GENEL - 14 Ekim 2022 Cuma 17:31

Altun: "Son 20 yıl, Türkiye için atılım ve büyüme yılı oldu"

A
A
A
Altun: "Son 20 yıl, Türkiye için atılım ve büyüme yılı oldu"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Son 20 yıl Türkiye için bütün zorluklarına rağmen bir büyüme ve atılım dönemi oldu" dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Son 20 yıl Türkiye için bütün zorluklarına rağmen bir büyüme ve atılım dönemi oldu" dedi.


Altun, Kahramanmaraş KAFUM Fuar Merkezi’nde ‘Küresel Belirsizlik Çağında İstikrarlaştırıcı Güç Türkiye’ seminerinde konuştu.


Gençlerle düzenlenen buluşma toplantısında konuşan Altun, “Bugün sizlerle ’Küresel Belirsizlik Çağında İstikrarlaştırıcı Güç Türkiye’ başlığı altında bir ufuk turu gerçekleştireceğiz. Bu başlık, aslında Ocak ayında İngilizce olarak yayınlanan kitabımın adı. Kitabın Türkçesinin de bugün ilk olarak bu fuarda okurla buluşması, benim için heyecan verici bir gelişme. Öncelikle yaşadığımız çağı neden ’küresel belirsizlikler çağı’ olarak tanımladığımızın üzerinde durmak istiyorum. 1990’larda sosyal bilimler dünyası ’küreselleşmenin zaferini ilan ettiği’ yaklaşımı üzerinde ilerliyordu. Uluslararası kurumlar aracılığıyla küresel dünya düzeninin tahkim edildiği düşünülüyordu. Ancak bu elbette güdümleyici ve ideolojik bir bakış açısıydı. Nitekim, ne savaşlar, çatışmalar son buldu” dedi.


Dünyanın her bölgesinde siyasi belirsizliğin olduğunu dile getiren Fahrettin Altun, “Suriye krizi ve Rusya-Ukrayna savaşını ise en sıcak istikrarsızlık dalgaları olarak görebiliriz. Elbette istikrarsızlık demek, belirsizlik demektir. Diğer yandan, terörizm ve radikalizm gibi güvenlik sorunları bölgesel sınırları aşarak küresel bir mahiyet kazandı. Mülteciler, salgın, enerji ve gıda krizi, iklim değişikliği gibi meseleler de uluslararası alanda çözüm bulunamayan belirsizlikler olarak ortaya çıktı. Geldiğimiz noktada somut bir gerçekliğimiz var: Bugün uluslararası alanda bir belirsizlik hâkim durumda. Küresel adaletsizliğin ve eşitsizliğin, dünyanın dört bir yanında sebep olduğu insani dramlara her gün şahit oluyoruz” diye konuştu.


Türkiye’deki modernleşme sürecinin yanlış anlaşıldığını ifade eden Altun, şöyle devam etti:


“Aslında tüm bu can yakıcı tablonun kökenlerine indiğimizde karşımıza, 19. yüzyıldan bu yana birbirini besleyen, birbirini büyüten bir düzen çıkıyor. Bir tarafta 19. yüzyılda kurulan Batıcı sömürge düzeni, diğer tarafta Batıcı bağımlılık düzeni. Bizim modernleşme sürecimiz de esasında uzun yıllar Batıcı bağımlılık düzeninin parçası olarak yürütüldü. Doğrusu, bizde 200 yıldır süren modernleşme tartışmalarının gerçek adı Batılılaşmadır. Rahmetli hocam Baykan Sezer, bunu ‘Batıcılaşma’ olarak ifade etmişti. Bu tartışmaların Türkiye entelektüel hayatının temel meselelerinden biri olduğu 2000’li yılların başında ben de genç bir sosyal bilimci olarak bu konular üzerine yoğunlaştım.”


Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı siyasi hareketin Türkiye’de çıkış yolu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, “Batı dışı toplumlar üzerinde sömürgeci siyasetin en sert biçimleri pratiğe döküldü. Bir taraftan Batı dışı toplumların Batı dünyasına bağımlılığını esas alan bir uluslararası siyasal alan inşa edildi. Diğer taraftan Batı dışı dünyanın Batı’nın egemenliğini peşinen kabul ettiği bir küresel rıza rejimi yaratıldı. Maalesef Türkiye de on yıllar boyunca böylesi bir tarihsel yükün altında ezilmek zorunda kaldı. 2000’lerin başına geldiğimizde bu yük sosyopolitik gerçekliğimizin en can yakıcı unsurlarından birine dönüşmüştü. O gün karşımızdaki en güncel ve yakıcı soru şuydu: Türkiye, dışarıdan yönlendirilen, krizlerle uğraşmaya devam eden bir ülke mi olacak? Yoksa biriken sorunlarına yapısal çözümler bularak uluslararası arenada varlık ve iddia sahibi bir aktör mü olacak? Ne yazık ki o dönem kendi ad ve hesabına gelecek tasavvuru inşa edebilen bir Türkiye yoktu. O dönem kendisine dayatılan kalkınma, modernleşme reçetelerini uygulayarak günü kurtarmaya, ayakta durmaya çalışan bir Türkiye vardı. Krizler sarmalıyla boğuşan Türkiye’de 2002 yılında Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki siyasi hareketin başarı kazanması ise bir anlamda çıkış yolunun işaret fişeği oldu” şeklinde konuştu.


Altun, Türkiye’nin son 20 yıldır bütün zorluklara rağmen büyüyen ve gelişen bir ülke olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:


