EKONOMİ - 22 Haziran 2021 Salı 09:57

Dondurmanın başkenti Kahramanmaraş’tan 35 ülkeye ihracat

A
A
A
Dondurmanın başkenti Kahramanmaraş’tan 35 ülkeye ihracat

Kahramanmaraş’ta keçi sütü, salep ve şeker karışımından mahir ustaların ellerinde benzeri az bulunan bir lezzete adını veren ‘Maraş Dondurması’ 35 farklı ülkeye ihraç ediliyor.

Kahramanmaraş’ta keçi sütü, salep ve şeker karışımından mahir ustaların ellerinde benzeri az bulunan bir lezzete adını veren ‘Maraş Dondurması’ 35 farklı ülkeye ihraç ediliyor.


Kahramanmaraş, ihracatın yanı sıra ülkedeki ihtiyacın yüzde 35’ini tek başına karşılayarak bu dondurma sektörünün en önemli üreticisi olma özelliğini kimseye bırakmıyor.


Kahramanmaraş’ta 3 kuşak önce başlayan dövme dondurmacılık geleneğinin ünü, ülke sınırlarını aştı. Doğal keçi sütü ile salep karışımından kuşaklar boyu devam eden yönteme bağlı kalarak üretilen Maraş dövme dondurması, kendine özgü lezzeti ve aroması, parlak beyaz rengi, erimeye karşı dayanıklı olması ve düşük sıcaklıkta uzun süre muhafaza edilmesi gibi özellikleri ile ön plana çıkıyor. Satırla kesilip bıçak ve çatal kullanarak yenilen Maraş dondurması, lezzeti ile kentin de ününe ün katıyor. Dondurmanın başkenti olarak anılan Kahramanmaraş’ta üretilen dövme dondurmalar, Avrupa başta olmak üzere Amerika ve Ortadoğu ülkeleri ile Uzakdoğu ülkelerine ihraç ediliyor.


Kentteki 40 dondurma üreticisinden biri olan Erdal Kanbur, Kahramanmaraş’ın özdeşleştiği bu lezzeti, dünyanın 35 ülkesine taşıyarak büyük bir başarı elde ettiğini söyledi.


“Kahramanmaraş dondurma şehri’ diyen Kanbur, “O yüzden de talep Kahramanmaraş’tan 35 ülkeye ihraç ediliyor. Amerika, Arap ülkeleri, Avrupa ülkeleri, Rusya, Kıbrıs gibi ülkelere ihraç ediliyor. Büyük çoğunlukla Arap ülkeleri ve Türkmenistan’a kadar ulaşıyor. Pandeminin etkisinden kaynaklı üretim azalması yaşansa da yavaş yavaş normale dönüyoruz. Talep artışına göre tüm hazırlıklarımızı yaptık. Geçen yıla nazaran bu yıl üretim de artışlar daha da bekliyoruz” dedi.


Dondurma sektörünün kentin tanıtımı kadar istihdam için de önemli olduğunu anlatan Kanbur, “Her dondurma, Maraş dondurması değildir. Kahramanmaraş’ta üretilen dondurmada süt, salep ve şeker haricinde bir katkı maddesi bulunmaz. Maraş dondurmasına asıl lezzetini veren keçi sütü ve Ahir Dağı’ndan toplanan saleptir. özelliğini taşır. Sütlerimiz hastalıktan ari çiftliklerde, doğala yakın ortamlarda üretiliyor.


Üretimin yanı sıra istihdam noktasında da gelişmeler kaydediyoruz. Gençlerimizi bu sektörde istihdam edebilme adına otelcilik okulunu da bünyemize kattık. Bu okuldaki arkadaşlarımızı eğitimlerinin ardından yurtdışındaki iş gücü ihtiyacı için hazırlıyoruz. Üretim, dağıtım ve satış ağıyla birlikte bu sektörde 15 bine yakın istihdam var. Artan talep doğrultusunda da rakamın 20 bine ulaşacağına inanıyorum. Dünyada en fazla dondurma tüketimi Amerika Birleşik Devletleri’nde. Orada kişi başına 5 litre dondurma düşüyorsa kentimizde 1 litreydi. Dondurmanın besleyici özelliğinden dolayı tüketim de arttı ve Amerika’daki seviyeye çıktı” ifadelerini kullandı.


Maraş dondurması yemek için Ankara’dan geldiklerini söyleyen bir müşteri ise, “Dondurma yemeye turla geldik ve rehberimiz önerdi. Çok güzel tadı var dondurmanın beğendik” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.