- 02 Haziran 2021 Çarşamba 10:11

12 yaşındaki Gülnaz evden kaçtı, ailesi gözyaşına boğuldu

A
A
A
12 yaşındaki Gülnaz evden kaçtı, ailesi gözyaşına boğuldu

Kahramanmaraş’ta 12 yaşındaki Gülnaz Şan önceki gün evden kaçtı.

Kahramanmaraş’ta 12 yaşındaki Gülnaz Şan önceki gün evden kaçtı. Gülnaz’ın ailesi "Ne olur evine dön" diyerek gözyaşı dökerken, kız çocuğunun bulunması ve dönmesi için evin içinde ise yarım saat arayla ezan okunuyor.


Merkez Onikişubat ilçesi Mağralı Mahallesi’nde Emrullah ve Atiye Şan çiftinin 12 yaşındaki kızı Gülnaz, önceki gün eşyalarını topladı. Sabahın erken saatlerinde annesi ve babası ile konuştuktan bir süre sonra evden ayrılan kız çocuğundan haber alamayan ailesi, kızlarının bir an önce geri dönmesini istedi. Kızını derslerini yapmadığı için kızdığını hatta dövdüğünü söyleyen baba Emrullah Şan, özür diledi. Kızının sağ salim bir şekilde bulunmasını isteyen baba Şan, “Kızım sabahleyin erkenden kalkmış çantasına elbiselerini koyup hazırlamış. Annesi de bunu görmüş, ‘sen ne yapıyorsun’ diye kızmış iki tane de vurmuş. Daha sonra üst kata çıkmış ve annesi çağırmış gideceğini anladığı için iç kapıyı kilitlemiş. Oğlum lavaboya gitmek isteyince annesi kapıyı açınca kızım da çıkmış annesi nereye gittiğini sormuş kızım da tuvalete gittiğini söylemiş. Daha sonra tuvalete gitme bahanesiyle gitmiş. Ben haberi aldıktan sonra telefonla aradım ve telefonu hep meşgule düştü. Dün bu mahallede sinyal alınmış. Gören duyan olursa bize bildirmelerini istiyorum. Kızımın sağ ve salim bir şekilde gelmesini istiyorum. Kızımı gözümden kıskanırdım. Büyümüştü, ‘kızım kapıdan dışarı çıkma’ derdim o da, ‘tamam baba’ deyip kapının önünde otururdu gitmezdi bir yere. Yeri geldi kızdık, canlı derslere girmiyor diye kızdım, yeri geldi iki tokat vurdum derslerine çalışmadığı için. Çok çok özür dilerim kızım ne olur çık da gel neredeysen” dedi.


Kızıyla farklı zamanlarda tartıştığını evden kaçtığı gün ise fırçayla vurduğunu söyleyen anne Atiye Şan da, kızının kendisini sevmediğini söyleyerek evden gittiğini söyledi. Kızının cep telefonu ile çokça vakit geçirdiğini ifade eden anne, “Gece telefonla konuşurdu zaten elinden telefon düşmezdi. Telefon başına iş getirdi yavrumun. Telefon bağımlısıydı sanki yavrum. Vermezdi telefonu bize. Bir gün başımıza bir iş getirirsin derdim. Sabah olunca kalktım ve çamaşırlarını hazırlamış. İçime doğdu kaçacağı. Kızıma sordum ne yaptığını çantaya, çamaşırlarını kendisinin bırakmadığını söyledi. O an yalan söylediğini anladım. Bildi benim kızacağımı üst kata babaannesinin evine çıktı. Anlatacağın bir durum varsa gel bana anlat dedim ama anlatmadı. ‘Seni de sevmiyorum artık’ dedi bana. Melül melül bana baktı. Sonra elindeki telefonla geldi ben de elimde fırça vardı iki tane vurdum. Yavrum neredeysen çık gel, başına kötü şeyler getirme, kurban olduğum kızım daha 12 yaşında hayata tozpembe bakıyor” dedi.



Babaanne ve anneannenin gözleri de yaşlı


Torunu evdeyken telefonla konuştuğu kişiyle zamanı geldiğinde kendisi ile tanıştıracağını ve eve davet edeceğini söylediğini anlatan babaanne Ayşe Şan, “Kızım ben seni çok seviyorum, ben hasta oldum çık da gel. Dayanamıyorum artık. Hepimizi yıktın. Sülale, devlet ayakta. Kimselerin yanında durma çocuğum. Ben seninle konuşmuştum, neden benim sözümü tutmadım. Sen büyüyünce konuştuğun arkadaşını evimize davet ederim demiştim. Çok küçüksün çocuğum dedim” dedi.


Anneanne Gülnaz Bozlakoğlu ise, “Gülnaz gel kızım neredeysen gel. Sana kimse bir şey diyemez ben varım kızım, sana kimse bir şey diyemez kızım. Rüyamda gördüm baktım ki yanımda duruyor bir anda kayboldu” dedi.


Gülnaz’ın kardeşleri Malikejder ve Beytullah ise ablalarının eve dönmesini ağlayarak istedi.


