- 16 Aralık 2022 Cuma 11:03

Sesi İzzet Altınmeşe’ye benzetiliyor, vatandaşlar severek dinliyor

A
A
A
Sesi İzzet Altınmeşe’ye benzetiliyor, vatandaşlar severek dinliyor

Kahramanmaraş’ta 66 yaşındaki Halil Tanış’ın sesi İzzet Altınmeşe’ye benzetilirken, hayranları da severek dinliyor.

Kahramanmaraş’ta 66 yaşındaki Halil Tanış’ın sesi İzzet Altınmeşe’ye benzetilirken, hayranları da severek dinliyor.


Kentte 30 yıldır usta sanatçıların türkülerini seslendiren Halil Tanış, Dulkadiroğlu ilçesinde bir sitede hayranlarıyla bir araya geldi. İzzet Altınmeşe ve İbrahim Tatlıses’in türkülerini söyleyen Tanış, hayranlarına da teşekkür etti. Altınmeşe ve Tatlıses’e hayranlığını da dile getiren Tanış, sevgisini onların türkülerini söyleyerek gösterdiğini ifade etti.


30 yıldır türkü söylediğini belirten Halil Tanış, "Kahramanmaraş ve çevrelerinde bülbül ses olarak tanınıyorum. Sesimi İzzet Altınmeşe’ye ve İbrahim Tatlıses’e çok benzetirler. Ses olarak İbrahim Tatlıses muhteşem bir sese sahip. İzzet Altınmeşe de çok değerli sanatçılardan. Ünlü sanatçılara sesimi benzettiklerinde onure oluyorum. Müzik insanlara terapidir. İnsanları rahat uyutur, dinlendirir, içindeki ukdeleri dışarı vurdurtturur. Müzik ruhun gıdasıdır" ifadesini kullandı.


15 yıldır sanatçıyı dinleyenlerden Havva Demir, "Genelde hepimiz İzzet Altınmeşe’ye benzetiyoruz. Çok güzel parçaları okuyor. Hem bölgesel hem de mahalli tarzında da okuyor. Kahramanmaraş’a ait türküleri de çok güzel okuyor. Kahramanmaraşlı olarak kendisini çok seviyoruz ve başarılarının devamını diliyoruz" dedi.


Halil Tanış’ı uzun süredir tanıdıklarını aktaran Beyza Yılmaz ise, "Halil Bey’i uzun zamandır tanıyoruz. Sesini İzzet Altınmeşe’ye benzetiyoruz. O yüzden Kahramanmaraş adına gurur duyuyoruz. Çok da sevilen bir sanatçımız. Başarılarının devamını diliyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik akılcı ilaç kullanımı semineri düzenlendi. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler zincirinin son programında, yaşlı bireylerde doğru ilaç kullanımının önemi anlatıldı. Seminerde, Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özten, huzurevi sakinlerine polifarmasi olarak bilinen çoklu ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri ve yanlış doz uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. Yaşlı bireylerde birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasının çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Özten, reçete dışı ilaç kullanımının sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Akılcı ilaç kullanımında doğru ilaç, doğru doz, doğru zaman ve doğru uygulama ilkelerinin esas olduğunu vurgulayan Özten, ilaçların hekim ve eczacı danışmanlığında kullanılması gerektiğini söyledi. Seminerde ayrıca ilaçların saklama şartları, kullanım talimatlarına uyulması ve ilaç saatlerinin düzenli takip edilmesi konularında da bilgilendirme yapıldı. Programı ilgiyle takip eden huzurevi sakinleri, merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yöneltti. Etkinlikleri düzenleyen komiteye danışmanlık yapan Eczane Hizmetleri Bölüm Başkanı Ümit Karakaş ise programlarda görev alan öğrencileri tebrik etti. Karakaş, "Öğrencilerimizi yalnızca diploma vererek mezun etmiyor, onları topluma en faydalı olacak şekilde hem akademik hem de sosyal yönden hazırlamaya gayret ediyoruz" dedi.
Bayburt Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor Bayburt Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerinden 74 yaşındaki Bülent Alemdar, pandemi döneminde tanıştığı el sanatlarıyla takı tasarımı, filografi ve maket alanında çalışmalar yapıyor. El emeği ürünler hazırlayan Alemdar, 6 yıldır üretmeyi sürdürüyor. Uzun yıllar demircilik yapan Bülent Alemdar, huzurevine gelmeden önce 56 yıl demire şekil verdiğini, geçirdiği kaza sonucu boynunun kırılması nedeniyle gönül verdiği yarım asrı aşkın mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Pandemi döneminde huzurevinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle odasında uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Alemdar, dışarı çıkamadıkları süreçte kütüphaneden aldığı kitaplarla zaman geçirdiğini ifade etti. Kibritten gemiyle başladı, maketlere yöneldi Bayburt huzurevinin tadilata girmesi üzerine Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçtiklerini ifade eden Alemdar, burada açılan el işi kursuyla yeni bir uğraş edindiğini dile getirdi. Alemdar, "Huzurevine gelmeden evvel demirle uğraşıyordum, demirciydim. 56 sene demircilik yaptım. Sonra bir kaza geçirdim, merdivenden düştüm, boynum kırıldı. Sonra huzurevine geldim. Can sıkıntısından, tavan izlemekten bunaldım. Pandemi döneminde dışarı çıkış yoktu, hatta odadan çıkış bile yoktu, karantinadaydık" dedi. Kemah’taki huzurevinde açılan atölyeye merak edip gittiğini anlatan Alemdar, yıllar önce askerde kibritten gemi yaptığını kurs hocasına söylediğini belirterek, "Hocama 50 sene önce askerde kibritten gemi yaptığımı söyledim. ‘Ne lazım?’ diye sordu. Karton ve tutkal lazım dedim. Malzemeler masanın üzerindeydi, hemen başladık. Yapacağım gemi maketinin modelini kartondan çıkardım. Kibrit ve kibrit kutularıyla gemiyi yaptık" diye konuştu. "Bu kurs benim için ilaç oldu" İlk çalışmasının ardından farklı maketler de yapmaya başladığını belirten Alemdar, "Hoca bana, ‘Bülent amca ev yapabilir misin?’ dedi, bir resim gösterdi. Tamam dedim, evi yaptım. Sonra cami resmi gösterdi, camiyi yaptık derken artık atölyeden çıkamaz olduk. Bu kurs benim için ilaç oldu" ifadelerini kullandı. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" Erzincan’dan Bayburt’a döndükten sonra da öğrendiği el sanatlarını bırakmadığını söyleyen Alemdar, filografiyle Türk bayrakları yaptığını, takı tasarımı ve maket çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Üretmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Alemdar, "Maket için uygun takımım olsa yapamayacağım bir şey yok. Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" dedi.