EĞİTİM - 04 Aralık 2025 Perşembe 09:05

Yaşar Üniversitesi’nden uluslararası başarı

A
A
A
Yaşar Üniversitesi’nden uluslararası başarı

Yaşar Üniversitesi, uluslararası akademik iş birliklerine bir yenisini daha ekleyerek Avrupa Konseyi’nin prestijli akademik ağı OCEAN’a (Open Council of Europe Academic Networks) kabul edildi.


Yaşar Üniversitesi Akdeniz Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin yürüttüğü çalışmalar sonucu gerçekleşen üyelik, üniversiteyi İzmir’de bu ağa kabul edilen ilk yükseköğretim kurumu konumuna taşıdı. Demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanlarında akademik iş birliklerini güçlendirmeyi hedefleyen OCEAN ağına Türkiye’den kabul edilen üçüncü kurumsal üye olan Yaşar Üniversitesi, bu alandaki yetkinliğini uluslararası platformda tescilledi.


Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, OCEAN üyeliğinin üniversiteye sağlayacağı prestij ve katkılarla ilgili şunları söyledi: "Kurumsal üye olmamız sayesinde OCEAN bünyesindeki program tüm çalışanlarımıza ve öğrencilerimize açılmış oldu. Programın sunacağı kış ve yaz okulları ile çevrim içi sertifika programları çok avantajlı. Ağırlıklı olarak hukuk alanında nitelikli eğitimler yer alıyor. Hukuk Fakültesi öğrencilerimiz, bu eğitim programlarına katılıp sertifika alabilecekler. Uluslararası konferanslara ve projelere de dahil olabileceğiz. Böylece, ‘OCEAN’ uluslararasılaşma stratejimizin bir parçası olacak. Bizim hukuk sistemimiz gereği hukuk uygulamalarının odak noktası yerelde kalıyor. Ama bizim Hukuk Fakültemiz yüzde 30 İngilizce eğitim veriyor. Dolayısıyla uluslararası temasa da destek veriyor. Müfredatın içinde uluslararası hukuk eğitimini de veriyoruz. Ayrıca, enerji ve bilişim hukuku gibi özelleşmiş alanlarda da akademik çalışmalarımız ve yüksek lisans programlarımız var. OCEAN eğitim programları sayesinde, sertifika alan öğrencilerimizi bazı seçimli derslerden de muaf tutabileceğiz. Aslı ve Emre hocamızı, fakültemizi ve Akdeniz Uygulama ve Araştırma Merkezimizi kutluyorum."



Bilimsel başarı


Üyelik süreci, Yaşar Üniversitesi Akdeniz Uygulama ve Araştırma Merkezi Danışma Kurulu Üyesi ve Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Aslı Topukcu İduğ’un geçtiğimiz yıl gerçekleşen bireysel üyeliği ile başladı. Daha sonra Prof. Dr. Emre İşeri’nin yürütücülüğünde sürdürülen çalışmalarla tamamlandı. "2020 Çoklu Baro Düzenlemesi"nin (her ilde birden fazla baro açılmasına olanak tanıyan yasal uygulama) hukuk devleti üzerindeki etkilerini inceleyen "Sivil Toplum ve Hukukun Üstünlüğü: Türkiye’de Baroların Rolü" başlıklı bilimsel araştırma projesi (BAP) kurumsal başvurunun dayanağını oluşturdu. Projenin odak noktasının OCEAN’ın temel misyonu olan demokrasi ve insan hakları ile birebir örtüşmesi, merkezin araştırma kapasitesi ve Avrupa-Akdeniz Yüksek Araştırmalar Enstitüsü (IASEM) gibi kurumlarla süregelen iş birlikleri, Yaşar Üniversitesi’nin başvurusunun hızla onaylanmasını sağladı.



Avrupa standartlarında sertifika


Avrupa Konseyi’nin prestijli akademik OCEAN üyeliği, Yaşar Üniversitesi akademisyenlerine Avrupa Konseyi’nin geniş akademik ağına ve araştırma projelerine doğrudan erişim imkânı sağlıyor. Öğrenciler ise insan hakları, göç, toplumsal cinsiyet eşitliği, çevre-iklim adaleti ve dijital haklar gibi güncel konularda Avrupa Konseyi standartlarında hazırlanan HELP (Hukuk Profesyonelleri için İnsan Hakları Eğitimi) çevrim içi derslerine ücretsiz erişebilecek. Ayrıca sertifika da alabilecek. Yaşar Üniversitesi Akdeniz Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emre İşeri ise "İzmir’de ilk, Türkiye genelinde ise kurumsal düzeyde üçüncü üye olarak yer aldığımız OCEAN ağı, önemli kilometre taşıdır. Bu üyelik sayesinde akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz, Avrupa Konseyi’nin akademik havuzuna doğrudan erişim sağlayarak; insan hakları, iklim adaleti ve dijital haklar gibi küresel önceliklere sahip konularda yetkinliklerini artıracak. Özellikle öğrencilerimizin HELP sertifika programlarına erişimi, onlara kariyerlerinde büyük bir avantaj sağlayacak. Hâlihazırda yürüttüğümüz ’Sivil Toplum ve Hukukun Üstünlüğü’ projemizde de OCEAN üyeleriyle ortak çalışmalar ve mülakatlar planlıyoruz." diye konuştu.