“Peşi sıra terör örgütleri PKK, DEAŞ ve FETÖ’nün başrolde olduğu kumpas, kalkışma, terör saldırıları ve darbe girişimleri, Türkiye’nin kuşatılması ve yeniden kendi içine kapanması sonucunu doğurabilecek şekilde kurgulandı. Bütün bunlar gittikçe sertleşen mücadele ve çatışmalarla, giderek artan belirsizlik ve istikrarsızlığın hâkim olduğu bir küresel ortamda yaşandı. Gerçekten de küresel ve bölgesel çapta terörizm, ekonomik krizler, salgın hastalıklar, başarısız devletler ve iç savaşlar son 20 yıla hükmetti. Son 20 yıl Türkiye için ise bütün zorluklarına rağmen bir büyüme ve atılım dönemi oldu.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’de hac kafilesi kutsal topraklara dualarla uğurlandı Kayseri’de hac görevini yerine getirecek olan yaklaşık 300 kişilik kafile dualarla kutsal topraklara uğurlandı. Kayseri’de hac görevini yerine getirecek olan yaklaşık 300 kişilik kafile uğurlandı. Ahmet Ayşe İnci Camii’nde sabah namazının ardından düzenlenen ve Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz’ın da katıldığı uğurlama programında Kuran-ı Kerim okunarak, dua edildi. Aileleriyle vedalaşan hac adayları büyük bir heyecan yaşadı. Programda konuşan Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, "Bu yıl Kayseri’mizden hacca bin 770 kişi gidecek. 1. ve 2. kafilelerimizi bugün kutsal topraklara uğurluyoruz. Bu geleneğimiz geçmişten beri devam ediyor. Hacca uğurlama konusunda Kayserili vatandaşlarımızdaki coşku bizleri gayet mutlu ediyor. Halkımızın dualarıyla hacılarımızı kutsal topraklara gönderiyoruz. İnşallah haclarını yapıp, tekrardan ülkemize gelecekler" dedi. 15 yıllık hasret sona erdi 15 yıllık hac hayalini geçekleştirecek olan Ahmet Demirel, "Haccım 15. kurada çok şükür çıktı. Allah bu günleri nasip etti. Allah’ıma sonsuz şükürler olsun. Hacca gidiyoruz. Hac da bütün din kardeşlerimize, vatanımıza milletimize dua edeceğiz. Allah’ın emretmiş olduğu farz etmiş olduğu farzı yerine getirmiş olacağız. Rabbim gitmek isteyenlere de nasip etsin. 15 yıl az bir süre değil ama bugüne de binlerce kez şükür olsun. Rabbim her isteyene de nasip etsin" ifadelerini kullandı. "Allah herkese nasip etsin" Hacca gitmenin mutluluğunu yaşayan Selma Sarıkaya, "Hacca gidiyorum. Allah inşallah bütün herkese nasip eder. Kalan arkadaşlarımıza da gitmeyi nasip eder. Giden arkadaşlarımıza da görevlerini yapmayı ve ailesine kavuşmayı nasip eyler. 14 yıldır gitmeyi bekliyordum" diye konuştu. Hacı adayı Mustafa Sarıkaya da, "14 yıldır hacca gitmeyi bekliyorduk. Rabbim bugün çağırdı. Allah gitmeyen bütün Müslüman kardeşlerimize nasip eylesin. Diyanet İşleri Başkanlığı’na çok teşekkür ederim. Hizmetlerinden çok memnunum. Hocalarımdan Allah razı olsun. Allah’a emanet olun" şeklinde konuştu. İlk olarak Suudi Arabistan’ın Medine şehrine gidecek olan hacı adayları ardından Mekke’ye geçerek, hac görevini yerine getirecek.
Kırıkkale Kaza sonrası sürücü kaçtı, yaşlı çift geldi: Polisi ikna etmek için dakikalarca dil döktüler Kırıkkale’de takla atarak şarampole devrilen otomobilin sürücüsü, kaza sonrası kayıplara karıştı. Kazanın ardından olay yerine eşiyle birlikte gelen bir vatandaş ise aracı kendisinin kullandığını öne sürdü. Dakikalarca dil döken yaşlı çift, polis ekiplerini ikna etmeye çalıştı. Kaza, gece saatlerinde Kırıkkale-Ankara karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 71 AEP 662 plakalı Hyundai marka otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Takla atan otomobil, şarampole devrildi. İhbar üzerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, araçta yaptıkları incelemede alkol şişeleriyle karşılaştı. Sürücünün ise kazanın ardından olay yerinden kaçtığını belirledi. Kazanın ardından eşiyle birlikte olay yerine gelen bir vatandaş, aracı kendisinin kullandığını iddia etti. Panik yaptığı için olay yerinden ayrıldığını söyleyen vatandaş, "Vallahi ben sürüyordum arabayı. Tansiyonum yükseldi. Arabanın anahtarı da bende. Beni araçtan başkaları çıkarttı. Korktum, panik yaptım. Beni başkaları eve götürdü, hanımı aldım geldim" diyerek kendini savundu. "Siz bize inanmıyorsunuz, biz de size söylemiyoruz" Polis ekipleri, araçta bulunan alkol şişeleriyle ilgili de yaşlı çifte soru yöneltti. Vatandaş, alkol şişelerinin araca daha önce konulmuş olabileceğini öne sürdü. Dakikalarca polis ekiplerine kazayı kendilerinin yaptığını anlatmaya çalışan çift, ekipleri ikna edemedi. Polis ekiplerinin araç sahibinin ismini sorması üzerine kadının, "Siz bize inanmıyorsunuz, biz de size söylemiyoruz" sözleri dikkat çekti. Kaza yaptığını öne süren kişinin üzerinde belirgin yara izine rastlanmaması da ekiplerin şüphesini artırdı. Bu sırada fenalaşan kadın için olay yerine sağlık ekipleri çağrıldı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kadın, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Şarampole devrilen otomobil, yapılan incelemenin ardından bulunduğu yerden kaldırılarak otoparka çekildi. Polis ekipleri, kazanın gerçek sürücüsünün belirlenmesi için çalışma başlattı. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.