SAĞLIK - 23 Aralık 2022 Cuma 09:45

Bu suda yıkananın hastalıktan kurtulduğuna inanılıyor: 4 asırdır şifa dağıtıyor

A
A
A
Bu suda yıkananın hastalıktan kurtulduğuna inanılıyor: 4 asırdır şifa dağıtıyor

Kahramanmaraş’ta “Uyuz Pınarı Çeşmesi” olarak bilinen hamam 4 asırlık geçmişi ile dikkat çekerken, günümüzde hala çeşitli hastalıklara şifa olduğuna inanılıyor.

Kahramanmaraş’ta “Uyuz Pınarı Çeşmesi” olarak bilinen hamam 4 asırlık geçmişi ile dikkat çekerken, günümüzde hala çeşitli hastalıklara şifa olduğuna inanılıyor.


Dulkadiroğlu ilçesindeki İsa Divanlı Mahallesi’nde bulunan Uyuz Pınarı Hamamı, 4 asırlık tarihi geçmişi ile başta uyuz olmak üzere cüzzam ve cilt hastalıklarına iyi geldiğine inanılıyor. Birinci görüşe göre, 2. Selim tarafından Hicri 978 / Miladi 1570 yılında yaptırılırken, ikinci görüşe göre ise Osman Çelebi bin İsa Divan tarafından Miladi 1550’de yaptırıldığı yer alan hamamın; Romalılar, Bizanslılar, Müslüman Araplar, Selçuklular, Dulkadirliler ve Osmanlılar tarafından kullanıldığı kaydedildi. Tarihi yapı, Dulkadiroğlu Beyliği döneminde ise cüzzam hastalarının tedavi edildiği yer olarak dikkat çektiği biliniyor. Özellikle Roma döneminden başlayarak Kahramanmaraş’ta ve bölgede cilt hastalarının, özellikle cüzam hastalarının bölgeye gelerek şifalı suda yıkanarak rahatsızlıklarından kurtulduğu ifade ediliyor.


2006 yılında yenilendikten sonra vatandaşlara su vermeye devam eden tarihi yapı, içerisinde hastaların banyo yapabileceği şekilde yeniden ayağa kaldırılarak günümüzde şifa arayan vatandaşlardan ilgi görüyor.


Hamam hakkında bilgi veren mahalle sakini 67 yaşındaki Erol Gökduman , “Uyuz Pınarı, Asurlular zamanına kadar dayanan bir suyumuzdur. Asurlular zamanında cüzzamlı hastalara şifa olduğu biliniyor. Şu anda da çevre illerden gelen hastalara da şifa veriyor. Hatta bir doktor buraya gelerek çare bulamadığı kuru kaşıntı sorunun çözdü” dedi.


Özellikle cilt hastalıklarının giderilmesi için Uyuz Pınarı’na gelinmesi gerektiğini dile getiren Gökduman, “Şifa niyetine gelen herkes şifa buluyor. Buraya dışarıdan gelen çok insan var. Bu su başka birilerinin elinde olsa daha kıymetli olurdu. Ben burada çocukluğumdan beri yıkanırım ve hatta yaz aylarında 2 güne bir yıkanırım. Ben kaşıntı nedir bilmem. Bu şifalı suyumuzun değerini bilelim” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.