EKONOMİ - 20 Haziran 2021 Pazar 16:19

Fabrika işçisiydi kendi balık üretim tesisini kurdu

A
A
A
Fabrika işçisiydi kendi balık üretim tesisini kurdu

Kahramanmaraş’ta 5 yıl çalıştığı fabrikadan ayrıldıktan sonra Karadeniz’i andıran köyünde alabalık üretim tesisi kuran girişimci yılda yaklaşık 5 ton balık üretiyor.

Kahramanmaraş’ta 5 yıl çalıştığı fabrikadan ayrıldıktan sonra Karadeniz’i andıran köyünde alabalık üretim tesisi kuran girişimci yılda yaklaşık 5 ton balık üretiyor.


Türkiye’de su potansiyeli bakımından önemli bir konumda yer alan Kahramanmaraş’ta irili ufaklı onlarca alabalık üretim tesisi yer alıyor. Onikişubat ilçesi Yayla Üstü Avgasır Mahallesi’nde yaşayan Mehmet Barak (43), çalıştığı tekstil fabrikasından ekonomik zorluk çektiği için ayrıldı. Bir süre sonra Karadeniz gezisi yapan Barak, gördüğü balık tesislerinden esinlenerek adeta Karadeniz’i andıran köyüne alabalık üretim tesisi kurdu. Kendi işini kurarak ekonomik anlamda rahatladığını ve yıllık ortalama 5 ton üretim yapan Barak, "Burası 25 haneli Başkonuş Yaylası mevkiindeki küçük bir köy. Karadeniz bölgesine ziyarete gittiğimde oradan esinlenerek 2004 yılında açtığımız tesis. Ben daha önce fabrikada işçilik yapıyordum. Buranın havası aynı Karadeniz havasıdır. Kışları soğuk ve karlı geçer. Biz burada her zorluğu yenerek üretime giriştik. Balıkların sağımından başlayıp, porsiyonluk hale gelene kadar üretim yapıyoruz. Kent merkezine 40 kilometre ve daima gelen arkadaşlarımız var. Çok şükür yıllık 5 ton kapasitemiz var tamamını da burada tüketiyoruz. müsait yeri ve soğuk suyu olan herkese burayı öneririm. Çok şükür trilyonluk gelirimiz yok ama kendimize yetecek bir gelir elde ediyoruz” dedi.


Balıkçılar Derneği Başkanı İbrahim Sarı ise Kahramanmaraş’ın balıkçılık sektöründe 5 bin kişiyi istihdam ettiğini belirterek, “Kahramanmaraş su havzası bakımından oldukça zengin bir bölge. Buna bağlı olarak kentimizde irili ufaklı 43 tane balık çiftliği ve barajda balık üretim tesisleri mevcut. Kentimizde yaklaşık 6 milyon liralık ihracat yapılıyor. Bunun yanı sıra bu tesislerimizde ise 5 bin kişi istihdam sağlanıyor” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.