GÜNDEM - 01 Nisan 2026 Çarşamba 10:09

Yeni dijital platform sayesinde yeme içme komisyonu tarih oluyor

A
A
A
Yeni dijital platform sayesinde yeme içme komisyonu tarih oluyor

İzmir’den çıkan yerli dijital girişim "Yakalamaç", yeme-içme sektöründe uzun süredir tartışılan yüksek komisyon sorununa güçlü bir alternatif sunmaya hazırlanıyor. Restoran ve kafeleri tüketicilerle doğrudan buluşturan platform, sıfır komisyon modeliyle sektörde adeta yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Sektörde dengeleri değiştirmeyi hedefleyen girişim için İzmir Alsancak’ta özel bir lansman etkinliği gerçekleştirildi. Çok sayıda seçkin davetlinin katıldığı gecede, kurucu ortak Levent Çeker ve yönetim kurulu üyeleri de hazır bulundu. Etkinlik boyunca Yakalamaç’ın sunduğu avantajlar ve yenilikçi yaklaşımı katılımcılarla paylaşıldı.

Yeni dijital platform sayesinde yeme içme komisyonu tarih oluyor

Yeme-içme sektörüne sıfır komisyon fırsatı

Yakalamaç, özellikle son yıllarda artan komisyon oranları nedeniyle zorlanan yeme-içme sektörüne önemli bir katkı sunmayı hedefliyor. Kârlılıkta ciddi kayıplar yaşayan işletmelere soluk aldıracak olan Yakalamaç, soruna "sıfır komisyon" yaklaşımıyla çözüm getiriyor. Platformun uyguladığı model, işletmelerin kazancını korurken diğer yandan tüketicilere de uygun fiyatlı seçenekler sağlamış oluyor. Yüksek komisyon oranları nedeniyle işletmelere yalnızca bir satış kanalı değil, aynı zamanda dijital bir destek platformu sunan Yakalamaç, bu yönüyle girişim, "kâr ortağı" yerine "çözüm ortağı" olma iddiasını öne çıkarıyor. Yakalamaç, işletmelere hem mobil uygulama hem de her işletmeye özel oluşturulan web sayfaları üzerinden sipariş ve rezervasyon alma imkânı veriyor. Vatandaşlar, işlemlerini diledikleri gibi uygulama ya da web sitesi üzerinden kolayca gerçekleştirebiliyor. Platformun sunduğu avantajlar bununla da sınırlı kalmıyor. İşletmeler, ürünlerini gerçek fotoğraf ve videolarla tanıtabilirken, şeffaf kullanıcı yorumları sayesinde tüketici güvenini artırabiliyor. Böylece hem görünürlük hem de müşteri sadakati açısından önemli bir kazanım elde ediliyor.

Yeni dijital platform sayesinde yeme içme komisyonu tarih oluyor

Gıda israfına karşı teknoloji

Yakalamaç’ın dikkat çeken bir diğer özelliği ise gıda israfını azaltmaya yönelik yaklaşımı. Gün sonunda elde kalan ürünlerin uygun fiyatlarla kullanıcılarla buluşturulmasını sağlayan sistem, hem işletmelerin zararını azaltıyor hem de daha sürdürülebilir bir tüketim modeline katkı sunuyor.

