KÜLTÜR SANAT - 16 Haziran 2021 Çarşamba 12:58

Karakoç: "Babamın evi müzeye dönüştürülsün"

A
A
A
Karakoç: "Babamın evi müzeye dönüştürülsün"

Türk edebiyatında ‘Dede Korkut’ ve ‘Beyaz Kartal’ olarak anılan ve 2018 yılında 88 yaşında hayatını kaybeden şair ve yazar Bahaettin Karakoç’un oğlu Oğuz Karakoç, babasının yaşadığı evin müzeye dönüştürülerek eserlerinin ve hatıralarının sergilenmesini istedi.

Türk edebiyatında ‘Dede Korkut’ ve ‘Beyaz Kartal’ olarak anılan ve 2018 yılında 88 yaşında hayatını kaybeden şair ve yazar Bahaettin Karakoç’un oğlu Oğuz Karakoç, babasının yaşadığı evin müzeye dönüştürülerek eserlerinin ve hatıralarının sergilenmesini istedi.


3 yıl önce hayatını kaybeden Türk edebiyatının önemli isimlerinden Şair Yazar Bahaettin Karakoç’un 9 oğlundan en büyüğü eğitimci Oğuz Karakoç, Onikişubat ilçesi İstiklal Mahallesi’ndeki baba evini sık sık ziyaret ederek babasından kalan eserlere gözü gibi bakıyor.


Babasının sağlığı ve gençliği döneminde birlikte görüşme imkanı olan ve onun eserlerini takip eden edebiyat dünyası ve sevenleri ile sık sık baba evine geldiğini ve burada babasını yad ettiklerini söyleyen Karakoç, “Türk edebiyatının, Beyaz Kartalı diye anılan şair Bahattin Karakoç’un büyük oğluyum. Biz 9 kardeşiz ve dolaysıyla diğer kardeşlerim il dışında ve ben Kahramanmaraş’ta yaşadığım için rahmetli babamın ömrünün geçtiği şiirler yazdığı evindeyiz. Bu evin bakımını ben üstlenmiş durumdayım. Yani bu mekanı görmek isteyen, kendisinin gençliği ve sağlıklı döneminde beraber şiir ve edebiyat ile ilgili konuları bu mekanda paylaşanlar zaman zaman özlüyorlar. Buraya onları davet ediyorum, burada sohbet ediyoruz ve geçmişi yad ediyoruz” dedi.


Özel bir müze olarak kullandıkları bu evin babasına ait kitap ve çeşitli eserlerin bir arada bulunduğu büyük bir müzeye dönüştürülmesini isteyen Karakoç, “Geçmişte bazı kurumların bu mekanın ya da bu mekanın eserlerinin kütüphaneye dönüştürülmesi konuşulmuş görüşülmüştü. Ama ne yazık ki, bu hayata geçmedi. Ölümünden 3 yıl geçmesine rağmen biz onun eserlerini gözlüğü, daktilo ve birçok eşyasını muhafaza ediyoruz. Eğer ki kurumlarımızdan ciddi manada buranın kütüphaneye dönüştürülmesini teklif gelirse biz buna açığız” diye konuştu.


Bahaettin Karakoç’un eserlerini yaşatmaya devam ettiklerini ifade eden Karakoç, “Babam 24’e yakın eser yazmıştı normal kitapları, daha sonra kalın hacimli kitaplar halinde bunlar piyasaya sürüldü. Babamın sağlığı döneminde basımı yapıldı. Şuanda Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Ramazan Avcı ile birlikte, babamın basılmamış ya da kitaba girilmemiş eserlerini bir araya getirmeye çalışıyoruz. Tabi babamın eserlerinin hepsi değerli bizim için. Günümüz dünyasında medyada, ‘Ihlamurlar Çiçek Açtı’ şiiri klip haline taşındı. Diğer yandan, Diyanet İşleri Başkanlığının açtığı münacat yarışmasında, ‘Beyaz Dilekçe’ isimli eseri 700 eser arasında birinci olmuştu. Bu şiirlerin yanı sıra babamın tüm şiirlerini çok seviyorum” dedi.


Şair bir ailenin 5 çocuğundan biri olan Bahaettin Karakoç, 1930’da Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde dünyaya geldi.


Karakoç, ilkokulu Ekinözü ilçesinde, ortaokulu da Düziçi ilçesi ile Ankara’daki Hasanoğlan Köy Enstitüsünde tamamladı. Henüz ilkokul 3. sınıftayken bir haftada Osmanlıcayı öğrenip, bir ayda da Kur’an-ı Kerim’i okumayı bitirdi. Okuma ve yazma sevdası hayatının son anına kadar süren Karakoç’un onlarca eseri günümüzde ilgili görmeye devam ediyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Emre Akbaba: "Yıllardır Süper Lig’deyim, böyle bir hikaye görmedim" Eyüpspor’un futbolcusu Emre Akbaba, yaşadıkları tüm zorluklara rağmen ligde kalmayı başardıkları için mutlu olduklarını belirterek, "Yıllardır Süper Lig’deyim, böyle bir hikâye görmedim" dedi. Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Eyüpspor, deplasmanda Fenerbahçe ile 3-3 berabere kaldı. Bu sonuçla birlikte ligde kalan Eyüpspor’da Emre Akbaba, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Son haftalarında elde ettikleri başarılı sonuçların ardından ligde kaldıkları için mutlu olduklarını söyleyen Akbaba, "Ben oyuna girerken diğer maçların skorlarını sormadım. Yedek kulübesindeki o yüz ifadelerinden dolayı durumu anladım. 3-2 geriye düştük. Bizim için zor bir mücadele oldu. Yeni kurulan, genç oyuncular, Süper Lig tecrübesi olmayan oyuncular. Takım arkadaşlarım inanılmaz bir mücadele verdi. Genç arkadaşlarıma tecrübeli arkadaşlarım yardım etti. Atila hocam ekibiyle bize inanılmaz destek oldu. Güzel bir hikaye yazdık. Çünkü ikinci devre başında herkesin bu takım kesin düştü dediği bir takımdı. Yıllardır Süper Lig’deyim, böyle bir hikaye görmedim. Takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum, alınlarından öpüyorum. Güzel bir hikaye yazdık diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Bizim için kolay olmadı ama çok şükür başardık" Maçın son bölümünde 3-2 geriye düşmelerine rağmen attıkları golle ligde kalmayı başarmalarının hatırlatılması üzerine Akbaba, "Gerçekten zor, maddi anlamda da sıkıntılar yaşadık. Takım arkadaşlarım, özellikle tecrübeli oyuncular bunu hiçbir zaman yansıtmadı. Birlik, beraberlik içerisinde tuttu. Bizim için kolay olmadı ama çok şükür başardık" cümlelerine yer verdi.