Gülnaz’ın bulunması ve eve gelmesi için evin içinde ise yarım saat arayla ezan okunuyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Anne kedinin ölen yavrusunun yaşaması için verdiği çaba duygulandırdı Sivas’ta anne kedinin ölen yavrusu için verdiği mücadele cep telefonu kamerasına yansıdı. Kedinin şefkati ve yaşadığı üzüntü yürekleri burktu. Sivas’ta kedilere olan sevgisi ve yardımseverliği ile tanınan Uğur Zontul, yaşadığı ilginç bir olayı kayıt altına aldı. Yavruyken beslediği ve büyüyerek anne olan kedinin yavrusu ağzında yanına geldiğini gören Zontul, yavru kediyi avucuna aldı. Yeni doğan ve hayatını kaybeden yavruyu hayata döndürmeye çalışan Zontul, tüm çabalarına rağmen başarılı olamadı. Yavru kediyi tekrar annesinin yanına bırakan Zontul, anne şefkatini kayıt altına aldı. Cep telefonu kamerasına yansıyan görüntüler, izleyenleri duygulandırdı. Anne kedinin, ölen yavrusunu ağzında, yavruyken kendisini besleyen Zortul’a getirmesi ile düşündürdü. "İnsanlar bebeğini çöpe atarken o anne kedi, yavrusu için saatlerce uğraştı" Uğur Zontul insanların anne kedinin şefkatini örnek almaları gerektiğini vurgulayarak, "Olayın yaşandığı gün mahallede her zaman olduğu gibi kedilere yemek veriyordum. Benim büyüttüğüm anne kedi ölen yavrusunu alıp yanıma geldi. Yavruyu önce kucağıma aldım ısınması için masaj yaptım, nefes verdim, dirilmedi. Daha sonra ölen yavruyu yanımda bulunan koltuğun üzerine bıraktım. Anne kedi, yavrusunun başına geçerek yalamaya, koklamaya başladı. O an annenin yavrusuna olan şefkati beni çok duygulandırdı, o şekilde görünce ben de ağladım. Videoda da olduğu gibi annenin o halini görünce konuşamadım tüylerim diken diken oldu, olayın etkisinden hala çıkamadım. Anne kedinin o halde yavrusuna olan çabası bana insanlığı, bir annenin merhametini öğretti. İnsanlar bebeğini çöpe atarken o anne kedi yavrusunun dirilmesi için saatlerce uğraştı. Yavrusu koltuğun üzerindeyken öptü, yaladı, nefes alsın diye yanına yatıp memesini ağzına vermeye çalıştı. Dünyada o an en çok istediğim şey o yavrunun tekrar dirilmesiydi. Annenin yavrusuna olan şefkatini görünce bir iki saat daha bekledim daha sonra yavruyu belirlediğim bir yere götürerek gömdüm. Annenin psikolojisi hala bozuk, yemek yemiyor. Eskiden beslemeye gittiğimde bir kutu ciğeri tek başına yerdi ama şimdi çok az yemek yiyor. Normalde kaldıkları ahşap bir ev vardı yavrusu öldükten sonra artık dışarıda kalmaya başladı. Aslında insanların bu görüntülere basit bir durum gibi bakmaması gerekiyor. Çok büyük bir merhamet örneği. İnsanlar bu hayvanın yaptığını yapamıyor yaşayan çocuğunu sokağa atan insanlar var, hakkını kumarda yiyenler var. O hayvan bize insanlığı öğretiyor" dedi. "Anne kedinin merhametinden herkes örnek almalı" Uğur Zontul’a kendi aralarında ’kedilerin babası’ diye hitap ettiklerini söyleyen esnaf İbrahim Kozan, "Uğur abi çarşımızın güzel esnaflarından birisidir. Her sabah ilk yaptığı işi oturduğu evden buraya gelene kadar yolda karşılaşmış olduğu bütün kedi, köpekleri beslemek artık onun görevi haline geldi. Gelirinin nerdeyse tamamını sokakta yaşayan sahipsiz hayvanlara ayırıyor. Çarşı esnafımız kendisini ’kedilerin babası’ olarak tanımlar. Günümüzde insanların birbirine merhamet etmeyi unuttuğu bir dönemde kedi ve köpeklere gösterdiği merhameti insanlara daha fazla gösteren bir abimiz. Videoyu ben de izledim çok üzücü, hüzünlü bir durumdu anne şefkatini o videoda gördüm ben de. Herkesin o şekilde merhamete sahip olmasını, görüntülerden örnek almasını istiyorum. Uğur abi gibi insanların artmasını, çoğalmasını diliyorum" dedi.