Yaşar Üniversitesi’nden uluslararası başarı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara DMM: "İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir" ifadeleri kullanıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntülere ilişkin açıklama yapıldı. Merkezin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüntülerin eski olduğu belirtilerek, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir. Görüntülerin, zamanı ve yeri belirsiz eski çekimler olduğu; son yaşanan bölgesel gelişmeler sonrası yeniden kasıtlı olarak dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Türkiye sınır hattıyla bağlantısına dair herhangi bir somut veri bulunmamaktadır. Bu tür paylaşımlar sınır güvenliğini hedef alarak kamuoyunda olumsuz algı oluşturmayı amaçlamaktadır. Türkiye’nin hudut güvenliği 7 gün 24 saat esasına dayalı olarak çok katmanlı sistemlerle kesintisiz şekilde sağlanmaktadır. Asılsız iddialara itibar edilmemesi, yalnızca resmi makamların açıklamalarının dikkate alınması önemle rica olunur" açıklamasında bulunuldu.
Kilis AK Parti Kilis İl Başkanı Diyarbakırlı: "28 Şubat, topluma indirilmiş ağır bir darbedir" AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat’ın 29. yıl dönümünde yaptığı açıklamada darbeci zihniyeti kınayarak sürecin yalnızca siyasete değil topluma da ağır etkiler bıraktığını vurguladı. Kilis AK Parti İl Başkanlığı’nda 28 Şubat postmodern darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada konuşan AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat sürecini ve darbeci zihniyeti kınayarak topluma da ağır etkiler bıraktığını ifade etti. 28 Şubat’ın diğer darbelerden farklı olmadığını ifade eden Diyarbakırlı, "Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz" dedi. ‘’Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş’’ Sürecin nesiller boyu sürecek şekilde planlandığını savunan Diyarbakırlı, "Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef alan bir pusuydu. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş, seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş, başta başörtülü kadınlar olmak üzere mütedeyyin kesimlere yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır" ifadelerini kullandı. ‘’Vesayet odaklarını teker teker çökerttik’’ AK Parti olarak tüm darbe ve vesayet girişimlerinin karşısında olduklarını vurgulayan Diyarbakırlı, "İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi yeniden inşa ederek ülkemizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk" dedi. Son dönemde başörtüsü ve yerel kıyafetlere yönelik tavırlara da değinen Diyarbakırlı, 28 Şubat zihniyetinin tamamen ortadan kalkmadığını savunarak, "Demokrasi bilincinin, sivil iradenin ve sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır" şeklinde konuştu. Diyarbakırlı, "Bu zihniyetle mücadele bizim için bir demokrasi ve hak mücadelesidir. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde darbeci zihniyet karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutacağız" diye konuştu.
Bursa Büyükşehir’den ücretsiz müzik eğitimi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin keman ve çello eğitimi için düzenlediği yetenek sınavına katılan öğrenciler, özgüvenleriyle eğitmenlerin takdirini topladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü, Yıldırım ilçesinde öğrenim gören ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin kültürel ve sanatsal gelişimlerini desteklemek amacıyla yetenek sınavı düzenledi. Vakıf Bera Tesislerindeki sınava katılan ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin, müzik kulağı ve ritim duygusu kriterleri değerlendirildi. Performansları ve kendilerine duydukları özgüvenle büyük takdir toplayan öğrenciler, müziğe olan tutkularını gözler önüne serdi. Sınavın sonunda ücretsiz eğitim almaya hak kazanacak olan öğrenciler, belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra Bursa Çocuk Senfoni Orkestrası bünyesinde prova yapma ve sahne alma imkânı bulacak. Genç yetenekler böylece orkestrayla birlikte çalışma deneyimi yaşayacak, izleyici karşısında performans sergileyerek sahne heyecanını tadacak. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilecek eğitimlerde, çocuklar hem temel müzik bilgisi edinme hem de enstrüman çalma becerisi kazanabilecek. Yetenek sınavına katılan çocuklar, büyük bir heyecan duyduklarını belirterek bu imkanı kendilerine sunan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.
Van Kapıköy Gümrük Kapısı’nda sessizlik Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’nda geçişler normal seyrinde devam ediyor. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede tansiyon yükselirken, gözler Türkiye-İran sınırına çevrildi. Muhtemel bir hareketlilik ihtimali nedeniyle Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’ndaki durum merak konusu oldu. Sınır kapısında yapılan gözlemlerde ise herhangi bir yoğunluk yaşanmadığı görüldü. Giriş ve çıkışlarda sakinlik hakim olurken, araç ve yolcu trafiğinin olağan seyrinde devam ettiği belirtildi. Kapıdan hem Türkiye’ye girişlerin hem de İran’a çıkışların rutin şekilde sürdüğü görüldü. Ziyaretçiler programlarını yarıda bıraktı İran’da bir organizasyon için bulunan Fikret Hakan Öngür, yaşanan olaylar nedeniyle planlarını tamamlayamadan Türkiye’ye dönmek zorunda kaldıklarını belirtti. Öngür, konakladıkları otelin yakınında şiddetli bir patlamaya tanıklık ettiklerini ve bölgedeki durumun endişe verici olduğunu ifade etti. Tahran, İsfahan ve Tebriz’e yönelik saldırıların gerçekleştiğini dile getiren İran vatandaşı Nasır Selim ise saldırıların hedefi ve nedenleri hakkında net bir bilgiye ulaşılamadığını belirtti. Selim, bölgedeki ekonomik şartların birçok vatandaşın güvenli bölgelere geçişini zorlaştırdığını söyledi. "Korkumuz yok, ülkemizden ayrılmıyoruz" Tebriz şehrinde yaşayan Mehin Karahan, bölgedeki gerilime rağmen ülkelerini terk etmediklerini ve durumun zorluğuna rağmen dayanışma içinde olduklarını ifade etti. Karahan, çatışma atmosferine rağmen kimseden korkuları olmadığını ve gerekirse kendilerinin de ülkeleri için savaşacağını dile getirdi.