Yeni dijital platform sayesinde yeme içme komisyonu tarih oluyor

Yerelden yükselen güçlü model

Özellikle yerel işletmelerin dijital dünyada daha görünür olmasını hedefleyen platform, yeme-içme sektörü ile tüketiciler arasında doğrudan bağ kuruyor. Bu yapının, şehirlerin gastronomi kültürünün korunmasına da katkı sağlaması bekleniyor. Sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla da öne çıkan Yakalamaç, tek kullanımlık ambalajların azaltılması ve çevre dostu çözümlerin yaygınlaştırılması gibi hedefleri de gündemine alıyor. Yerli sermaye ile geliştirilen ve sunduğu çok yönlü avantajlarla dikkat çeken Yakalamaç’ın, yeme-içme sektöründe dengeleri değiştirerek "komisyonsuz" yeni bir dönemi başlatması bekleniyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Büyükgöz: "15 yıl önce Gebze’de hava kirliliği sorunu vardı ama bugün artık o sorun yok" Türkiye’nin ev sahipliğinde 80 bin katılımcıyla Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde Gebze’de sürdürülebilirlik konferansı gerçekleştirildi. Programda konuşan Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, "15 yıl önce Gebze’de hava kirliliği sorunu vardı ama bugün artık o sorun yok. Biz dijital denetim sistemleriyle sanayinin dönüşümünü sağladık, kompost gübre üretim tesisleriyle atıkları geri dönüştürüyoruz, örtü altı tarım modeliyle gıda güvenliğini güçlendiriyoruz" dedi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlığında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesi, Gebze’de iklim politikalarının ele alındığı "COP31’e Doğru Gebze Konferansı" düzenlendi. Konferansın açılış oturumunda konuşan Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, iklim değişikliğiyle mücadelede bilimsel yaklaşımın önemine dikkati çekerek, bu alandaki küresel işbirliklerinin artırılması gerektiğini vurguladı. "Sürdürülebilir üretim artık bir zorunluluk" Açılışın ardından gerçekleştirilen "Üretimde Sürdürülebilirlik" başlıklı panelde konuşan Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, sanayi ve çevre dengesi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Gebze’nin sanayi gücüyle birlikte çevresel sorumluluklarını da yerine getirmesi gerektiğine işaret eden Büyükgöz, sürdürülebilir üretimin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade etti. Başkan Büyükgöz, ilçede çevre kirliliğine karşı alınan önlemleri anlatarak, şunları kaydetti: "15 yıl önce Gebze’de hava kirliliği sorunu vardı ama bugün artık o sorun yok. Biz dijital denetim sistemleriyle sanayinin dönüşümünü sağladık, kompost gübre üretim tesisleriyle atıkları geri dönüştürüyoruz, örtü altı tarım modeliyle gıda güvenliğini güçlendiriyoruz. Sürdürülebilirlik kelimesinin arkasına iki kelime ekleyelim: Kim için ve nasıl üreteceğiz? Cevabı insansa, insanın havaya, suya, kaliteli toprağa sahip olma ihtiyacı var. Bunu insan için üreteceğiz." Konferans, COP31 sürecine katkı sunacak fikir alışverişleri ve değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Sivas Yapay zeka işletmelerde riskleri azaltıyor Doç. Dr. Sefer Darıcı, ilerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin yapay zeka entegrasyonunu tamamlamasının beklendiğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için yapay zeka entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda olduğunu belirterek, yapay zekanın işletmelerde riskleri azalttığını, zamanla büyük küçük tüm işletmelerin bu entegrasyon sürecini tamamlamak zorunda olduklarını söyledi. Doç. Dr. Sefer Darıcı yaptığı açıklamada, "Dijital entegrasyon bugün Türkiye’nin geleceği olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte işletmeler önemli mesafeler kat etti ve ciddi gelişmeler yaşanıyor. Birçok firma iş işlemlerini, üretim süreçlerini ve karar mekanizmalarını yapay zekaya entegre ederek verimlilik sağlıyor. Her işletmenin yapay zekaya entegrasyon sürecinde baştan itibaren izlemesi gereken bir strateji bulunuyor. Bu kapsamda hangi adımların yapay zekaya devredileceği, hangi süreçlerin hibrit şekilde yürütüleceği belirleniyor. Yapay zeka entegrasyonu özellikle işletmeler için kritik bir konu olarak öne çıkıyor. Yapay zekanın üretim, insan kaynakları ya da karar destek süreçlerinden hangisinde kullanılacağı işletme içinde detaylı analiz gerektiriyor. Bu açıdan bakıldığında doğru bir entegrasyon ile işletmeler mevcut verimliliklerini önemli ölçüde artırabiliyor. Ancak burada en önemli nokta, sürecin sağlam bir analiz ve strateji ile yürütülmesi. Çünkü her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda" dedi. "İşlemelerde riskleri azaltıyor" Doç. Dr. Sefer Darıcı, tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımının arttığını, artışla birlikte işletmelerde risklerinde azıldığını ifade edip, "Dünya genelinde yapay zeka teknolojisinin kaçınılmaz bir dönüşüm olduğu görülüyor. Özellikle ABD’de bu alanda geniş kapsamlı uygulamalar dikkat çekiyor ve birçok işletme süreçlerini yapay zekaya devretmiş durumda. Bu dönüşüm yalnızca belirli sektörlerle sınırlı kalmıyor; eğitimden üretime kadar birçok alanda yapay zeka kullanılabiliyor. Bazı süreçler insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı hibrit modellerle yürütülürken, özellikle tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımı giderek artıyor. Bunun sonucunda verimlilik artışı sağlanırken hata oranlarında da ciddi düşüşler yaşanıyor. Aynı zamanda işletmelerin risklerini azaltmaları da önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor" dedi. "Yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz" Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğunun altını çizerek, "Türkiye’de de birçok işletme bu dönüşümün farkına varmış durumda ve yapay zeka entegrasyonu sürecini başlatıyor. İşletmenin küçük, orta ya da büyük ölçekli olması fark etmeksizin, hangi alanlarda yapay zekanın fayda sağlayacağının analiz edilmesi ve buna uygun adımların atılması gerekiyor. Önümüzdeki süreçte bu dönüşümün çok daha yaygın hale geleceği öngörülüyor. Bununla birlikte bazı iş kollarında olumsuz etkiler ve istihdam kayıpları yaşanabileceği de ifade ediliyor. Ancak genel çerçevede bakıldığında yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğu ve işletmeler için önemli bir adım olduğu belirtiliyor" "Büyük küçük tüm işletmeler kullanacak" Doç. Dr. Sefer Darıcı, zamanla büyük küçük tüm işlemelerin yapay zeka entegrasyonunu tamamlayacaklarına vurgu yaparak şunları söyledi. "Geçmişte dijital teknolojiler ve e ticaret alanında yaşanan dönüşüme benzer şekilde, bugün de yapay zeka alanında yeni bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Bu nedenle işletmelerin hangi alanlarda yapay zeka kullanmaları gerektiğini belirlemeleri ve bu doğrultuda planlı adımlar atmaları önem taşıyor. İlerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin bu sürece dahil olması ve yapay zeka entegrasyonunu tamamlaması bekleniyor"