köpek saldırısının ardından sıcak gelişmeler yaşanıyor. Saldırıda hayatını kaybeden 5 yaşındaki Hamza Özsoy, sabah saatlerinde ilçe mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verilirken, Özsoy ailesi taziyeleri kabul etmeye başladı. Olay anında çocukları kurtarmak için köpeklerin arasına dalan Veysi Özsoy ise yaşadıkları kabusu anlattı. "13 köpek çocuğu araya almış parçalıyordu" Olay anında evde oturduğu sırada bağırışlar üzerine dışarı fırladığını belirten Veysi Özsoy, gördüğü manzara karşısında şoke olduğunu ifade etti. Özsoy, "Ben ölen çocuğun amcası, yaralının da babasıyım. Dün saat 14.00-14.30 sıralarında evde otururken bağırışma duydum. Dışarı fırladım, hanım ’çocuğu köpek yedi’ dedi. Yetiştim; 13’e yakın köpek çocuğu araya almış parçalıyorlar. Ben çocuğu kurtarırken iki yerimden yaralandım. Hem kolumdan hem kasığımdan köpekler bana da saldırdı" dedi. "Diğer çocuğun öldüğünden haberimiz yoktu" Kendi oğlunu köpeklerin elinden kurtarıp hastaneye yetiştirmeye çalışırken, yeğeni Hamza’nın da saldırıya uğradığından habersiz olduklarını dile getiren acılı amca, "Biz çocuğu yetiştirmeye çalışırken diğer çocuğun vefat ettiğinden haberimiz yok. Çocuğu önce dışarıdan alıp götürüyorlar, askeriyenin dibinde çocuğu boğuyorlar. Olaydan yarım saat sonra biz diğer çocuğun cenazesini bulduk" diye konuştu. "Köpekler boğazını kesmiş, parmaklarını yemişlerdi" İki çocuğun farklı noktalarda saldırıya uğradığını belirten Özsoy, dehşetin boyutlarını şu sözlerle aktardı: "Ayaz, yani yaralı olan çocuk; onu hemen benim kapının önünden aşağıya kadar sürüklemişler. Biz hastanedeyken bir bağrışma oldu, yanımızda komiserimiz de vardı. ’Kesin bizdedir’ dedim. Çocuk kayıp deyince bölgeye giderken baktım, babası çocuğun cenazesini almış geliyor. Köpekler boğazını komple kesmişlerdi, parmaklarını yemişlerdi." Saldırıda yaralanan 10 yaşındaki A.Ö.’nün hastanedeki tedavisi sürerken, olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturma devam ediyor.