Van İnci kefalinin göç yolculuğunu görmeye gelenler eli boş ayrıldı Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan ve her yıl üremek için mayıs ile temmuz ayları arasında tatlı su ağızlarına göç eden inci kefalinin (Van balığı) yolculuğu su debisinin yüksek ve havanın soğuk olmasından dolayı başlamayınca balıkları izlemeye gelenler eli boş döndü. Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayan inci kefalinin, her yıl olduğu gibi bu yıl da tatlı su ağızlarına doğru başladı. Suyun akışının tersine doğru yüzdüğü ve önüne çıkan engeli uçarak aştığı için ’uçan balık’ olarak da adlandırılan inci kefali, üremek için başlattığı yolculuğunu Van Gölü’ne akan tüm tatlı sularda gerçekleştiriyor. Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularında yumurtlayamayan inci kefalleri, akarsu sıcaklığı 13 santigrat dereceye ulaştığında tatlı su kaynaklarına doğru göç etmeye başlıyor. Göç yolunda suyun akışına ters yüzen balıklar, şelaleler ve bentlerle karşılaşıyor. Bu engelleri aşmak için suyun yüzeyine doğru metrelerce zıplayıp tatlı su yataklarına ulaşan balıklar yumurtalarını bıraktıktan sonra hayatta kalan yetişkin balıklar tekrar Van Gölü’ne geri dönüyor. Her yıl olduğu gibi bu yılda gerek yurt içinden gerek yurt dışından bu göç yolculuğunu izlemeye uçan balıkları görmeye gelen binlerce turist oluyor. Bu yıl hava şartlarından ve su sıcaklığından dolayı, balıkların göçü geciktiği için bu göçü izlemeye gelenler uçan balıkları göremediler sadece hatıra fotoğrafı çekip hüzünlü bir şekilde dönmek zorunda kaldılar. Göç yolculuğunu izlemeye gelen bazı vatandaşlar ise göç yolculuğu başlamadan bilgi veren sosyal medya kullanıcılarına ve yanlış haber yapanlara tepki gösterdiler. Balıkesir’den gelen Mahir Çağlayan, "Balıkesir’in Bandırma ilçesinden geliyoruz. Balık bendini, uçan balıkları görmeye geldik. Yalnız mevsim durumundan dolayı bu sene havaların soğuk geçmesinden ötürü uçan balıkların gelmesi zaman alacak gibi gözüküyor. İnşallah bir dahaki sefere buraya geldiğimizde bu balıkları da göreceğiz. Coğrafyamız çok zengin bir coğrafya, kültürel zenginlikleri olan bir coğrafya, herkesi burayı görmeyi tavsiye ediyorum, teşekkür ederim" dedi. Akdeniz bölgesinden gelen Önder ise "Akdeniz bölgesinden geldik, sıcak yerlerden soğuk yerlere seyahat ettik. Oğlumla birlikte motorla geliyoruz. Balık bendini uçan balıkları görmeye gelmiştik. Bu mevsimlerde olacağını söylemişlerdi. Lakin havaların soğuk olmasından kaynaklı balıkların şu an göç yolculuğunu göremedik. Bu sene nasip olmadı. İnşallah seneye yine gelir, inşallah yine görürüz" dedi.
Şanlıurfa Jandarma sınırda çocuklarla birlikte uçurtma uçurdu Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde düzenlenen uçurtma şenliğinde çocuklar jandarma ekipleriyle birlikte gökyüzünü uçurtmalarla rengarenk donattı. Suriye sınırında yer alan Ceylanpınar ilçesindeki Kepez tepesinde uçurtma şenliği düzenlendi. Tepede bir araya gelen aileler gökyüzünü uçurtmalarla donattı. Ailelere eşlik eden jandarma ekipleri de çocuklarla birlikte uçurtma uçurarak heyecanlarına ortak oldu. İlçedeki sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle organize edilen şenlikte uçurtması olmayan çocuklara uçurtma hediye edildi. Rengarenk uçurtmaların gökyüzünü kapladığı etkinlikte, hem çocuklar hem de yetişkinler keyifli anlar yaşadı. Çocukların mutluluğu gözlerinden okundu Şenlikler boyunca akranlarıyla birlikte uçurtma uçurmanın heyecanını yaşayan çocukların mutluluğu görülmeye değerdi. Cep telefonları ve kameralarla o anları kaydeden aileler, bu tür sosyal etkinliklerin ilçedeki birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirdiğini ifade etti. Etkinliğe katılan vatandaşlar, organizasyonda emeği geçen sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ederek, festivalin önümüzdeki yıllarda da büyüyerek devam etmesini istediklerini dile getirdi. Şenlik, çocuklara yönelik çeşitli ikramlar ve müzikli eğlencelerin ardından sona erdi. Ailesiyle birlikte şenliklere katılan Zümrüt Mintaş, "Güzel bir festival oldu. Bizim için bir sosyal etkinlik oldu. Geldik çocuklarla beraber vakit geçirdik. İlçenin bu etkinliğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorduk. Tam yerinde bir etkinlik oldu. Güzel vakit geçirdik. Uçurtma uçurduk ailece zaman geçirdik. Çok eğlendik" dedi. Çocuklarıyla birlikte şenliklere katılan Ömer Yılmaz ise "Bu çok güzel bir etkinlik. Çocuklar eğlendi, biz de mutlu olduk. Hafta sonu çocukları böyle bir yere çıkartmak lazımdı" dedi. Uçurtma şenliğinde çok eğlendiğini söyleyen Zelal Avşin Akın isimli kız çocuğu ise "Uçurtma şenliğine geldik. Çok eğlendik. Bize uçurtma verdiler" dedi.